Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç…

Yengi,
Galebe,
Galibiyet,
Utku,
Zafer,
İngilizce, Victory,
Fransızca, Victoire
Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç.
Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu.
Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç, utku, galibiyet, galebe, zafer.

Yörelere göre diğer anlamları;
Yeni, son moda.
Yeni.
Yapılan güreş türünün kurallarına göre yenme durumu.

Balık avlamada kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, çoğunlukla naylon tellerden veya at kuyruğu kılından yapılmış iplik …

Olta,
Rumca volta.
İtalyanca, volta.
İngilizce, handline.
Pontus Rumcası.
Yerel ağızlarda holta, folta.
Eski Türkçede, Kulab kanca,
Genellikle, bir olta takımının ava hazır bütününe verilen ad.
Balık avlamada kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, çoğunlukla atkuyruğu kılından olan veya naylon tellerden yapılmış iplik.

Balık tutmak için kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, at kuyruğu kılından yapılmış iplik.
İğne, beden ve yardımcı malzemelerin uygun dizayn ve teknikle bir araya getirilmesiyle hazırlanan araçlara verilen ad.
Mantara, kasnağa veya makaraya sarılı, olta takımının elde bulundurulan, kelebek mantarıyla fırdöndü arasında yer alan kısım.
Mantara, kasnağa veya makaraya sarılı, olta takımının elde bulundurulan kısmı.
Genellikle, bir olta takımının ava hazır bütününe verilen ad
At kuyruğu kılından veya naylon tellerden yapılmış, ucuna çengelli iğne takılmış balık avlama aracı.
Balık avlamakta kullanılan iğne, zoka gibi aletlerin meydana getirdiği ava hazır takım.

Mecaz anlamda, Hile, düzen, oyun, yem.

Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme…

Taltif,
Arapça taltif, (ﺗﻠﻄﻴﻒ)
Arapça, Taltif; nazik ve merhametli davranmak, anlamına gelen lutf kelimesinden türetilmiştir.
Eskiden, İyilik ederek gönül alma.
Birini nişan, madalya, aylık artırma vb. şeylerle ödüllendirme.
Gönül okşama.
Ödüllendirme.
İyilik ederek gönül alma.
Lütuf ve ihsanda bulunma.
Lütfetme, bir iyilik ederek gönlünü alma, iltifat etmek.
Gönül alma.
İltifat etmek, Yumuşatmak
Gönül okşamak.
Taltif etmek.
Nişan, madalya vb. vermek, ödüllendirmek.
İyilik ve güzellikle muamele etmek.
İyi ve güzel davranarak gönül almak.
Lütuf ve iyilik etme.
Gönlü hoş etme, iyilik ederek ve güzel davranarak gönül alma.
Rütbe, nişan, madalya vb. ile ödüllendirme.
Yumuşatacak bir ilaç kullanma, yumuşatma.

Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk …

Kır,
Kır, gri.
Kül rengine çalan beyaz.
Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk.
Bu renkte olan,

Kır, kelimesinin diğer anlamları;
Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır.
Şehir ve kasaba dışındaki işlenmemiş geniş, boş arazi.
Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, taşra
Anatomide, erkeklik organı.
Mayalanmış hamur (Erzincan yöresi, halk ağzında)
Yabancı, yadırgı,
Saçsız, kel.
Zeytinlik.
Kır, step.
Tarla,
Orman, dağ vb. ne karşıt olan açıklık yer.
Kulağı beyaz işaretli keçi.
Sahra, Beriyye, Beyaban,

Bir türün bütün bireylerine değil de bir veya birkaç bireyine ilişkin olan …

Tikel,
Kısmi.
Cuzi,
İngilizce, particular.
Fransızca, particulier,
Almanca, partikular,
Latinve, particularis
Tümel karşıtı.
Kısmi, cüzi, parça.
Bir türün bütün bireylerine değil de bir veya birkaç bireyine ilişkin olan.
Bir türün bütün bireylerine değil de bir veya birkaç bireyine ilişkin olan, cüzi, tümel karşıtı.
Konunun kapsamına giren bütün bireyler için değil de bazıları için belli bir şey bildiren önerme, tümel önerme karşıtı.
Tek tek nesnelerin sayısız çeşitlilik gösteren ya da türsel olmayan bireysel özelliklerinden her biri.
Bir tümün bir parçası ile ilgili.

Tikel sözcüğünün diğer anlamları;
Çatal kazma(Bandırma -Balıkesir yöresi halk ağzında)
Önerme.

Karagözcü …

Hayali,
Hayalbaz.
Hayalci,
Karagözcü.
Karagözcülük,
Karagözcünün yaptığı iş.
Karagöz oyunu oynatan kimse, hayalci, hayali, hayalbaz.

Karagöz oyununda suret’ leri oynatan, konuşturan sanatçı.
Karagöz oyununda kullanılan boyanmış insan biçimlerini yapıp satan kimse.

Karagözcülerin birçoğu başka mesleklerin sahibiydi. Bu meslekler arasında temaşa sanatlarıyla ilgili olanlar bulunduğu gibi askeri ve mülki hizmetliler de vardı. Bazı karagözcüler yalnız sarayda veya özel konaklarda gösteri yapardı. Bazılarının İstanbul’da çeşitli semtlerde dükkanları bulunuyordu. Eskiden gölge oyuncuları topluluğu, hayali zılciyan olarak anılmaktaydı.

Çeşitli kaynaklardan derlenen karagözcülerin listesi;
Aktar Mehmed, Antepli Yucuk, Ahvel Mehmed,
Arap Cemal, Arap Ömer, Arab Mehmed.
Baba, Bekçi Mehmed
Çalık Ali Bali, Çalık Osman.
Enderunlu Nazif Bey,
Hayali Memduh, Hazım Körmükçü, Hüseyin Muslu,
Kandillioğlu, Katip Salih, Kör Hasan, Kör Hasanzade Mehmed Çelebi, Kör Musluoğlu,
Küçük Ali.
Mehmed Bursavi,
Osman,
Parpul Mehmed,
Sarı Ahmed, Sefer Bali, Sekoğlu, Süleyman,
Şahkulu, Şengül Çelebi,
Uzun Ali.
Vakoğlu Mehmed,
Yenikapılı Ahmed, Yenikapılı Hasan.

1 2 3 1.163