Malezya ve Endonezya’da odun kömüründe pişirilen çok baharatlı şiş et …


Satay,
Sate,
Malezya ve Endonezya’da odun kömüründe pişirilen çok baharatlı şiş et.
Satay, Malezya ve Endonezya’da odun kömürü ile pişirilen çok baharatlı etin şiş ve mangalda pişirilmesi ile yapılır. Endonezya, Malezya ve Singapur’da sunulan ünlü sokak yemeklerinden biridir. Genellikle kömürle ızgarada pişirilir.

Hint, Portekiz, Arap, Çin, Malezya ve İngiliz mutfaklarından alınmış bir çok uygulama bu bölged sık görülür. Endonezya ve Malezya mutfağı genel anlamıyla pirince, ete, balığa ve sebzeye dayanır ve sarımsak, köri ve zencefil gibi en bilinen baharatlar çok önemlidir. Baharat Adası diye de bilinen Maluku adası, Karanfil ve Hint cevizi gibi doğal baharatları Endonezya ve dünya mutfağıyla tanıştırmıştır. Bu baharatlar arasında en çok öne çıkan safrandır.

Et, kuzu, balık ve pirinci safranla birlikte pişirirler. Endonezya, Malezya, Laos mutfağından Pala, Cengkeh gibi farklı baharatlar dünya mutfağına girmiştir. Kızartmalarda baharat kullanımı fazladır. Doğu Endonezya mutfağı, Polinezya ve Melanezya mutfağına benzerlik gösterir. Soyalı yemekler de bölgede çok popülerdir.

Endonezyalılar evlerde ve lokantalarda da yerel yiyecekler genelde elle yenir. Bundan dolayı lokantalarda ve evlerde yemeklerle birlikte bir kap içerisinde temiz su da ikram edilir. İçinde limon parçaları bulunan bu su el yıkamak için kullanılır. Pirinç, Endonezya mutfağının temel taşlarından birini oluşturur. Neredeyse her yemekte pilav bulunmaktadır. Bu pilav sadece suda kaynatılmış tuzsuz ve yağsız bir pilav türüdür. Pilav, muz yaprağına sarılıp dolma şeklinde, kraker şeklinde hazırlanmış pilav ve Hindistan ceviziyle tatlandırılmış pilav olmak üzere çok çeşitli pilav çeşitleri vardır.

Endonezya mutfağında yer fıstığı sosu çok sık kullanılır. XVI. yüzyılda İspanyol ve Portekizli tüccarlar tarafından Meksika’dan Endonezya’ya getirilen yer fıstığı bugün Endonezya mutfağının başlıca yiyecekleri arasındadır.

Satay, Rendang ve Sambal gibi Endonezya orijinli yemeklerin çoğu günümüzde Malezya ve Singapur gibi diğer Güneydoğuasya ülkelerinde de yaygındır. Tofu (tahu) ve Tempe gibi soyalı yemekler de bölgede çok popülerdir. Tempe Cava icadı olarak da bilinir.

Pek çok şehirde sokaklarda küçük arabalarda Bakmie (makarna) ve Bakso (köfte) satan sokak satıcılarına rastlamak mümkündür. Endonezya sokak yemekleri Siomay ve Batagor (kızarmış köfte ve tofu), kızarmış balık cipsi (Pempek), Bubur ayam (tavuk çorbası), satay, Nasi goreng ve Mie goreng (kızarmış pilav ve kızarmış makarna)’dır.

Merhem …


Pomad,
Pomat,
Fransızca pommade.

Melhem,
Merhem,
Arapça, مرهم
Em,
Yağlı ve kokulu merhem.
Çare,

Deriye sürülerek kullanılan, içinde birçok etkili madde bulunan, yumuşak ve koyu kıvamda, yağlı veya yağsız ilaç.
İlaç,
Deriye, yaraya sürülen ilâç.
Acıyı teskin eden şey.
Kederi, derdi gideren.
Deriye, yaraya sürülen ilâç.
Yara ilacı.
Pomad, yara kremi.

Nalbant …


Nalbant.
Kayar,
Takav,
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi…
Binek hayvanlarına bağlı bir sanattır.

Kullanılan malzemeler:
Nal, mıh, çekiç, kerpeten, satraç veya sunturaç (tırnak kesme aleti) dörpü, eğri, (kırılan mıhı çıkarmaya yarar), nal makası, zımba, yavaşı (hısan) hay­vanların burnunu sıkan alet.

