Geviş getiren hayvanların, dört bölümlü midelerinin dördüncü bölümü…

Şirden, (Abomasum) Tek mideli memelilerin midesine benzer.

Gevişgetirenler (Ruminantia), çift toynaklılar (Artiodactyla) takımı içinde bir alt takım.

Bu alt takıma ait otobur hayvanların sahip oldukları çok odalı mideleri mikrobiyolojik bir sindirim yöntemini mümkün kılar. Geviş getiren hayvanların mideleri çoğunlukla dört odadan oluşur. Midenin bu dört kısmı; Şirden (Abomasum), İşkembe (Rumen), Börkenek (Retikulum) ve Kırkbayır (Omasus)’ dan oluşur.

İşkembe; (Rumen), Sığır ve koyun gibi geviş getiren hayvanların dört gözlü midelerinin ilk ve en geniş bölümüne işkembe denir. . Halk arasında hayvanların midelerinin tamamına da işkembe denir.Geviş getiren otçul memelilerin mideleri; işkembe (rumen), börkenek (reticulum), kırkbayır (omasus) ve şirden (obamasum) olmak üzere dört bölmeden meydana gelir. Alınan bitkisel besinlerdeki selülozun sindirimi zordur. Bu sebepten dört bölüm halindeki midede besinler kısım kısım sindirilir. Her bölümün besin sindiriminde taşıdığı enzimler veya bakteriler sebebiyle ayrı ayrı görevleri vardır. Sindirim enzimlerine yardımcı olarak selüloz parçalayan birçok bakteriler de sindirimlerde rol oynar. Sığır ve koyunlar besinlerini ağızda tükürükle karıştırarak bir miktar ezdikten sonra midenin ilk bölümü olan işkembeye ve buradan da börkeneğe aktarırlar. Bu iki bölümde çok miktarda bulunan bakteriler,selülozu parçalamaya başlarlar.Hayvan genellikle dinlenme halinde refleks bir geğirme ile besinlerini ağıza getirerek dişleriyle damak arasında iyice ezer. Bu olaya geviş getirme denir.

Gevişten sonra yutulan besinlerin çoğu midenin üçüncü bölümü olan kırkbayıra gelir. Burada çalkalanarak bir miktar suyu çıkarıldıktan sonra, son bölüme (şirden) aktarılır. Bu bölüm diğer memelilerin midelerine tekabül eder. Burada hidroklorik asitin etkisi sözkonusudur. Geviş getirenlerin midelerindeki bakterilerin faaliyeti dikkat çekicidir. İşkembede selüloz zarlarını parçalayan bakteriler görevlerini bitirdiğinde ’demlendirici’ denen başka mikro organizmalar tarafından sindirilir. Bunlar da son bölümde hidroklorik asitle öldürülerek sindirilir. Geviş getirenlerin midelerindeki sindirim bakterileri hem sindirimde rol oynar hem de besin kaynağı meydana getirirler. Deve, lama ve cüce geyikgillerin mideleri üç gözlüdür. Bunlarda kırkbayır bulunmaz.

İnek, koyun, keçi, deve, geyik, zürafa gibi canlılar geviş getirirken at, eşek, domuz ve katır geviş getirmez. Geviş getirmeyen otçul memelilerde ince bağırsak daha uzundur. Otçul memelilerden geviş getirenlerde selüloz sindiren mikro organizmalar işkembede, geviş getirmeyenlerde ise kör bağırsakta bulunur.

Baharat olarak kullanılan aromatik bir bitki…

Tarhun,

(Artemisia dracunculus, Tarragon, Estragon.)

Terhon, Tarhın, Terhun.

Pelin otu,

Şerit yapraklı pelin.Tarhun baharat olarak kullanılan bir bitkidir. Baharat olarak fransız yemeklerinde çok sık kullanılır.

