Zamanından daha geç doğan kuzu ya da oğlak…


Emlik,
Zamanından daha geç doğan kuzu ya da oğlak.
Mevsimsiz doğan kuzu.
Zamanından sonra kuzulayan koyun.
Süt emmekte olan insan ya da hayvan yavrusu.

Körpe kuzu ve oğlak.
Yeni doğmuş koyun yavrusu.
Anası ölmüş kuzu.
Keçilerin doğurdukları ilk yavru.
Yazın doğmuş koyun yavrusu.

İyi yetişmesi için analarından süt alınmayan koyun ve keçi yavruları.
Özel bir şekilde beslenen koyun ya da keçi.
Yoksul bir ailenin geçimine yarayan sağmal hayvan.

Halk dilinde, emme döneminde olan çocuk için de emlik tabiri kullanılır.

Akıl hastanelerindeki hademelere verilen ad …


Güllabici,
Akıl hastanelerindeki hademelere verilen ad.
İngilizce, Konuşma Diliyle flatterer, coaxer.

Deli güllabicisi.
Akıl hastanelerindeki gardiyan.
Zorla deli gömleği giydirmekle yükümlü adam.
Psikopoz, Akıl hastalıklarıyla ilgili hekimlik koluna denir.

Akliye, Akıl hastalıkları, akliye kelimesiyle genellenmiştir.
Akıl hastanelerine, Tımarhane denir.
Farsça, Timarhane, تيمارخانه , akıl hastanesidir.

Akıl hastahanelerindeki gardiyanlar.
Eskiden, akıl hastahanelerindeki gardiyanlar. Bu gardiyanlara Güllabici denir. Bunlar ellerinde kamçı olduğu halde deliler arasında dolaşıp azgın delileri döverek uslandırmak vazifesiyle mükellef olduklarından, dışarda bu türlü tavır takınanlara da aynı anlama gelen mecazi anlamda güllabici denilirdi.

Akıl hastanelerindeki hademe, güllabici,
Akıl hastanesi hademesi.

Dürziliğin yalnızca sınırlı bir bölümünü bilen ve çoğunluğu oluşturan dürzilere cahiller anlamına gelen verilen ad …


Cuhhal,
Yalnızca tek bir Tanrı vardır.
O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez.

Yalnızca O’nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı’nın beden giymesi tarzında olmuştur.

Dürzilerde bilgeliğe ermemiş, Dürziliğin yalnızca sınırlı bir bölümünü bilen ve çoğunluğu oluşturan dürzilere cahiller anlamına gelen Cuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar.

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere, akıllılar anlamına gelen Ukkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler.

Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzilik, kendine özgü bir ezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlı inançsal yapıların özellikle Manicilik, Bogomiller, Paflikyanlar ve Batı’da Katharlar’da bulunduğu bilinmektedir.

Dürziler;
Arapça: درزي / موحدون دروز
İbranice: דרוזי
Orta Doğu kaynaklı Sabiilik ve Ezidilik gibi dinlerin etkisi ile, XI.. yüzyılda İslamiyet’in Şiilik mezhebinin İsmailiyye kolundan ortaya çıkmıştır. Tektanrılı bir dini inanç topluluğudur. Bu dine inananlara Dürzi denir. Dürzilerin, çoğul ifadesi Durüz’dir. Kendilerine birleştiriciler, tek tanrıcılar anlamına gelen Muvahhidun derler.

Dürzilik, Fatımi halifesi Hakim Biemrillah’ı Tanrı olarak kabul eden ezoterik bir inanç akımıdır. XI. Yüzyılda Suriye’de ortaya çıkan bu akımın adını kurucularından Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail Anuştegin ed-Derezi’den aldığı ileri sürülmektedir. Günümüzde yoğun olarak Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün’de yaşamaktadır.

Dürzilerin kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır. Bu yıldızın her bir köşesi ayrı renkte olup, beş hududu ve onların niteliklerini temsil eder:

Yeşil:
Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan Akıl’ dır. Allah’ın iradesini temsil eder.

Kırmızı:
Nefs’dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.

Sarı:
Gerçeğin en yalın ifadesi olan Söz’dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.

Mavi: As-Sabik’tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.

Beyaz:
Al-Tali’dir. Mavi’nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.

Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere verilen ad …


Ukkal,
Yalnızca tek bir Tanrı vardır.
O, bilinmez ve bilinemez, tahayyül edilemez.

