Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu…

Ferik,
(Firik),
Piliç,
Dişi piliç.
Dişi hindi.
Dişi keklik.
Küçük, genç tavuk; piliç.
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu; piliç.
Yumurtlamaya yeni başlayan tavuk.

Civcivin tüylenmesini tamamlayıp kanat çırptığında sınırlı da olsa hafiften havalanabilir hale geldiği, hızlı büyüdüğü, tüylerinin onu korur bir hal aldığı, civcivlikten olgunlaşmış yani yumurtlayabilir bir hal alacağı yarkalık dönemine kadar süren dönemine ferik denir.

Ferik sözcüğünün başka anlamları:
Buğday başaklarının yeni sertleşmeye başladığı zamanki durumu.
Olgunlaşmaya başlayan tahıl ve çerez olarak yenen tahıl kavurgası.
Yaşını göstermeyen, olduğundan genç görünen (kimse).
Tek çekirdekli kuru tane fasulye.
Bir tür gevrek elma; ferik elması.
Genç, taze, körpe.
Genç kız.
Askerlik,
Korgeneral.
Taze fasulye.
Sarı akrep.
Kuma, ortak
İkinci hanım.

Tavuk yavrusu, civciv…

Naka,
İstanbul’ da Rumeli göçmenleri tarafından civciv için naka sözcüğü kullanılmaktadır.
Civciv,
Cücük,
Tavuk yavrusu, civciv.
Halk Ağzında naka; tavuk yavrusu, civciv.
Kümes hayvanlarının yumurtadan yeni çıkmış yavrusu; cücük.
Tavuk, sülüngiller familyasından evcilleştirilebilir bir kuş türüdür ve genelde çiftliklerde yetiştirilir. Hindistan’ da Asya’ nın güneydoğusundaki kırmızı Hint kuşundan geldiği söylenir. Dünya’ da en fazla bulunan kuş türüdür.

Naka sözcüğünün başka anlamları;
Acemi, meslekte yeni olan (kimse).
Değerli tespih taşı
Deniz filinin dişlerinden yapılan tespih.
Denizfilinin dişlerinden yapılan değerli bir tespih,
Kumdan meydana gelmiş tepe.
Bir yıldızın ismi.
Sivilce,
Dışı deve,
Eskiden, Osmanlı Döneminde; Temiz olma.

Korgeneral…

Ferik,
Korgeneral,
Tümgeneral.
Orgeneral rütbesine eş değer bir Osmanlı askeri rütbesi.
Kara ve hava kuvvetlerinde rütbesi tümgeneralle orgeneral arasında olan general, ferik.
Tümgeneral veya Korgeneral.
Eskiden general, korgeneral, tümgeneral.
Günümüz rütbelerinden Tümgeneral ile Korgeneral rütbeleri arasında bir askeri rütbe.
Tümen (Fırka) kumandanı. Korgeneral.
Birinci ferik,
İkinci ferik,

Osmanlıda Askeri personel ve Subaylar:
Müşir – Mareşal
Ferik-i evvel (Serdar) – Orgeneral
Ferik-Korgeneral
Mirliva-Tümgeneral, Tuğgeneral
Miralay-Albay
Kaymakam-Yarbay
Binbaşı-Binbaşı
Kolağası-Karşılığı Yok
Yüzbaşı-Yüzbaşı
Mülazım-ı evvel-Üsteğmen
Mülazım-ı sani-Teğmen
Çavuş-Çavuş
Onbaşı-Onbaşı
Nefer-Er

Ferik sözcüğünün başka anlamları:
Arapça, ferik, firik, (ﻓﺮﻳﻚ).
Ferik elması.
Gevrek bir elma türü.
Bir tür gevrek elma, ferik elması.
Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç.
Halk dilinde, kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu.
Yumurtlamamış tavuk.
Genç tavuk, piliç.
Dişi piliç.
Dişi hindi.

