Eski dönemlerde çok fazla kullanılan alçak, soysuz, aşağılık anlamında kullanılan bir sözcük …

Pespaye,
İngilizce, vulgar.
Farsça, pespaye; pest ve paye kelimelerinden üretilmiş.
Alçak, soysuz, aşağılık
Aşağılık, bayağı, adi, soysuz.
Döküntü,
Alçak,
Soyu bozuk,
Adi.
Alçak, soysuz, aşağılık
Aşağılık, Soysuz, Alçak
Alçak, aşağılık, bayağı, soysuz
Hakim görgüsüzlük durumları için kullanılabilir.
Eski dönemlerde çok fazla kullanılan ancak hala günümüzde de değerlendirilen kelimelerden biri pespaye’dir.

Terlemekten ya da sıcaktan vücutta görülen küçük pembe kabartılar …


İsilik,
Isırgın,
Miliyer,
Miliaria,

Terlemekten veya sıcaktan vücutta meydana gelen küçük pembe kabartılar, ısırgın. İsilik tıp dilinde, “miliaria” olarak adlandırılır.
İsilik, gözenek ismiyle de bilinen ciltteki ter bezi kanallarının tıkanmasıyla oluşan cilt döküntüsüdür.

İsilik belirtileri yüzeysel kırmızı kabarcıklardan ve/veya derin kırmızı yığın şekline kadar değişiklik gösteren deri döküntüsüdür. İsiliklerin bazı çeşitleri çok yoğun bir şekilde kaşıntıya ve karıncalanmaya neden olabilir.

Bebeğin yüzünde; alın, yanaklar, gözkapakları ve burunda oluşur. Ayrıca, vücudun kıvrım bölgelerinde, bez nedeniyle bel ve göbek bölgelerinde de sıkça rastlamak mümkündür. Önlemi alınmadığında vücudun heryerini kaplayabilir. Kızarık, kabarcık ve döküntülerden oluşan isilik, birkaç gün ya da haftalarca sürebilir.

Kasıklar, koltuk altları, boyun ve ense, kulak arkası, parmak arası gibi derinin ince olduğu bölgelerden başlar. Bu bölgeler dar ya da kalın giyisiler nedeniyle daha çok terlemekte ve uzun süre nemli kalmaktadır. Bu durumda da isilik çıkmaktadır. Önlem olarak bol nemlendirici kullanılmalı ve pamuklu giysiler giiyilmelidir. En çok bebeklerde görülen bu durumlarda ateşli bir hastalık geçirdiğinde ya da ateşi düştükten sonra da isilik ortaya çıkar. Çeşitli mantar vakaları da isiliğe ve döküntüye neden olabilir. Egzama ya da cild de döküntü varsa mutlaka doktora görünülmelidir.

Uganda’nın ormanlarındaki maymunlarda görülen bir virüs çeşidi…

zikaaa

Zika,
Zika virüsü.
1947 yılında Uganda’nın Zika ormanlarında yaşayan maymunlarda görülmüştür. Zika virüsü, 2015 yılında Aedes cinsi sivrisinekler yoluyla yayılarak, Brezilya’da ortaya çıkarak gündeme oturmuştur. Hamile kadınlara sivrisinekler tarafından bulaştırılan bu virüs yeni doğan bebeklerde mikrosefali (küçük kafa yapısı) şeklinde bir hastalığa neden olduğunu araştırmalar göstermiştir.
Güney Amerika’da binlerce bebeğin beyinlerine hasar veren bu hastalık ölümle suçlanmaktadır.

Zika virüsü, çok hızlı yayılarak özellikle bebeklerin küçük beyinle doğmasına neden olmaktadır. Mikrosefali hastalığı olarak bilinir. Hafif ateş, döküntü, kas ağrısı ve göz kızarması gibi belirtileri olan virüsün bu etkileri 1 haftadan daha fazla etkilemiyor. Şu ana kadar kesin bir tedavisi ya da aşısı bulunmayan virüsün periyodik olarak salgına neden olduğu belirtiliyor.

Uganda, Tropikal Afrika, Güneydoğu Asya, Pasifik Adaları, Orta ve Güney Amerika’da görülmektedir. Bu hastalığın özgün bir tedavisi bulunmadığı gibi önleyici bir aşısı da yoktur. Enfeksiyondan korunmak için hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisinek ısırıklarından korunmak esastır.