Denizde açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener…

Çakar,
Şimşekli Fener,
Deniz feneri.
Flaş,
Denizde açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener.
Belirli aralıklarla yanıp sönerek denizdeki taşıtlara yol gösteren, genellikle ufak fener.

Çakar sözcüğünün başka anlamları:
Kıvılcım,
Şimşek.
Belirli araçların trafikte üstünlük sağlamak için kullandığı, yanar dönerli kırmızı ve mavi ışık; çakar lamba.
Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.
Çok derin olmayan açık denizlerde alamana ağı tarzında kullanılan büyük balık ağı.
Uskumru avlamağa yarayan bir çeşit ağ.

Uskumrunun yumurtadan yeni çıkan bir haftalık yavrularına verilen ad …

Mavrika,

Uskumrular, her yıl soğukların başlamasıyle büyük sürüler halinde Kasım-Aralık başında kışlamak için Marmara’ya akın etmeye başlarlar. Ocak sonunda son sürüler de Boğaz’dan Marmara’ya ulaşır.

Bu dönemde avlananların eti yağlı olduğundan ızgarası makbuldür. Mayıs sonunda veya Haziran başında Marmara’nın yüzey sularında her dişi yarım milyon kadar yumurta bıraktıktan sonra beslenmek için Karadeniz’e geçerler. Bir hafta içinde yavrular yumurtadan çıkar, en son kalan sürüyle Karadeniz’e geçerler. Bu küçük yavrulara mavrika adı verilir.

Yumurtlama döneminden sonra avlananlar zayıf olduklarından çiroz adını alırlar. Bunlar kurutularak yenir. Marmara veAkdeniz’den en son dönen uskumru sürüleri ağustosta Karadeniz’e ulaşırlar. Besin bakımından zengin olan Karadeniz’de yağlandıktan sonra, sonbahar sonunda Boğaz’dan tekrar akmaya başlarlar.

USKUMRU

Çirozluktan sonra yağlanmaya başlayan uskumru ..

Lipari,
Uskumru balığına yağlıyken verilen isim.
Çiroz,
Uskumru,
Scomber scombrus Linnaeus,

Atlantik ve Akdeniz’de yaşar. Marmara ve Karadeniz’e göç ederler.
Uzunluğu 20-25 cm’dir. Mavimtrak, madeni parlak sırtı, az kıvrımlı siyah çizgilidir.

 

Uskumruların sahip oldukları boy ve ağırlık grubuna göre verilen farklı isimleri;
1 -Uskumru vonozu (5-15 cm.),
2 -Uskumru (15-35 cm),
3 -Lipari (35 cm ve üzeri),

Göçmen bir balık olan uskumru kırmızı etli , orta sularda yaşayan , yağlı olduğu dönemlerde harika ızgarası olan çokça tüketilen ve ekonomik değeri olan Pelajik bir deniz balığıdır. Bu balık yaz aylarını Karadeniz de av yasağının olduğu bu dönemde rahatlıkla gönlünce yaşayarak geçirir. Ekim ayından sonra Marmara denizi’ ne göç eden ve kış aylarını burada üreyerek geçiren aynı zamanda da Uskumrugiller familyasına adını vermiş olan bu hassas ve sakin balığın ekonomik değeride çok yüksektir. Sırt tarafında açık veya koyu yeşil, mavi, çizgiler bulunmaktadır. Karın tarafı ise beyaz renktedir. Gözleri kolyoza göre daha ufak olup ortalama ağırlığı ise 125 gram civarındadır.

Uskumru bir göç balığı olduğundan dolayı, Çanakkale’den Ege ve Akdeniz’e göç ederler, her nedense buradan tekrardan Marmara Denizi’ne geri gelmezler. Bu bölgelerde avlanma az olduğundan dolayı uskumrunun boyu 60 cm.olduğu görülmüştür. Denizlerimizde 25 cm.’ ye kadar büyüyebilen bu balık avlanmanın daha doğrusu gırgır motorlarının az olduğu ve teknolojinin, balık bulucu cihazların olmadığı dönemlerde 1973 yılında avlanan onlarca ton uskumrunun boy uzunluğunun 50cm. olduğu tesbit edilmiştir.

Geçen zaman içerisinde bu harika vücutlu füze formatındaki balık, hesapsızca avlanma neticesinde yok edilmiştir. Şimdilerde adet ölçüsünde Sivri adası ve Silivri etrafında tek tük avlanmakta olan bu balıklar , 13 kilo alabilen tahta kasalarla nakledilmektedirler.

Ayrıca, Uskumru çaparisi denilen kırçıllı hindi tüyünden yapılmış çaparilerle de çok iyi avlanırlar.
Uskumru balığı yazın Karadeniz de yakalandığından dolayı yağlı olması nedeniyle Çiroz yapılmaktadır.

