Eski Ortadoğu inancı olan Zerdüştlüğün kutsal kitabı…

Avesta,
Zerdüştlüğün kutsal kitabı.
Mazdeizm’ in kutsal kitaplarının genel adı. Zerdüşt dininin kutsal kitabı.
Mecusilerin kutsal kitabı.
Eski Ortadoğu inancı olan Zerdüştlüğün kutsal kitabı.

Zerdüşt, Zerdüştlük olarak bilinen dinin kurucusu kabul edilen İranlı peygamberdir. Zerdüşt’ ün yazdığı gatalar denen dörtlükler, 21 kitaptan oluşan Avesta’ da toplanmıştır. Ancak Büyük İskender’ in İran’ ı işgali sonrasında yok olan kitaplardan yalnızca Yasna, Visperad ve Vendidad (Videvdat) kalmıştır. Avesta hikmet ve bilgelik manasına gelmektedir. Ateşe tapıcılığı sistemleştiren Zerdüşt’ ün öğretisidir. Zerdüşt dinine ait ilk kanun içerikli dini kitaptır.

Zerdüştlük dininde Ehrimen kötülüğün tanrısı iken, iyilik tanrısının adı da Hürmüzdür.

Aydın’ın Söke ilçesinde antik bir kent …

Priene,
Milet,
Aydın’ın Söke ilçesinde antik bir kentler.
Priene antik kenti, Samsun Dağı’nın (Mykale) güney yamacında, Söke ilçesinin 15 km güneybatısında kurulmuş antik kentlerden biridir. Priene antik kenti, 370 m. yükseklikte sarp bir kaya üzerine kurulmuş. Yüksek bir yerde olması kentin her yönden görülebilmesini sağlamıştır. Miletos gibi Ion Birliğinin bir üyesi olduğu kabul edilen Priene hakkındaki ilk bilgilere ise M.Ö. 7. yüzyıl ortalarında antik kaynaklarda rastlanmaktadır.

Kentin en önemli yapıları arasında Demeter tapınağı, Athena tapınağı, tiyatro, agora, Zeus tapınağı, Bouleuterion, Yukarı Gymnasion, Aşağı Gymnasion, Mısır Tapınağı, Büyük İskender’ in evi, Bizans kilisesi, nekropol ve konut alanları vardır. Kentin 5000 kişilik tiyatrosu, M.Ö. 350 yılında inşa edilmiştir. Tanrıça Athena için kentin en hakim yerine yapılan tapınağın önünde Athena’nın altın ve fildişinden yapılan heykeli varmış. Tapınak sunağının günümüzde yalnız bir bölümü ayaktadır.

Milet, Aydın’ın Söke ilçesinde yer alan diğer ünlü bir antik kent.

Gönlünü çeldiği Büyük İskender’i ikna ederek İran’daki Persepolis kentinin yakılmasına neden olan Atinalı dansöz…

Thais,
Atinalı dansöz,
Atinalı Thais,
(Rusça : Таис Афинская)
Gönlünü çeldiği Büyük İskender’i ikna ederek İran’daki Persepolis kentinin yakılmasına neden olan Atinalı dansöz.
Persepolis tarihte günümüz İran topraklarının Şiraz bölgesinin kuzeydoğusunda yeralan antik kent. Persepolis ismi Yunanca Perslerin Şehri anlamına gelmektedir.

Şehrin yerel dildeki ismi Perslere ait olan anlamına gelen Parsa’ dır. Şehir milattan önce 518 yılında Ahameniş İmparatoru Büyük Darius tarafından kurulmuştur.

İskender Bu şehri fethetti. Zaferinin onuruna oyunlar düzenletti. Tanrılara pahalı kurbanlar verdi. Arkadaşlarını cömertçe eğlendirdi. Eğlenceler ilerledikçe İskender’ in askerleri ve generalleri içkilerin etkisine daha çok girdi ve dengelerini kaybettiler. Bir anda Thais isminde Atinalı bir kadın ortaya çıktı ve İskender’ in Asya’daki başarılarının en büyüğünün Pers İmparatorunun sarayını yerlebir etmesinin olacağını söyledi. Bunu duyan genç ve sarhoş askerler ellerine meşaleler alarak Atina’ da Perslerin yıktığı tapınakların öcünü almaya koyuldular.

Bu sırada şehri ateşe verenin İskender olması gerektiğini belirtti. Kadın müzisyenlerin de bulunduğu, Dionysus’u onurlandırmak üzere yapılan bir tören sonrasında İskender yangını başlattı. Onu Atinalı Thais takip etti. Tüm sarayı bir anda alevler almıştı, Serhas’ın sarayı yıllar sonra şehrine hasar verdiği basit bir kadının fikriyle yakıldı.

