Eski dilde, göç ettirme, göç etmesine sebep olma, sürme.

Tehcir,
Arapça, (ﺗﻬﺠﻴﺮ)

Eski dilde kullanılmış. Osmanlı döneminde kullanılan tehcir kelimesi arapça bir kelimedir. Arapça tehcir, göç ettirme, göç etmesine sebep olma, sürme,
Hicret, göç etmek’ten türetilmiştir.
Göç ettirme, göçe zorlama.
Yurdundan çıkarma, hicret ettirme, sürme.
Bir topluluğu yurdundan çıkarma, sürgün etme.
Zorla göç ettirme.
Göçe zorlama, göç ettirme. (Arapça)
Tehcir etmek: Göç ettirmek, Göç ettirme.

Eski dilde zorunlu göç …

Tehcir,
(Arapça, نقل) .
Hicret,
Sürme.
Zorunlu göç.
Göç ettirme,
Yurdundan çıkarma,
Göç etmesine sebep olma,

 

Hicret ettirme,
Bir topluluğu yaşadığı yerden göç ettirme,
Tehcir Arapça bir kelime olup hicret sözcüğünden türemektedir

Tehcir;
Bir ülkede ya da bölgedeki insanların bir bölümünün ya da grubunun (az ya da çok) kendi rızaları dışında kanuni otoritelerce sembolik veya siyasal sınırların ötesine, (ülke içinde ve dışında) hareketiyle ortaya çıkan durum, göç.

Göçler oluşum nedenlerine göre; Gönüllü ya da Zorunlu olabilir.
İnsanların içinde bulunduğu standartları yükseltme isteği, eğitim, sağlık, kariyer, iş bulma, kişisel özgürlük ve inançlar, arkadaş, aile, akraba ve aynı kültürdeki insanlarla birlikte olma isteği gönüllü göçleri oluşturur.

Doğal afetler, savaşlar, sosyal hizmetler, temel ihtiyaçlar, işsizlik, dini, siyasi ve etnik baskılar, güvenlik ihtiyacı, baraj ve yol yapımında kamulaştırma etkisiyle zorunlu göçleri oluşturur.

Ayrıca zamanına göre; mevsimlik (geçici) ve sürekli göçler vardır.

Yine mesafesine göre İç göçler (kırdan kente, kırdan kıra, kentten kıra, kentten kente gibi) ve Dış göçler olmak üzere adlandırılır.

Hicri takvimle Rumi takvim arasındaki artık yıl …

Sıvış,
Siviş yıl,


Hicri (Hicret) Takvim,
Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve Ay’ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan takvim sistemi.

Ayın yörüngesi üzerindeki dönüş süresi göz önünde tutularak hesaplanır. Hicri Takvim; Hicri Şemsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır. Kameri yıl, güneş yılına göre her otuz üç yılda, bir yıl kadar geri kalır. Osmanlı devletinde mali işler kameri yıla göre düzenlenince, hazinenin zarara girdiği anlaşıldı. 1925 yılında, Cumhuriyetin ilanı ile miladi takvim kabul edildi. Kameri ve şemsi takvimler yürürlükten kaldırıldı.

Miladi (Milat) Takvim,
Günümüzde Beynelmilel Takvim olarak kullanılan Miladi Takvimin aslı Roma Takvimine dayanmaktadır.
Hicri yıl miladi yıldan ( 365.2422 – 354.367 =) 10.8752 gün daha kısadır.

Hicri yılın miladi yıla çevrilmesi;
Hicri yılı 33’e bölünüz. 1420 : 33 = 43.03 (=43) (A sayısı)
A sayısını hicri yıldan çıkarınız. 1420 – 43 = 1377 (B sayısı)
B sayısını 622 ile toplayınız. 1377 + 622 = 1999

Miladi yılın Hicri yıla çevrilmesi;
Miladi yıldan 621 rakamını çıkarınız. 1999 – 621 = 1378 (A sayısı)
A sayısını 33’e bölünüz. 1378 : 33 = 41.75 (=42) (B sayısı)
A sayısını B sayısı ile toplayınız. 1378 + 42 = 1420

Miladi yılın Rumi yıla, Rumi yılın Miladi yıla çevrilmesi;
1 Kanunusani (Ocak) 1334 = 1 Kanunusani (Ocak) 1918 olarak yılbaşı eşitlenmiştir.
Bu tarihten önceki tarihlerin hesaplanmasında yılbaşına dikkat edilmesi gerekmektedir. Rumi Takvim’de yılbaşı mart ayıdır. Miladi Takvim’de ise yılbaşı ocak ayıdır. Hesap yapılırken, Rumi Takvim’de mart ayı 1.ay, ocak ayı 11.ay ve şubat ayı da 12. ay olarak hesaplanır.

a) Rumi 1 Mart 1256 – 15 Şubat 1332 (Miladi 13 Mart 1840 – 28 Şubat 1917) tarihleri arasındaki tarih dönüşümleri için;
1-Miladi tarihin Rumi tarihe çevrilmesi:
Miladi tarih eğer ocak veya şubat aylarında bir tarih ise, yıl kısmından 585 rakamı (diğer aylar için 584 rakamı) çıkarılır. Ay kısmından da 13 rakamı çıkarılır ve Rumi tarih bulunur.

