Saydam veya dönük vernik …

Sır,
Saydam veya dönük vernik.
Arapça sirr, sır, (ﺳﺮّ)
İngilizce, Glaze,
Fransızca, Glaçure,
Almanca, Glasur,
Yapısı kimyasal olarak cama benzeyen, camsı yüzey örtü.
Bazı nesnelere parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızmalarını önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik.
Bazı malzemeleri korumak, yüzüne parlaklık kazandırmak için kullanılan ve ısıtılıp eritildiğinde sıvanabilme özelliği kazanabilen madde.
Çanak, çömlek, testi, küp gibi toprak kaplara parlaklık vermek, dış etkilerden korumak, sızıntıları önlemek gibi amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik.
Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.
Aynanın arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince metal tabaka.

Sır kelimesinin başka anlamları;
Cila,
Hafif esen dondurucu yel.
Tanrı.
Sığır.
Sır,
Gizlilik.
Gizli hakikat.
Bilinmesi, duyulması, açığa vurulması istenmeyen, gizli tutulan şey.
Sıvıların üstünde oluşan ince katman (Kars ve yörelerinde)
Göl, dere vb. suların yüzeyinde oluşan ince buz katmanı.
Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey.
Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem
Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı.
Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem.
Gizli gerçek, gizem.
Şiddetli ateş veya soğuk.
El ayasında ve alında olan hatlar.
Cima etmek.
Zikir.

Gizli tutulan şey …

Raz,
Farsça, (راز )
Gizli sır, saklı şey.
Sır,
Gizem,
Gizli tutulan şey.

Sır,
İngilizce: mystery,
Fransızca: mystere,
Almanca: Mysterium, Geheimnis,
Yunanca mysterion
Duyuları aşan; usumuzun doğal durumunda, varoluşu ve özü bize kapalı, saklı kalan şey.
Doğaüstü inanç doğruları.

Raz ayrıca;
Farsça, Mimar
Marangozların işini tanzim eden anlamındadır.

Bedene egemen olma yoluyla ruhsal yaşama da egemen olunabileceğine inanan Hint çileciliği…

NagaSadhu
Fakirizim, (Fr. fakirisme).
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.Bedene eziyeti ruhun kurtulması için gerekli gören Hint çileciliği,

Yoga, (Sanskrit, Pali) Sanskrit “yuj” kelimesinden türemiştir. “Kavuşma”, “biraraya gelme”, “birlik”, “karşılaşma” ve “yöntem” olarak çevrilebilir. Yoga uygulayan veya yoga felsefesini takip eden kişiye yogi ya da yogini adı verilir.

Bedene egemen olma yoluyla Tanrıyı bilme ve Tanrıya ulaşma. Hint’ li düşünür Pantacali tarafından MÖ I.yy.da sistemleştirilen Yoga tüm gizemciliklerde olduğu gibi , yaşamaktan vazgeçip tanrıyı seyretmeyi amaçlayan idealist bir öğretidir. Aynı zamanda, bedene ve dolayısıyla ruha egemen olma yöntemini de dile getirir. Bütün gizemciliklerde olduğu gibi maddi varlıktan sıyrılan bir kendinden geçiştir.

Bir çeşit Çilecilik olan Yoga, Hinduizmin altı büyük öğretisinden biridir. Brahmanizm ile Budizmi geniş ölçüde etkilemiştir. İlkeleri Yoga-Sutra adlı kitapta açıkanmıştır. Kalp Atışlarını durduracak, soluğunu dakikalarca tutabilecek kadar bedenine egemen olmak için 8 ilke saptanmıştır. İlkin ahlaki yönden kendini tutmayı öğrenen bu skiz ilke sonunda Yogi (Yogin: Yoga yapan)’ı tam bir mistik ruhsal durum içinde kendinden tümüyle vazgeçip tanrılık güçle birleşmeye ulaştırır. Bu, bir çeşit Nirvana (kendinden geçip yokoluş) durumudur. Yogi, gizemciliğin düşünsel olarak gerçekleştirdiğini bedensel olarak da gerçekleştirir. Bireysel varlığı yok edip içinde bulunduğunu varsaydığı tüm varlığa ulaşır. Duyu, düşünce, soluk alma, kalp işleyişi gibi fizik ve psişik bütün yetiler’iyle ilgisini keserek fenomenolojik anlamda dünyalılardan sıyrılıp tümvarlık olarak gerçekleşir. Fizik ve psişik yetilerini kullanarak mutlu olamayanların bunlardan vazgeçme yoluyla mutlu olma dileklerini dile getiren Yoga, Hint Çileciliği’ nin ve Fakirizm’ inin sistemleştirilmişidir.

Hinduizmde, mistik, çileci; yoga uygulayan avare münzeviler için Sadu deyimi genel olarak kullanılır. Sadular sadece, meditasyon yoluyla moksha’ya (özgürlüğe) erişmeye ve tanrıyı düşünmeye adanmıştır. Sadular sıklıkla vazgeçişi sembolize eden okre renk kıyafetleri tercih ederler. Kadın olanlarına sadvhi denir.