Bahçe ya da açık ağıl etrafındaki çit…

Barı,
Andal,
Halk dilinde, Çit.
Bahçe ve ağıl çevresine dikilen çit.
Bahçe ya da açık ağıl çevresine yapılan çit.
Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.
Bahçe ya da açık ağıl etrafındaki çit.
Bahçe ya da avlu duvarı.

Barı sözcüğünün yörelerimizde halk dilindeki başka anlamları:
Bağ çubuğu.
Yokuş.
Pirinç tarlarındaki parsel.
Köy evlerinde bulunan ocak bacası.
Davar sağılan yer, ağıl.
Yük.

Farsça: Baru;
Etrafı su ile çevrilmiş, korumalı yer.
Etrafı surlarla çevrilmiş yer.

Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılan toprak siper…

Metris,
Meteris,
Toprak siper.
Tahkimatlı siper,
Geçici tabya,
Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılan toprak siper.
Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılan siper veya istihkam.
Metris sözüğü; Arapça mitras’ ın çoğulu metarіs kelimesinden türetilmiştir. Askerlerin savaşta arkasına geçerek hem korundukları hem de düşmana ateş ettikleri toprak siper, geçici tabya.

Siper;
Farsça siper
Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.
Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek.
Muharebede askerin kurşun ve gülleden korunması için toprak kazılarak açılan ve ön tarafına, çıkan topraklar yığılmak suretiyle vücuda getirilen korunma yerleri.
Kalelerin üstünde ok ve kurşun atmağa mahsus mazgallar yanında duracak askerlerin korunmaları için insan boyunda olan ve uzaktan diş diş görünen arkalıklı duvar parçalarına verilen addır.

Kuytu, korunulabilen…

Siper,
Farsça siper, (ﺳﭙﺮ).
Arkasına saklanılacak şey.
Dulda.
Koruyan.
Korunak.
Kuytu yer.
Sığınak, dayanak.
Sığınak veya set arkası, duvar altı gibi kuytu yerler.
Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer.
Yağmur, güneş ve rüzgarın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.
Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb. nin önüne yapılan çıkıntı, siperlik.
Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek.
Kuytu, korunulabilen.
Mania.
Kalkan.

Siper sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Çocuk önlüğü.
Ayarlı olarak kağıt basımını sağlayan araç.
Okun, giderken kabzayı zedelememesi için sol elin üzerine konulan alet.

Kalkan,
Yat.
Koruyucu,
Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık.
Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık.
Arkasına sığınılacak şey, siper.
Savaşlarda ok, kılıç gibi silahlardan korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık.
Ok, kılıç vb. nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık.
Eski savaşlarda savaşçının kılıç, kargı, mızrak ve ok darbelerine karşı kendini korumak için sol elinde tutarak kullandığı siper.

Kalkan kelimesinin başka anlamları;
Kalkan (balığı).
Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
Devedikeni.Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
Devedikeni.
Firewall.
Bir takımyıldızın adı.
Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı turistik bölge.

Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper…

Kazamat,
Fransızca casemate.
İngilizce casemate.
Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper.
Bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper.
Top ateşinden korunmak için inşa edilmiş kale.
Siper, kuytu yer, yeraltı siperi.
Mermilere karşı korunulan küçük tahkimli tesis.
Yeraltı siperi.

1 2