Düziko, Rakı…

Düziko,
Düz,
Anzarot,
Amberiye,
Efendi,
Rakı, yapımında suma ve anason tohumu kullanılan alkollü bir içkidir. Damıtma yoluyla elde edilen sumanın sade veya tarımsal kökenli etil alkolle karıştırılmış olarak 5000 litre veya daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde anason tohumuyla ikinci kez damıtılmasıyla elde edilir.
Etimolojik açıdan bakıldığında Yakındoğu ve Ortadoğu ülkelerinde arak, araki , ariki ve rakı gibi aynı kökten geldiği belli olan değişik birçok isim damıtılmış anasonlu veya sakızlı içkiyi tanımlıyor.

 

Arapçada ter anlamına gelen arak sözcüğünden türetilmiştir.
Rakının üretim tekniğine dayalı bu varsayım akla daha yakındır.
Sonuçta imbikte damıtma işlemi sırasında ter damlacıkları gibi damlalar oluşmakta ve birleşerek oluktan dışarı akmaktadır.

Doğu Hindistan, Malezya, Seylan ve İran’da çeşitli bitkilerin damıtılması sonucu ortaya çıkan içkilerin tamamına “arak” denmesi bu görüşü kuvvetlendirmektedir.

Tekel 1926 yılında kuruldu ve aynı yıl rakı imaline başladı. Tekel rakısı olarak piyasaya çıktı. Tekel’ in adı o dönemde İnhisarlar Dairesiydi.

İnhisarlar Dairesi yani Tekelin kurulduğu yılllarda ülkemizde bandrol ödenerek özel sektör rakıları 1880 – 1900 yılları arasında satılmış. Bu rakılar:

Adalar, A Rakısı, Alem,
Aliyulala, Ala rakıları
Altınbaş, Ankara,
Bahçe, Baküs, Bilecik,
Bülbül, Bülbülce,
Çamlıca, Çavuş,
Dem, Denizkızı,
Dimitroeopulo, Dip,
Edremit, Efe,

Elif, Erdek,
Fertek, Filurya.
Hanım,
Jale,

Keyif (Duziko Keyf),
Külüp,
Memur, Mürefte,
Olgun,
Ruh,
Sakız, Sevim,
Sümer, Stafilino,
Tekirdağ,
Umurca,
Üzüm Kızı,
Zarakosta,

Bir de sakız rakısı vardır. Mastika denen ve içinde sakız bulunan bu rakı Bozcaada’da imal ediliyordu. İçkiciler, kendi aralarında bu rakıya Amberiye adını vermişler. Aynı tarihlerde rakı içerek alkolikleşen ve rakı alacak para bulamayanlar yakılmaya mahsus ispirtoya içmeye başlamışlar. Müptelalar mavi ispirtoya, Menekşe denirmiş.

1944 yılında rakı devlet tekeline alınmıştır.
Güneydoğu’da Gaziayıntap ve Diyarbakır,
İstanbul’da İstanbul, Boğaziçi ve Yalova,
Ege’de Nazilli ve Aydın rakıları içilmiş.

Rakı…

Düziko,
Düz,
Anzarot,

Rakı, yapımında suma ve anason tohumu kullanılan alkollü bir içkidir. Damıtma yoluyla elde edilen sumanın sade veya tarımsal kökenli etil alkolle karıştırılmış olarak 5000 litre veya daha küçük hacimli geleneksel bakır imbiklerde anason tohumuyla ikinci kez damıtılmasıyla elde edilir.

Etimolojik açıdan bakıldığında Yakındoğu ve Ortadoğu ülkelerinde arak, araki , ariki ve rakı gibi aynı kökten geldiği belli olan değişik birçok isim damıtılmış anasonlu veya sakızlı içkiyi tanımlıyor.

Arapçada ter anlamına gelen arak sözcüğünden türediğidir.

Rakının üretim tekniğine dayalı bu varsayım akla daha yakındır.
Sonuçta imbikte damıtma işlemi sırasında ter damlacıkları gibi damlalar oluşmakta ve birleşerek oluktan dışarı akmaktadır.

Doğu Hindistan, Malezya, Seylan ve İran’da çeşitli bitkilerin damıtılması sonucu ortaya çıkan içkilerin tamamına “arak” denmesi bu görüşü kuvvetlendirmektedir.

Tekel 1926 yılında kuruldu ve aynı yıl rakı imaline başladı. Tekel rakısı olarak piyasaya çıktı. Tekel’ in adı o dönemde İnhisarlar Dairesiydi.

İnhisarlar Dairesi yani Tekelin kurulduğu yılllarda ülkemizde bandrol ödenerek özel sektör rakıları 1880 – 1900 yılları arasında satılmış. Bu rakılar:

Adalar, A Rakısı, Alem,
Aliyulala, Ala rakıları
Altınbaş, Ankara,
Bahçe, Baküs, Bilecik,
Bülbül, Bülbülce,
Çamlıca, Çavuş,
Dem, Denizkızı,
Dimitroeopulo, Dip,
Edremit, Efe,

Elif, Erdek,
Fertek, Filurya.
Hanım,
Jale,

Keyif (Duziko Keyf),
Külüp,
Mastika,
Memur, Mürefte,
Olgun,
Ruh,
Sakız, Sevim,
Sümer, Stafilino,
Tekirdağ,
Umurca,
Üzüm Kızı,
Zarakosta,

Bir de sakız rakısı vardır. Mastika denen ve içinde sakız bulunan bu rakı Bozcaada’da imal ediliyordu. İçkiciler, kendi aralarında bu rakıya Amberiye adını vermişler.

