Anne, Ana …

Üm,

Ümm, (Arapça) [ ام ].

Anne, ana.

Anne,

Anne, (İng. Mother, Frn. Mère, Alm. Mutter, Arapça أم ,  Japonca 母).

Valide, (Arapça) [ والده ].

Ana,

Mama, (İspanyolca).

Mader (Farsça) [ مادر ].

Büyükanne, 

Doğuran,

Nine,

 

Elleri kınalı, anam.

 

Çocuğu olan kadın, ana, valide. 

Yavrusu olan dişi.

Sütanne’ye, Murzia denir.

Üvey anne, bir çocuğu evlat edinmiş ya da kocasının kendinden doğmamış çocuklarına annelik yapan kadın. Çocuğun esas anasına öz anne veya fizyolojik anne denir. Bir de günümüzde eskiden olmayan

Taşıyıcı anne vardır ki bunlar, başka bir annenin çocuğunu dünyaya getiren kişidir. Yumurta hücresini bulundurmaz sadece döllenmiş yumurtayı taşır ve doğurarak esas anneye devrederler. Bu anneler bir ücret, kazanç karşılığında bu işi yaparlar.

Meksika’ya özgü bir yemek …

Tamale,

İspanyolca Tamal (tekil), Tamales (çoğul).

Mısır unu, kıyma ve kırmızı biberle yapılan Meksika yemeği. 

 

Tamale’nin M.Ö. 1200-250 yıllarında Aztek ve Maya uygarlıkları zamanında taşınabilir gıda olarak ordulara, avcılara ve seyahat edenlere azık olarak hazırlandığı rivayet olunur. Genel olarak dini günlerde, yılbaşında, cenaze ve düğün zamanlarında yapılması gelenektir. 

 

Tamale bir çok Meksika lokantasında ve hatta sokaklardaki seyyar satıcılarda bile bulunur. Mısır kabuklarında hazırlanıp pişiriliyor. Bizim Mısır haşlama veya ütme yaptığımızda attığımız koçanın kabukları, Meksikalılar için önemli bir yemek malzemesidir. 

Malzemeler;

Yarım Tavuk, haşlanmış ve kemiklerinden temizlenmiş sövüş olarak. Burada domuz eti veya dana eti de kullanılabilir. Miktarları aynı olacak. Yine haşlanacak. Hamur için haşlama suyu kullanılacak.

3 Bardak su,

3 Çay kaşığı kırmızı biber,

1 Çay kaşığı kekik,

1 Çay kaşığı kimyon,

2-3 Diş sarımsak,

Rendelenmiş kaşar peyniri.

Hamur için 2 su bardağı mısır unu,

150-200 gr .Tereyağ, (Margarin, veya domuz yağı olabilir.)

Hamuru yoğurmak için 1-2 su bardağı haşlama (tavuk, et) suyu.

20 tane sarma için kuru mısır yaprağı,

 
Mısır yaprakları kuru olduğu için biraz ılık suda bekletilerek ıslatılır. Yemeğin içi hazırlanır. İç için mısır ununu, yağ(margarin) ve tavuk suyunu bir arada pişiriyoruz. Hazırlanan hamur karışımdan önce mısır yaprağının içine sürülüyor . Haşlanmış kemiklerinden ayırdığımız tavuk etlerini de küçük parçalar halinde didiniz. Malzemelerin hepsi ile harç hazırlanır. Mısır yaprağına üzerine mısır unlu karışım konur. Üzerine rendelenmiş kasar peyniri serpilir. Mısır yaprakları bohça gibi katlanarak sarılır. Bohça yine mısır yapraklarından şerit halinde kesilen mısır yaprakları ile sarılarak bağlanır ki dağılmasın. Küçük paketler halinde hazır bir yemek olur. İç harcımızın tamamı ile bu şekilde mısır yaprakları doldurulup sarılarak bağlanır. Hazırlanan bohça şeklindeki tamalesler kısık ateşte pişirilir. Ancak pişirme işlemi buğulama şeklinde delikli bir tencerede sırf islim İle pişerse daha makbul olmaktadır.

