Bir bütünü oluşturan parçalardan simetrik olmayan…

Amorf,
İngilizce: amorph,
Fransızca: amorphe,
Almanca: amorph
Bir bütünü oluşturan parçalardan simetrik olmayan.
Billur yapısına sahip bulunmayan, billurlaşmamış, belirli bir biçimi olmayan (cisim).
Özel bir biçimleri olmayan maddeler için kullanılan sözcük,
Belli ve belirli bir biçimde olmayan madde.
Aktif bir genin meydana gelmediği bir mutasyon.
Kristallenmeyen, belirli bir geometrik biçimi olmayan katı görünümlü.
Kristal yapıda olmayan.
Düzensiz biçim veya yapı.
Biçimsiz,
Şekilsiz.
Amorf,
Kubat.
Kaba,
Çirkin,

Soya çekim…

Kalıtım,
Soya çekim.
Gen,
İrs,
Miras,
Kalıtım, irsiyet.
Veraset.
İngilizce: heredity, genetics
Fransızca: heredite,
Almanca: Vererbung
Latince: hereditas
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.

Ana ve babada bulunan yapısal ve ruhsal karakterlerin kalıtsal olarak oğul döllere geçmesi.
Biyolojik özelliklerin, genlerin, bir dölden diğerine aktarılması. Genler hem birbirleriyle hem de bulundukları çevreyle etkileşerek, belirgin özellikleri yani fenotipleri oluştururlar. Bu nedenle oğul döl ebeveynine veya akrabalarına, diğer bireylere oranla daha çok benzerlik gösterir.
Evrim teorisine göre, değişme (mutation), seçme (Selektion) ve soyaçekim (kalıtım) temel etmenlerdir.
Kalıtım kuralları ve kalıtsal özellikleri konu alan biyoloji dalı, soya çekim.
Bir bireyin genetik yapılanması.
Kalıtımla geçen özelliklerin tümü.
Bireyin doğuş yoluyla aktardığı türsel ya da bireysel özellikleri, edinim.

Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları. ..

Suş,
İngilizce, strain.
Mikrobiyoloji, Suş.
Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları.

Bir tür veya varyete içerisindeki bazı özellikleri ile belirgin organizmalar grubu. Farklı suşlar arasında, ilaçlara, dış etkilere dayanıklılık vs. özellik değişiklikleri olabilir.

Aynı bakteri veya virus cinsine ait farklı antijenik özelliğe sahip olan, mutasyona uğramış alt gruplara verilen isim. Bu oluşumun nedeni tam bilinmeyen bazı değişimler olabilir. Ancak ortaya çıkan bu yeni sonuç normalden çok daha şiddetli hastalık oluşturma yeteneğine sahip olarak ortaya çıkabilmektedir. Örnek, Covid 19 için yeni mutasyona uğramış suşları gösterebiliriz.

Probiyotik mikroorganizmaların genetik olarak özelleşmiş alt türleri olarak ifade edilen suş için aşağıdaki örnek gösterilmektedir. 500.000 askerden oluşan bir ordu düşünün. Bu ordunun çok büyük bir bölümünün er ve erbaşlardan, çok az bölümünün de bordo bereli askerlerden, pilotlardan oluştuğunu hayal edelim. Savaş esnasında özel olarak görev icra edecek olan askerler özel eğitim görmüş bordo bereliler ve pilotlar olacaktır. İşte tür denilince akla asker, suş denilince akla bordo bereli asker gelmelidir. Suş ne demektir sorusunun cevabı iyice öğrenilmeden doğru bir probiyotik seçimi yapmak mümkün değildir. anti.com’dan alıntıdır.

Mutasyon …

Değişinim,
Tebadül,
Arapça, (ﺗﺒﺎﺩﻝ),bedl kelimesinden türetilöiştir. Bir şeye karşılık değiştirmek anlamına gelen tebadul kelimesidir.
Değişme.

İngilizce: Mutation,
Fransızca: Mutation,
Almanca: Mutationen,
Latince: Mutare, Değişmek demektir.
Gen değişinimi.

Mutasyona sahip bir organizma, mutant olarak adlandırılır.
Doğada ve toplumda nitelikle ilgili değişmelerin yavaş yavaş değil, birdenbire olması, bir şeyin ortam ve şartlarını bulduğunda birdenbire nitelik değiştirmesi.
Bir karakterin birdenbire ve kalıtsal olarak değişmesi.
Bir karakteri meydana getiren gendeki değişiklik.
Mutasyon sonucunda ana ve babadan bir ya da birkaç karakter bakımından değişik yavrular meydana gelir.

Herhangi bir canlının veya canlı hücresinin kalıtım dokularında ve yapısal özelliklerinde kendiliğinden veya bir dış etkene bağlı olarak gerçekleşen düzensiz değişmeler.

2016 Nobel Tıp Ödülü kazanan Japon bilim adamı …

ohsumi
Yoshinori Ohsumi,
(1945 -Japonya Fukuoka)
71 yaşındaki Ohsumi, Nobel Tıp Ödülü’nü, “hücrenin kendi kendini yemesi” olarak bilinen otofaji üzerine yaptığı çalışmalar sayesinde kazandı. Ohsumi’nin, aynı zamanda 8 milyon İsveç kronu (Yaklaşık 3 milyon TL) para ödülünü de kazandı.

İsveç Nobel Vakfı tarafından, hücrelerin kendi kendini sindirmesi olarak bilinen otofaji alanındaki çalışmaları nedeniyle 2016 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görüldü. İsveç Karolinska Enstitüsünden yapılan açıklamada, “Otofaji genlerindeki mutasyonlar hastalığa yol açabilir. Kanser ve nörolojik hastalıklar dahil çeşitli durumlarda otofajik süreçle karşılaşılır” denildi.

1945 yılında Japonya’nın Fukuoka şehrinde dünyaya gelen Ohsumi linsansını Tokyo Üniversitesi’nde tamamladı. Lisans eğitiminden sonra ABD’nin New York şehrine giderek bilimsel çalışmalarını Rockefeller Üniversitesi’nde sürdüren Ohsumi 1977 yılında Tokyo’ya geri döndü. 1986 yılına kadar ders vermeyi sürdüren Ohsumi 1988 yılında ‘doçent’ ünvanı aldı.

1996 yılında Okazaki şehrindeki Temel Biyoloji Enstitüsü’ne geçen bilim insanı 2004 yılında ‘profesörlük’ ünvanını aldı. Ohsumi, 2009 yılında ‘Emeritus Profesör’ oldu. Ohsumi, Temel Biyoloji Enstitüsü’nde ve Tokyo Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalarına devam ediyor.