Toplardamar genişlemesi …

Varis,
Fransızca varice.
İngilizce: varicosis, varix
Latin: varix
Alaybozan,
Ordubozan,
Toplardamar genişlemesi.
Toplardamar genişlemesi, ordubozan.

Bir veya daha fazla toplardamar, atardamar veya lenf damarı duvarında torba veya kese biçiminde yerel genişleme göstermesi, variks, varikosite.
Kıvrıntılar gösteren genişlemiş toplardamar.
Kıvrımlı, genişlemiş toplar, atar veya lenf damarları.
Toplardamarların genişlemesi, uzaması veya herhangi bir nedenden dolayı tıkanması birer hastalık sebebi olarak sıralanabilir.

Tıkanma;
Pıhtı veya iltihap gibi nedenlerden oluşabildiği (tromboflebit hastalığı) gibi, ur gibi bir oluşumla dışardan bir baskı nedeniyle de görülebilir.

Genişleme ve uzama;
Bacak, yemek borusu, erkekte üreme kordonu ve makattaki toplar damarlarda oluşabilir. Bunlara genelce varis denmektedir. Ayrıca toplardamarların içerisinde kanın geriye kaçmasını önleyen kapakçıklar bulunmaktadır.

Arapça Varis kelimesinin diğer anlamları;
Vekil, kefil.
Mirasçı.
Kendisine miras düşen.
Mirasa konan.

Anüs ve rektumda görülen toplardamar varisi …

Basur,
Mayasıl,
Hemoroit,
Hemoroid,
Hemorrhoids,
Fransızca hemorroide
İngilizce: hemorrhoid
Anüs ve rektum da görülen toplardamar varisi.
Anüs (makat) bölgesindeki toplardamarlann varis gibi genişlemesidir.
Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis,
Hemoroid, basur,

Halk arasında basur olarak bilinen hemoroid hastalığı, makat civarındaki toplar damarların genişlemesi sonucu meydana gelen hastalıktır. Toplar damarlardaki bu genişleme şişlik, kaşıntı, ağrı ve kanamaya neden olabilir.

Konglomera, Bir firmanın çok çeşitli mallar üreten kuruluşlarla birleşerek büyümesi ve genişlemesi …

Konglomera,
Conglomerate,
Fransızca conglomerat,
Yığışım.
Çakıl kayaç.
Bir firmanın çok çeşitli mallar üreten kuruluşlarla birleşerek büyümesi ve genişlemesi.

Konglomera’nın esas anlamı;
Konglomera, kum ve çakılların basınçla birleşmesi ve zaman içinde sertleşmesi sonucu oluşan kütlelerdir.
Molozların çimento durumuna dönüşmesiyle oluşan kütle.

Konglomera, çapı 2 mm’den daha büyük kayaç türüdür.
Granüller, çakıl taşları ve kayaçlar, köşeli çakıl boyutlarındaki yuvarlatılmış önemli bir fraksiyondan oluşan kaba taneli bir kırıntılı tortul kayaçtır. Çakılların konsolidasyonu ve çapı 1 cm olan konglomera sıvılaşması ile konglomeralar oluşur. Konglomeralar tipik olarak daha ince taneli tortul içerir, örneğin, kum, silt, kil veya bunların kombinasyonu, jeologlar tarafından matris olarak adlandırılır, boşluklarını doldurur ve genellikle kalsiyum karbonat, demir oksit, silika veya sertleştirilmiş kil ile çimentolaşır.

Para arzının ekonomideki etkinlik düzeyini belirlediğini savunan iktisat okulu …

Monetarizm,

Klasik makro iktisadın modern bir versiyonu olan Monetarizm, nominal (parasal değerlerle ifade edilen) milli gelir düzeyi­nin belirlenmesinde ve değişmesinde para­sal faktörlerin önemini vurgulayan doktriner bir yaklaşımdır.

