Batmış olan nesnenin, yüzeye yakın balıkların yerini ve durumunu yansılanan ses dalgalarıyla belirleyen sistem…

Sonar,
(Sound Navigation and Ranging)
Sesli Navigasyon ve Menzil.
Sesle Yön Bulma ve Menzil Belirleme.
Fransızca: sonar,
İngilizce: sonar.
Deniz radarı.
Batmış olan bir nesnenin ve yüzeye yakın balıkların yerini, durumunu yansılanan ses dalgaları ile belirleyen sistem.

Batmış olan bir nesnenin yerini ve durumunu akustik dalgalarla gösteren sistem.
Su içindeki cisimleri tespit ve yerlerinin belirlenmesi amacıyla kullanılan bir akustik cihaz.
Denizaltılarda kullanılan cihaz.
Denizaltında dinleme aygıtı.
Gemiye takılan, yarım küre biçimindeki alanı akustik dalgalarla tarayan, oşeonografik çalışmalarda ve balık sürülerinin görüntülenmesinde kullanılan araç.

Özellikle denizde, sesin suda yayılıp bir yere çarparak geri dönmesi için geçen zamandan faydalanarak denizaltı, savaş gemisi, balık sürüsü ve diğer cisimlerin varlığı ile derinlik ve uzaklığını ölçmeye yarayan teknik, bu işte kullanılan cihaz.

Çalışma ilkesi ses ötesi dalgaların yansımasına dayanan ve akustik işaretlerin denizde yayılmasıyla algılamada, ölçmede ve iletişim kurmada kullanılan dinleme aygıtı.
Denizde batmış olan bir geminin, bir nesnenin yerini ve durumunu ses dalgalarıyla saptayan sistem.

Sonar;
Leonardo da Vinci tarafından 1490 yılında basit bir gemi ile geliştirildi. Bu teknik daha sonra 1. Dünya Savaşı esnnasında ses dalgalarının su altında yayılması özelliğinden faydalanılarak, ilk olarak denizaltılar için üretilmiştir. Sonar sistemi aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayrılır. Pasif sonar gemiler tarafından yapılan sesi dinlemektedir; Aktif sonar atış sesleri yayar ve yankıları dinler.

Sonarın kullanım alanları; yalnızca askeri alan değil; batimetri çalışmalarında, boru hattı denetimlerinde, arama ve kurtarma operasyonlarında, deniz altı maden araştırmalarında, balıkçılıkta, deprem fayları tespitinde, okyanus keşif, akademik araştırmalarda kullanılıyor. Balina, yarasa ve diğer hayvanların doğal yaşantıları içerisinde, yıllardır kullandığı çalışma yapısı feyz alınarak sonar teknolojisi geliştirildi. Birçok alanda insanlara avantaj sağlayan sistemdir.

Sonar sözcüğü; Türkmencede geniş otlak, çimen, çayır, çayırlık alamında kullanılmaktadır.

Deniz kuşlarının gübre olarak kullanılan pisliği…

Guana,
Deniz kuşlarının gübre olarak kullanılan pisliği.
Guano, deniz kuşlarının dışkısı ve cesetlerinin birikmesinden ve yaşlanmasından kaynaklanan organik bir maddedir. Bir bitkinin,sap, dallar ve yaprak gibi bir havai bölümlerine bir iyi bir bitkisel gelişim, azot bakımından zengin ve fosfat önemli miktarda ve potas önemli miktarda içerir. Yarasa kuşlarından elde edilen guano gübresi, özellikle fosfor açısından zengin olacaktır.

Güherçile:
Tarımda gübre, hekimlikte ilaç olarak kullanılan, barut vb. patlayıcı maddeler yapımına yarayan, beyaz renkte ve ince billurlar durumunda birleşik bir madde; potasyum nitrat (KNO3).

