Sardalya yavrusu…

Papalina,
Çaça (Sprattus sprattus),
Çaça balığı.
Acıçaça.
Sardalya yavrusu.

Sardalye balığının yavrusu.
Rumca: papalina.
İngilizce: skullcap, coif
Ege ve Ayvalık yöresinde halk ağzında, sardalya yavrusuna çaça balığı dennir.
Sıcak ve ılık deniz balığı.
Acıçaça da denilen bir balık.
Özellikle Ayvalık yöresine özgü Acıçaça’ da denilen bir balık.
Sardalye yavrusu.

Papalia, ringayı andıran küçük bir deniz balığıdır. Avrupa sularında yaşar, gümüşi pulları ve açık gri renkte eti vardır. Papalina balığı hamsiye benzeyen fakat hamsi kadar lezzetli olmayan bir balık türüdür. Papalina balığı, gümüşi renkte olan ve gri renkte ete sahip olan bir balıktır. Papalina balığı sert ve pulları olan bir balıktır. Bu balık çeşidi hamsiye çok benzediği için hamsiden ayırt etmek oldukça zor olmaktadır. Papalina balığının rengi ve kafası hamsi balığı ile bire bir aynı olmaktadır.

Cunda adasında mutlaka yemek gerekir. Papa balıkları yağlı bir balık olmakla birlikte E vitamini bakımından zengin sayılmaktadır. Bu balıklar çeşitli şekillerde tüketilebilmektedir.

Vonoz:
Rumca: vonoz.
Kolyoz, uskumru, sardalya vb. balıkların ufağı.

Antik Roma döneminde yemeklerde kullanılan bir tür balık sosu…

Garum,
Antik Roma uygarlığında yaygın olarak kullanılan fermente bir balık sosudur.
Antik Roma döneminde yemeklerde kullanılan bir tür balık sosu.
Genel olarak yemeklerde kullanılmasının yanına ilaç olarak veya kozmetik amaçlı da kullanılmıştır.
Afrodizyak etkisi olduğuna inanılır.

Sardalye, hamsi, tekir gibi küçük balıklar bütün olarak, uskumru, torik, müren gibi büyük balıklarının iç organları büyükçe bir kapta tuzlu su ve bazı baharatlı otlarla karıştırılarak fermente için güneşe bırakılıp çürütülür.

 

Eskiden tuz, çok pahalı olduğundan tuz yerine deniz suyu da kullanılırmış. Şarap, sirke, karabiber, yağ ve su gibi katkılarda kullanılır.

Antik çağlardan beri Garum, Ançuez ve Mazmoz (Balık yemi) kullanılırmış. Bu üçlemede küçük balıklar kullanılıyor. Özellikle sardalya ve hamsi ile küçük gümüş balıkları, istavrit ve tekirler. Konserveleşme, turşulaşma ve fermente özelliklerine sahip ürünlerdir ve ağır kokuları ile ünlüdürler.

Antik dönemde garum ile bal, baharatlar ve keçiboynuzu tozu karıştırılarak küçük haplar şeklinde güneşte kurutulurmuş. Kuruyunca afrodizyak olarak kullanılırmış. Ayrıca sirke ile karıştırılıp yaralara ilaç olarak sürülürmüş.

Ançuez,
Ançuez sosu,
Sardalya, hamsi gibi küçük balıkların bol tuz ile en az bir-üç ay bekletilmesiyle yapılan bir çeşit balık turşusudur. Yenmeden önce bol suda bekletilip, zeytinyağı, tane karabiber ve limon ile çeşnilendirilir. Sos haline getirmek için sirke, sarımsak, tereyağı, zeytinyağı, krema, maydanoz, biberiye, nane, kapari, biberin her türlüsü, yumurtanın sarısı, mayonez, limon, hardal, salça, beyaz şarap, yoğurt, peynir, yeşil zeytin gibi malzemelerle ezilip karıştırılarak ançuez sosları hazırlanır.

Mazmoz,
Mazmuz,
Balık yemidir.

Bir nevi silaj’dır.
Oldukça kötü ve ağır kokan bir yem.