Kökeni Sibirya’dır, buradan tüm Avrasya’ya yayılmıştır. Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu Sibirya’ dır. Türklerin Orta Asyadan göçleriyle İran ve Anadoluya getirilmiş. Haçlı seferleriyle Avrupaya götürülmüştür. Günümüzde Avrupada büyük ölçüde kültürü yapılmakta, ülkemizde de Ankara, Gaziantep, Urfa ve Erzurumdaki bazı bahçelerde yetiştirilmektedir. Kuzey yarım kürede yaygın olarak yetişir. Boyu 120-150 cm.’dir. Yaprakları 2-8 cm. uzunluğunda, 2-10 mm genişliğindedir. 60-120 cm. boylanabilen, keskin ama hoş kokulu, dayanıklı çokyıllık çalımsı bitkidir. Yuvarlak kesitli ve dallara ayrılan yapılı gövdesi açık yeşil renklidir: oysa bitkinin tabanına doğru gövde kahverengileşir.

Yaprakları ince, uzun ve parlak yeşil renklidir. Yaprak altında bulunan yağ bezeleri biberimsi acı tadı olan güzel bir koku yayarlar. Çiçekleri küre biçimli, küçük ve yeşilimsi beyaz renkli olur.

Fransız tarhunu (A. dracunculus) ilkbaharda yaprakları bölünerek,

Rus tarhunu (A. dracunculoides) ise tohumları ekilerek çoğaltılır.

Tarhunun yapraklı dallari iyot, mineral tuzlar, A ve C vitamini yönünden zengindir. Körpe ya da kurutulmuş yaprakları pek etkili çeşnisi nedeniyle, Fransızlarınki gibi dünyanın en seçkin mutfaklarında baharat olarak bolca kullanılmaktadır.

• Zararsız ve etkili bir iştah açıcıdır.

• Sindirim salgılarını artırarak sindirimi kolaylaştırır.

• Mide ve bağırsak gazlarını söktürücüdür.

• İdrar söktürücüdür.

• Güçlendirici tonik etkisi vardır.

Bütün bu etkileri sağlamak üzere, yaprakları, bitki çiçek açmadan önce toplanıp gölge ve havadar bir yerde özenle kurutulur. 1-2 tatlı kaşığı kuru yaprak üzerine 1 bardak kaynar su dökülüp 10-15 dakika süreyle demlendirilerek bir infüzyon hazırlanır. İnfüzyon; Bitkilerin suyun kaynama noktası altında demlenmesi ile bitkisel ilaçların suya geçirilmesi ile oluşan çözelti. Bu infüzyon günde üç kez birer bardak içilir.

Diyarbakır yöresine özgü, sütle yapılan bir hamur tatlısı…

Nuriye,

Sütlü Nuriye Tatlısı,

Malzemeler;

1,5 su bardağı şeker
1,5 su bardağı su
1 yumurta
5 yumurta beyazı
1/2 tatlı kaşığı tuz
4 su bardağı un
2,5 su bardağı ceviz
130 gr. tereyağı
1 su bardağı nişasta
1 su bardağı süt
Kaymak

Yapılışı;

Şeker ve 1+1/4 su bardağı suyu tencereye koyun, 5 dakika kaynatıp, limon suyunu ekleyin, 1-2 taşım daha kaynattıktan sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Bir kapta, bir bütün yumurta ile 5 yumurta akına. 1/4 su bardağı tuzlu su ekleyerek çırpın, kar haline gelince unu ilave edip yumuşak bir hamur hazırlayın. Bu hamuru 2-3 dakika kadar yoğurun. Ceviz büyüklüğünde parçalara ayırdığınız hamurdan bezeler yapın ve üzerine nemli bez örtüp 30 dakika dinlendirin.

