Dövülmüş et ve bulgurla yapılan bir tür kebap…

Oruk,

Dövülmüş et, bulgur, soğanla yapılan ızgara köfte.

Dövülmüş köftelik bulguru biberle iyice yoğurduktan sonra içine kıyma koyup, üstüne yağ dökerek fırında pişirilen bir çeşit yemek.

Malzemeler; (4-6 kişilik)

* 1 kg. orta yağlı kıyma
* 1 çay bardağı ince bulgur
* Yeteri kadar sıcak su
* 1 tane kuru soğan
* 2 tatlı kaşığı biber salçası
* 2 diş sarımsak
* Maydanoz
* Tuz, karabiber, pulbiber,kimyon
* Sıvıyağ
* Çöpşiş

Yapılışı;

Servis için domataes ve biber közlenir ve tırnak pide ile sunulur.

Yoğurma kabına bulgur, kıyma, soğan rendesi, sarımsak, doğranmış maydanoz, tuz ve baharatı ekleyip harmanlayalım. Azar azar su ilavesiyle yaklaşık 1 su bardağı kadar tamamını dökmeyin, bulgurun yumuşamasına bağlı ilave ederek karıştırın. Bulgurun yumuşayıp iyice yoğrulmasını sağlayalım. Mandalina büyüklüğünde parçaları alarak, çöp şişlere adana yapar gibi geçirip yağlanmış fırın tepsisine dizelim. Isıtılmış orta ısılı fırında pişirelim. Sumaklı soğan salatasıyla servis yapılır. Eğer isterseniz ocak üstünde tavada da pişirebilirsiniz. İmkanınız varsa ateşte yapmak sanırım en lezzetlisi olur.

Afiyet olsun.

"Kazayağı" da denilen ve çaprazlama yapılan bir tür teyel…

Hristo Teyeli,

Çaprazlama yapılan teyel, kazayağı. Hristo teyeli.

Basit süslemelerde, etek kıvırma payı ve pantolon paçası baskısında kullanılan bir dikiş çeşididir.

Ispanakgillerden, yaprakları kaz ayağına benzeyen bir bitki (Chenopodium).Yemişlerinden yapılma toz ya da uçucu yağ, hekimlikte iyi bir solucan düşürücü olarak kullanılan kır bitkisi.

Çok kollu çengel.

Eğri bir dikiş biçimi.

Yazma kenarına yapılan boncuk oya.

Keçe üzerine yapılan, kaz ayağını andıran bir nakış.

Çorap motifi.

Ceketin sökülen yerlerini tutturmak için yapılan dikiş.

Diğer teyel çeşitleri;

Düz Teyel:
İki kumaşı birbirine birleştirmek amacıyla kullanılır. Kumaşların kaymaması için ya da makine çekmeden önce işaretlemede kullanılan bir dikiş çeşididir. Düz teyel, makine çekildikten sonra kolayca sökülebilecek şekilde yapılır.

Bol Teyel:
Giysilerdeki işaretleri, bir taraftan diğer bir tarafa geçirmede ya da giysiye prova sonrası karşılaştırma yapmada kullanılan bir dikiş çeşididir.

Z Teyeli:
Giysiye telalama işlemi yapılırken, ekstraforu tutturmada ya da yaka kaplama işleminde kullanılan bir dikiş çeşididir .

Hristo Teyeli:
Basit süslemelerde, etek kıvırma payı ve pantolon paçası baskısında kullanılan bir dikiş çeşididir.

Ara Teyeli:
Parçaları birbirine tutturmada kullanılan bir dikiş çeşididir.

İşaret Teyeli:

Giysilerin ön, arka ve kol ortasını belirtmede kullanılan bir dikiş çeşididir.

Bir tür kokulu çörek…

Nokul,

Samsun-Bafra yöresine özgü, bir bayram ikramı olan lezzetli bir çörektir.

Malzemeler;

1 su bardağı dövülmüş ceviz,

1 su bardağı sarı kuru üzüm

1 kase sıvı yağ

İçi için: 1 su bardağı şeker

1 su bardağı ılık süt

1 su bardağı ılık su

1/2 limon suyu

Bir kaç kaşık süt kaymağı (Daha güzel olur),

1 kahve fincanı sirke,

Yarım çay bardağı sıvı yağ

1 çay kaşığı silme tuz

1 çay bardağı şeker

2 yumurta (1 tanenin sarısı üzerine sürülecek)

1 paket yaş maya

alabildiği kadar un

İçi için: 1 su bardağı kuru sarı üzüm

Hazırlanma;

Ilık su ile mayayı erittikten sonra unun ortasını açıp mayalı suyu, sütü, yarım çay bardağı yağı, 1 çay bardağı şekeri, 1 yumurtayı, 1 yumurta akını ve tuzu ilave ederek kulak memesinden biraz sert bir hamur yapana kadar yoğuralım. Hamurun üzerine bolca un sepeleyip temiz bir bez örttükten sonra mayasının gelmesi için üzerini sofra beziyle kapatalım.(yoğurt mayalarken yaptığımız gibi).