Nalın tırnağa takıldığı çivilere mıh denir ve özelliği dövmedir.

Nalbantlar kapama nal tabir edilen bütün nal kullanırlar. Nal, atın ayağının bir kayışla arkaya doğru kaldırılmasıyla takılır. Nallar hayvanın ayağına toynağına (ölü tırnak kısmına) “nal tokmağı” denen tahta tokmaklar ya da “nallama” adı verilen özel çekiçlerle çakılırdı. Nalbantlar nal çakmanın yanı sıra toynak bakımını da yapar ve toynak hastalıklarını tedavi ederdi. Nalın ne hikmeti olduğu bilinmez ama bazı ev sahipleri evin giriş kapısının üstüne, uğur getirmesi için nal çakarlar.

Türk Tiyatrosu’nda ilk epik tiyatro örneği olan “Keşanlı Ali” adlı oyunun yazarı …


Haldun Taner,
(D. 16 Mart 1915 – Ö. 7 Mayıs 1986 İstanbul)

16 Mart 1915 yılında İstanbul’da doğdu. Babası, Osmanlı meclisinde İstanbul miletvekili olarak İstanbul Üniversitesinde (Darülfünun) Hukuk Fakültesi profesörü Ahmed Selahattin’dir. 1935 yılında Galatasaray Lisesini bitirdi. Devlet tarafından Almanya’ya Heidelberg Üniversitesi’ne gönderildi. Siyasal Bilimler Fakültesi’ne devam etti. Zatürree nedeniyle eğitimini bırakıp 1938 yılında İstanbul’a geri döndü. 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Filolojisi Bölümü’nü bitirdi.

İstanbul Edebiyat Fakültesi’nde, Gazetecilik Enstitüsü’nde, Sanat Tarihi Kürsüsü’nde asistanlık ve LCC Tiyatro Okulu’nda hocalık yaptı. Viyana’daki Max Reinhardt Tiyatro Akademisi’nde iki yıl öğrenim gördü. 1957 yılında Türkiye’ye döndü.

Tercüman ve Milliyet gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

Türk Tiyatrosu’nda ilk epik tiyatro örneği olan Keşanlı Ali adlı oyunu, Türkiye, Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, Yugoslavya’nın çeşitli kentlerinde oynandı.

Zeki Alasya ve Metin Akpınar ile Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nu, Ahmet Gülhan ile Tef Tiyatro Grubu’nu kurdu.

7 Mayıs 1986 yılında İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Eserleri;
Öyküleri,
Yaşasın Demokrasi (1949)
Tuş (1951)
Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu (1953)
Ayışığında Çalışkur (1954)
Onikiye Bir Var (1954)
Konçinalar (1967)
Sancho’nun Sabah Yürüyüşü (1969)
Kızıl Saçlı Amazon (1970)
Yalıda Sabah (1983)
Töhmet

Oyunları;
Günün adamı-Dışardakiler (1957)
Ve Değirmen Dönerdi (1958)
Fazilet Eczanesi (1960)
Lütfen Dokunmayın (1961)
Huzur Çıkmazı (1962)
Keşanlı Ali Destanı (1964)
Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım (1964)
Zilli Zarife (1966)
Vatan Kurtaran Şaban (1967)
Bu Şehr-i Stanbul Ki (1968)
Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1971)
Astronot Niyazi (1970)
Ha Bu Diyar (1971)
Dün Bugün (1971)
Aşk-u Sevda (1973)
Dev Aynası (1973)
Yar Bana Bir Eğlence (1974)
Ayışığında Şamata (1977)
Hayırdır İnşallah (1980)
Eşeğin Gölgesi
Haldun Taner Kabare

Diğerleri;
Devekuşuna Mektuplar (1960)
Hak dostum Diye başlayalım Söze (1978)
Düşsem Yollara Yollara (1979)
Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil (1979)
Yaz Boz Tahtası (1982)
Çok Güzelsin Gitme Dur (1983)
Berlin Mektupları (1984)
Koyma Akıl Oyma Akıl (1985)
Önce İnsan Olmak (1987)

Aldığı Ödüller;
1953 yılında Uluslararası Hikaye Yarışması Türkiye Birinciliği (Şişhaneye Yağmur Yağıyordu)
1955 Sait Faik Hikaye Armağanı (Onikiye Bir Var)
1956 Varlık Dergisi, Türkiye’nin En Beğenilen Öykü Yazarı seçildi
1972 Türk Dil Kurumu, Tiyatro Ödülü (Sersem Kocanın Kurnaz Karısı)
1983 Sidat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
Bordighera Müzik Festivali, Hikaye Ödülü (Sancho’nun Sabah Yürüyüşü)

Eski Yunan’da, istenmeyen bir kişinin halkoylamasıyla sürgüne gönderilmesi cezası….


