Güney Amerika’da yaşayan Jibarolar’da (Jivorolar da denir), özel işlemlerle portakal kadar küçültülen düşman kafasına verilen ad…

Tsantsa,

Amazon bölgesinin uçsuz bucaksız ormanlarında, içlerinden bazıları, avlanmak için hala yayları ve sarbakan denilen üfleme kamışlarıyla kürar zehirine batırılmış oklar atan vahşi halklar yaşar. Bu halklardan ancak birkaçı, pek ilkel şartlarda da olsa tarımla uğraşır. Bu Amazon kızılderilileri içinde en vahşileri, en kan dökücüleri Jivarolardır. Vahşi Jivarolar, savaşta öldürdükleri düşmanlarının, yâni insanların başını keserek “tsantsa” adı verilen savaş hatıraları haline getirmeye pek meraklıydılar. Bu akıl almaz uygulama Jivarolar arasında çok yaygın bir gelenek halini almıştır.

Son derece vahşice olan bu uygulama da düşmanın kafası kesilir. Bütün kemikleri çıkarılıp ve derisi yüzüldükten sonra çeşitli bitkilerle birlikte suda kaynatılan kafatası kızgın taşlar arasında sıkıştırılır. Böylece kafatası, saçları bozulmadan, bir portakal kadar küçültülür, Tsantsa’ nın, sahibine sihirli bir kuvvet verdiğine inanılır. Bir Jivaro ne kadar çok kafatası küçültmüşse o kadar itibar kazanır.

Belgesellerde anlatıldığına göre, savaşçı kestiği kafayla birlikte düşmanının ruhuna da sahip olurmuş. Küçültülen kafada dikilen ağız ve gözlerin sebebi ruhun kaçışını önlemek içindir. Ruh yerinde kaldığı ve savaşçı tsantsa ya sahip olduğu zaman daha güçlü olurmuş.

Bir soruna çözüm bulunduğunda hoşnutluk belirtmek için kullanılan söz…

Euraka, (Heureka),
Evreka, (Yunanca)

Rivayete göre Arşimet (archimedes) banyoda yıkanırken suyun kaldırma kuvvetini başka bir rivayete göre de şekilsiz bir cismin haciminin, suya battığı anda su hacmindeki değişikliği bularak hesaplanabileceğini bulur.

Buluşunun heyecanıyla Eureka, Eureka (yunanca Buldum, Buldum) diye bağırarak çırılçıplak sokağa fırlar. Arşimet’in, bu ünlü hikayeyisine izafeten bir keşfi kutlarken hoşnutluk belirtmek için kullanılan bir ünlem olmuştur.

Roma donanmasına karşı buluşlarıyla Sicilya Adasının savunmasında başarılar göstermiştir. Roma donanmasına karşı adayı yaptırdığı mancınıklarla, aynalarla güneş ışınlarını yansıtarak gemilerin yelkenlerini yakarak savunmuştur.

Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralelle Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri…

Enlem, (İng. latitude).

Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi.

Enlem, yeryüzündeki herhangi bir noktanın Ekvator’a olan uzaklığının derece, dakika, saniye cinsinden değeridir. Enleme bağlı olarak yeryüzünde aşağıdaki özellikler değişiklik gösterir.

Güneş ışınlarının geliş açısı aynı iken Dünya’nın şeklinden dolayı yere düşme açıları farklıdır. Güneş ışınlarının yere düşme açısı Dünya’nın şekline bağlı olarak Ekvator’dan kutuplara doğru küçülür.

Güneş ışınlarının dik ve dike yakın açıyla ulaştığı yerlerde aydınlanan alan dar, ısınma fazla; yatık açıyla ulaştıkları yerlerde aydınlanan alan geniş, ısınma ise az olur. Bu durumdan dolayı sıcaklık genel olarak Ekvatordan kutuplara doğru azalır. Bu durum “enlem etkisi” olarak ifade edilir. Dünya’nın şeklinden dolayı yerçekimi Ekvator’da az, kutuplarda fazladır. Yerçekiminin Ekvator’dan kutuplara doğru değişmesi enlem etkisiyle ifade edilir. Gece ile gündüz sürelerinin yıl içinde değişmesinin eni Ekvator düzlemi ile ekliptik düzlemi arasındaki 23°27′ lık açı farkıdır. Gece ile gündüz süresinin Ekvatorda yıl boyunca eşit olması, kutuplara doğru giderek gece ile gündüz süre değişiminin artması ve dağılışı enlem etkisi ile ifade edilir. Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yolun Ekvatordan kutuplara doğru uzaması enlemin etkisiyle açıklanır.