Diğer tarafta derin bir kaba ceviz, üzüm ve şeker koyup güzelce harmanlayalım.

Hamurun mayası geldikten sonra hamuru portakal büyüklüğünde bezelere ayıralım. Açmaya başlamadan önce bezenin altını ve üstünü unlayalım ki hamur oklavaya yapışmasın. Her bir bezeyi oklavayla yufka büyüklüğünde fakat ondan daha kalın (bıçak sırtı kalınlığında) açalım. Kasedeki sıvı yağ ile yufkanın üzerini bolca yağlayalım. Harmanlanmış iç malzemeyi, yağlanmış yufkanın üzerine bolca serpeleyelim. (Kaç tane beze varsa malzemeyi de hepsine yetecek kadar eşit paylaştıralım) Yufkanın bir kenarından sarmaya başlayarak rulo yapalım. Ruloyu bıçakla 4-5 cm. uzunluğunda keselim. Yağlanmış tepsiye aralıksız olarak yanyana sıralayalım. Diğer bezelerlede aynı işlemleri yaptıktan sonra tepsideki nokulların üzerine yumurta sarısından sürülür. Önceden ısıtılmış (170 derece) fırında kabarmaması için bekletmeden pişirilir. Fırının ısısına göre 25-40 dakika arasında değişen sürede pişirilir. Fırınların da pişirme sürelerinde farklılıklar olabildiğinden nokulların üstü güzelce renk alana kadar pişirilir. Nokulları fırından çıkarıp sıcağıyla sofra bezine koyup sararsanız daha güzel ve yumuşak olur. Çay ile afiyetle yenir. Ayrıca paketleyip buzdobında, buzlukta saklanır. Gerektiği zaman çıkarılıp mikrodalga fırında ısıtılarak da yenmesi çok güzeldir.

Afiyet olsun.

Karadeniz bölgesinde yetişen bir zeytin cinsi…

Marentelli,
Karadeniz bölgesinde yetişen bir zeytin cinsi.

Ülkemizde artık Akdeniz’ den farklı olarak Karadeniz yöresinde de zeytin yetiştirilmektedir.
Karadeniz Bölgesinde zeytincilik Artvin, Trabzon, Samsun ve Sinop illerindeki mikro klimalar disinda gelisme imkânina sahip degildir. Elde edilen ürün küçük aile isletmelerinde sofralik olarak degerlendirilir.

Karadeniz Bölgesinde yetişen zeytin çesitleri;
Butko, Görvele, Marentelli (Trabzon Akçaabat ilçesinde yaygın olan bölge çeşididir), Patos (Trabzon ve civarında yaygın olan bölge çeşididir), Otur (Artvin ve civarında yaygındır),

Sati, Samsun Salamuralık, Samsun Tuzlamalık, Samsun Kırmızı Tuzlamalık, Samsun Yağlık, Sinop, Trabzon Yağlık.

Akdeniz uygarlığının sembolü olan zeytin ağacı, tarih boyunca bu bölgede kurulan tüm uygarlıkların temelini oluşturmuştur. Zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlarla birlikte başladığı kabul edilmekte ve “Zeytin bütün ağaçların ilkidir.” denilmektedir. Zeytinin, insanlık tarihindeki önemine tüm kutsal kitaplarda, yaradılış ve kuruluş efsanelerinde yer verilmektedir.

Arkeolojik ve jeolojik buluntular da zeytinin M.Ö. 6000 yılından beri kullanıldığını göstermektedir. Zeytinden yağ elde edilmesinde kullanılan ilk yöntem, zeytinlerin önce ayakla ezilmesi ve sıcak su ile yağının alınması şeklinde olmuştur. Bugün için dünya üstünde bulunmuş en eski zeytinyağı tesisi, M.Ö. 6. Yüzyıla aittir ve İzmir’ in Urla ilçesi yakınlarındaki antik Klazomenai kentinde bulunmaktadır. Daha sonraları Romalılar zeytinin iki taş arasında ezilmesine dayanan yöntemi bulmuşlardır. İlk zamanlarda taşın dönmesi insanlar tarafından sağlanırken, daha sonra bu iş için hayvan gücünden yararlanılmıştır. Zamanla, ezilen zeytin hamurunun sıkıştırılması için Arşimet vidasının döndürülmesi ile oluşturulan basınçtan faydalanılmıştır. Mengene tabir edilen bu usul günümüzde de halen kullanılmaktadır. XIX. Yüzyılda buharın kullanılmaya başlaması ile zeytinyağı sanayiinde yeni bir döneme girişilmiş ve daha yüksek basınçla daha fazla zeytin işleme olanağı doğmuştur. Bu iş için kullanılan hidrolik presler teknolojik gelişmelere paralel olarak dizel motoru ve elektrikle çalışabilecek biçimde geliştirilmiş ve zamanla günümüzde kullanılan en modern sistem olan kontinü tesislere dek gelinmiştir.

Zencefilgillerden ıtırlı bir bitki…

Kakule, (Arapça Kakulle).

Zencefilgiller ailesinden Elettaria ve Amomum cinslerini kapsayan bitkilerin genel adıdır.

Hindistan’ dan getirilen bir baharat.