Yalnızca O’nun varlığını, var olduğunu doğrulayabilir ya da bilebiliriz. Tanrı insan biçiminde dokuz kez görünmüştür. Bunlar, bedenleşme (incarnation) biçiminde değildir, zira Tanrı bir bedene gerek duymaz, bu belirmeler daha çok bir insanın elbise giymesi gibi Tanrı’nın beden giymesi tarzında olmuştur.

Dürzilerde bilgeliğe yalnızca belirli bir dinsel eğitimi tamamlamış olan seçkin kişilerce ulaşılır.
Dürzilerde bilgeliğe ermiş seçkin kimselere, akıllılar anlamına gelen Ukkal denir. Bunlar başlarına beyaz sarık sararlar ve kendi aralarında özel toplantılar düzenlerler.

Dürzîlikte Ukkal’in uygulamakta olduğu dokuz dereceli bir hiyerarşik yapılanma bulunmaktadır. İnisiyasyonun ilk yılında deneme süresini tamamlayan aday asıl üyeliğe kabul edilebilir. Çıraklık devresini tamamlayan Dürzi’nin ancak ikinci yılda inancının simgesi olan beyaz sarık takmasına izin verilir ve mezhebin tüm gizem törenlerine katılmaya hak kazanır.

Çoğunluğu oluşturan diğerleri Dürzi inançlarının yalnızca sınırlı bir bölümünü bilirler ve bunlara da cahiller anlamına gelen Cuhhal denilir. Bunlar ancak herkese açık ibadet yerlerinde buluşurlar. Böylelikle iki katlı bir inançsal yapıya sahip olan Dürzilik, kendine özgü bir ezoterik yapı ortaya koymaktadır. Bu tür iki katlı inançsal yapıların özellikle Manicilik, Bogomiller, Paflikyanlar ve Batı’da Katharlar’da bulunduğu bilinmektedir.

Dürziler;
Arapça: درزي / موحدون دروز
İbranice: דרוזי

Orta Doğu kaynaklı Sabiilik ve Ezidilik gibi dinlerin etkisi ile, XI.. yüzyılda İslamiyet’in Şiilik mezhebinin İsmailiyye kolundan ortaya çıkmıştır. Tektanrılı bir dini inanç topluluğudur. Bu dine inananlara Dürzi denir. Dürzilerin, çoğul ifadesi Durüz’dir. Kendilerine birleştiriciler, tek tanrıcılar anlamına gelen Muvahhidun derler.

Dürzilik, Fatımi halifesi Hakim Biemrillah’ı Tanrı olarak kabul eden ezoterik bir inanç akımıdır. XI. Yüzyılda Suriye’de ortaya çıkan bu akımın adını kurucularından Ebu Abdullah Muhammed bin İsmail Anuştegin ed-Derezi’den aldığı ileri sürülmektedir. Günümüzde yoğun olarak Suriye, Lübnan, İsrail ve Ürdün’de yaşamaktadır.

Dürzilerin kutsal simgesi beş köşeli bir yıldızdır. Bu yıldızın her bir köşesi ayrı renkte olup, beş hududu ve onların niteliklerini temsil eder:

Yeşil:
Gerçeğin anlaşılması ve kavranması için gerekli olan Akıl’ dır. Allah’ın iradesini temsil eder.

Kırmızı:
Nefs’dir ve varlığın sınırlarını belirler. Akla yardımcıdır.

Sarı:
Gerçeğin en yalın ifadesi olan Söz’dür. İlk ikisine yardımcı olmaktadır.

Mavi: As-Sabik’tir. İradenin düşünsel gücünü temsil eder. Söz’e yardımcı olmak ve onu her türlü kötülükten koruyarak, evreni uyum ve düzen içinde tutmak üzere yaratılmıştır.

Beyaz:
Al-Tali’dir. Mavi’nin gerçekleşmesi ve gücün maddeleşmesidir.

Mercek …


Adese,
Mercek.

Arapça, adese, عدسه
Lens,
Yaklaştırıcı,
Farsça, Pertavsız.
Pertevsuz,
Büyüteç,
Eski dilde, pertavsız,

Fr. Cristallin
Fr. Lentille
İng. lens, crystalline lens,

Mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç.
Optik ile ilgili olup, içinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens.

Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı, Lens.
Güneşe karşı tutulduğu zaman, ışıkları bir noktaya toplayan ve bu suretle ışığın değdiği yeri yakan mercek.

Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne.

Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. Koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır.

İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. Tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek.

Işığı geçiren, bir veya iki tarafı kavis halinde cam veya geçirgen madde. İng. lentil, lens
Uzağı yakın veya yakını uzakta görmeğe yarayan dürbün veya mikroskop camı.

1 2 3 4 5 325