Eğitici hikaye veya masal…

Mesel,
Arapça mes̱el, (ﻣﺜﻞ)
Eğitici hikaye veya masal.
Örnek alınacak söz.
Örnek olarak.
Özlü söz.
Atasözü.
Darb-ı mesel.
Bilmece.
Masal, bilmece, fıkra.
Ders alınacak hikaye.
Masal, hikaye, fıkra, bilmece.
İbretli ve küçük hikaye.
Dokunaklı ve manalı söz.
Yararlı hikaye.
Bir umumi kaideye delalet eden meşhur söz.
Ders ve ibret alınacak küçük hikaye, fıkra, kıssa.
Asıl anlamı dışında başka bir şeyi anlatmak için dolaylı ve üstü kapalı olarak söylenen ibret alınacak söz.

Mesel sözcüğünün başka anlamları:
Sıcak bir kabı tutmak için kullanılan bez, tutacak.
Ahırda, hayvanların sidiğinin akması için yapılan tahta oluk.
Benzer.
Misil.
Delil.
Hüccet.
Suyun aktığı yer.

Yaşıt …

Emsal,
Akran,
Yaşıt,
Denk.
Benzer.
Yaşları birbiriyle aynı olanlar.
Aynı yaşta olan kimselerden her biri.
Benzer, eş, denk.

Arapça emsal, (ﺍﻣﺜﺎﻝ)
Arapça, eş, benzer anlamındaki misl sözcüğünün çoğulu emsaldir. Ancak Türkçede tekil anlamında kullanılır.
Örnek.
Eskiden katsayı.
Eş, benzer, benzer olanlar.
Örnek, nümune.
Arapça mesel, hikaye, kıssa, roman, masal, destan.

Emsalsiz; Eşi olmayan, eşsiz, benzersiz, yekta.

Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye vb…

Efsane,
Söylence,
Fesane,
Efsane sözcüğü Farsçadan dilimize geçmiştir.
Farsça efsane, (ﺍﻓﺴﺎﻧﻪ).
Asılsız, hayal mahsulü hikaye, söylence, masal, fesane.
Halkın hayal gücünden doğan ve dilden dile söylenirken bu hayal gücüyle şekil değiştirerek olağan üstü nitelikler kazanan hikaye.
Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayali hikaye, söylence.
Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye vb.
Osmanlı döneminde bu kavram kıssa, hikayet, rivayet gibi kelimelerle karşılanmıştır.