Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele…

Alavere,
Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele.
Vapurlara kömür vermek için bordaya kurulan kademeli iskele.
Herhangi bir şeyi taşımak, aktarmak için gemilerin bordalarına konan iskele.

Yörelere göre alavere sözcüğünün başka anlamları:
Bir şeyin elden ele geçmesi.
Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
Kargaşalık.
Alışveriş, ticaret.
Alışveriş, alım satım, ticaret, ilgi.
Karışıklık, kargaşalık.
Emme basma tulumba.
Yüzük oyununda, yüzüğü ilk bulacak tarafı seçmek için oyundan önce yapılan başlangıç.
Borsada tahvil, döviz vb. üzerinde oynanan dalavereli oyun, spekülasyon.

Alavere dalavere: Hileli iş, düzenbazlık.Alavere,
Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele.
Vapurlara kömür vermek için bordaya kurulan kademeli iskele.
Herhangi bir şeyi taşımak, aktarmak için gemilerin bordalarına konan iskele.

Yörelere göre alavere sözcüğünün başka anlamları:
Bir şeyin elden ele geçmesi.
Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
Kargaşalık.
Alışveriş, ticaret.
Alışveriş, alım satım, ticaret, ilgi.
Karışıklık, kargaşalık.
Emme basma tulumba.
Yüzük oyununda, yüzüğü ilk bulacak tarafı seçmek için oyundan önce yapılan başlangıç.
Borsada tahvil, döviz vb. üzerinde oynanan dalavereli oyun, spekülasyon.

Alavere dalavere: Hileli iş, düzenbazlık.

Gemi kamaralarını aydınlatmak için güvertelerde açılan küçük yuvarlak camlı kaporta…

İspiralya,
İt. spiraglio,
Gemi kamaralarını aydınlatmak için güvertelerde açılan küçük yuvarlak camlı kaporta.
Gemi güvertelerinde kamaraları aydınlatmak için açılan küçük kaporta.
Fransızca Hublot, ispiralya,

Lomboz,
Lumboz.
Lumbuz.
Gözpencere.
Hublot,
Bordaya açılan lumbuzları olmayan gemi iç kısımlarını aydınlatmak üzere güverte üzerine açılmış yuvarlak ve sabit camlı lumbuz.
Gemi kamaralarını aydınlatmak için güvertelerde açılan küçük yuvarlak camlı kaporta.
Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere.

Sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikmelere verilen ad …

Matafora,
İtalyanca metifore,
İtalyanca (Venedik) metifora, buttafuori.
Sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikmelere verilen ad.
Sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikme.

Gemilerde sandalları asmaya yarayan dikmelere verilen ad.

Matafora,
İngilizce: davit
Gırgır avcılığında balıkçı gemisinin genellikle sancak tarafında yer alan, gırgır ağının istinga halatının içinden geçtiği demirden yapılmış iki makaradan oluşan gırgır ağının altını büzmeye ve mapaların tekneye yanaşmasını sağlayan düzenek.

Orsa, Geminin rüzgâr alan yanı…

Orsa,
İtalyanca orza,

Denizcilikte yelkenleri rüzgarın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip.
Geminin rüzgar alan yanı, rüzgarüstü,
Boca veya rüzgaraltı karşıtı.
Geminin, rüzgarın geldiği yöne döndürülmesi.
Geminin, rüzgarın geldiği yöne döndürülmesi için söylenen söz.

Yelkenleri rüzgarın estiği yöne çevirmekte kullanılan, her iki taraftan yelkenin ortasına bağlanan ip.

Orsa,
Yelkenleri elden geldiği kadar rüzgarın estiği tarafa yaklaştırarak seyretmek. (Orsasına seyir).

Orsa Alabanda Eğlenmek,
Rüzgarı bordaya alarak, yelkenleri birbirinin aksine alıp tekneyi yolundan alıkoyup vakit geçirmektir.

Orsa Alabanda Tramola,
Teknenin başını rüzgara alıp bir kuntradan diğer kuntraya geçmektir.

Orsa Halinde,
Bir teknenin mümkün olduğu kadar rüzgarın estiği cihete yakın seyredişi.

Orsa Pupa Çemberi,
Bumbanın cundasına yakın ve iki tarafında da mapa bulunan madeni çember.

Orsa Yakası,
Bir yelkenin direk tarafındaki veya rüzgar üstü tarafındaki yakasıdır.

Orsada Kazanmak,
Bir teknenin orsa seyrinde az düşme yapıp istediği tarafa gidişte kazanması.

Orsaya Kaçmak,
Bir yelkenli teknenin devamlı olarak baş tutamayıp rüzgar üstüne kaçmasıdır.

1 2