Prosedür,
Fransızca: procedure, methode.
İngilizce: method, procedure.
Almanca: methode,
Yunanca: methodos,
Latince: methodus.
İşlem.
Politika,
Yöntem.
Usul; prosedür; yol yordam;
Bir amaca ulaşmak için tutulan kurallar bütünü.
Bir şey yaparken tutulan, bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol.
Belli bir sonuca erişmek için, bir plana göre izlenen dizgesel yol.
Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, prosedür, politika
Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.
Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, sistem.
Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol.
Yeni gerçekleri bulmak, bilinen gerçekleri yorumlamak ve açıklamak için tutulan mantıklı düşünme yolu.
Bir ereğe erişmek için izlenen, tutulan yol.
Bilimlerde belli bir sonuca erişmek üzere bir plana göre gidilen yol.
Bilimsel ya da eğitsel olarak varılmak istenen amaca ulaşılmasını sağlayan, önceden belirlenmiş, gözlem, sorgulama, kaynaklara başvurma gibi izlenecek yollar, çalışma yolu.

Yöntem sözcüğünün diğer anlamları:
Metodoloji.
Yüz, alnaç.
Uygun
Yakın, kolay.
Yersiz, anlamsız.
Yetenek.
Usul.

Felsefe ve mantıkta sahip olunan özel verilerden yola çıkarak genel sonuç çıkarma yöntemi …

Tümevarım,
Felsefe ve mantıkta sahip olunan özel verilerden yola çıkarak genel sonuç çıkarma yöntemidir. Tümevarımın aksi tümdengelim yöntemidir.
Felsefe ve mantıkta sahip olunan özel verilerden yola çıkarak genel sonuç çıkarma yöntemi.
Tümevarım, felsefe ve mantıkta sahip olunan özel verilerden yola çıkarak genel sonuç çıkarma yöntemidir.
Tümevarımın aksi tümdengelim yöntemidir.

Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem…

Seçenek,
Opsiyon.
Tutum.
Alternatif,
Fransızca: alternatif, alternative.
İngilize: choice, option, alternative,
Almanca: alternative,
Latince: alter
Seçilebilecek bir başka yol, yöntem; seçenek.
Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem.
Şık.
Terdit,
Yöntem.
Farklı,
Karşı.
Dalgalı.
Almaşık.
Almaşlı olarak işleyen.
Belli dalga boylarını alabilen.
Alternatif, metot, opsiyon, şık, tutum, yöntem.
Seçim yapma durumunda kalan birine göre seçilmesi mümkün olan iki veya daha fazla yol veya tutumdan her biri, alternatif.

Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem, tutum; şık, alternatif, opsiyon:
Test sınavlarında veya anketlerde aralarında doğru cevabın da bulunduğu cevap ifadeleri; şık.Seçenek,
Opsiyon.
Tutum.
Alternatif,
Fransızca: alternatif, alternative.
İngilize: choice, option, alternative,
Almanca: alternative,
Latince: alter
Seçilebilecek bir başka yol, yöntem; seçenek.
Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem.
Şık.
Terdit,
Yöntem.
Farklı,
Karşı.
Dalgalı.
Almaşık.
Almaşlı olarak işleyen.
Belli dalga boylarını alabilen.
Alternatif, metot, opsiyon, şık, tutum, yöntem.
Seçim yapma durumunda kalan birine göre seçilmesi mümkün olan iki veya daha fazla yol veya tutumdan her biri, alternatif.

Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem, tutum; şık, alternatif, opsiyon:
Test sınavlarında veya anketlerde aralarında doğru cevabın da bulunduğu cevap ifadeleri; şık.

Yöntem bilimi…

Metodoloji.
Fransızca: methodologie.
İngilizce: methodology
Usul ilmi,
Usuliyat.
Yöntem bilimi.
Yöntembilim.
Herhangi bir bilgi veya disiplinin özel bir dalının ilke ve yöntemleri.
Mantık ilminin, çeşitli bilgi kategorilerini ve çeşitli bilimlerin metotlarını inceleyen kolu, yöntem bilimi, usul ilmi, usuliyat.
Bir alan araştırmasında konu ya da soruna ilişkin sözlü ve yazılı bilgiler.
Özellikle felsefe ve bilim alanında yöntem araştırmak ve yeni yöntemler yaratmak için ilkeler geliştiren bilim, metodoloji.

Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul…

Ekol,
Fransızca: ecole,
Yunanca: ecole.
İngilizce: ecole, cult, school.
Okul,
Mektep,
Akım,
Okul, mektep, çığır.
Yöntem(Metot)
Usul, Tarz, Yol.
Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul.
Felsefede, ilmin herhangi bir dalında, resim, edebiyat vb. sanat kollarında bir kimsenin başlattığı ve diğerlerinin devam ettirdiği, belli özellikleriyle kendisine benzer olanlardan ayrılan tarz, usul, yol, okul, mektep.
Bir bilim ya da sanat alanında üstün bilgisi veya yeteneği olan kimseye veya bir felsefi, edebi, sanatsal öğretiye bağlananların, bu tür bir akımı benimseyenlerin tümü için ekol terimi kullanılır.
Belli bir dönemde görülen ortak özellikteki sanat üslubuna verilen ad.
Bir bilim ya da sanat kolunda özel ve belirgin yöntem.
Fikir üzerinde işleyen bir nevi mekteb.
Bir üstadın mesleği, tarzı.Fikir üzerinde işleyen bir nevi mekteb.
Sözcük tek başına ekol olarak kullanılırsa da tamlamalarda okul diye geçer.

Aynı üslup kapsamında değerlendirildikleri halde, bir bölgeye, kente ya da topluluğa özgü bazı ayırıcı özellikler gösteren, benzer eğilimde çalışan sanatçı grubu.

Maden külçelerinin eritilip arındırılması …

Kal,
Kal işlemi bir madencilik terimidir.
Madenlerin araştırılması, çıkarılması ve işletilmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerin tümüne madencilik denir. Madenler sanayide kullanılan doğal ham maddelerdir. Madenleri yer altında bulunduğu şekliyle kullanmak mümkün değildir. Yer altından çıkarılan madenler fabrikalarda işlenerek kullanıma hazır hale getirilir.
Maden külçelerinin eritilip arındırılması işlemine kal denir.
Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi.
Kuyumculukta, altını, karıştığı diğer maddelerden ayrıştırma ve saf halde külçe olarak dökme işine ramat adı verilir.

1 2 3 4