Yaşını göstermeyen, olduğundan genç görünen (kimse).
Küçük, genç tavuk; piliç.
Ferik, genç, taze.
Genç, taze, körpe.
Piliç, genç kız.
Kuma, ortak.
İkinci hanım.

Keklik yavrusu.
Dişi keklik.
Sarı akrep.
Taze fasulye.
Tek çekirdekli kuru tane fasulye.

Ateşte kavrulup yenen taze buğday taneleri, firik.
Ferik; Buğday tanesinin olgunu, öğütülecek hale gelmiş buğday tanesi.
Buğday başaklarının yeni sertleşmeye başladığı zamanki durumu.
Yumurtlamaya yeni başlayan tavuk.
Olgunlaşmaya başlayan tahıl ve çerez olarak yenen tahıl kavurgası.
Olgunlaşmaya başlayan tahıl (yerel ağızlarda firik).

Uçabilen yabani veya evcil kuş …

Kaz,
Fransızca, oie.
İngilizce, goose.
Latince, Anser
Rusça, gus
Farsça, gaz.
Arapça, kazz, kaz, (ﻗﺰّ).

Uçabilen yabani veya evcil kuş.
Ördekgiller familyasından bazı türlere verilen genel addır.
Uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş.
Kaz, iri ve beyaz veya boz tüylü, ayakları perdeli kuş türlerine verilen ad.
Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş.
Anserinae alt familyasını oluşturan, iri beyaz veya boz, tüylü, ayakları perdeli kuş türleri.
Ördekgiller familyasından, gri ve beyaz tüylü, bitkiyle beslenen, bazı türleri göçebe olan, bâzı türleri ise kümes hayvanı olarak yetiştirilen, perde ayaklı büyük kuş cinsi.

Erkek ve dişisi aynı büyüklüktedir. Erkek ve dişi birbirine benzese de erkekler genellikle dişilerden iridir. Genellikle kuğulardan küçük, ördekten büyüktür. Beslenme şekli kuğu ve ördeklerden farklıdır. Genellikle doğu anadolu bölgesinde bulunur. Özellikle Kars bölgesinde yetiştirilir. Lezzeti ve onunla yapılan yemekler bölgede meşhurdur. Başlıca besinleri otlardır. Fakat böcek, yumuşakça ve küçük omurgalıları yiyen türleri de vardır. Hızlı bir yüzücü olmamasına rağmen suda rahatça yüzer, daldığında uzun zaman su altında kalabilir. Gagaları ile kanatlarını düşmanlarına karşı silah olarak kullanır. Kanatları uzun uçlara doğru sivrilen yumuşak sık tüylerle örtülüdür. Boyun bölümleri bütün türlerde gövdeden kısadır. Başlıca besinleri olan otları koparmaya uyarlanmış gagaları başa bağlandığı yerde genişler ve bazen kambur oluşturur. Erkek ve dişi kazlar uçarken ya da tehlike karşısında, kornayı andırır bir sesle ötüşür, kızdıkları zaman boyun tüylerini kabartırlar. Kazlar yaşamları boyunca tek eşlidir. Etleri lezzetli ve pek makbuldür.

Yuvalarını bataklığın sığ sularında veya bir tümseğin üzerinde yaparlar. Kuluçkaya yatan kazların yumurtalarından bir ay sonra sarı tüylü yavrular çıkar. Kaz yavrularının civcivlikten sonraki haline palaz, denir. Yavrular 3-4 ay içinde uçmaya başlarlar.

Ördek ve kuğu ile yakından akraba bir kuştur. Vücut yapıları ördekten büyük, kuğudan küçüktür. Boyun uzunlukları ördeğinkinden fazla olmakla beraber, kuğununkinden kısadır; üstelik kazların boynunda kuğulardaki zarif kıvrılma görülmez. Perdeayaklılardan olan kazların bacakları daha uzun ve vücutlarının ortasına doğru olduğu için karada kuğu ve ördekten daha iyi yürürler.

