Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa…

Gözdemiri,
Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa.
Gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir araç; çapa, çipo, demir.
Gemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa’ ya gözdemiri, denir.

Çıpa,
Çapa,
Çipo,
Demir,
İtalyanca: ceppo.
Fransızca: ancre.
İngilize: anchor.

Denizcilikte kullanılan kısa tel halat ya da zincir …

Bosa,
İtalyanca: bozza,
Denizcilik terimi.
Gemilerde hareket halindeki zincirleri güven altına almak, tutmak ve durdurmak için yapılan iş. Bu iş için kullanılan halat veya zincir.
Demir atıldıktan sonra demirin veya gergin halatın ağırlığını ırgat üzerinden almak için çımaları güvertedeki mapalara bağlı kısa halat veya çelik parçalardır.
Demir loçaya oturduktan veya zincire yeteri kadar kaloma verildikten sonra zincir veya demirin ağırlığını ırgat üzerinden kaldırmak için güverte üzerindeki mapalara kilitlenmiş uçları maça kilitli kısa zincir.
Denizcilikte kullanılan kısa tel halat ya da zincir.
Denizcilikte kullanılan kısa halat ya da zincir.

Bosa Halatı:
2 – 3 burgata arasında olan halatlara denir. Palamar halat kollarındaki filasa kalınlığındaki halatlardır.

Halat Bosası:
El, ırgat ve vinçle çekilen gergin bir halatın kaçırılmadan herhangi bir yere volta
edilebilmesi için o halatın üzerine yapılan bağa denir. Zincir, halat ve yarı zincir halat
şeklinde yapılabilir.

Denizcilikte halatın ucuna yapılan halka şeklindeki kıvrım…

Kasa,
Denizcilikte halatın ucuna yapılan halka şeklindeki kıvrım.
Halatın ucunda veya bedeninde yapılan halka kıvrım.
İtalyanca: gazza (ganza), gassa.
İspanyolca: gaza.
Fransızca: ganse.
Denizcilikte bir ipin ucunda ilmek; rondela.
Halatların çımalarına açılmayacak şekilde yuvarlak şekilde yapılan ve dikişle emniyete alınan yuvarlak büyük halkalar.
Halat çımasının küçük bir halka oluşturacak şekilde bedenine bağlanmasıdır.

Halatın ucuna kalıcı kasa oluşturma amacıyla yapılan dikişe, kasa dikişi denir. Genellikle sabit bağlanmalarda, tonozlarda ve donanımlarda kullanılır.

Halatların ucuna tutabilmek için veya süs olarak yapılan bir cins düğüm şeklindeki işleme; Ceviz.

Denizcilikte halatın ucuna yapılan halka şeklindeki kıvrım…

Kasa,
Denizcilikte halatın ucuna yapılan halka şeklindeki kıvrım.
Halatın ucunda veya bedeninde yapılan halka kıvrım.
İtalyanca: gazza (ganza), gassa.
İspanyolca: gaza.
Fransızca: ganse.

Denizcilikte halat ucuna verilen ad; Çıma, Çima
Denizcilikte kullanılan, Hindistan cevizi liflerinden yapılmış halat; Gomba.
Denizcilikte kullanılan yedek ince halat; Dermece.
Dokuma maddelerinden yapılan ince halat; Urgan
Bir halatın ucunda halka oluşturacak şekilde atılan bağ; Izbarço.
Bir halatın çekilen çıması; Tirenti.
Denizcilikte, hareket halindeki bir halatın yada zincirin bir süre tutularak bırakılmaması için verilen komut; Aganta

Birçok ipin örülmesiyle oluşturulan, balıkçılıkta kullanılan halat…

Yoma,
Rumca yoma,
Kalın halat.
Sabit manevralarda ve gemileri bağlamada kullanılan, üç veya dört kollu halat.
Gemileri bağlamakta ve sabit manevralarda kullanılan üç kollu halat.
Gemileri bağlamada kullanılan, üç ya da dört kollu halat
Birçok ipin örülmesiyle oluşturulan, balıkçılıkta kullanılan halat.
Birlikte örülmüş birçok ipten oluşan balıkçı halatı.
Denizcilikte kullanılan, üç ya da dört kollu halat.
Denizden kayık çekmede kullanılan halat.

Çıma:
İtalyanca cima,
Halat ucu.

Kimi hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde …

Rafit,
Fransızca raphide,
İngilizce raphide.
Almanca raphide,
Yunanca raphis (çubuk)
Bitki hücrelerinde metabolizma ara ürünleri olarak meydana gelen ve iğne şeklinde kalsiyum okzalat kristalleri.
Bitki hücrelerinde iğne biçiminde biriken kalsiyum oksalat kristalleri.
Kimi hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde.
Bazı hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde.
İğne biçiminde hücre maddesi.

Rafit’in arapça başka anlamları:
Nikah (Evlenme).
Cima (Cinsi münesebet).
Fuhşiyyat (Günahlar).

1 2