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.

Batı ve Güney Hindistan, Güneydoğu Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen, 4-5 m boyunda, büyük yapraklı çok yıllık bir bitki cinsidir. Özellikle Güney Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir.

Kakulenin meyveleri 1-2 cm uzunlukta, sarımsı yeşil ve kirli beyazımsı renktedir. Tohumları mercimek şeklinde ve büyüklüğünde, kırmızımsı esmer renkte olup, keskin kokuludur. Kakule yetiştiği yere göre isim alır. Seyhan kakulesi, Malabar kakulesi, Siyam kakulesi gibi.

Tohumları meyvelerinin kurutulup, ayrılmasıyla elde edilir. Yemeklere özellikle de baklagillere ve balığa katılır. Muhallebi, sütlü tatlılar, hoşaflar, çay ve kahvede çeşni verici olarak kullanılır. İsveç ve Finlandiya’da unlu mamüllere de katılır. Hintliler nefesleri güzel koksun diye tohumlarını çiğnerler. Kakule tohumlari reçine, nişasta ve uçucu yağlar taşır. Hoş lezzeti ve kokusundan dolayı baharat olarak kullanılır. Ayrıca iştah açıcı, midevî ve gaz söktürücü etkilere sahiptir. Arapça ve Farsça “Hêl” olarak bilinen Kakule, ingilizcede “cardamom” olarak bilinmekte olup, çaya farklı bir aroma katmaktadır. Bergamotu andıran özel kokusundan dolayı ayrıca Kakule aromalı çaylar üretilir ki adları “Cardamom Tea” olarak geçer.

Kaynakça; Vikipedi, özgür ansiklopedi

Geviş getiren hayvanların, dört bölümlü midelerinin dördüncü bölümü…

Şirden, (Abomasum) Tek mideli memelilerin midesine benzer.

Gevişgetirenler (Ruminantia), çift toynaklılar (Artiodactyla) takımı içinde bir alt takım.

Bu alt takıma ait otobur hayvanların sahip oldukları çok odalı mideleri mikrobiyolojik bir sindirim yöntemini mümkün kılar. Geviş getiren hayvanların mideleri çoğunlukla dört odadan oluşur. Midenin bu dört kısmı; Şirden (Abomasum), İşkembe (Rumen), Börkenek (Retikulum) ve Kırkbayır (Omasus)’ dan oluşur.

İşkembe; (Rumen), Sığır ve koyun gibi geviş getiren hayvanların dört gözlü midelerinin ilk ve en geniş bölümüne işkembe denir. . Halk arasında hayvanların midelerinin tamamına da işkembe denir.Geviş getiren otçul memelilerin mideleri; işkembe (rumen), börkenek (reticulum), kırkbayır (omasus) ve şirden (obamasum) olmak üzere dört bölmeden meydana gelir. Alınan bitkisel besinlerdeki selülozun sindirimi zordur. Bu sebepten dört bölüm halindeki midede besinler kısım kısım sindirilir. Her bölümün besin sindiriminde taşıdığı enzimler veya bakteriler sebebiyle ayrı ayrı görevleri vardır. Sindirim enzimlerine yardımcı olarak selüloz parçalayan birçok bakteriler de sindirimlerde rol oynar. Sığır ve koyunlar besinlerini ağızda tükürükle karıştırarak bir miktar ezdikten sonra midenin ilk bölümü olan işkembeye ve buradan da börkeneğe aktarırlar. Bu iki bölümde çok miktarda bulunan bakteriler,selülozu parçalamaya başlarlar.Hayvan genellikle dinlenme halinde refleks bir geğirme ile besinlerini ağıza getirerek dişleriyle damak arasında iyice ezer. Bu olaya geviş getirme denir.

Gevişten sonra yutulan besinlerin çoğu midenin üçüncü bölümü olan kırkbayıra gelir. Burada çalkalanarak bir miktar suyu çıkarıldıktan sonra, son bölüme (şirden) aktarılır. Bu bölüm diğer memelilerin midelerine tekabül eder. Burada hidroklorik asitin etkisi sözkonusudur. Geviş getirenlerin midelerindeki bakterilerin faaliyeti dikkat çekicidir. İşkembede selüloz zarlarını parçalayan bakteriler görevlerini bitirdiğinde ’demlendirici’ denen başka mikro organizmalar tarafından sindirilir. Bunlar da son bölümde hidroklorik asitle öldürülerek sindirilir. Geviş getirenlerin midelerindeki sindirim bakterileri hem sindirimde rol oynar hem de besin kaynağı meydana getirirler. Deve, lama ve cüce geyikgillerin mideleri üç gözlüdür. Bunlarda kırkbayır bulunmaz.

İnek, koyun, keçi, deve, geyik, zürafa gibi canlılar geviş getirirken at, eşek, domuz ve katır geviş getirmez. Geviş getirmeyen otçul memelilerde ince bağırsak daha uzundur. Otçul memelilerden geviş getirenlerde selüloz sindiren mikro organizmalar işkembede, geviş getirmeyenlerde ise kör bağırsakta bulunur.

1 516 517 518 519 520