Türkiye’yi olimpiyatlarda temsil eden ilk kadın sporcu …

Halet Çambel,
(1916-2014)
Prof. Dr. Halet Çambel,

Kadın Sporcu,
Arkeolog,
Türk arkeolog.

Halet Çambel, Almanya’da askeri ataşelik görevi yapan ve Atatürk’ün yakın arkadaşlarından Hasan Cemil Bey (Hasan Cemil Çambel) ile dönemin Berlin Büyükelçisi eski sadrazamın kızı Remziye Hanımın üçüncü çoçuğu olarak 27 Ağustos 1916’da dünyaya geldi. Ortaokul ve liseyi Arnavutköy Kız Koleji’nde, şimdiki adıyla Robert Kolejinde okudu. Sanat tarihi öğretmeninin etkili anlatımı ve İstanbul’un tarihi mekanlarına düzenlediği geziler lise yıllarında onu derinden etkiledi. Bu arada eskrim sporunda ustalaştı ve ardından Paris Sorbonne Üniversitesi’nde arkeoloji okudu.

Eskrim dalında 1936 Yaz Olimpiyatlarında Türkiye’yi temsil etti ve Suat Fetgeri Aşeni ile birlikte olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu oldu. 1940’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde asistan olan Çambel, doktorasını da aynı üniversitede yaptı.
Ardından iki yıl Almanya’da Saarbrücken Üniversitesi’nde konuk öğretim üyesi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra o dönemde Tan Gazetesinde çalışan bir gazeteci-yazar olan Nail Çakırhan (mimar kimliğini sonradan edinmiştir) ile evlendi.

1950’lerin başında Osmaniye, Kadirli yakınlarındaki Karatepe Hitit siti ile karşılaşması kariyerini belirleyici gelişme oldu. Hitit döneminin en bilgili uzmanlarından biri olan Çambel’in 1940’lı yıllarda Alman arkeolog H. Th. Bossert ile birlikte yaptıkları Adana Karatepe kazıları arkeoloji dünyası için de dönüm noktalarından biridir. Çambel, Hitit dilinin anlaşılması çalışmalarına da büyük katkı sağladı.

2005 yılında Hollanda devletinin kültür ve kalkınmaya hizmet edenlere verdiği Prens Claus ödülünün sahibi oldu.

Döner kanatlı hava aracı …

otojir Photo014111111
Otojir,
Otojiro.

Dik iniş ve çıkış yapabildiği için dar yerlerde de kullanılabilen, tepeden pervaneli uçan taşıt. Otojir, bir motor üstünde yer alan, yatay olarak dönen rotor yardımıyla havalanabilen, havadan daha ağır bir uçuş aracıdır.

İlk İspanyol mühendis Juan de la Cierva tarafından icat edildi. 1920’lerin başlarında döner kanatlı hava taşıtlarındaki en önemli gelişme Juan de la Cierva’nın yaptığı otojirdir. ARF rotor ( autorotation ) ilkesine dayanan bir uçan makine . Otojir Helikopterden farklı bir araç olup rotorun, içinden geçen havayla döndürülmesidir Bu prensibe otorotasyon deniyor. Otorotasyon ilkesi doğada, milyonlarca yıldır akçaağaç tohumlarının dökülmesi esnasında izlenmiş ve bu tohumlarıın, yere düşüşleri otorotasyon sonucu yavaşladığı için, rüzgarla geniş bir alana yayılmışlardır.Buna en güzel örnek insanların otorotasyondan yararlanarak yaptıkları ilk buluş Yel Değirmenleri olmuştur.

Otojirde bir motor ki ileriye doğru hareketi sağlayan bir motor ile yükselmesi için bir pervane vardır. Aracın İleri doğru hareketi esnasında havalandırıcı rotor hafifçe arkaya doğru kaykılır. Bu esanada hava akımı rotorun içinden geçer ve araç yükselir. Bu şekilde rotor, otojiri havalandırır. Basit olarak helikopterler gibi dikey olarak yükselmeyip önce ileriye doğru hızlanır sonra havalanır. Ilk örneklerinde görülen kusurlar sonradangiderildi. Helikopter ile uçaktan melez bir ekipman üretilmiştir. Uçak kanadı yerini alan serbest pervaneli ciroplanla havacılıkta bir atılım yapılmıştır.İspanyol mühendis bu buluşu ile dünya çapında şöhreti yakalamıştır. ABD, Fransa ve Almanya gibi küresel üreticiler otojiro lisansı altında araç üretmeye başladı. Sovyet mühendis Nikolai Kamov ve NK Skrzhinskaya ise ilk otojiro KASKR -1 yaptılar. On yıl içinde Sovyet mühendisler 15 türünü geliştirdiler.

Nispeten yüksek maliyet ve yüksek teknik göstergeler sayesinde günümüzde bir çok kullanma alanı edinmiştir. Bunlar; arama ve kurtarma operasyonları, tarım, hava ve toprak ve bitki denetimleri, kişisel zevk ve doyum için kullanılmaktadır. Uçuş için uzun uçuş saatlerine ihtiyaç yoktur. Ayrıca saklamak park etmek için 10 metre uzunluğunda 3 metre yüksekliğinde küçük bir hangar yeterlidir.

Bugüne kadar, hava yoluyla seyahat için en güvenli yoldur. Kolayca sıfır hızda dahil olmak üzere tüm uçuş modu işletilmektedir. Hatta bir motor arızası ile dahi ünite iniş için uygun bir yere inebilmektedir.