Cevizi dövün veya makinede çekin. Diğer yanda tereyağını eritin ve soğutarak yarı donmuş kıvama getirin. 30-35 santimetre çapta bir tepsiyi 1 yemek kaşığı yağ ile yağlayın. Bezeleri, her birinin altına ve üstüne nişasta serperek çok ince açın. Yufkaların kalınlığı yarım milimetreden daha ince olmamalıdır. Yufkaların yarısını, aralarına iki yufkada bir erittiğiniz tereyağından sürerek tepsiye yayın. Üzerine ceviz serpin. Kalan yufkaları da aynı şekilde yağlayarak cevizin üzerine yerleştirin, en üste koyduğunuz yufkayı da yağlayın.

Önceden ısıtılmış orta sıcaklıktaki fırında açık pembe renk alıncaya kadar tatlınızı yaklaşık 25 dakika pişirin. Bir başka kapta ise sütü ısıtın ve fırından çıkardığınız yufkaların üzerine gezdirin. Kapağı örtüp 10-15 dakika yumuşatın. Şurubun 1/3’ünü tatlının üzerine dökün, tekrar kapağını kapatın ve hamurun şurubu çekmesini bekleyin. Kalan şurubu, 7-8 dakika daha kaynatıp koyulaştırın ve tatlının üzerinde gezdirin. Soğuyunca dilimleyin ve kaymak ile beraber servis yapın.

(Hamur hazırlayarak yufka yerine hazır yufka da kullanılabilir.)

Yerli bir keçi cinsi…

Norduz Keçisi,

Ankara keçisi,

Kilis Keçisi,

Kıl keçisi,

Honamlı keçisi,

Diğer keçi cinsleri,

Kaşmir keçisi – Morghose keçisi,

Nubi keçisi – Anglo Nubian Keçisi,

Saanen Keçisi,

Beyaz Alman Asil Keçisi,

Toggenburg Keçisi,

İspanyol keçisi,

Van ili Gürpınar ilçesi köylerinde, Norduz olarak tanınan yörede yetiştirilir. İlkbahar ve yaz aylarında ek besleme yapılmadan çayır ve meralarda beslenmektedir. Kış aylarında sürü tamamen ağılda beslenir. Kurutulmuş çayır otu, saman, arpa ile beslenir.

Norduz keçilerinde rastlanan yaygın renk siyahtır. Ayrıca beyaz, krem, siyah-beyaz, gri, kül rengi, kahve renkli hayvanlara da rastlanmaktadır. Erkek hayvanlarda boynuzluluk hakimdir. Boynuzlar uzun ve dik yukarı (V) bir şekil gösterirler. Beden esas rengi siyah olmakla birlikte beyaz, krem, siyah-beyaz, gri, kül, kahverengi ve süt kahvesi renklerde görülür. Erkekler sağlam boynuzlu olup, boynuzlar görkemli, sağlam, uzun ve yukarı doğru, her iki yanda arkaya doğru hafif eğimdedir. Dış görünüşleri sağlam sert coğrafik yapıya uygun bir görünüm sergilemektedirler. Dişilerde boynuzlu olanlar olabileceği gibi boynuzsuzlara da rastlanmaktadır.Dişilerin boynuzları arkaya doğru ince bir kıvrım yapmaktadır.

Erkek hayvanlar, oğlaklar 1,5 yaşından önce aşımda kullanılmamaktadırlar. Bu durum dişilr içinde geçerli olmakla beraber sürekli sürü içerisinde bulunan erkek hayvanlar nedeniyle aynı yıl içinde gebe kalan dişilere rastlanılmaktadır. Norduz erkek oğlakları doğum ağırlığı bakımından çoğu ırklarla benzerlik göstermekte bazı ırklardan ise üstünlük göstermektedir. Norduz keçilerinde doğumla birlikte meme bezlerinden süt salgılanmaya başlanması ve bu süt salgılamasının belirli bir süre devam etmesi, Mart sonu Nisan başı olmaktadır. Ekim ayına kadar devam etmektedir. Süt verimi 800-1500 gram arasında değişir. Sabah ve akşam sağımı olmak üazere günde iki kez elle sağım yapılır.