Monetarizm iktisadi politika uygulamalarında para arzını önemli bir araç olarak gören bir iktisadi öğretidir. Monetaristler’ e göre para arzı hiçbir zaman mal ve hizmet arzından fazla olmamalıdır.

Monetaristler’ in en ünlülerinden biri Chicago Üniversitesi’nde bir akademisyen olan Amerikalı iktisatçı Milton Friedman, 1976 Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanmıştır.

Friedman’ a gore eğer hükümet ekonomiyi serbest bırakır ve Merkez Bankası para arzını kontrol ederse enflasyon azalır, yeni yatırımlar teşvik edilir, ekonomik gelişme sağlanır ve işsizlik önemli ölçüde azaltılır. Başka bir deyişle para arzı bir ekonomide üretim, istihdam ve işsizlik üzerinde doğrudan etkili olup para politikası araçları içinde en etkili olanıdır. Fakat Friedman son zamanlarda Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada fikrini değiştirdiğini, para arzının hedef alınmasının başarılı olmayabileceğini söylemiştir.

Klasik iktisat ve monetarizm arasındaki bu iki temel farklılığa rağmen her iki teori de enflasyonun en önemli kaynağının para arzındaki artışlar olduğunu kabul etmektedir. Monetaristlere göre enflasyonu kontrol altına almak için en etkin araç para politikasıdır. Para arzındaki değişmeler, para talebinden bağımsız bir şekilde para otoritesince belirlenir. Ancak para otoritesinin bu gücünün sık sık değişen para artış hızları şeklinde uygulanması istikrar değil, istikrarsızlık getirir. Monetaristler, bu istikrarsızlıkları önlemek için para arzının belirli bir oranda ve ekonomideki gelişmelerle orantılı olarak kademeli bir şekilde artırılmasını önermektedir.

Serbest piyasa ekonomisinin önde gelen ismi ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Milton Friedman, (d. 31 Temmuz 1912, Brooklyn – ö. 16 Kasım 2006 San Francisco), 94 yaşında hayatını kaybetti. 1980′ li yıllarda popüler hale gelen monetarist (parasalcı) görüşleriyle Margaret Thatcher ve Ronald Reagan’ın uyguladıkları politikaları büyük ölçüde etkileyen Amerikalı ünlü ekonomist, ABD başkanlarından Nixon, Ford ve Reagan’a da danışmanlık yaptı.

1976 yılında “Paranın Miktar Teorisi üzerine çalışmalar” adlı kitabında Monetarizmin temel ilkelerini ortaya koymuştur. Amerika’daki Devlet okullarında öğrencilere ücretsiz öğle yemeği verilmesi tartışmaları sırasında söylediği “There is no such thing as a Free Lunch” (Bedava öğle yemeği diye bir şey yoktur) sözü monetarist ekonomi’ye inananların ana tartışma ekseni oldu. Milton Friedman kendisine Nobel Ekonomi Ödülü verilirken yaptığı konuşmada “enflasyon her zaman ve her yerde parasal bir olgu olmuştur” sözüyle parasal genişleme – enflasyon arasındaki sıkı ilişkiye vurgu yapmıştır.

Monetarizm,

Yayılma, genişleme …

imbisat

İmbisat,
Osmanlıca, İnbisat,
İng. expansion
Alm. ausdehnung
Fr.dilatation
Yayılma,
Genişleme,
Genleşme.
Açılma,
Isı ya da dönüşüm nedenleriyle, bir özdeğin oylumunda oluşan genişleme.
Isıtılan özdeklerde görülen oylumsal büyüme.
Sıcaklığın veya dış basıncın değişmesine bağlı olarak bir cismin boyutlarının büyümesi.
Açık yüzlü olma.
Şâd, mesrur ve mahzuz olma.
Gönül açıklığı.
Kalb ferahlığı.
Sıcaklığın etkisiyle madeni cisimlerin enine, boyuna büyüyüp uzaması.

Yayılmak işi ise intişar’ dır.