Kısbet muhafazası …

Zembil,
Zembil, sazdan örülü bir tür torba, çanta, sepet.
Kısbet muhafazasına zembil denir.
Zembil, Farsça bir kelime olup küçük sepet anlamına gelir. Zembil, Güreş terminolojisinde kındıra veya saz gibi su bitkilerinden pehlivanların kispetlerini taşımak ve muhafaza etmek için kullandığı çanta, demektir.

Kırk parçadan yapılan kıspet, pehlivanların yağlı güreşlerde giyilen meşin güreş donudur. Pehlivanların kıspetinin en alt bölümüne, paçasına şiraze denir.Zembil elde bir yöreden diğerine giden bir pehlivan, bir güreş kovalamakta olduğunu veya bir güreşten geldiğini işaret etmiş olurdu.

 

Sadece güreş kovalayan ve başka sanatı bulunmayan ayrıca çiftçilik de yapmadığı gibi müsabakalarda ödül temin edemeyecek kadar pehlivanlıkları bulunmayanları yermek için Atın aptalı rahvan, insanın aptalı pehlivan tabiri söylenir. Büyük pehlivanların zembillerini yanlarındaki çırakları taşırlardı. Zembili duvara asmak tabiri güreşe vedaya işarettir. Bir usta kendisine mahsus oyunların ancak çırak olarak seçtiği pehlivanlara öğretirdi. Türk güreşinde usta-çırak sistemi asırlar boyu devam eden bir töredir.

Kispetin Bölümleri;
Paça: Kispetin dizden şirazelere kadar olan kısımdır.
Şiraze: Kispetin en alt kısmıdır.
Kasnak: Kispetin bele gelen kısmıdır ve en önemli yeridir ve arapça tutulacak yer anlamına gelen kabza da denilir. Bazı yerlerde peşkavaz(paşkavz) denir.
Hazne: Kispetin apış arasına gelen kısımdır.
Arka: Kispetin pehlivanın arkasına gelen kısmıdır.
Oyluk: Kasnaktan dize kadar olan kısmıdır.
Ayna: Kispetin dize gelen kısmıdır.

Bir işin ustası olan kimse…

Recül,
Arapça, recul, (ﺭﺟﻞ)
Erkek,
Yetişkin erkek,
Eski dilde Yetişmiş, ergin erkek.
Arapçada recül,
Bir işin ehli.
Er kişi, Adam.

Erbab, Erbap.
Feriştah,
Abesi,
Bir işin ustası.
Bir işin ustası olan kimse.
Bir işi en iyi yapan kişi, usta.
İşin ehli olan kimse, bilgi ve ihtisas sahibi, erbap.

Bir hekimin ustalığı, mahareti, Hazakat,
Becerikli, usta, Mahir,
Bir işi ustalıkla yapan, usta, mahir, sanatkar.

Bir işi en iyi yapan kimse …

Feriştah,
Farsça Firişte,
Melek kelimesinden türetilmiş olup, (bir şeyin) en iyi örneği, (bir işi) en iyi yapan kişi anlamındadır.
Farsça firişte Elçi, Peygamber, Melek, Masum, Suçsuz, Günahsız demektir. Türkçeye Freştag kelimesinden evrilmiştir. Ayrıca Ermenice olarak yine Melek anlamında hreştak olarak kullanılmaktadır.
Ferişteh.
En iyi, en üstün.
Usta.
Feriştah, Demet Akbağ.

İlim veya sanatta üstün olan kimse…

Üstat,
Üstad,
Farsça üstad,
(Üstaz),

Bir bilim veya sanat alanında üstün bir yeri olan kimse.
Öğretmen.
Usta.
Sanatçı.
İlim veya sanatta üstün olan kimse.
Usta, sanatkar.
Muallim, profesör.
Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü.
Sanatta veya bilgide veya icraatta veya amelde meharetli zat.
Siyasal ve hukukçular arasında kıdemi belirten bir terim.
Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse.
Birinci sınıf karagözcülere, ortaoyunculara, tuluatçılara verilen sıfat.
Sanat yanı büyük olan Karagözcülere, Ortaoyunculara ve doğaçlama sanatçılarına verilen ünvan.