Sardalya yavrusu…

Papalina,
Çaça (Sprattus sprattus),
Çaça balığı.
Acıçaça.
Sardalya yavrusu.

Sardalye balığının yavrusu.
Rumca: papalina.
İngilizce: skullcap, coif
Ege ve Ayvalık yöresinde halk ağzında, sardalya yavrusuna çaça balığı dennir.
Sıcak ve ılık deniz balığı.
Acıçaça da denilen bir balık.
Özellikle Ayvalık yöresine özgü Acıçaça’ da denilen bir balık.
Sardalye yavrusu.

Papalia, ringayı andıran küçük bir deniz balığıdır. Avrupa sularında yaşar, gümüşi pulları ve açık gri renkte eti vardır. Papalina balığı hamsiye benzeyen fakat hamsi kadar lezzetli olmayan bir balık türüdür. Papalina balığı, gümüşi renkte olan ve gri renkte ete sahip olan bir balıktır. Papalina balığı sert ve pulları olan bir balıktır. Bu balık çeşidi hamsiye çok benzediği için hamsiden ayırt etmek oldukça zor olmaktadır. Papalina balığının rengi ve kafası hamsi balığı ile bire bir aynı olmaktadır.

Cunda adasında mutlaka yemek gerekir. Papa balıkları yağlı bir balık olmakla birlikte E vitamini bakımından zengin sayılmaktadır. Bu balıklar çeşitli şekillerde tüketilebilmektedir.

Vonoz:
Rumca: vonoz.
Kolyoz, uskumru, sardalya vb. balıkların ufağı.

Dünyada sadece Beyşehir Gölü’nde yaşayan ve nesli tükenen hamsiye benzer balık …

Gökçe,
Göğçe,
Gökçe balığı,
Göğçe balığı.
(Alburnus akili)

 

Dünyada sadece Beyşehir Gölü’nde yaşayan ve nesli tükenen hamsiye benzer balık. Dünya üzerinde sadece Konya’nın Beyşehir Gölü’nde yaşamış olan göğce balığının nesli ise uzmanlara göre tamamen tükendi.
Alburnus akili, Kemikli balıklardan olup, sazangiller (Cyprinidae) familyasındandır. Sadece Türkiye’nin Beyşehir Gölü’nde yaşayan ve bugün soyu tümüyle tükendiği kabul edilen bir balık türüdir. Aşırı şekilde avlanmıştır.
Ayrıca, Beyşehir Gölü’ne 1955 yılında sudak adlı etobur balığın atılmasıyla Gökçe balığının sayısı da gittikçe azalmış 1998 yılından sonra da görülmemiştir.

Oldukça meraklı, kendini diğer balıklardan üstün gören bir yapıya sahip bir balıktı. Boyu 25 cm olabilen, eti lezzetli bir balık türüydü. Vücudu füze şeklinde, ağız üst durumlu, alt çene daha uzun ve anüs yüzgeçleri uzundu. Kuyruk yüzgeci çatallı ve lopların ucu sivriydi. Renk sırtta koyu gri, yanda ve karında gümüşi beyazdı. Gökçe balığı küçük gözlü fanyalı ağ, Iğrıp ile avlanırdı.

Gümüş balığının küçüğü…

İlarya, (Rumca)
Afis, (Rumca)
Gümüş balığının küçüğü.

Gümüşbalığı,
Aterina.
Fr. Atherine,
İng. Silver atherine.

 

Familyası:
Gümüşbalığıgiller (Atherinidae).

Yaşadığı yerler:
Atlantik, Akdeniz, Karadeniz, Marmara’da ve tatlı sularda yaşayan türleri vardır.

Özellikleri:
Hamsi iriliğinde, yanları parlak ve gümüş rengi şeritleri bulunan, iri gözlü, eti lezzetli bir balık.

