Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer; depo…

Ardiye,
Ardiyye,
Arapça arziyye, ardiyye, (ﺍﺭﺿﻴّﻪ).
Arapça yerle, toprakla ilgili anlamındaki arzі’ den türetilmiştir.
Ambar ücreti.
Ticaret eşyasını saklamaya mahsus yer, antrepo.
Böyle bir yerde saklanılan şeyler için bekletilen zaman sonunda ödenen para.
Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm.
Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer; depo.
Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret.

Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zararı ödeme…

Cereme,
(Cerime),
Ssineye çekme.
Arapça, cerime,
Halk ağzında, ceza, zarar.
Arapça cerіme, suç, günah kelimesinden türetilmiştir.
Başkası tarafından yapılan zararı ödeme.
Kendisinin sebep olmadığı bir zararı ödeme.
Kendi suçu olmadığı halde başkası tarafından yapılan veya kaza ile meydana gelen bir zararı ödeme, sineye çekme.
Kanunen mecburiyet olmadığı halde verilmek zorunda kalınan para.
Başkası tarafından yapılan veya kaza sonucu ortaya çıkan zarar.

Ceremesini çekmek:
Başka birinin yaptığı zararı ödemek.

Cereme sözcüğünün diğer anlamları;
Fiat, değer.
Ücret.
Ceza.

Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık…

Redevans,
Fransızca: redevance.
İngilizce: royalty.
Latince: reditus.
(Rödevans)
Bir lisans, marka v.b. değerlerin başkasına devri halinde alınan karşılık.
Bir berat, lisans hakkı veya ticari marka sahibinin bunu devrettiği firmalardan aldığı maddi karşılık.
Telif hakkı ücreti.
İmtiyaz hakkı.
Aidat.

Rödevans, yabancı dilde redevance sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. İmtiyaz hakkı olarak nitelendirilebilir. Daha çok yeraltı kaynaklarının işletilmesi ve kar paylarının rödevans şeklinde ifade edilmesinden dolayı, bu tür sözleşmelere rödevans sözleşmesi, imtiyaz payına da rödevans ücreti denilmektedir.

Rödövansla ilgili ayrı bir hukuki düzenleme mevcut değildir.

https://www.bulmacabil.com/2010/12/bir-petrol-sirketinin-petrol-yataklarn.html

Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı …

Maliyet,
Maliyyet.
Kıymet.
Malolma değeri.
İngilizce: cost
Arapça maliyyet, maliyet (ﻣﺎﻟﻴّﺖ).
Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.
Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan girdilere yapılan ödemelerin toplamı.
Üretimde bir mal veya hizmet elde etmek için işletmenin sağlamış olduğu girdiler karşılığında yaptığı ödemeler.
Bir şeyin malolma değeri, üretilen bir mal için iş gücü, para vb. harcanan değerlerin bütünü.
Alış fiyatı ile birlikte taşıma ile işçilik ücretleri, vergi gibi masrafların hepsi.
Bir şeyin fiyatı, bedel.
Elde edilen ürünün, meydana gelmesi ve pazarlanabilmesi için kullanılan ara malların ve unsurların parasal ifadesi.

Maliyeti olan, değerli.
Bir şeyin fiyatı, bedel.
Elde edilen ürünün, meydana gelmesi ve pazarlanabilmesi için kullanılan ara malların ve unsurların parasal ifadesi.
Üretimde bir mal elde edilinceye değin harcanan değerlerin toplamı.
Bir malın çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde, o döneme kadar yapılmış olan harcamaların bütünü, doğal fiyat, normal fiyat.

Yeniçerilerin kayıtlı oldukları kütük defteri…

Esame,
Yeniçerilerin kayıtlı oldukları kütük defteri.
Yeniçerilerin ana kütükte kayıtlı olan adları.
Eskiden, Adlar, isimler

Esame; Yeniçerilerin ana kütükte kayıtlı olan adları. Yeniçerilerin varlığı ya da yokluğu bu defterdedir. Varlık isimdi. Yokluk Ölüm. O da isimsizlik demektir. Bir kü­tüğe kaydolmakla başlardı yeniçerinin hayatı yani Esame denilen bu deftere yazılırdı. Sonra bir ismin iptali, üzerine bir çizgi çekilmesi ile son bulurdu. Defter­den bir ismin silinmesi, ölüm, yokluk demekti. Bu yüzden, ölümü hak etmiş ve infazı ancak kendi subayına havale edilmiş bir yeniçeri, ölümünün gizlice dökülen bir kan su­retinde gelen sırrına teslim edilmeden önce, adı ocak defterinden silinirdi.

Ulufe;
Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret.

Ases: Gece bekçisi
Yeniçeri ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi.

1 2 3