Jo Nesbo tarafından yazılan bir kitap …

Polis,
Jo Nesbo tarafından yazılan kitaplar;
Bıçak, Blod På Sneen, Büyük Altın Soygunu,
Doktor Proktor’un Osuruk Tozu,
Gjenferd,
Hamamböcekleri-Kakerlakkene, Hayalet,
Kardan Adam-Snømannen, Kızılgerdan-Rødstrupe, Kurtarıcı-Frelseren,
Kim Osurdu?, Krallık, Kurtarıcı,
Leopar-Panserhjerte,

Macbeth & Shakespeare,
Nemesis- Sorgenfri,
Oğul,
Polis, Politi,
Qisas ilahəsi,
Şeytan Yıldızı-Marekors, Susuzluk,
Tørst – İng. The Thirst,
Yarasa-Flaggermusmannen (1997 yılında Riverton ödülünü, 1998 yılında da Glass Key ödülünü kazandı).
Yanğı,
Zaman Küveti,

Jo Nesbo;
(D. 29 Mart 1960),
Polisiye Yazarı, Müzisyen ve Futbolcu.
Nesbo, çocuk kitapları da yazdı. İlk çocuk kitabını 2007 yılında Doktor Proktors prompepulver ismiyle yayımlamıştır.
Di Derre rock grubunun solisti ve şarkı yazarıdır.
1960 yılında Oslo’da doğdu. Molde’de büyümüştür. Norveç Ekonomi Üniversitesi’nde ekonomi ve işletme okudu. Detektif Harry Hole polisiyeleriyle dünya çapında ün kazanan ve kitapları 50’den fazla dile çevrildi.

Avrupa’da sadece dotterel olarak da bilinen küçük bir kuş …

Cılıbıt,
Avrupa’da sadece dotterel olarak da bilinen Avrasya dotterel, cılıbıt kuş ailesindeki küçük bir kuştur. Dotterel, tüyleri ürerken geniş beyaz bir göz çizgisi ve turuncu, kırmızı bir göğüs bandı olan kahverengi ve siyah çizgili bir kuştur. Dişi erkekten daha renklidir.

Cılıbıt kuşu daha çok yarasaya benzerliği ile bilinir. Yarasa boyutlarındadır. Cılıbıt kuşu, 15 cm civarında bir boyutta kuştur. Bu kuşlar kül rengi ve beyazdan oluşur. Bacakları siyahtır. Bu kuşlar deniz kenarları ve çakıl taşları ola yerlerde bulunur. Cılıbıt kuşu, üst kısmı grimsi kahverengi renkte alt bölümü ise beyazdır. Bacaklar siyah renklidir. Sulak alanlarda yaşamaktadır.

Cılıbıt kuşları yuvaların diğer kuşlar aksine dallara değil deniz kenarındaki çakıl taşlarının üstlerine yaparlar. Bunun nedeni ise yumurtalarının çakıl taşı renginde olması ve küçük olmasıdır.

Yük hayvanlarının tırnaklarına çakılan demiri andıran yarasa türü …

Nal,
Nal burunlu yarasa.
Nalburunlu yarasa (Rhinolophus hipposideros);
Türkiye de de sıkça rastlanan bir böcek yarasası türü. Nal şeklinde burnu vardır. Boyu ortalama 4 cm, kanat açıklığı 20 cm. ağırlık 3-10 gr. arasındadır. Sırt kısımları gri kahverengidir. Orta ve Güney Avrupa, Doğu Afrika, Güneydoğu Asya ve Türkiye’de görülürler. Tek uçan memelidir.

 

Yarasalar, ürpertici, korkutucu ve ürkütücü olarak tanınır.Bir vampir yarasanın sizi emdiğini asla anlayamazsınız. Ağızlarında özel anestezik özelliğe sahip bir sıvı salgılarlar.Türkiye de iki Pteropodidae ve Rhinolophidae familyalarından yarasa türleri yaşar. En ünlüsü nal burunlu yarasadır. Alçaktan ve yavaş, kelebekler gibi uçarlar. Hava iyice karardıktan sonra ortaya çıkarlar, gün aydınlanana kadar küçük böceklerle beslenirler. Ağaç bulunan açık alanlar, parklarda yaşarlar. Şehir içinde de dolaşır. Kış için 11 °C ye kadar olan ve nemli yerleri tercih ederler. Yarasa dışkılarına, Guano denir.