Sarayda başlayan ve Persepolis’ i tamamen saran alevler şehirden geriye sadece sütunların, merdivenlerin ve kapıların kalmasını sağladı. Sarayla birlikte antik çağa dair çok sayıda yazıt ve sanat eseri de ortadan kayboldu. Milattan önce 480 senesinde Yunanistan’ ın istilasının planlandığı bu saray daha önce belki de hiçbir şehrin görmediği bir zalimlikle ortadan kaldırıldı. Yüzlerce yıl sonra Persepolis bölgede yaşayanlar tarafından 40 sütunlu yer olarak bilindi. 1618 senesinde bu kalıntıların Persepolis’ e ait olduğu anlaşıldı. 1931 senesinde Persepolis’ te kazı çalışmaları başladı.Thais,
Atinalı dansöz,
Atinalı Thais,
(Rusça : Таис Афинская)
Gönlünü çeldiği Büyük İskender’i ikna ederek İran’daki Persepolis kentinin yakılmasına neden olan Atinalı dansöz.

Persepolis tarihte günümüz İran topraklarının Şiraz bölgesinin kuzeydoğusunda yeralan antik kent. Persepolis ismi Yunanca Perslerin Şehri anlamına gelmektedir. Şehrin yerel dildeki ismi Perslere ait olan anlamına gelen Parsa’ dır. Şehir milattan önce 518 yılında Ahameniş İmparatoru Büyük Darius tarafından kurulmuştur.

İskender Bu şehri fethetti. Zaferinin onuruna oyunlar düzenletti. Tanrılara pahalı kurbanlar verdi. Arkadaşlarını cömertçe eğlendirdi. Eğlenceler ilerledikçe İskender’ in askerleri ve generalleri içkilerin etkisine daha çok girdi ve dengelerini kaybettiler. Bir anda Thais isminde Atinalı bir kadın ortaya çıktı ve İskender’ in Asya’daki başarılarının en büyüğünün Pers İmparatorunun sarayını yerlebir etmesinin olacağını söyledi. Bunu duyan genç ve sarhoş askerler ellerine meşaleler alarak Atina’ da Perslerin yıktığı tapınakların öcünü almaya koyuldular.

Bu sırada şehri ateşe verenin İskender olması gerektiğini belirtti. Kadın müzisyenlerin de bulunduğu, Dionysus’u onurlandırmak üzere yapılan bir tören sonrasında İskender yangını başlattı. Onu Atinalı Thais takip etti. Tüm sarayı bir anda alevler almıştı, Serhas’ın sarayı yıllar sonra şehrine hasar verdiği basit bir kadının fikriyle yakıldı.

Sarayda başlayan ve Persepolis’ i tamamen saran alevler şehirden geriye sadece sütunların, merdivenlerin ve kapıların kalmasını sağladı. Sarayla birlikte antik çağa dair çok sayıda yazıt ve sanat eseri de ortadan kayboldu. Milattan önce 480 senesinde Yunanistan’ ın istilasının planlandığı bu saray daha önce belki de hiçbir şehrin görmediği bir zalimlikle ortadan kaldırıldı. Yüzlerce yıl sonra Persepolis bölgede yaşayanlar tarafından 40 sütunlu yer olarak bilindi. 1618 senesinde bu kalıntıların Persepolis’ e ait olduğu anlaşıldı. 1931 senesinde Persepolis’ te kazı çalışmaları başladı.

Perslerde il yöneticisi…

Satrap,
Fransızca, Satrape,
İngilizce, Satrap,
Almanca, Satrap,
Eski İran’ da il yöneticilerine verilen isim, vali.
Perslerde eyalet valisine verilen ad.
Eski Perslerde il yöneticisi.
Perslerde il yöneticisi, vali
Vali,
Perslerde il yöneticisi,

İran medeniyetinde ülke topraklarının ayrıldığı idari birimlere (eyaletlere) verilen ad.
Persler’ in valilik atamaları olarak da adlandırabileceğimiz sistem satraplıktır. Pers imparatorluğu mutlakiyetle yönetilmiştir. Pers hükümdarının yetkileri sınırsız olup istekleri kanun niteliği taşımıştır. Ülke satraplık adı verilen eyaletlere bölünmüştür. Satraplıklar satrap adı verilen ve Pers soyluları arasından seçilen kişiler tarafından yönetilmiştir. Satraplarda Pers soyluları satrap olarak görev yapmıştır.

I. Darius tarafından geliştirilmiş sistem M.Ö. 340 yıllarında kullanılmaktaydı. Persler Ege Denizi’ nden Hindistan’a kadar olan topraklarını yönetebilmek için bu satraplıkları kurdular. İskender’ in işgalinden sonra ise bu sistem ortadan kalktı.

Satraplar her yıl kralın görevlendirdiği kişiler tarafından teftiş edilmiştir. Yönetimde yetersiz görülen satraplar görevden alınmış ya da cezalandırılmışlardır. Sayıları yirminin üzerindedir. Satraplıkların her birinde bir Pers garnizonu bulunuyordu. Bu garnizonlar, bulunduğu kavmin ya da ülkenin inançlarını, geleneklerini, hükümetlerini devam ettirmelerine izin vermişlerdir. Bu sistemin en güzel örneği Kral II. Kiros’un Babil Esareti’ndeki Yahudilerin ülkelerine dönüp krallıklarını yeniden kurmalarına ve inançlarını özgür şekilde yaşamalarına izin vermesidir. Garnizonların asıl görevi, barışı korumak, emniyeti ve adaleti sağlamak, vergileri toplamak ve gerektiğinde asker, savaş araç ve gereçleri ya da erzak sağlanmasıyla ilgilenmekti. Kral satrapın, satraplığı iyi yönetemediğini düşünüyorsa cezalandırır veya ölüm cezası verirdi. Satraplar da gerektiğinde hükümete müdahale edebilirdi.

