İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı…

Çet,
Halk dilinde.
İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı.
Iğdır ve Kars yörelerinde kullanılır.

Çet kelimesinin başka anlamı:
Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen küçük ağaç.
Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.
Ücra.
Çok uçta, kenarda veya kıyıda köşede olan.

İngilize: chat,
Sanal mecralarda gerçekleştirilen samimi ve gayriresmi konuşma, sohbet.

Zazaca: çet,
Sarpa, zor, zorlu.
İnsan yaşamının olmadığı yerler.

Emine Işınsu’nun bir kitabı…

Kaf Dağının Ardında,
Kaf Dağının Ardında adlı romanı 1988 yılında yayınlandı. Memleketin karışık zamanlarında, solda şöhret olmuş romancı olan Mevsim’ in hayatını anlatıyor.
Eserleri:
Küçük Dünya,
Adsız Kahramanlar, Ak Topraklar, Alpaslan, Atlı Karınca, Azap Toprakları,

Bayram, Bir Ben Vardır Bende Benden İçeri, Bir Gece Yıldızlarla,
Bir Milyon İğne, Bir Yürek Satıldı, Bukağı,
Canbaz, Cumhuriyet Türküsü,
Çiçekler Büyür,
Dost Diye Diye,
Havva,
Kaf Dağı’nın Ardında,
Ne Mutlu Türküm Diyene, Nisan Yağmuru,
Sancı,
Tutsak,

Emine Işınsu,
1938 yılında Kars’ ta doğdu. Yazar Halide Nusret Zorlutuna’ nın kızıdır. Yazar, Sarıkamış, Şanlıurfa ve Karaman gibi yurdun çeşitli yerlerinde yaşayarak büyüdü. Ankara Koleji’ ni bitirdi. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü öğrencisiyken öğrenimini yarıda bırakarak fıkra yazarlığına başladı. Kocasının görevinden dolayı bir süre Suudi Arabistan’ ın Dahran şehrinde kaldı.

Annesiyle çıkardıkları Ayşe Dergisi ile başlayan dergi yayıncılığın ardından ilk şiir kitabını henüz 17 yaşındayken İki Nokta adıyla çıkardı. 1960 yılından sonra roman yazmaya yöneldi. Fikir ve sanat dergisi Töre’ yi 1971-1981 yılları arasında çıkardı.Birçok dergi ve gazetede de yazıları yayımlanan Işınsu’ nun Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere Türk Edebiyatı Vakfı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, Türkiye Milli Kültür Vakfı ve Türkiye Yazarlar Birliği gibi birçok kurumdan ödül aldı.

5 Mayıs 2021 tarihinde Ankara’ da vefat etti.

Kars’ın Digor ilçesinde bulunan 1000 yıllık manastır…

Khtzkonk,
Beş Kilise,
(Manastır).
En eskisi 1001-1006 yıllarına dayanan kiliselerdir. Bir zamanlar beş tane oldukları için Beş Kilise diye adlandırılmış. 1000 yıllık Khtzkonk (BeşKilise) Manastırı Kars’ın Digor ilçesindedir. Bugün sadece Surp Sarkis kilisesi ayakta kalmıştır.

Bu beş kilise:
Surp Garabet, Surp Astuacacin, Surp Stepanos, Surp Krikor ve Surp Sarkis’ tir.

Rus Çarı I. Petro’nun uygulamalarına karşı çıkarak oluşturulan, bir dinsel hareket ve yaşam tarzını kabul eden insanlar …

Malakanlar,
Molokanlar.
(Rusça: Молокане),
Rus Çarı I. Petro’nun uygulamalarına karşı çıkarak oluşturulan, bir dinsel hareket ve yaşam tarzı olan Molokanizm’i bir hayat felsefesi olarak kabul eden insanlardır. Rus hakimiyeti altında kalan Kars’ ta, bölgede yaşayan etnik gruplar arasında en dikkat çekici olanlardan biri Malakanlar olup hikayeleri 1660 yılına, dayanır.

Rus Ortodoks Din ve Dua adlı kutsal kitapta yapılacak olan değişiklikleri kabul etmemeleri ile başlar. 1683 yılında Deli Petro’nun batılılaşma politikaları çerçevesinde giyimlerine karışılarak saç ve sakal kesme mecburiyeti getirilmesinden sonra problemler çoğalarak devam eder. 1805 yılında, dinsel anlaşmazlıklar doruğa ulaşır ve Saratof ve Dambuğ bölgelerinde yaşayan Malakanlar Rus sektisizminden ayrılırlar. O tarihlerde Rusya’da egemen olan inanca göre haftada sadece iki gün süt içilirken Malakanlar bu perhize itiraz ederek, her gün süt içilebileceğini savunurlar. Rusça’da Moloko kelimesi süt, Molokan ise süt içen, perhizi bozan anlamına gelir.

Türkiye’de Kars şehri, her ne kadar geçmişi zorluklar ve sürgünlerle dolu olan Malakanların tarihine sadece 40 yıl gibi bir süre tanıklık etmiş olsa da, hayatlarını şu anda Dünya’nın birçok farklı yerinde sürdüren Malakanların ya hafızasında ya da büyüklerinden duydukları hikayelerde varlığını sürdürmektedir. Buna son olarak Türk sinemasının efsanelerinden rahmetli Tarık Akan’ın, Kars’ta geçen ve yalnız kalmış bir Malakan’ın hikayesini anlattığı “Deli Deli Olma” filmini seyretmenizi öneririm.

Orhan Pamuk’un “Kar” adlı romanının baş kişisi. ..

Ka,
Orhan Pamuk’un Kar adlı romanının baş kişisi.
Kitabın özeti; On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden sonra, bir söyleşi için Kars şehrine gider. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karda güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve türban direnişi yapan kızlar, çeşitli siyasal gruplar, dedikodular, söylentiler, Karpalas Oteli ve sahibi Turgut Bey ile kızları İpek ve Kadife ve Ka için bir aşk ve mutluluk vaadi vardır. Kars şehrini Türkiye’nin bir çeşit siyasi minyatürü olarak anlatmaktadır.

1 2 3