1967-1971 yılları arasında İstanbul’da yayımlanan sosyalist dergi…

Ant Dergisi,

Fethi Naci, Doğan Özgüden ve Yaşar Kemal’le birlikte 1967’de yayına başlayan sosyalist Ant Dergisi kurulmuştur.

1960’ lı yılların sonu ve 70’ lerin başında yayımlanan Ant Dergisi’nin de bu dönemin toplumcuları açısından ayrı bir yeri vardır. Nâzım Hikmet’in şiirlerinin yayımlanma yasağını ilk kez kıran Ant Dergisi’nde, sürgünden sürgüne gezen ve yasaklılar listesinde olan Enver Gökçe’nin de çeviri şiirleri yayımlanmıştır.

Toplumcu yazarların kitlelerle yeniden buluşmasına aracılık etmiştir. Sosyalist Ant dergisi, 27 Ekim günü, 1971 yılında askeri cunta tarafından kapatılmıştır.

Ant Dergisinin yazarlarından bazıları;

Faruk Pekin,

Ragip Zarakolu,

Inci Tugsavul,

Arif Damar,

Yunan mitolojisinde aşk tanrısı…

Eros,
Yunan mitolojisinde aşk tanrısının adı.

Ruh biliminde ruhsal çözümleme açısından cinsel eğilimler ve bundan doğan isteklerin tümüne denir. Freud’ a göre cinsel içgüdüyü de kapsayan, bütün varlığı koruyucu içgüdü.
Her türlü yaratmanın ana ilkesi, Platon’un Symposion (Şölen) ve Phaidros dialoglarında geliştirdiği, güzele duyulan ilgiyi belirten kavram. Bu ilgi haz duyma için değil, güzelde bir şey ortaya koymak, yaratmak içindir. Eros aynı zamanda ölümsüz olana doğru yönelişin güdücüsü ve duyusal dünyadan ideler dünyasına doğru felsefî bir yükseliş tutkusudur.

Yunan mitolojisinde Eros (Eski Yunanlıların sevgi tanrısı, Afrodit’ in oğlu), aşk, seks ve şehvet tanrısıdır. Bazen doğurganlık tanrısı olarak da tapılan Eros, erotik gibi kelimelerin de kökünü oluşturur. Eros, genelde Afrodit’ le beraber anılır ve Dionysus gibi bazen Eleutherios yani kurtarıcı olarak görülür. Geleneklere göre, Afrodit kadınların erkeklere olan aşkını temsil ederken Eros esasında erkek için olan aşkın temsilcisiydi.

Hesiod’un genel olarak kabul gören theogonisine göre Eros, Khaos, Gaia ve Tartarus’tan sonra evrene dördüncü gelmiştir. Eros sadece aşkın ya da seksin tanrısı değil, bu inanca göre aynı zamanda sonsuzcana sürecek olan yaratıcı üreme işleminin de sembolüdür. Mitolojik kökenli söylentilerde, Afrodit’in Ateş ve Volkan Tanrısı Hepaistos (Vulcan) la evlendiği ifade edilir. Fakat Afrodit Zeüz’ün zorlamasıyla kabul ettiği bu evliliğe bağlı kalmamış, Ticaret Tanrısı Hermes, Bağ ve Şarap Tanrısı Dionisos, Apollon’un oğlu Phaeton, Adonis, Truva’lı prens Anehise gibi tanrılar ve ölümlü kişilerle de sevişip birleşmiştir.

Aşk Tanrısı Eros, Evlilik Tanrısı Hymen, Bahçe Tanrısı Priape, Truvalı prens Aineias, bu aşkların ve birleşmelerin ürünleridir.

Rezenenin sebze olarak kullanılan iplik biçimindeki yapraklı körpe saplarına verilen ad.

Arapsaçı,

Rezene, (Foeniculum vulgare). Fennel,

Maydanozgiller (Apiaceae) familyasından iki metreye kadar boylanan iki yıllık kokulu otsu bitki türü. Anavatanı Akdeniz ve Yakın Doğu’dur. Sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki.


Spagetti soslarında, salata soslarında, patates salatalarında, somon, uskumru, levrek gibi balıkların buğulamalarında, mantar soslarında kullanılır. Çerkez tavuğu, kuzu eti ızgara balık, kabak, bazı tür keklere ve konservelere kullanılır.

Rezene bitkisi anne sütünü arttırır.Gaz söktürücüdür. Bebeklerde iştahı açar. Sindirim problemlerinin çözülmesine yardımcıdır.

Sindirim sorunlarından dolayı yaşanabilen baş ağrılarını geçirir. Sinirleri yatıştırır. Cinsel gücü artırıcı etkisi vardır.

1 320 321 322 323 324