Bireylerin erdeme, mutluluğa ve bağımsızlığa hiçbir değere bağlı olmadan bütün ihtiyaçlarından sıyrılarak ulaşabileceğini savunan bir düşünce akımı …

Sinizm,
Kinizm,
Fransızca: cynisme
English: cynicism

Sinizm en genel tanımıyla bireyselliktir. Kinizm ya da sinizm olarak ifade edilen bu terim, bireylerin erdeme, mutluluğa ve bağımsızlığa hiçbir değere bağlı olmadan bütün ihtiyaçlarından sıyrılarak ulaşabileceğini savunan bir felsefedir. Doğal bir hayatın benimsendiği mutluluk, erdem gibi değerlerden bağımsız olarak sosyal normları küçümseyen sinizm kavramında bireysellik ön plandadır.

İnsanın erdem ve mutluluğa, hiçbir değere bağlı olmadan bütün gereksinmelerden sıyrılarak kendi kendine erişebileceğini savunan Antisthenes’in öğretisi, kinizm. Kinizm, Yunan düşünürleri Antisthenes’le Diogenes’in oluşturdukları, insanın gerçek erdeme ve mutluluğa, bütün gereksinimlerinden sıyrılarak ve hiçbir değere bağlı kalmayarak ulaşabileceğini öne süren Sokratesçi öğreti. Sinizm felsefesinin kurucularından biri olan Diogenes, hayatının son yıllarının bir fıçı içinde geçirmiştir. Büyük İskender’in yardım teklifini ise gölge etme, başka ihsan istemem diyerek reddetmiştir.

Örgütsel sinizm ise çalışanların bireysel bakış açıları ve inançlarıyla örgüte ait değerler arasında uyumsuzluklar olduğunda ortaya çıkar. Bu tarz durumlar ortaya çıktığında bireyler birtakım sinik davranışlarda bulunurlar. Sinizm felsefesinin kökeni eski yunanda ortaya çıkmıştır. Bu felsefe erdemli şekilde ve bütün bağımlılıklarından kurutulup özgür kalarak kendi kendine yeter bir insan olmayı savunmaktaydı. Günümüzde sinizm kavramı daha çok; bireyleri zor beğenen memnuniyetsiz, olaylara sürekli eleştirel yaklaşan, menfaat düşkünü olumsuz düşüncelerle dolu varlıklar olarak nitelendirecek bir düşünce akımıdır.

Örgütsel sinizm üç boyutta değerlendirilmektedir. Bunlar; inanç boyutu, duygu boyutu ve davranış boyutudur. Sırasıyla sinik bireylerde önce kızgınlıkla artan öfke daha sonra güvensizlik, en sonunda da eleştirel konuşma ve alaycı davranışlar görülür.

Tuna, Karadeniz ve Ege Denizi arasındaki bölgeye yerleşen ve buraya adını veren eski halk …

Traklar,
Tuna, Karadeniz ve Ege Denizi arasındaki bölgeye yerleşen ve buraya adını veren eski halk.
Traklar, Antik Çağ’da günümüzde Doğu Trakya, Bulgaristan ve Kuzey Yunanistan’da yaşamış, bir halk. MÖ. 1000 civarında Daçyalılar ve Traklar Balkanlar’da, bugünkü Romanya, Bulgaristan, Moldova, kuzeydoğu Yunanistan, Türkiye’nin Trakya kısmı, doğu Sırbistan ve Makedonya’da yaşamışlardır.

MÖ 336 yılında, Makedonya kralı II. Filip’in ölüm haberi yayılınca Thebai, Atina, Tesalya, Trakya kavimleri isyan çıkarmışlardır. İsyan haberi Büyük İskender’e ulaşmış. Hemen bu gruplara savaş açmış. Olimpos’ta, Mora Yarımadası’nda, Korint’te, egemenliğini sağlamıştır. Korint tarafında iken, Atina idaresi barış talep etmiş. İskender, Korint’te Perslere karşı Grek güçlerinin Hegemon’u unvanını almıştır. Bu arada Trakların da isyanını öğrenen Büyük İskender, Trakya bölgesine yürümüş. İskender’in ordusu buradaki mücadele sonucunda Haemus Dağı’nı ele geçirmiş. Trakları mağlup etmiştir. Bu gibi mücadelerden zaferle ayrılan Büyük İskender, sonraki yıllarda Asya tarafına yönelmiş, burada da aşama aşama ilerleyerek, kazandığı yeni yerlerle büyük bir imparatorluk yaratmıştır.

1 2