Kaz eti son derece kuvvetli bir besindir. Protein ve yağ bakımından sığırdan daha zengindir. Kazlar özel bir şekilde beslenirse semirir ve karaciğerleri büyür. Bunun için kış başlarında 30-40 gün özel bir rejim takip edilir. Önceleri sade yulaf, sonra yulaf unundan yapılmış hamurlar, daha sonra arpa ve mısır unu yedirilir. Tuz, sarmısak ve haşhaşyağı da yedirerek hareket etmelerine meydan verilmezse iyice semirirler. Semiz kazların kara ciğerinden yapılan ezme kaz ciğeri adıyla satılır. Pek makbuldür.

Kaz türleri;
Akalınlı kaz, Anser.
Baltık Kazı, Boynuhilalli kaz, Boz Kaz, Bresse kazı,
Çizgili kaz,
Ekin kazı, Evcil kaz,
Gine kazı,
Kar kazı, Kuğu kazı.
Tarla Kazı,
Sibirya Kazı
Yaban kazı.

Kaz kelimesinin başka anlamları;
Budala.
Budala, ebleh kimse.
Gazyağı, petrol lambası.
Gaz yağı,
Ham ipek, ibrişim.
Makas.
Kesmek.
Kazık,

Büyük piliç …

Yarka,
Yarga,
Bulada,
Büyük piliç.
İngilizce, Pullet.
Henüz yumurtlamamış tavuk.
Tavuklaşmaya başlayan, yumurtlama çağına gelmiş piliç.
Yumurtlamak için yeterli yaşta olan genç dişi tavuk.

Kanatlı hayvanların bir türü olan tavukların büyüme dönemlerinden biri de yarkadır. Yarka, yumurta tavuklarının yumurtalama periyodu başlamadan önceki durumudur. Civciv olarak hayata gelmiş olan bu kanatlı hayvanlar 117 gün sonra yarka tavuk olmaktadır. Yarka olarak gelişim süreci başlamış olur. Bu tavuklara yetişkin denmesi için 140 günlük bir gelişim süreci bulunur. Bu gelişim sürecini tamamlayan tavuklar ise yetişkin olarak sayılmaktadır.
Bir tavuğun yumurtalamadan önceki son haline yarka adı verilmektedir. Yumurtlama dönemine girmiş ancak henüz daha yumurtlamaya başlamamış tavuk çeşidi olarak da adlandırabiliriz.

Hala …

Mama,
Bibi,
Hala,
Farsça bibi, hala.
Hala, babanın kız kardeşi
Bibi, Hala.
Hala.
Arapça hale, hala,
Babanın kız kardeşi, hala, bibi.
Arapça, hala, hale, (ﺧﻼﺀ)

Hala kelimesinin diğer anlamları;
Teyze, Annenin kız kardeşi (Yozgat ve çevresi)
Bir cisim tarafından işgal edilebileceği kabul edilen boşluk.
Alemin dışındaki, içinde hiçbir şey olmadığı kabul edilen boşluk.
Ayakyolu, abdesthane.

Bibi kelimesinin diğer anlamları;
Hindi.
Civciv.
Abla, (Denizli, Manisa, Çankırı yöresi halk Ağzında)
Nine, büyükanne (İzmir, Balıkesir, Yozgat, Niğde, Kayseri, Konya ve Kerkük yöreleri)
Teyze (Ordu, Erzincan, Yozgat, Niğde yöreleri)
Küçük yavru.
Çocuk dilinde cinsiyet organı.
Çocuk, bebek.
Anne (Tahtacı aşireti – Isparta)
Buzağı,
Birbiri (Diyarbakır)
Bibi, Amca karısı, yenge.
Bibi, Hanım, hanımefendi.

Mama sözcüğünün yörelere göre başka anlamları;
Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı.
Çaça, abla (İtalyanca mamma).
Kısa boylu, bodur(Artvin yöresi)
Baş (Çorum) yöresi.

1 2