Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir, beton veya ağaç parçaların her biri…

Travers,
Tabanlık,
İngilizce: sleeper, traverse.
Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir, beton veya ağaç parçaların her biri.

Demiryollarında, üzerine rayların yerleştirildiği, enine konulmuş, belli kalınlıkta betonarme, ağaç ya da demir parçalarından her biri.
Raydan gelen yükleri daha geniş bir yüzeye yayarak balasta ileten, yolun açıklığını saptayıp, koruyan ve yolu yan etkilere karşı ekseninde tutan, rayın altına döşenmiş yol üstyapı malzemesine travers denir. Travers, demiryolu raylarındaki raylar için dikdörtgen şeklinde bir destektir. Genellikle rayların altına dik olarak yerleştirilirler.

Traversler, geleneksel olarak ahşaptan yapıldılar. Ancak günümüzde daha çok öngerilmeli betondan yapılmaktadırlar. Traversler; Ahşap, Demir(Çelik) ve Beton(Öngermeli) olmak üzere çeşitleri vardır.

Ahşap Traversler:
Diğerlerine göre daha iyi yük dağıtmaları nedeniyle zayıf zeminlerde düşük balast yüksekliği sağlar. Fakat ömürlerinin az olması ve maliyetlerinin fazla olması sebebiyle Avrupa’ da kullanılmamaya başlanmıştır. Çevreyi korumak amacıyla ağaçları kesmenin önüne geçmek için kullanımı son dönemde epey azalmıştır. Malzemenin hizmet ömrü sert traverslerde 30-50 yıl arasında değişir. Kayın ve meşe ağaçlarından yapılmaktadır.

Demir(Çelik) Traversler:
Çelik traversler, yumuşak çelikten yapılan bu travers çeşidi günümüzde fazla kullanılmıyor. Hafif olması, elektrik yalıtımı sağlayamaması, bakım güçlüğü ve gürültü oluşturması gibi olumsuz etkenlerden dolayı tercih edilmemektedir. Malzemenin ömrünü daha çok iklim koşulları belirlemektedir. Aşırı nemli olan bölgelerde oksitlenerek çürürler. Nem oranı düşük, balastı iyi yapılmış ve trafiği az olan yerlerde 50 yıl kadar dayanabilir.

Betonarme Traversler:
Son yıllarda kullanımı oldukça artan betonarme travers ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Beton travers üretiminde öngermeli beton yöntemi ile üretilmmektedir. Betonun akışkan olması, kalıp içerisinde şekil verilebilmesi, başlangıçta plastik kıvamda olması ve sonradan sertleşmesi gibi avantajlı özelliklerinden dolayı tercih edilmektedir.

Yol…

Sırat,
Tarik.
Yol,
İngilizce: road, path, way, branch
Almanca: weg, bahn
Fransızca: chemin, voie, ehemin,
İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık; sırat, tarik.
Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer.
Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.

Yol sözcüğünün diğer anlamları:
İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
Yolculuk.
Gidiş çabukluğu, hız.
Yol yordam, usul, yol.
Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi.
Uyulan ilke, sistem.
Kumaşta bulunan çizgi.
Bir sonuca, bir amaca ulaşmak için izlenen süreç.
Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare.
Adap, erkan, adet, meslek, usul, kaide.
Müsaade, izin.
Elverişli durum, olanak.
Kez, defa.
Geçiş yeri, giriş kapısı.
Düğünde, oğlan evinin kız evine, kıza verdiği para, mal, armağan.
Düğünde, kız evinin oğlan ve yakınlarına verdiği armağan.
Düğün sahibinin, çağırılıya gönderdiği armağan.
Düğüne, çağırılının götürdüğü armağan.

Argoda polise erilen ad…

Aynasız,
Akrep(Akreb), Aynasız;
Bıyıklı; Dayı;
Fruko(Toplum polisi);
Geştapu;
Hırs; Horoz (Farsça: horuslan);
Kaldırım kargası (Polis, hafiye); Kalpakçı; Keş; Kırmızı yaka; Kuruş;
Manitu;
Paparon (Yunanca: paparouna); Patburun; Ramazan; Ramo;
Saltat; Saylonlu; Serçe;
Tahtakoz;
Yoğurtlu Bakla; Yovakim;
Zarbo; Zarvo.

Adli Kolluk,
Polis memuru.
İngilizce: police,
Almanca: polizei
Fransızca: police
İtalyanca: polizia
İspanyolca: policia.

Artmış, çoğalmış bir durum…

Trafik,
Fransızca: trafic,
Artmış, çoğalmış bir durum.
Bir iş veya durumdaki hareketlilik.
Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.
Gidiş geliş.
Seyrüsefer,
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması; gidiş geliş, seyrüsefer.
Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü.
Ulaşım araçlarının yola çıkması için gerekli işlemleri yapan ve ulaşım yollarını denetleyen resmi kurum veya görevli kişiler.

Koruma aracı…

Eskort,
Fransızca escorte.
İtalyanca, esorte.
Latince, escorte.
Refakat muhribi.
Koruma aracı.
Koruma, muhafız takımı.
Rehber.
Koruma.
Eşlik eden.
Öncü,
Trafikte araçlara eşlik eden öncü araç.
Önemli kişileri yolculukları sırasında varacakları yere ulaştırmak ve korumakla görevli kişilerin bulunduğu araç.
Koruma amacıyla önemli kimselere yolculuk sırasında araçlarıyla eşlik eden takım.

Argo; Para karşılığı erkeklerle birlikte olan ve cinsel ilişkiye giren kadın.
Sosyal ortamlarda eşlik etmesi için kiralanmış prezantabl kişi veya seks işçisi.
Zengin kimselerle para karşılığı sohbet edip vakit geçiren kadın.

Yaya kaldırımı …

Tretuvar,
Refüj,
(Fr. refuge).
Refuge,
Traffic island, safety island, safety zone.
Orta kaldırım.
Trafiği yoğun yollarda orta kaldırım.
Taşıt trafiğinin yoğun olduğu yollarda yayaların karşıdan karşıya geçmesi için yolun ortasında düzenlenmiş kaldırım, orta kaldırım.
Geniş ve işlek yolların ortasında yayaların yolu iki aşamalı geçebilmesi için yapılmış dar kaldırım.
Yaya kaldırımı, Tretuvar.

1 2