Arnavut mutfağına özgü bir tür tatlı …


Trileçe,
Arnavut mutfağına özgü bir tür tatlı.
Trileçe tatlısı üzerinde karamel jöle olan müthiş bir tatlı. Müthiş olan jöle değil o jölenin tatlıya verdiği buram buram koku.

Arnavut mutfağına özgü diğer tatlılar.
Kaymaçina, Helva, Hasude, Lokum, Kadayıf, Muhallebi, Revani, Kurabiye(Gurabie), Sütlaç (Tambëloriz/ Sultjash), Panespanjë, Qumẽshtor, Baklava (Bakllava), Şekerpare (Sheqerpare), Shendetlie (me mjalte) vardır.

Birçok Akdeniz ve Balkan milletinde olduğu gibi, tarih boyunca oldukça etkilenmiştir. Değişik dönemlerde, Arnavutluk toprakları Yunanistan, İtalya ve Osmanlı İmparatorluğu tarafından işgal edilmiş. Her işgalci Arnavut mutfağına kendi kültürünün etkilerini bırakmıştır. Arnavutların temel öğünü kahvaltıdır. Kahvaltı genelde domates, salatalık, yeşil biber, zeytin ve zeytin yağlı, sirkeli, tuzlu, sebze salatası yenir. Deniz mahsullerinden Dıraç ile Avlonya ve Ayasaranda’da kahvaltı çok güzeldir. Trileçe her dönem için ideal bir tatlıdır.

Trileçe Tarifi,
Trileçe Tatlısının Keki için:
1,5 çay bardağı toz şeker
4 adet yumurta
1 Su bardağı un,
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu

Şerbeti için:
3 su bardağı soğuk süt,
Yarım su bardağından biraz fazla, 1 parmak eksik toz şeker.
1 paket (200 ml) süt kreması,

Üzerine Karameli için:
5 yemek kaşığı toz şeker
2 yemek kaşığı oda ısısında tereyağ
Trileçenin lezzeti için şekeri kristalize etmek şart. Olmazsa olmazıdır.

Bir karıştırma kabına yumurta ve toz şekeri alıp boza kıvamına gelene kadar çırpalım. Un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyip spatulayla alttan üste doğru karıştırıp yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dökelim. Daha önceden 170° C ısıtılmış fırında 10 dakika tutalım. Daha sonra fırının sıcaklığını 150° C ‘ye düşürüp yaklaşık olarak 30 dakika pişirelim. Pişen kek ılıması için bekletilir.

Trileçenin sütlü sosu için ayrı bir kapta, süt, toz şeker ve süt kremasını çırpıp buzdolabında bekletelim. Karamelli sosu için, tavamıza şekeri koyup orta ateşte sürekli karıştırarak eritelim. Şeker açık bir renk alınca, oda sıcaklığındaki tereyağını ekleyelim ve yağı eritelim. Son olarak sıvı kremayı da ekleyip sosumuz kıvam alana kadar kısık ateşte kısa süre karıştırarak pişirelim.

Ilımış olan kekimizi ters çevirip yağlı kağıdı çıkarıp çatalla delikler açalım. Soğuk şerbetimizi kekin üzerine dökelim. Üzerine ılımış olan karamel sosumuzu dökelim. Tatlımız 5-6 saat dinlendirilir. Sonra dilimleyerek servis edelir.

Yerli bir limon çeşidi …

Lamas,
Yerli bir limon çeşidi.

Limon, Citrus
En çok bilinen narenciye türlerinden biridir. Kışın yapraklarını dökmeyen, yaprakları uçucu yağ içeren küçük bir ağaç türüdür. Ilıman iklime sahip yerlerde yetiştirilir. Yapraklarını dökmeyen, bu küçük ağacın meyveleridir. Turunçgiller familyasındandır. Ege ve Akdeniz bölgelerimizde yetişir. Narenciye meyvelerinden olan limonun eti, kabuğu, suyu yemek ve tatlılarda kullanılır. Limonun pH değeri 2-3 dür. Limon suyu % 5 asit değerindedir. Limon tuzlarına sitratlar adı verilir.

Halk arasında limon tuzu olarak bilinen, karboksil asitlerden, renksiz, kristal yapılı organik bileşiğe sitrik asit denir. Formülü C6H8O7 şeklindedir. Halk arasında limon tuzu denir. Limon tuzuna kimyada sitrik asit yada hidroksitrikarbolik asit denir. Kristalize bir yapıya sahiptir. Suda kolayca çözülme sağlar. Susuz limon asidi 153 ˚C’ de erir.

Limon, astıma ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Sarı-yeşil, oval, bir ucu kabarıktır. Limon ekşi, asitli suyu ile dilde tükürük salgılanmasını sağlar.

Limon Çeşitleri;

Lamas Limonu: Türkiye’de en çok Akdeniz bölgesinde yetiştirilir. Mersin ilimizde, Erdemli’de çok yetiştirilir. Meyvesi orta büyüklükte olup silindirik, boyun halkalı ve belirgin memeli bir türdür.

Kara Limon (İtalyan memeli limonu): Bu limon çeşidi İtalya’dan gelmiştir. Ülkemizde oldukça fazla tüketilmektedir.