Çeşitleri: 150 kadar türü vardır.
Gümüşbalığı (A.prestyter), Çamuka (A.hepsetum), Kaliforniya gümüşbalığı (Atherinopsis californiensis), dere gümüşbalığı (Labidesthes sicculus) en bilinen çeşitleridir.

Gümüş balığının küçüğüne Afis, İlarya denmektedir.

Taban suyunun yüzeye kadar yükseldiği gür ve sık bataklık ormanlarına verilen ad …

Longoz,
Rumca, longoz.
Subasar Ormanı.
İng. deeps,

Taban suyunun yüzeye kadar yükseldiği gür ve sık bataklık ormanlarına verilen ad.
Denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistem

Longoz ormanları nadir rastlanan ekosistemlerdir.
Deniz veya ırmaklarda birdenbire derinleşen yer.
Hamsi veya küçük boylu balıkların soğuk sularda yattıkları çukurlar.

Longoz, denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistemdir. Longoz ormanları nadir rastlanan ekosistemlerdir. Bu ekosistemin devamlılığı için en temel koşul, bol suyun devamlı var olmasıdır.

Türkiye’de İğneada (Kırklareli), Acarlar (Sakarya), Karacabey (Bursa) ve Sarıkum (Sinop) longoz ormanları ile Kızılırmak Deltasında (Samsun) longoz niteliğine sahip ormanlardan çok küçük kalıntıları kalmıştır.

Antik Roma döneminde yemeklerde kullanılan bir tür balık sosu…

Garum,
Antik Roma uygarlığında yaygın olarak kullanılan fermente bir balık sosudur.
Antik Roma döneminde yemeklerde kullanılan bir tür balık sosu.
Genel olarak yemeklerde kullanılmasının yanına ilaç olarak veya kozmetik amaçlı da kullanılmıştır.
Afrodizyak etkisi olduğuna inanılır.

Sardalye, hamsi, tekir gibi küçük balıklar bütün olarak, uskumru, torik, müren gibi büyük balıklarının iç organları büyükçe bir kapta tuzlu su ve bazı baharatlı otlarla karıştırılarak fermente için güneşe bırakılıp çürütülür.

 

Eskiden tuz, çok pahalı olduğundan tuz yerine deniz suyu da kullanılırmış. Şarap, sirke, karabiber, yağ ve su gibi katkılarda kullanılır.

Antik çağlardan beri Garum, Ançuez ve Mazmoz (Balık yemi) kullanılırmış. Bu üçlemede küçük balıklar kullanılıyor. Özellikle sardalya ve hamsi ile küçük gümüş balıkları, istavrit ve tekirler. Konserveleşme, turşulaşma ve fermente özelliklerine sahip ürünlerdir ve ağır kokuları ile ünlüdürler.

Antik dönemde garum ile bal, baharatlar ve keçiboynuzu tozu karıştırılarak küçük haplar şeklinde güneşte kurutulurmuş. Kuruyunca afrodizyak olarak kullanılırmış. Ayrıca sirke ile karıştırılıp yaralara ilaç olarak sürülürmüş.

Ançuez,
Ançuez sosu,
Sardalya, hamsi gibi küçük balıkların bol tuz ile en az bir-üç ay bekletilmesiyle yapılan bir çeşit balık turşusudur. Yenmeden önce bol suda bekletilip, zeytinyağı, tane karabiber ve limon ile çeşnilendirilir. Sos haline getirmek için sirke, sarımsak, tereyağı, zeytinyağı, krema, maydanoz, biberiye, nane, kapari, biberin her türlüsü, yumurtanın sarısı, mayonez, limon, hardal, salça, beyaz şarap, yoğurt, peynir, yeşil zeytin gibi malzemelerle ezilip karıştırılarak ançuez sosları hazırlanır.

Mazmoz,
Mazmuz,
Balık yemidir.

Bir nevi silaj’dır.
Oldukça kötü ve ağır kokan bir yem.

Sardalye, istavrit, hamsi gibi küçük ve yağlı balıklarla büyük balıkların bağırsakları ve pislikleri bir teneke içinde güneş altında tutularak bir iki gün kokuşması sağlanır.