Bu ırkın kaşmir keçisi olarak bilinen Morghose keçisinin yerli keçi ırkları ile doğal melezlenmesi sonucu ortaya çıktığı sanılmaktadır. Yaz ve kış aylarında ek yemleme yapılmadan bölgedeki meralarda beslenmektedir.

Yürüyebilen geyik yavrusu…

Reşa, (Osmanlıca).

Geyik, geyikgiller (Latince: Cervidae) familyasından geviş getiren otçul memeli hayvanların ortak adıdır. Çift toynaklılar takımında bulunan akraba familyalardaki benzer hayvanlar da genel olarak geyik diye adlandırılmaktadır.

Dişi geyik bir batında bir ya da iki yavru doğurur, üçüzlere çok az rastlanabilir. Hamilelik süresi karaca için on ay kadardır. Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolar. Yalnızca alageyik bu benekleri yaşamı boyunca taşır. Geyik yavrusu doğumunu izleyen ilk yirmi dakika içinde ilk adımlarını atar. Anne geyik yavrusunu üzerinde koku kalmayıncaya kadar yalayarak temizler böylece avcı hayvanların yavruları bulmasını engeller. Yavru geyik bir hafta kadar otların içinde gizlenmiş olarak kaldıktan sonra annesi ile birlikte yürüyebilecek kadar güçlenir. Anne ve yavru yaklaşık bir yıl kadar birlikte kalır. Erkek yavru bir daha asla annesini görmez ama dişi yavru daha sonra bazen kendi yavrularıyla birlikte annesinin yanına gelerek küçük sürüler oluşturur.

Geyiklerin genellikle engebeli ormanlık araziye uygun uzun güçlü bacakları ve kıvrak, küçük gövdeleri vardır. Geyikler aynı zamanda mükemmel yüzücüdür. Alt çene dişlerinin üzerindeki yarımay şeklinde mineleri sayesinde oldukça farklı bitkileri çiğneyebilir. Geyikler geviş getirir ve mideleri dört odacıklıdır. Hemen hemen her geyiğin gözlerinin önünde bezcikler bulunur. Bu bezciklerde bölgelerini belirlemeye yarayan güçlü kokulu feromon bulunur. Birçok tür geyiğin erkekleri sinirlendiklerinde ya da heyecanlandıklarında bu bezleri geniş geniş açar. Tüm geyiklerin karaciğerinde safra kesesi bulunmaz. Boynuzu olmayan ve üst köpekdişleri fildişi gibi büyüyen su geyiği bu özellikleriyle diğer geyik türlerinden ayrılır.

Kaynakça,

http://tr.wikipedia.org

İran ile Türkmenistan arasındaki sınırı oluşturan ırmak…

Atrek,

Etrek,

Sumbar,

Orta Asya’da ırmak, Kopet dağından (İran) doğar, aşağı kolu S.S.C.B. ile (Türkmenistan) iran arasındaki sınırı meydana getirir; 500 km. Orta Asya ülkelerinden olan Türkmenistan güneyden İran, batıdan Hazar denizi, kuzeyden Kazakistan, kuzeydoğudan Özbekistan, güneydoğudan Afganistan’la çevrilidir. En yüksek yerleri Kugintau Dağı (3319 m.) ve Kopet Dağı (2942 m.)’ dır. Hazar Denizi’ nin hemen yanıbaşında yer alan ve tuz yönünden zengin olan Karaboğaz Gölü, Türkmenistan toprakları içinde yer alır. Türkmenistan akarsu yönünden fakirdir.

Atrek ırmağının bir bölümü Türkmenistan’ın içinde yer almaktadır. Tecen ve Murgap adlı akarsuları Karakum çölü içinde kaybolmaktadır. Amu Derya ırmağının çok az bir kısmı Türkmenistan sınırları içinde yer alır. Bunun dışında önemli bir akarsuyu yoktur. Ancak su ihtiyacının karşılanması için 900 km uzunluğundaki Karakum kanalı yapılmıştır. Bu kanal güneydedir.

1 372 373 374 375