 

 

Bir başka yemek ise;

 

Fajitas,

Fajita(Fajitas), 

Meksika mutfağına ait ızgara et ve buğday ya da mısır unuyla yapılmış tortilla ile ikram edilen bir çeşit yemektir. Bu yemekte vazgeçilmez bir tat olarak mutfaklarda yerini alır.

Hıristiyanlıkta, baba ve oğul ile birlikte Kutsal Üçleme’ nin üçüncü kişisi …

Ruhül Kudüs,

Allah’ın ruhu,

Kutsal Ruh, (Holy Spirit).

Mukaddes ruh, 

Cebrail.

Vahiy meleği olan Cebrâil ,

Cibril. 

Mukaddes ruh, vahiy meleği Ruhul-Kudüs.

Arapça Ruh ve Kudüs kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

Ruh, hareketin kaynağı, hayat, idrak, manevi varlık, vahiy, cebrail, duygu, his v.b. manalar ifade etmektedir. 

 

Ruhul Kudüs kelimesinin geçtiği yerde mutlaka Hazreti İsa’nın da adı geçer. Baba, oğul ve kutsal ruh diye devam eder.

Ruhu’l-kudüs, Ahmed Raza Khan: Mohammed Aqib Qadri, Elmalılı Hamdi Yazır, Diyanet Meali, Diyanet Vakfı tarafından Cebrail, mukaddes ruh, kutsal ruh olarak tefsir edilmiştir.

Mersin’ in Silifke ilçesinde antik bir kent …

Olba,

Olba, Ura,

Silifke ilçesinden Toros dağlarına uzanan vadi ve ormanlar arasındadır. Bir plato üzerinde kurulmuş olan Olba ören yeri Silifke ilçesinin 30 km. kuzeyindedir. Bu günkü Uzuncaburç Köyü, Olba krallığının  merkezi ve ticaret merkezi olup Olba antik kentinin kapladığı sit alanı içindedir.

Hellenistik Çağda Olba’nın (Ura) ibadet yeri olarak ve Zeus Tapınağının da bulunduğu Uzuncaburçtur. Uzuncaburç olba antik kentinin 4 km. yakınındadır.

Antik Ura kentinin o çağlarda etrafı surlarla çevrilmiştir.  Bu antik kent taş döşenmiş bir yol ile Kızkalesi’ne (Korykos) bağlanır. Yine bu yörenin önemli yapılarından biri olan ve Tanrı-İmparator Kenti olarak bilinen Diocaesarea,  Diokaiseria tapınağı ve diğer kalıntıları vardır. Olba(Ura) antik kentinden  günümüze, su kemerleri, çeşmeler, mezarlıklar, tiyatro ve tek katlı binalardan oluşan kent kalıntıları ile kaya mezarları ve lahitler gelmiştir.

Mersin’ in Silifke ilçesindeki diğer tarihi eserler;

Aphrodisias (Tisan),

Prakana,

Diokaesareia (Uzuncaburç),

Holmoie (Taşucu),

Kanytella,

Canytelis (Kanlıdivane),

İmbriogon şehri (Roma döneminden kalma) .

Korykos, (Kız kalesi).

Korykion-Antron (Cennet-Cehennem),

Seleukeia ad Kalykadnos (Silifke),

Corasium, Korasion (Susanoğlu),

Kuantum teorisinin yaratıcısı Nobel ödüllü Alman Fizikçi …

Max Planck, (1858-1947)

Nobel ödüllü, Alman Fizikçi.

