Eski dilde zorunlu göç …

Tehcir,
(Arapça, نقل) .
Hicret,
Sürme.
Zorunlu göç.
Göç ettirme,
Yurdundan çıkarma,
Göç etmesine sebep olma,

 

Hicret ettirme,
Bir topluluğu yaşadığı yerden göç ettirme,
Tehcir Arapça bir kelime olup hicret sözcüğünden türemektedir

Tehcir;
Bir ülkede ya da bölgedeki insanların bir bölümünün ya da grubunun (az ya da çok) kendi rızaları dışında kanuni otoritelerce sembolik veya siyasal sınırların ötesine, (ülke içinde ve dışında) hareketiyle ortaya çıkan durum, göç.

Göçler oluşum nedenlerine göre; Gönüllü ya da Zorunlu olabilir.
İnsanların içinde bulunduğu standartları yükseltme isteği, eğitim, sağlık, kariyer, iş bulma, kişisel özgürlük ve inançlar, arkadaş, aile, akraba ve aynı kültürdeki insanlarla birlikte olma isteği gönüllü göçleri oluşturur.

Doğal afetler, savaşlar, sosyal hizmetler, temel ihtiyaçlar, işsizlik, dini, siyasi ve etnik baskılar, güvenlik ihtiyacı, baraj ve yol yapımında kamulaştırma etkisiyle zorunlu göçleri oluşturur.

Ayrıca zamanına göre; mevsimlik (geçici) ve sürekli göçler vardır.

Yine mesafesine göre İç göçler (kırdan kente, kırdan kıra, kentten kıra, kentten kente gibi) ve Dış göçler olmak üzere adlandırılır.

Tarımbilim …


Agronomi,
Agronomy,
Agronomics
Agriculture science,

Yetiştirilen bitkilerle, üretim tekniklerini, tarımın uygulanma kurallarını araştıran bilim.
Gıda, lif ve yenilenebilir doğal kaynakların pazarlanması, işlenmesi ve üretimi.
Tarım bilimi, tarımın uygulanmasında ve anlaşılmasında kullanılan doğal, ekonomik ve sosyal bilimlerin bir bölümünü kapsayan, geniş bir biyoloji alanıdır. Tarım ile ilgili yeni teknolojilerin ve bilimsel ilkelerin uygulanması.

Yetiştirilen tarımsal bitkilerini, üretim tekniklerini ve tarımın uygulanma kurallarını araştıran tarım bilimi. Ayrıca: ürün rotasyonu, sulama, drenaj, bitki ıslahı, bitki fizyolojisi, toprak sınıflandırılması ve verimliliği, yabancı ot böcek ve haşere kontrolleri gibi konularla da ilgilenmektedir.

Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi ilk başta beş ülke arasında, sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan antlaşma …


Schengen,
Schengen Antlaşması,
Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi ilk başta beş ülke arasında imzalanmış. Daha sonra üye ülke sayısı 26’ya çıkmıştır. Sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan bir antlaşmadır. (Şengen)
Avrupa Ekonomik Topluluğu üyesi beş ülke arasında, sınır kapılarındaki polis ve gümrük kontrollerini bütünüyle ortadan kaldırmayı amaçlayan antlaşmadır.

Yaklaşık olarak 4.312.099 km2′ lik alanı kaplayan Schengen anlaşması ile oluşturulan Schengen bölgesi, 01.04.2019 itibariyle 26 Avrupa ülkesi için geçerlidir.

Schengen ülkeleri:
Almanya, Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti,

Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İzlanda, İtalya, İspanya, İsveç, İsviçre, Litvanya, Lihtenştayn, Letonya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan.

14 Haziran 1985 tarihinde beş Avrupa ülkesi arasında imzalanmıştır. Batı Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’dan oluşan üç Benelüks (Benelux) ülkesidir. Benelüks, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un coğrafî olarak birlikteliğini anlatan, politik ve resmi bir iş birliği temeline oturan birliktir.

19 Haziran 1990 yılında imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur. Anlaşmalar, Fransa, Almanya ve Lüksemburg sınırlarının kesiştiği yer olan Lüksemburg’un Schengen adlı kasabasında imzalanmıştır.

