İçten olmayan, yapmacık …

Zahiri,
Suni,

Yapay,
Yapmacık,
İçten olmayan,
Suri,
Sahte,

Arapça, zahiri, [ ظاهری ]
Dış görünüş ile ilgili olan.
Dıştan görünen, meydanda olan.
Görünüşteki.
Görünen,
Görünürdeki.
Görünüşte.

Arapça, suri kelimesinin anlamı surete ait, görünüşe ait ve müteallik demektir.
Hakiki, ciddi ve samimi olmayan yani zahiridir.
Dış görünüşe ait, görünüşte.
Surete ait, görünüşe ait.
Gerçek dışı, ciddi ve samimi olmayan.
Görünüşte.

Zahiri kelimesinin mecaz anlamdaki manası yapmacık demektir.

Gerçekte olmayıp var sanılan, var diye düşünülen, kuruntuya dayanan …

Mevhum, (Arapça موهوم ).
Vehmedilmiş, asılsız, kuruntuya dayalı.
Vehim, (vehm, arapça وهم ).
Belirsiz fikir ve düşünce.
Gerçekte olmayıp var sanılan, var diye düşünülen,
Kuruntuya dayanan.
Kuruntu, evham, işkil.
Aslı olmayıp evham mahsulü olan.
Manasız ve mübhem korku.
Cüz’i manaların anlaşılmasına yarayan bir idrak kuvveti.
Yanlış ve yersiz düşünce,
Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanmak.
İşkil, evham.
Vesvese.