Aynı tarihlerde rakı içerek alkolikleşen ve rakı alacak para bulamayanlar yakılmaya mahsus ispirtoya içmeye başlamışlar. Müptelalar mavi ispirtoya, Menekşe denirmiş.

1944 yılında rakı devlet tekeline alınmıştır.
Güneydoğu’da Gaziayıntap ve Diyarbakır,
İstanbul’da İstanbul, Boğaziçi ve Yalova,
Ege’de Nazilli ve Aydın rakıları içilmiş.

Yunan mitolojisinde, olağanüstü gücüyle tanınan dev avcı…

Orion,
Yunan mitolojisi’nde dev bir avcı.

Dev yapılı Orion Merope adlı bir prensese aşık olmuştur. Onun gözüne girmek için Khios adasını yabani hayvanlardan temizlemiştir.

Kral Onopion kızını Orion’a vereceğini söylemişti; ama, düğünü durmadan geciktiriyordu. Dev avcı bir gün sarhoş olup Merope’ye kötü sözler söyledi.

Bunun üzerine Oinopion Dionysos’a (şarap tanrısı) baş vurup Orion’un cezalandırılmasını istedi. Tanrı derin bir uykuya daldırdı avcıyı.

Khios Kralı da fırsattan yararlanıp onun gözlerini kör etti.
Orion bir süre kör dolaştıktan sonra bir tapınaktan gözlerinin iyileşebiliceğini öğrendi. Bunun için Dünyanın doğusuna gitmesi gerekiyordu. Doğan Güneşin ışıkları onun yüzüne vurunca gözleri açılacaktı. Anlatılanları yaptı ve gözleri açıldı. Dönüp Kraldan öç almak istedi ama adaya döndüğünde onu bulamadı.

Orion Khios’ tan Girit’ e geçti. Orada Artemis’in (Roma Mitolojisinde Diana) avcısı olarak yaşamaya başladı. Çok geçmeden onun Aurora’yı (Şafak Tanrıçası) sevdiğni öğrenen Av Tanrıçası kıskançlığa kapılarak Orion’u öldürdü. Ölümünden sonra Tanrılar Orion’u gökyüzüne çıkardılar.

Macaristan’ da üretilen ünlü bir şarap…

Tokay,
Macarca ismiyle, Tokaji

Zwack
Unikum,
Tokaji Aszu,
Şarapların kralı.
Macaristan’ın ruhu denir.

Macarlar, eskiden Pannonia adı verilen, bugünkü Macaristan ovasında ülkelerini ve krallıklarını kurdular.

Macarları oluşturan toplulukların büyük çoğunluğunun Türk-Hun kökenli olması nedeniyle, Macaristan’a Batı Türkiye denilmiştir.

Macar kralına (Arpad hanedanı) Türklerin Prensi denilmektedir. Tüm dünyada Hunlara ve Attila’ya akrabalığı simgelercesine Hungary yani Hunların ülkesi olarak anılmaktadır.

Macaristan’ın bu zengin ve kadim kültürü, mutfağına ve içeceklerine da yansımıştır. Etli, püreli ve paprikalı yemekleri gulaş Macar mutfağının herkesçe bilinen en ünlü lezzetidir. İçkilerde ise ilk akla gelen isim ünlü Macar şarabı Tokay. Macaristan ovasını ikiye bölen ve suyuyla bu dev ovaya bereket getiren Tuna nehrinin suladığı bağların üzümlerinden üretilen dünyaca ünlü bir şaraptır.

Tоkаy şаrарlаrı, içеrdiklеri şеkеr miktаrı vе kullаnılаn üzüm оrаnınа görе kеndi içindе, Szаmоrоdni vе Aѕzu оlаrаk iki grubа аyrılır. Bugün еn iyi Tоkаy ürеticilеri аrаѕındа Diѕznоkö, Szерѕy, Hеtѕzölö, Orеmuѕ, Pаjzоѕ, Dеgеnfеld ѕаyılаbilir.

Yeni Zelanda’ya özgü, sarhoş güvercin de denilen bir güvercin türü…

Kereru,
Sarhoş güvercin,
Yeni Zelanda’ya özgü bir güvercin türü.

Kereru türündeki kuş, fermante olan, mayalanan tatlı meyvelerden yediği için sarhoş oluyor. Sarhoş olan kuşlar çoğu zaman garip davranışlar sergiliyor.

Yeni Zelandalı bu tür güvercinler, güzel renkli tüylere sahip olup, sürekli sarhoş olduklarından dolayı ünlüdürler.

Zamanlarının çoğunu fermante olmuş ve alkol içeren meyveler tüketerek geçiren kererular, Yeni Zelanda’ya özgü beş güvercin türünden birisi olarak nam salmışlar.

Çoğu zaman ayakta duramayacak (uçamayacak) kadar sarhoş olan kereruların avlanmaları ülkede yasaklanmıştır. Ancak avcılar, bir yerlerde kafası güzel ve kendinden geçmiş bir şekilde sızan kereruları, etleri ve güzel tüyleri için avlıyorlar daha doğrusu gidip topluyorlar. Kereruların türleri bu nedenle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olup, korunma altına alınmışlardır.

Güvercin, Güvercingiller (Columbidae), takımına ait, 300’e yakın türden oluşuyor. Güvercin, kumru, Dodo (Raphus cucullatus) ve Pezophaps solitaria gibi soyu tükenmiş türleri içeren bir familyadandır.

DODO

1 2