Sardalye, istavrit, hamsi gibi küçük ve yağlı balıklarla büyük balıkların bağırsakları ve pislikleri bir teneke içinde güneş altında tutularak bir iki gün kokuşması sağlanır.

Bu kokuşmuş mazmoz ince delikli bir file içine taş gibi bir ağırlık konarak avlanılacak suya yavaşça bırakılır, ve balıkların oltaya gelmesi beklenir.

Palamut balığının küçüğü …

Gaco,
Vanoz,
Palamut balığının küçüğü.
Torik yavrusu.

Palamut balığının iri bir türü…
Torik,
Piçuta,
Altıparmak,
Zindandelen,
Kestane,

Büyüklüğüne göre çeşitli isimler ile anılır:
0–10 cm. Vanoz-Gaco, Palamut vonozu,
10-25 cm. Çingene palamudu,
22-28 cm. Kestane palamudu,
28-35 cm. Palamut,
35-40 cm. Zindandelen,
40-45 cm. Torik ,
45-55 cm. Sivri ,

Torik,
Piçuta,
Altıparmak,
Zindandelen,
Kestane,
Palamut,
(Sarda sarda, Scombridae, Perciformes),
Genellikle sıcak ve ılık denizlerde hem açık hem de kıyı taraflarında yaşayan kemikli balıktır.

Yabancı dilde palamut;
Bonito, Atlantic Bonito (İng., USA, İsp.), Bone jack (USA),
Palamida (Yunanca),
Pelamide (Alm., Rom.) isimleri ile anılır.

Oldukça büyük ve keskin dişlerle kaplı olan ağzı, vücudunun ucundadır. Sırtlarının genellikle mavimsi rengi, yanlara doğru gidildikçe karında gümüşi beyaza dönüşür. Sırtlarından başlarına kadar siyaha yakın koyu renkte birçok şerit bulunur. Sürüler halinde mevsimlik uzun göç yaparlar. Ege ve Akdeniz’de kışlayan palamut ve torikler nisan ayından itibaren Çanakkale boğazı, Marmara denizi, İstanbul boğazı yolu ile yazı geçirmek ve beslenmek üzere Karadeniz’e çıkarlar.

Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18 – 20 derece sularda 400.000 den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer.

“Alosa” da denilen bir balık …

Tirsi,
Rumca Tirsi Balığı.
İng. shad.
Alosa,
Tirsi Balığı,

alosa

Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, Hamsigiller (Clupeidae) familyasından, eti lezzetli ve makbul bir balıktır.

Tirsi balıkları Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyıları gibi denizlerin ılıman ve az soğuk bölgelerinin nehir ağızlarına yakın sahalarında yaşarlar. Tirsi (Alaso Alosa) ve Dişli Tirsi (Alosa Finta) gibi çeşitleri vardır. Dişli tirsinin her iki yanında yedi-sekiz adet siyahımsı benek görülür. Boyu 50-60 cm olan, dişli tirsi balığı İrlanda’dan Akdeniz’e kadar olan bölgede yaygın olarak bulunur. Boyu 70 cm.’ye ulaşan büyük tirsi balıkları ise Norveç’ten, Akdenizi geçerek Karadenize kadar uzanan bölgede bulunur. Ağırlığı 1, 5-2, 5 kg. kadardır. Derinlerde yaşar. Balığın, sırtı mavimtrak, yanları sarımtraktır. Yumurtlamak için nehirlere girerler. Nehirlere yumurtlayan bu balıklar, yumurtalardan çıkan yavrularıyla beraber sürü halinde tekrar denize dönerler. Büyük sürüler halinde gezerler. Tirsi balığı elips şeklinde, bir tek sırt yüzgeci vardır. Ringa balığına benzer. Kuyruk yüzgeci çatal biçimindedir. Gövdesi gümüşümsü pullarla kaplıdır. Tirsi planktonlar ile beslenir ve üreme mevsimi ilkbahardır.

Iğrıp, manyat, gırgır, fanyalı ve sade ağlarla ve çapari ile de yakalanır. Tirsiler altı-yedi yıllık bir ömre sahiptirler. Kılçıklı olmasına rağmen tirsi çok lezzetli bir balıktır. Izgarası nefis olur. Ayrıca tuzlanır veya tütsülü olarak da yenir.