Şiir…

Manzume,
Nazım,
Deyiş.
Şiir.
Arapça: şir,
Fransızca: poesie,
İngilizce: poetry,
Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebi anlatım biçimi; manzume, nazım.
Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.
Seslerde, taylamlarda ve uyumlarda gösterdiği güzel bağdaşmalarla ve taşıdığı hayal, duygu ve fikir buluşlariyle bizde canlı duygulanmalar izlenimler ve heyecanlar uyandıran nazım veya nesir halindeki edebiyat türü.

Taylam (Rythme):
Hecelerdeki vurgu, uzunluk, yükseklik gibi ses özelliklerinin ve durakların düzenli bir şekil de tekrarlanmasından doğan ses olayı.

Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden…

Nazım,
(Nazm),
Fransızca: Poesie.
Rusça: Poeziya,
Arapça nazm, nazım, (ﻧﻈﻢ).
Arapça nazm, nizam şiir yazmak; dizmek, tertiplemek kelimesinden türetilmiştir.
Düzenleyen, tanzim eden.
Manzume yazan kimse.
Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden.
Manzume yazan kimse.
Şiir.
Koşuk yazan kimse.
Vezinli, kafiyeli söz dizisi.
Karşıtı: Nesir.
Nizamlayan, nazmeden.
Diziliş, tertip ve vezin.
Tertip, ölçülü ve kafiyeli söz.

Hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan kafiyeli söz dizisi, manzume, şiir, koşuk.
Şiirde en küçük anlam bütünlüğünü sağlayan ve kendi içinde bağımsız dize topluluğu
İçeriğine ve konusuna göre şiirin kendi içinde ayrılması ve adlandırılması
Vezin ve kafiye gibi klasik ve bağlayıcı kuralları bir kenara iten şiir tarzı.

Nazım:
Halk edebiyatında mesneviye verilen ad.

Nazım plan:
Bir şehrin bütün bayındırlık işlerini düzenlemek üzere hazırlanmış plan, mastır plan.
Onaylı halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olan, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hazırlanan ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere 1/2000 veya 1/5000 ölçekte düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile bir bütün olan plan.

Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi…

Şiir,
Fransızca: Poesie
Tatarca ve Türkmence, şığır şiğır
Arapça, şiir, şir, (ﺷﻌﺮ),
Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi.
Zengin sembollerle ritimli sözlerle seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi anlatım biçimi.
Duygu ve heyecanları, güzellikleri, seslerin uyumundan ve ahenginden faydalanarak etkili bir şekilde anlatma sanatı ve bu sanat yoluyle verilen edebi eser.
Şiir hem nazım hem nesir kisvesinde tecelli edebilir.
Güzel tertibli manzume.
Manzume.

Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebi anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk.
Seslerde, taylamlarda ve uyumlarda gösterdiği güzel bağdaşmalarla ve taşıdığı hayal, duygu ve fikir buluşlariyle bizde canlı duygulanmalar izlenimler ve heyecanlar uyandıran nazım veya nesir halindeki edebiyat türü.

Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.

Genellikle bir ders içeren kısa ve özlü şiir. ..

Epigram,
Fr. epigramme.
Nükte (Arapça, Farsça),
Her türlü konuda yapılmış kısa manzume.
Herhangi bir konuda yazılmış kısa manzume.
Genellikle bir ders içeren kısa ve özlü şiir.
Eski Yunan’da gömüt taşlarına yazılan kısa ve epik nazım şekli.
Eski Yunan’da mezar taşlarına yazılan kısa ve epik nazım şekli
Romalılar’da çok kısa hiciv manzumesi.
Nükteli kısa şiir, hicviye.
Nükte, nükteli söz, vecize
Eski çağlarda, bir anıtın üzerine yazılmış olan kısa ve nesir veya çoğunlukla manzum yazıt

Epigramlar daha ziyade kısa ve özlü eleştiriler için kullanılmıştır. Epigramlar, kısa, keskin zeka ürünü ve düşündürücü ifadelerdir. Epigram kelimesi Yunanca yazıt kökünden gelmektedir.
Arapça ince manalı, zarif ve şakalı söz anlamına gelir. Nükte, fıkra ve şaka ile aynı şeyi ifade etmez.

Japon edebiyatına özgü bir şiir türü …

Renga,
Renku,
Haiku,
Japon şiiri türü.

Japon edebiyatına özgü bir şiir türü.
Japon şiirinin nazım şekillerinden biri.

Renga, klasik Japon şiirinin nazım şekillerinden birisi olup başlangıcı bin yıl öncesine dayanır.

Renga Hei ve Muromaçi dönemleri arasında Japonya’da gelişip yayınlanmış bir ortak şiir olup eski çağlardan beri geçerli olan bir şiir türüdür. XIII. yy. da kuralları oturmuş bir şiir formudur.

Renga, iki veya daha fazla şairin katılımıyla, genelde ilk bent 5–7–5 ve ikinci bent 7–7 nin birbirini takip ederek oluşturduğu zincir şiirdir. Bu ciddi zincir şiir yazma geleneği Renga ya da Ushin Renga olarak adlandırılmıştır.

Japon zincir şiir geleneği ve türleri genel olarak Renku (birbirine zincirli dizeler) olarak adlandırılmaktadır. Japonya’da klasik renga belli bir gruba hitap eder. Renga renkuya göre daha uzun olup, aristokrat düşünce yapısına sahip olanların ilgi alanındadır. Japon saray yaşantısını aktaran, antik edebiyatın tersine günlük olayları, tarihi ve orta sınıf yaşamının sıradan sahnelerine değinen Renku ise kısa olup demokratik olan grupların sevdiği türdür.

Bir başka Japon şiir türü ise Haiku’dur.

Haiku üç dizeden oluşan bir Japon şiir türüdür. Japonca eğlenceli mısra anlamına gelen Haiku, bugün tüm dünyada meşhur olan geleneksel bir Japon şiir türü olmuştur.

Dünyanın en kısa şiir türüdür.

Haiku şiir türü için lütfen bakınız,
Haiku

1 2