Kıdem, Bir görevde geçirilen süre …

Kıdem,
İngilizce: seniority, precedence
Arapça Kidem, (ﻗﺪﻡ)
Eskilik, öncelik.
Eskiden kalmış olma, geçmişi uzun zamana dayanma, eskilik
Bir kimsenin bir işte, bir memuriyet veya rütbede çalışmış olduğu zaman,
Beraber çalıştığı kimselere göre bir üstünlük teşkil eden hizmet süresi fazlalığı.
Bir görevde geçirilen süre.
Bir görevde rütbece eskilik.
Çalışanın bir işte çalıştığı süre.
Bir işgörenin bir iş yerinde çalışma süresi.

Bursa-Cumalıkızık yöresinde kıdem kelimesi küçük çocuk anlamında da kullanılır.

İlim veya sanatta üstün olan kimse…

Üstat,
Üstad,
Farsça üstad,
(Üstaz),

Bir bilim veya sanat alanında üstün bir yeri olan kimse.
Öğretmen.
Usta.
Sanatçı.
İlim veya sanatta üstün olan kimse.
Usta, sanatkar.
Muallim, profesör.
Genellikle erkekler arasında senli benli konuşmada kullanılan bir seslenme sözü.
Sanatta veya bilgide veya icraatta veya amelde meharetli zat.
Siyasal ve hukukçular arasında kıdemi belirten bir terim.
Bilim veya sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse.
Birinci sınıf karagözcülere, ortaoyunculara, tuluatçılara verilen sıfat.
Sanat yanı büyük olan Karagözcülere, Ortaoyunculara ve doğaçlama sanatçılarına verilen ünvan.