Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı…

Tok,
Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı.
Yemek yeme isteği ve ihtiyacı duymayan, yemek yemiş olan (kimse).

Tok’ un yörelerimize göre halk dilindeki diğer anlamları:
Sık ve kalın dokunmuş (kumaş).
Kalın ve gür (ses).
Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.
Tasma, halta, boyuna geçirilen zincir.
Yemliklere hayvanı bağlamak için takılan demir halka.
Olgunlaşmamış tahıl tanesi.
Sabanı oka bağlayan ağaç.
Aşık kemiğinin çıkıntılı yanı.
Üstüne altın dikilmiş kısa gerdanlık.
Sabanın uç demirini tahta bölümüne bağlayan demir bilezik.
Koyu.
Tavuk.
Kalın.
Kibirli, burnu büyük.
Sıkı, sağlam.
Bir çocuk oyunu.
Bir kumaş türü.
Sık ve kalınca dokunmuş kumaş.
Jokeylerin giydiği kenarsız başlık.
Cokeylerin giydiği bir tür başlık.

Açık kahve renginde olan …

Konur,
Açık kahve renginde olan.
Açık kestane renginde olani
Halk ağzında konur.
Esmer, açık kestane renginde olan.
Yanık al, yağızımsı al.

Kara, esmer.
Kahverengi.
Kahverengi ile mor arası bir renk.
Açık sarı, boz, bozla sarı arası (öküz için).
Sarı ile siyah karışımı bir renk, koyu kumral, kestane rengi (öküz, inek için kullanılır).

Konur sözcüğünün diğer anlamları;
Her yanı siyah, yalnız belkemiği boyunca olan tüyleri sarı inek ya da öküz.
Kimseyi beğenmeyen, gururlu, kibirli, kendini beğenmiş.
Bozumtırak halı ipi boyası.
Süslü, çalımlı, şık, kurumlu.
İs kokusu.
Uzun zaman yıkanmamış ayakların altındaki kir tabakası.
Yanan kıl ya da yün kokusu
Ağıl, davar ahırı.

Başkasına hak tanımayıp, kendi lezzet ve menfaatını takib eden. ..

Hodbin,
Farsça, bencil, خودبين
Hodkam,
Bencil.
Enaniyetli.
Kibirli.
Egoist,

Başkasına hak tanımayıp, kendi lezzet ve menfaatını takib eden.
Hodkâm, Farsça, خودکام
Kendini beğenmiş, kendini düşünen.
Hodkâmlık, Kendini düşünme.

Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin, hodkâm, egoist,
Bencilik öğretisine inanan.

Bencillik …

Egoizm,
Bencillik,

Fr. égoïsme
İng. egoism.
Arapça, Hodgam, خودبین
Arapça enaniyyet,
Enaniyet.
Farsça, Hodbin,
Hodgam.
Bencil.
Enaniyetli.
Kibirli.
Kendi keyfini düşünen.
Kendini beğenmiş.
Başkasına hak tanımayıp, kendi lezzet ve menfaatını takib eden.

Nefsaniyet, Eski dilde, düşmanlık duygusu, kin besleme de bencilliktir.

Egoizm genel anlamıyla bireyin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi ile ilgilidir. Egoizm psikolojik, etiksel ve rasyonel olabilir. Bireylerin her zaman kendi çıkarları için hareket ettiği savunan doktrine psikolojik bencillik denir. Bireylerin her zaman kendi çıkarlarına uyan şeyi yapmalarının doğru olduğunu savunan doktrine etik, ahlaki egoizm denir. Rasyonel egoizm ise insanların kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi doktrinini savunur.

Birinin bencilliği ve kötülüğü tarafından yaratılan karanlık, kendi iç dünyalarındaki zirveye ulaşır.

Merhametten ve acıdan yoksun olan, zorba …

Ceberrut,
Ceberut (Arapça, جبروت )
地獄犬
Merhametten ve acıdan yoksun olan, zorba.
Acımasız, merhametsiz.
Kibirli, büyüklük taslayan.
Azamet,
Büyüklük.
Hakimlik.
Kudret, celadet.

Ceberut Arapçada Allah’ın her şeyin üstünde olan kudreti anlamındadır. Allah’tan bahsedilirken ceberrut sözü, güç ve kudret karşılığı olarak kullanılır. Ceberrut kelimesi, kişi ve kurumlar için kullanıldığı zaman anlamı baskıcı, güç kullanan, despot, zorba demektir.
İbranice geburah kelimesinden Arapçaya oradan da Türkçeye gelmiş bir kelimedir.