2-Rumi tarihin Miladi tarihe çevrilmesi:
Rumi tarih eğer ocak veya şubat aylarında bir tarih ise, yıl kısmına 585 rakamı (diğer aylar için 584 rakamı) eklenir. Ay kısmına da 13 rakamı eklenir ve Miladi tarih bulunur.

b) Rumi 1 Mart 1333 – 31 Kanunievvel 1341 (Miladi 1 Mart 1917 – 31 Aralık 1925) tarihleri arasındaki tarih dönüşümleri için;
Miladi yıldan 584 rakamı çıkarılırsa Rumi tarih, Rumi yıla 584 rakamı eklenirse Miladi tarih bulunur. Ay ve gün farkı yoktur, isimleri aynıdır.

Hz. Muhammed’in düşmanlarından saklandığı mağaranın adı …

Sevr,
Sevr Mağarası.
Hz. Peygamberin üç gün boyunca saklandığı mağaranın adı.
Hz. Muhammed’in düşmanlarından saklandığı mağaranın adı.
Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında Hz. Ebu Bekir ile birlikte müşriklerden gizlendikleri ve üç gün süreyle kaldıkları mağara. Müşrik, Eski dilde Allah’a ortak kabul eden, şirk işleyen kişi demektir. Allah’tan başkasına ibadet eden kimse.

Sevr Mağarası, Mekke’nin 5 km. güneyinde bulunan 739 m. yükseklikte bir bir dağın zirvesindedir. Hazreti Muhammed’ in Mekke’den kuzeyde bulunan Medine’ye hicreti esnasında Hazreti Ebu Bekir ile saklandığı mağaranın ve dağın adı Sevr’dir. Bu mağaranın önemi o dönemde hicreti önlemek için puta tapanlar bir iz takipçisi kılavuz ile izlerini sürerler. Kılavuz kayadan yontma bu Mağarayı bulur, ancak mağaranın girişinde bir güvercin yuvası ve yeni yumurtlamış iki güvercin ile mağaranın ağzının da örümcek ağı ile kapatıldığını görerek geri dönerler. Bu mücize ile Hicret önlenememiş olur.

Tesadüf bu ya bir yer daha vardır Sevr adlı. I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğunun 1920 yılında çöküşünün imzalandığı, Başkent Paris’in 3 km batısında bulunan Sevr banliyösüdür. Fransa’daki Sevr’de bulunan seramik müzesinde anlaşma imzalanmış ve 433 madde ile ülke Osmanlı tarafından sıfırlanmıştır. Ancak Türk Kurtuluş Savaşı devam etmekteydi ve savaşın galibi yeni Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu M.Kemal Atatürk ve 1923 yılında Lozan’da anlaşmayı imzalayan İsmet İnönü’ dür. Lozan Antlaşması ile İtilaf devletlerinin Osmanlıyı bitiren Sevr Antlaşmasının geçerliliği kaybolmuştur.

Eski dilde zorunlu göç …

GOç
Tehcir, (Arapça, نقل) .
Hicret,
Sürme.
Zorunlu göç.
Göç ettirme,
Yurdundan çıkarma,
Göç etmesine sebep olma,
Hicret ettirme,
Bir topluluğu yaşadığı yerden göç ettirme,
Tehcir Arapça bir kelime olup hicret sözcüğünden türemektedir.

Tehcir; bir ülkede ya da bölgedeki insanların bir bölümünün ya da grubunun (az ya da çok) kendi arzıları dışında kanun otoritelerince sembolik veya siyasal sınırların ötesine, (ülke içinde ve dışında) hareketiyle ortaya çıkan durum, göç.

Göçler oluşum nedenlerine göre; Gönüllü ya da Zorunlu olabilir.
İnsanların içinde bulunduğu standartları yükseltme isteği, eğitim, sağlık, kariyer, iş bulma, kişisel özgürlük ve inançlar, arkadaş, aile, akraba ve aynı kültürdeki insanlarla birlikte olma isteği gönüllü göçleri oluşturur.

Doğal afetler, savaşlar, sosyal hizmetler, temel ihtiyaçlar, işsizlik, dini, siyasi ve etnik baskılar, güvenlik ihtiyacı, baraj ve yol yapımında kamulaştırma etkisiyle zorunlu göçleri oluşturur.

Ayrıca zamanına göre; mevsimlik (geçici) ve sürekli göçler vardır. Yine mesafesine göre İç göçler (kırdan kente, kırdan kıra, kentten kıra, kentten kente gibi) ve Dış göçler (ülke dışına yapılan) olmak üzere adlandırılır.