 

23 Nisan 1858 yılında Almanya’nın Kiel kentinde doğdu,

04 Ekim 1947 yılında Göttingen Kentinde öldü.

 

Kuantum enerjisinin yaratıcısı, 1918 yılında Nobel Ödülü aldı. Atomik ve atom altı süreçlerin anlaşılmasına eserleriyle önemli katkıda bulunmuştur. Max Planck ölümünden önce ve sonra da Einstein,  Louis de Broglie gibi önde gelen bilim adamları tarafından kabul görmüştür. Planck hayatı boyunca bilime  termodinamik , optik, istatistiksel mekanik ve fiziksel kimya , dahil olmak üzere çeşitli alanlarda yaptığı başarılı çalışmalar ile önemli katkılarda bulunmuştur. Albert Einstein bir çok kuramında Max Planc’ın teorilerini kullanmıştır.

 

Münih’teki ünlü Maximilian Gymnasium’da müzik okudu. Ama fizik dalını tercih etmiş ve 21 yaşında Berlin Üniversitesinde termodinamik konuları hakkında yaptığı çalışmalarla doktora yaptı. Münih Üniversitesinde öğretim görevlisi oldu. Daha sonra Berlin Üniversitesi de teorik fizik konusunda profesör oldu .

 

Ama bilim adamının kişisel yaşamı tam bir trajedi olmuştur. Bir hastalıktan dolayı ilk eşini kaybeden Profesörün büyük oğlu I. Dünya Savaşında ölmüştür. Doğum esnasında kızını kaybetmiş ve ikinci oğlu da 1944 yılında ,Hitler’e suikast düzenleyen guruba katılımdan dolayı Naziler tarafından idam edilmiştir. Planck Dünya Savaşı sırasında Almanya’da kalmış ve Nazi rejimine hep muhalefet etmiştir. Savaştan sonra Max Planck’ın adı bir Enstitüye verilmiştir. Kaiser Wilhelm Enstitüsü’nün başkanı olarak atandı . Max Planck 1947 yılında öldü.

 

Aldığı ödüllerden bazıları;

1918 yılında Fizik Nobel Ödülü aldı.

1913 yılında, BerlinÜniversitesi rektörü olarak atandı.

1929 yılında kuantum enerji ve Copley Madalyası verildi.

1927 yılında Liebig Madalyası ve Franklin Madalyası ile ödüllendirildi.

 

Eserleri;

Modern Doğa Anlayışı ve Kuantum Teorisine Giriş,

Termodinamik dersleri 1897, 

Isı Radyasyonu Kuramı Dersleri 1906, 

Kurumsal Fiziğe Giriş 1945, 

Max Planck Akademik Konuşmaları 1948.

Planck sabiti, Max Planck Topluluğu, Kuantum mekaniği, Planck Birimleri, Planck zamanı, Planck dönemi, Planck Duvarı.

Eskiden Dicle ve Fırat ırmaklarında kullanılan yelkenli tekne…

Kar, 

Karlama, 

Eskiden Dicle ve Fırat ırmaklarında kullanılan yelkenli bir tekneye verilen ad.

 

Dicle ve Fırat nehirlerinin  ortasına veya arasında bulunan bölgeye Mezopotamya denirdi. Bu kelime eski Yunancadan gelmektedir. Yunanca Mesos, ara, orta ve Potamos, nehir, nehirler demektir. Bu iki kelimeden türetilen Mezopotamya sözcüğü günümüzde de kullanılmaktadır. 

 

İki nehir arası, nehirler arası anlamındadır. Günümüzde de Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan bu verimli topraklara halen Mezopotamya denilmektedir. Coğrafi bölge olarak Anadolunun güneydoğusundan, Basra körfezine kadar uzanan Dicle ile Fırat nehirleri arasındaki bölgeyi kapsar. İki nehrin en çok yaklaştıkları yerden aşağısına (Basra Körfezine kadar) Aşağı Mezopotamya, yukarısına ise Yukarı Mezopotamya denilmiştir. 

 

Fırat ve Dicle nehirlerinde kullanılan yelkenli teknelere eskiden kar, karlama denilmiştir. İşte bu küçük teknelerde kullanılan kısa küreklere de Gırafa adı verilmiştir.

1 388 389 390 391 392 494