Fotoğraf ve video çekimi için ön koltuk muhteşem bir yerdir. Kişisel olası işler için müthiş bir ulaşım aracıdır. Konfor seviyesi, yakıt tüketimindeki cimriliği, teknik özellikleri hava araçları ile mukayese edilemez. İşte bu nesne sadece gökyüzünde değil sonsuz can sıkıcı trafik sıkışıklığında bir çözümdür.

helikopter (1)
Helikopter, (Fr. hélicoptère).
Helikopter ilk olarak Fransız pilot Paul Cornu tarafından kullanılmıştır.

Helikopter kelimesi yunanca da hareketli kanatlar anlamında olan heliko pteron kelimesinden türetilmiştir.

Dikey kalkış ve iniş yapabilen, havada sabit kalabilen, taşıma kuvveti oluşturan döner kanatlı, pervaneli hava araçlarına ise Helikopter denilmektedir. Helikopterde kanat, uçaktaki gibi sabit olmayıp hareketlidir.

Hareketli bu kanatlar pervane şeklinde olup iki ya da daha fazla pervane parçasından (pal)’den oluşur. Motor bu palleri çevirir. Prensip olarak alçak ve yüksek basınç alanları oluşumuna dayanan bir sistemle hareket ederler. Oluşan basınç farkı aracı taşıma kuvveti oluşturur. Helikopterin ağırlığına eşit bir taşıma kuvveti oluştuğunda helikopter havada askıda kalır. Bu kuvvet büyük olursa dikey olarak yükselir. Prensip böylece işler.

Metamorfizmaya uğramış esas itibariyle kuvars, feldspat veya kaya parçalarından oluşmuş sert, koyu renkli bir kayaç ..

grovakk
Grovak,
İng. greywacke, gray stone.

Başkalaşmış bir hamur içinde, köşeli kuars, feldspat taneleri ve kayaç parçacıklarından oluşan sert, koyu renkli kayaçtır. Kuvarsit, feldspat veya kaya parçalarının çok köşeli kırıntılarından oluşmuş sert, koyu renkli bir kayadır.

Kil ve silisten oluşan bir hamura sahiptir. Ancak dış hava şartları ve su ile temas ettiğinde bozuşan bir türdür.

Bir kısmıyla metamorfizmaya uğramış kil hamuru içerisinde, esas itibariyle kuvars, feldspat veya kaya parçalarının sivri köşeli tanelerinden yapılma sert, koyu renkli bir kayadır.

Avustralya`da yaşayan ve devekuşuna benzeyen, uçamayan bir kuş türü …


Emu,
(Lat.Casuarus emeu),
(Fr. casaar).

Avustralya`da yaşayan ve devekuşuna benzeyen, uçamayan bir kuş türü.

Avustralya kıtasında türemiş uçma yeteneği olmayan bir kuş türü. 175-200 cm. boyunda, 40-60 kg. ağırlığında, büyük, güçlü ama uçamayan Avusturalya’nın en büyük kuşudur. Uçamayan bu kuş yüzer ve çok hızlı koşabilir. Uzun ve ince bacakları ve üç parmaklı ayakları sayesinde hızı saatte 65 km. kadar çıkmaktadır. Kahverenkli tüylüdür.

Meyve yiyerek beslenir. Yediği meyvelerin tohum ve çekirdeklerini taşıyarak üreme işine yardımcı olur. Gezip dolaştığı yerlerde yediği meyvelerin çekirdeklerini dışkısı ile bırakır. Böylece üreme işine yararlı olur. Büyük yeşil ve kara renkli yumurtaları vardır. Aborijinlerin tarihinde de önemli bir yere sahiptir.

Spesifik olarak bir sistem içindeki rastgelelilik ya da düzensizlik ölçüsü …

Entropi, (İng. Entropy, Frn. Entropie).
Düzensizlik,
Rastgelelilik,
Bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlikdir.

Spesifik olarak bir sistem içindeki rastgelelilik ya da düzensizlik ölçüsüdür.

Daha iyi tanımlaybilmek için yeni bir iskambil kağıtları destesini açın. Önce suitler (karo, maça, sinek, kupa) ve asdan papaza kadar sıralıdır. Ama hepsini karıştırdığında yani desteyi karıştırdığında aynı ilk duruma gelmesi için gerekli bir istatistik faaliyet gereklidir.

İşte bu halin tam olarak ne kadar düzensiz olduğu görülür. Ölçmenin ve sistemin düzelmesi için ortaya çıkablecek belli olasılıkları belirleme yolu entropidir. İlk olarak Yale Universitesi, Profesör J.Willard Gibbs bu kuramı bulmuştur.

Yönlendirilen bir haber kaynağının istatistik kurallarına göre haber içeriklerinin oranı.

Bir dizge içinde, devinim niceliği gibi kimi özelliklerin, moleküller arasında gelişigüzel dağılım olasılığına ilişkin düzensizlik ölçüsü. Entropi değişimi eşsıcaklık tersinir süreçlerde, dizgenin aldığı ısının salt sıcaklığa oranı ile gösterilir.

Herhangi bir fiziksel veya kimyasal olayda yararlı enerjinin tesadüfen, düzensiz ve geriye dönüşümsüz olarak dağılması.

Entropi, hiçbir zaman tam olarak anlaşılmayan durum fonksiyonudur.

Entropi, bilim adamlarının düzensizliği ölçmek için kullandığı bir niceliktir.

1 374 375 376 377 378 461