Kıbrıs Limonu: Alanya, Anamur yöresinde yaygındır. Bu limon türü oldukça sarı ve orta boydadır. Kıbrıs’tan ülkemize getirilmiştir. Ağacı kuvvetli ve dik büyür. Bu tür de limonlara özgü meme yok denecek kadar küçüktür. Meyve kabuğu sarı renkli, parlak, düzgün ve dalgalıdır.

Molla Mehmet Limonu: Mersin ilinde yetiştirilmektedir. Bu limonun asit içeriği daha fazladır. Limonun sap kısmında belirgin bir boynu vardır. Oldukça verimli olan bu limon türü oldukça yaygındır. Meyveleri sarı renklidir. Kabuk girintili çıkıntılı olup orta kalınlıktadır.

Kütdiken limonu: Ülkemizde üretilen en eski limon türlerinden biridir. İçel ve Hatay illerinde yetiştirilir. Meyve kalitesi çok iyi olup meyvesinin kabuğu düzgün, parlak, meyve etine sıkı bağlı, yeşil sarı veya limon sarısı renktedir. Meyve elips şeklindedir. Bol sulu ve yüksek asitli olan bu limon çok çekirdeklidir.

Enterdonat Limonu: Hatay bölgesinde yetiştirilir. Limon çeşitleri arasında en erken olan limon türüdür. Son derece fazla yetiştirilir. Bu limon çeşidi ülkemizdeki limonların büyük bir kısmını oluşturur. Uzun ve silindirik bir yapısı vardır. Meyve kabuğu, düzgün, açık yeşil renkli ve parlaktır. Çekirdek sayısı az olan meyvenin eti, yeşilimsi sarı renktedir.

Mayer Limonu: Bu limon türünün en büyük özelliği ağacının küçük, 2,5 m. bodur olmasıdır. Bu limon ülkemizde daha az üretilmektedir. Bol meyve verir. Yediveren çeşidi yılın her mevsiminde meyve vermektedir. Gece gündüz arasındaki sıcaklık farkının fazla olmadığı iklimi, bol güneşi sever. Tadı portakala benzer. Bir yılda meyve verir.

Lisbon Limonu: Lisbon limonunun en büyük özelliği diğer limonların iki katı büyüklüğünde olmasıdır. Ülkemizde çok fazla üretilmez. Kalın kabukludur.

Misket Limonu (Lime limonu): Çok lezzetli ve tadı çok sevilir. Yeşil limon olarak da bilinir. Diğer limonlardan daha pahalıdır. Genellikle kokteyl içeceklerin yapılışında yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Donma olayına neden olan bileşiklerden arındırılmış yağlar için kullanılan sözcük …

ayçiçeği-620x465
Vinterize,
Vinterize etmek,
Donma olayına neden olan bileşiklerden arındırılmış yağlar için kullanılan sözcüktür.
Vinterizasyon işleminden geçirmek.
Yağın donma sıcaklığını düşürme işlemi.

Vinterizasyon işlemi; Kademeli olarak soğutulan ve düşük sıcaklıklarda yavaşça karıştırılıp bekletilerek elde edilen donmuş asitlerin süzülerek yağdan uzaklaştırılmasıdır.

Vinterize işlemi esnasında yağın içine bazı katkı maddeleri eklenir ya da yağdan bazı maddeler çıkarılır.

Yağ üretiminde rafinasyonda; degumming-fosfolipidlerin giderilmesi, nötralizasyon-asitlik giderme, dewaksing-mumsu maddelerin uzaklaştırılması, ağartma-renk açma ve koku giderme-deodorizasyon işlemleri uygulanır. Yağlar içerisinde yağı matlaştıran, bulanıklaştıran, düşük sıcaklıklarda çöken bileşenler vardır. Bunlar vakslar-uzun zincirli yağ alkolleri, doymuş gliseridler ve stearinlerdir. Vinterizasyon işleminde kademeli olarak yağlar soğutulurak düşük sıcaklıklarda yavaşca karıştırılır. Böylece oluşan kristaller süzülerek ortamdan uzaklaştırılır. Kristalleşmeyi başlatmak ve süzme işlemini rahatça yapabilmek için perlit kullanılır. Bu cins operasyonlarda perlite vinterize toprağı denir. İşte bu işleme vinterizasyon, kışlandırma adı verilir. Bu tür elde edilen ürünlere de vinterize edilmiş anlamında vinterize ve rafine deyimi kullanılır. Böylece yağa matlık, bulanıklık veren bileşenler uzaklaştırılmış olur.

Genelde sıvı ve katı yağlar çeşitli trigliseritlerden oluşan bir karışımdır. Soğukta sıvı bir yağ içerisinde bulunan trigliseritler bulanıklığa neden olur. Kristalize olarak çökerler. Sıvı yağın içerisinde bulunan katı yağ kristalleri yağın muhafaza edilebileceği sıcaklıktan daha düşük sıcaklıklarda, bir ön soğutma işlemi ile uzaklaştırılır. Bu işleme vinterizasyon ya da stearinsizleştirme ya da kışlandırma denir.