Başka bir ifade ile balık iyice temizlendikten sonra, çamaşır gibi kuyruklarından iplere asılarak güneş altında kurutulmaktadır. 1380 sayılı Su ürünleri kanununun 2/1 nolu sirkülerinde ki 15. maddesinde de belirtildiği gibi bu balığın avlanması için minimum boy uzunluğu: 20cm. dir. Bunun altında avlanması kesinlikle yasaklanmıştır.

Uskumru balığı Denizlerimizin haricinde Japonyada, Kuzey denizlerinde ve Kuzey Amerika sahillerindede yaşamını sürdürmektedir.
Uskumru balığının ilk avlandığı dönemlerde Karadeniz de, boyu çok küçük olduğundan dolayı adına Lipari denmiştir. Bu balığın, yağlı dönemlerinde ızgarası, ardından tavası, buğulaması ve fırında kağıt kebabı yapılmaktadır.
Uskumrular, her yıl soğukların başlamasıyle büyük sürüler hâlinde Kasım sonunda ve bilhassa Aralık başında kışlamak için Marmara’ya akın etmeye başlarlar. Ocak sonunda son sürüler de Boğaz’dan Marmara’ya ulaşır.

Bu dönemde avlananların eti yağlı olduğundan ızgarası makbuldür. Mayıs sonunda veya Haziran başında Marmara’nın yüzey sularında her dişi yarım milyon kadar yumurta bıraktıktan sonra beslenmek için Karadeniz’e geçerler. Bir hafta içinde yavrular yumurtadan çıkar, en son kalan sürüyle Karadeniz’e geçerler. Bu küçük bireylere mavrika adı verilir. Yumurtlama döneminden sonra avlananlar zayıf olduklarından çiroz adını alırlar. Bunlar kurutularak yenir. Marmara veAkdeniz’den en son dönen uskumru sürüleri ağustosta Karadeniz’e ulaşırlar. Besin bakımından zengin olan Karadeniz’de yağlandıktan sonra, sonbahar sonunda Boğaz’dan tekrar akmaya başlarlar.

Uskumrunun beyaz eti lezzetli ve makbuldür. Uskumru kolyoz’ a çok benzer. Bu iki balık çoğu defa karıştırılır. Uskumrunun fiyatı pahalı olup, tadı kolyozdan üstündür. Bu sebeple balık pazarlarında bilmeyenlere kolyoz, uskumru diye satılır. Kolyoz iri gözlüdür. Rengi daha mattır. Karın tarafında yuvarlağımsı koyu lekeler bulunur. Başın üst kısmında şeffaf kemiksi bir saha mevcuttur. Bu kısma dikkat edildiği taktirde hayvanın beyninin bir kısmını görmek mümkündür. Ayrıca kolyoz’un yüzme kesesi bulunduğu hâlde uskumru da bu özellikler yoktur.

Yürek biçiminde yaprakları olan ve süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki…

Kolyos,
Yaprak güzeli,
Coleus (Kolyos-Kolyoz) Çiçeği.
Yürek biçiminde yaprakları olan ve süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. Botanik adı ‘solenostemon scutellarioides’ dir. Ballıbabagiller familyasındandır. Kolyoz çiçeğinin, 150 kadar türü vardır. Anavatanı Asya ve Afrika’nın tropikal bölgeleridir. Bitkinin adı olan kolyoz, veya kolyos, ingilizce adından ( coleus blumei ) uyarlanmıştır.

Kolyos gösterişli yaprakları olan, çok yıllık, yaz kış yapraklı, otsu bir süs bitkisidir. Halk arasındaki adı, ‘yaprak güzeli’ dir. Bir adı da ‘solenostemon’ dur. Kolyozlar renkli ve desenli yaprakları nedeniyle yetiştirilirler, çiçekleri güzel değildir, dekoratif bir bitkidir. Kolyos çiçeklerinin yaprakları, iki zıt renkli ve çok değişik desenlidir. Sıcak iklimlerde yetişen bir bitkidir. Bazı türleri yaprak biçimleri ile çok ilginçtir.

Güneş, bu bitki için çok önemlidir, yapraklarının rengi güneşe göre renk değiştirmektedir. Gölge yerlerde yaprakların rengi yeşile döner ve canlılığını kaybeder. Çiçek direkt güneşi ve gölge yerleri sevmez, yarı gölge yerler en uygun yerlerdir. Yazın yapraklarına sık sık su serpilmelidir. Tohum almak dışında çiçek açmasına izin vermemek gerekmektedir. Kolyos çiçeği tohumdan yada çelik ile üretilmektedir. Özellikle çelikle çok kolay olup, kesilen dal suya konarak ya da doğrudan toprağa dikilerek çoğaltılabilir.