Gerçekleştirme…

Temin,
Arapça temin, (ﺗﺄﻣﻴﻦ).
Arapça temin sözcüğü; emin olmak, güvenmek anlamındaki emn kelimesinden türetilmiştir.
Gerçekleştirme,
Gerçekleştirmek işi, realizasyon.
Korkusunu giderme, inanç verme, güven verme.
Sağlama, elde etme.
Sağlamlaştırma, şüphe bırakmama.
Emin olmak, güvenmek.
İngilizce: procurement, delivery.

Bazı yörelerimizde temin sözcüğünün halk dilinde başka anlamları:
Biraz önce, demin.
Güvenlik, emniyet hissi vermek.
Bir iş için gerekli olan şartları hazırlama, sağlama.
Elde etme, ele geçirme, sahip olma, edinme, tedarik etme.
Bir iş için gerekli olan şartları hazırlama, sağlama.
Elde etme, ele geçirme, sahip olma, edinme, tedarik etme.
Kati vaadde bulunmak.
Emn ve eman vermek.
Elde etme.
Yazın, yazda.
Yaz.

Mütemin:
Osmanlı döneminde, eski dilde, mütemin.
Güvenen, inanan, itimad eden, emniyet eden.

Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme …

Taahhüt,
Taahhüd,
Teahhüd.
Üstlenme,
Yüklenme.
İltizam etme.
Resmi söz verme.
Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme.
Arapça, teahhüd, (ﺗﻌﻬّﺪ),
Arapça, vaadini yerine getirmek anlamına gelen Ahd sözcüğünden türetilmiş.
(Bir şeyi) Yapmak üzere üstüne alma, üstlenme, deruhte etme
Bir işin yapılmasını üzerine alıp resmi olarak sözleşme yapma.
Bir işin veya bir şeyin yapılması için söz verme, üzerine almak.
Postaya verilen bir şeyin, yerine varmasını sağlama.
Fazla ücret ödeyerek postaya verilen mektup, paket vb.nin yerine ulaşmasını sağlama.

Müteahhit, Müteahhid;
Arapça, Müteahhid, (ﻣﺘﻌﻬّﺪ)
Arapça, muteahhid sözcüğü, teahhud, üstüne almak, söz vermek anlamından türetilmiştir.
Bir işi üzerine alan, taahhüt eden (kimse).
Bir kimse veya kuruluş için bina, yol vb. yapımını, erzak, mal vb. sağlamayı üstüne alan kimse.