Ostrakismos,
Çanak Çömlek Mahkemesi.
Eski Yunan’ da Solon yasaları uygulanmaktaydı. Kendisinden sonra demokratik düzenleme için büyük ölçüde kolaylık sağlayan uygulamalar getirildi. Atina demokrasisi için çalışan ve kurucusu olarak da anılan Kleisthenes M.Ö. 507 yılında sistemi demokratik bir temel üzerine oturttu.

Kleisthenes yönetime geldikten sonra ana hatlarıyla şu reformları gerçekleştirdi.
Kan bağına dayalı kabile örgütlenmesini bütünüyle ortadan kaldırdı.
Toprak bağına dayalı mahalle örgütlenmesini getirdi.
Atina’yı on yerleşim veya seçim bölgesine (deme veya demos) ayırdı.
Aynı şekilde, kan bağı veya veraset yerine, kura ile her bir deme veya demostan 50 kişinin katılımı ile oluşan 500’ler Meclisi’ni oluşturdu.
Kleisthenes ayrıca ilk defa M.Ö. 487 yılında uygulanan ostrakismos olarak da bilinen çanak çömlek mahkemelerini kurdu. Buna göre 6.000’den daha fazla oy alan bir kişi Atina’yı 10 yıllık bir süre için terketmek zorundaydı.

Ostrakismo’ un amacı tiran veya zorba olarak yönetimi ele geçirmeye çalışan ve demokrasiye tehdit olarak görülen kişilerin sürgün edilmesiydi. Zamanla kenttte aşırı güç elde ettiği düşünülen tüm yurttaşlar sürgünün hedefi oldu. Bu sistemde, sürgüne gönderilen kişinin mülkiyetine dokunulmamakta, ancak 10 yıl süre ile kentte yaşamasına izin verilmemekteydi.

Nasıl uygulama ama..

Japon usulü Tavuk şiş …


Yakitori,
Japonca: 焼 き 鳥
Japon usulü Tavuk şiş.
Yakitori spor maçlarında satılmaktadır.

Yakitoriya, yakitori konusunda uzmanlaşmış küçük dükkanlardır. Kompakt dükkanlarda ve el arabalarında da satılmaktadır.
Genellikle yalnızca eve servis hizmeti veren kompakt bir dükkan şeklindedir.

Malzemeler:
6 adet kemiksiz tavuk budu (derili)
1 demet taze soğan
7 baharat karışımı (isteğe bağlı olarak)
150 ml soya sosu
½ su bardağı şeker
5 tatlı kaşığı sake veya sek beyaz şarap
1 yemek kaşığı un

Baharat;
Yakitori baharatları esas olarak iki türe ayrılır:
Tuzlu veya tuzlu-tatlı. Tuzlu tip genellikle ana baharat olarak sade tuz kullanır. Tuzlu tatlı çeşidi için dara, mirin, sake, soya sosu ve şekerden oluşan özel bir sos kullanılır. Diğer yaygın baharatlar, birinin zevkine göre toz acı biber, shichimi, Japon biber, karabiber ve wasabi içerir.

Yapılışı:
Sos için bir tencereye soya sosunu, şekeri, sake ve unu koyup kaynatıyoruz. Kaynayınca altını kısıp sos üçte birini çekene kadar 10 dakika ağır ağır pişiriyoruz. Tavuk butlarının her birini altı parçaya ayırıyoruz. Soğanları da 3 cm uzunluğunda kesiyoruz. Tavuk ve soğanları sırasıyla şişlere diziyoruz ve mangal ya da ızgarada orta ateşte 5-10 dakika pişiriyoruz. Pişirme esnasında sık sık üzerine fırça yardımıyla sosu sürüyoruz.

Servis tabağına alıp üzerine yedi baharat karışımını serperek kalan sosla birlikte servis ediyoruz.

Hazırlanması, etin tipik olarak çelik, bambu veya benzeri malzemelerden yapılmış, adına kushi denen ile bükülmesini içerir. Daha sonra, bir kömür ateşi üzerinde mangalda ya daa ızgarada pişirilir. Pişirme sırasında veya sonrasında, et tipik olarak dara sosu veya tuz ile baharatlanır.

1 2 3 4 5 349