Bu kokuşmuş mazmoz ince delikli bir file içine taş gibi bir ağırlık konarak avlanılacak suya yavaşça bırakılır, ve balıkların oltaya gelmesi beklenir.

Denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistem …

Longoz,
Rumca, longoz.

Subasar Ormanı.
İng. deeps,

Longoz ormanları nadir rastlanan ekosistemlerdir.
Deniz veya ırmaklarda birdenbire derinleşen yer.
Hamsi veya küçük boylu balıkların soğuk sularda yattıkları çukurlar.

Longoz, denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistemdir. Longoz ormanları nadir rastlanan ekosistemlerdir. Bu ekosistemin devamlılığı için en temel koşul, bol suyun devamlı var olmasıdır.

Türkiye’de İğneada (Kırklareli), Acarlar (Sakarya), Karacabey (Bursa) ve Sarıkum (Sinop) longoz ormanları ile Kızılırmak Deltasında (Samsun) longoz niteliğine sahip ormanlardan çok küçük kalıntıları kalmıştır.

Su, getirdiği kil ve organik materyal ile bu sahaların topraklarını mineral ve organik materyal yönünden zenginleştirir. Bu sucul ormanlar yağmur ormanları gibi gürdür. Bununla birlikte, yağmur ormanları gibi sadece yağışa ve hava nemine değil, daha çok ‘taban suyu’na bağımlıdır. Bu özellikleri ile tropikal bölgelerin ‘mangrove’ ormanlarına benzer.

Kış ve ilkbahar mevsiminde sular altında olan longozlarda, yaz ve sonbaharda ise su kısmen çekilir. Tropikal ormanlara benzeyen longozlar taban su seviyeleri düştüğü zaman, kısa sürede longoz ekosistemi özelliklerini kaybeder. Bu ekosistemin devamlılığı için en temel koşul, bol suyun devamlı var olmasıdır.

Longoz ormanlarını tercih eden canlı türleri ise; dişbudak, kızılağaç gibi ağaç türleri, göl soğanı, su menekşesi gibi bitkiler, kara leylek, balıkçıl gibi kuşlardır. Nadir rastlanan ekosistemler olan Longoz ormanları, Türkiye’de İğneada (Kırklareli), Acarlar (Sakarya) ve Sarıkum (Sinop) da bulunur. Bunların yanında Kızılırmak Deltası’nda da (Samsun) longoz niteliğine sahip ormanların kalıntıları görülmektedir.

Bu ekosistemin devamlılığı için en temel koşul, bol suyun devamlı var olmasıdır. Longoz, denize doğru akan derelerin getirdiği kumların birikerek kıyıda set oluşturması ve dere ağzını kapatması sonucu akarsuyun biriktiği yerde oluşan bir özel ekosistemdir. Yalnızca belirli ağaç (örneğin, dişbudak, kızılağaç, vs), bitki (örneğin, göl soğanı, su menekşesi, vs) ve kuş (örneğin, kara leylek, balıkçıl, vs) türleri bu yaşam ortamını tercih ederler. Longozlar dünyada sadece Amazon, Afrika Kongo Havzası ve İğneada’da bulunuyor.

İğneada longozunda 670 çeşit bitki, 668 çeşit özel yabani hayvan türü ve bölgede konaklayan veya yaşayan 184 kuş türü var. Yalnızca belirli ağaç (dişbudak, kızılağaç, vs), bitki (göl soğanı, su menekşesi, vs) ve kuş (kara leylek, balıkçıl, vs) türleri bu yaşam ortamını tercih ederler. Su, getirdiği kil ve organik materyal ile bu sahaların topraklarını mineral ve organik materyal yönünden zenginleştirir. Bu sucul ormanlar yağmur ormanları gibi gürdür. Tropikal bölgelerin mangrove ormanlarına benzer.

1 2