İkinci Schengen anlaşması Moselle Nehrinin ortasında Prenses Marie-Astrid isimli bir teknede imzalanmıştır. Anlaşma, ancak 26 Mart 1995 tarihinde devreye girmiş ve bu sürede Portekiz ve İspanya da anlaşmaya ortak olmuşlardır.

2008 yılında Monako, Norveç, İzlanda ve İsviçre bu anlaşmaya dahil olmuştur. Uzun mücadelelerden sonra Liechtenstein, 2011 yılı sonu itibarıyla Schengen bölgesine katılmıştır.

Schengen bölgesine ve anlaşmasına dahil olması planlanmış Ülkeler;
Bulgaristan
Romanya
Kıbrıs Cumhuriyeti
Hırvatistan

İntihar eden, kendini öldüren (kimse).

Müntehir,
(Arapça, منتحر),
İntihar,
İntihar eden, kendini öldüren (kimse).
Müntehir, Kendini öldüren, intihar eden,
İntihar eden, canına kıyan,
Nahr kelimesinden müntehirin:
İntihar eden, kendini öldüren.

İntihar,
Bir kimsenin, ruhsal ve toplumsal nedenlerle, yaşamına kendi eliyle son vermesi, kendini öldürmesi.

İntihar için gerekli etkenlerden en başta gelenleri ruhsal hastalıklar, bağımlılık, depresyon, çift kutuplu psikoz, şizofreni ve alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı bulunuyor. İntiharın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerekir. Ölüm kararlarının çoğu, olayların nasıl yorumlandığına bağlıdır. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan araştırmalar, intiharların % 90′ nından fazlasının böyle hastalıklarla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Dünyada 40 saniyede 1 kişi intihar ederek ölüyor.

Ekonomik alanda kendi kendine yeterli olmaya yönelen bir ülkenin rejimi …

otarsi

Otarsi, (Fr. autarcie).
Otarşi (İng. autarchy, autarky).

Autarchia.
Özerklik, Özerk Belediye.
İngilizce (Selfgovernment).

Ekonomik alanda kendi kendine yeterli olmaya yönelen bir ülkenin rejimidir.
Bir ülkede ekonomik alandaki gereksinimleri kendi kendine karşılamaya yönelen tutumdur. Bir devletin, ekonomik hayatında kendi kendine yeterli olmaya yönelmesi halidir.
Bir ülke veya grubunun izlediği ekonomik bakımdan kendi kendine yeterlilik politikasıdır. Kendi kendine yeterlilik kavramıdır.

Ekonomik olarak kendine yeterlilik prensibine dayanır. Genellikle uluslararası ticarete kapalı bir ekonomiyi belirtmek için bir ticaret modeli olarak kullanılır. Bu bağlamda ticaret olmadığı için hakim fiyatlar uygulayıcı tarafından tanımlanır. Uluslararası ticarete açık olmadığından farklı ülkelerdeki fiyatlarla bir karşılaştırılma yapılamaz. Bu politikayı uygulayan ülke ile diğer ülkeler arasında bir ekonomik izolasyon vardır. Korumacı önlemler uygulanarak ekonomik olarak kendine yeterliliğe ulaşmak için ithalatı azaltan bir ekonomik politika stratejisi uygulanır. Bu sistemle uygulanan otarşik politikalar Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasında uluslararası sahneye çıkmış ve hakim olmuştur.

Tarihte bu politikayı, İtalya hükümeti Faşizm döneminde kusursuzca uygulamıştır. Savaş sırasında Nazi Almanyasında ve II.Dünya savaşı sırasında Arnavutluk’ta tatbik edilmiştir. Son yıllarda eski Sovyet bloku ve Çin gibi birçok ülkede de kısmen uygulanmıştır. Ancak Dünya Ticaret Örgütü uluslararası ticaretin gelişmesinin önünü açmasıyla bu tür tecrit politikaları terk edilmiştir.

İkinci Dünya Savaşının sonunda, bu politika Uluslararası Para Fonu ve Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının oluşturulmasıyla sanayileşmiş ülkelerin çoğu tarafından terk edilmiştir. Bireysel özgürlük ilkesini koruyan bir siyasal felsefe olan otarsi zorunlu hükümeti reddeder. Bu politikaya siyasi taassuptan dolayı kısaca özerklik demektir.

1 2