Türleri;
Uçanköpek Yarasası (Pteropodidaa)
Uçan Tilki Yarasası (Pteropus yarasaları), Dünyanın en büyüğüdür.
Meyve Yarasası (Rousettus aegyptiacus)
Nalburunlu yarasa (Rhinolophus hipposideros),
Mısır Yarasası, Mısır meyve yarasası ya da Afrika meyve yarasası (Rousettus aegyptiacus),
Düzburunlu Yarasalar, Saçaklı yarasa (Myotis nattereri), Avrupa gececi yarasasıdır.
Vampir Yarasa.
Farekulaklı Yarasa (Myotis myotis)
Cüce Yarasası (Hypsugo)
Geniş Kanatlı Yarasa (Eptesicus serotinus)

“Yelyutan” da denilen bir kuş …

Sağan,
Yelyutan,


(İng. swift ).
Çobanaldatan, (Durulu).
Çomarlık,
Güngüç,
Keçisağan,
Ak karınlı sağan,
Kırlangıca benzeyen ve “yelyutan” da denilen küçük bir kuş.
Yelyutanlar kırlangıçlara çok benzer. Ama kırlangıçlarla akraba olmayan bu kuşlar kolibrilerle aynı takım içinde sınıflandırılır. Kanatları çok uzun ve dar, kuyrukları kısa ve genellikle çatal uçludur.

Çobanaldatan kuşu (Durulu, İng. night jar ), Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir kuş türü, keçisağan (Caprimulgus europaeus). Çobanaldatanlar (Caprimulgiformes) takımının, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, Türkiye’nin her yerinde yazın kuluçkaya yatan, açık orman kenarlarında, fundalıklarda, seyrek ağaçlı açık arazilerde, kurak ve kumlu bölgelerde yaşayan, kanatları sivri ve kuyruğu uzun olan, böceklerle beslenen ve avlarını uçarken yakalayan bir gece kuşu.

Yelyutanlara bazı yerlerde sağan da denir. Sağan, Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuştur. Arapça kökenli olan, sürü, bölük anlamında Ebabil kuşu da denir. Ebabil kuşu, Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus). Kuşlar (Aves) sınıfının, sağanlar (Apodiformes) takımının, sağangiller (Apodidae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, tüyleri kahverengi kara olan, Palearktik bölgede ve Türkiye’nin hemen her tarafında yazın kuluçkaya yatan, şehir ve köylerin çevresinde, kayalık ve kovuklu ağaçlar bulunan yerlerde görülen, yuvalarını yarık ve çatlaklara yapan, böceklerle beslenen bir tür. Kara sağan.

Yelyutanlar adlarını, hızla uçarken gagalarını sonuna kadar açmalarından alır. Bu davranışlarının amacı hemen hemen tek besin kaynakları olan havadaki böcekleri yakalamaktır. Yelyutanlar saatlerce uçabilir ve saatte 100 kilometrelik bir hıza ulaşabilirler. Bacakları tüneyemeyecekleri ölçüde küçük ve zayıftır. Yere indiklerinde yeniden havalanmakta büyük güçlük çektiklerinden kayaların yan yüzlerine ya da duvarlara tutunarak dinlenirler.

Yelyutanların yuvası, yapışkan tükürükleriyle birbirine tutturdukları dal parçaları, diken ya da tüylerden oluşur. Hurma yelyutanı – Cypsiurus parvus hurma ya da başka palmiye ağaçlarının yaprağında tüylerden düz bir yuva hazırlar; yumurtalarını da bu yastıkçığa yapıştırır. Yuva yaprakta dikine ve bazen baş aşağı bile duruyor olabilir.

Yelyutanların sonar işlevi gören sesleri kısa patlamalar halinde çıkar ve insan kulağının duyabileceği bu seslerin frekansı 1.500-5.500 hertz arasında değişir. Bu benzer özellik yarasa ve yunuslarda da görülür.

1 2