Bir çok ülkede kuruntu, stres ve uykusuzluk ilacı olarak kullanılan bir cins karabiber …

Kava, (Piper methysticum),
Kava kava,
Kava Biber,
Keyif biberi (Piper inebrians).
Mest biberi
Korku biberi
Sera biberi

Bir cins karabiber.
Polinezya’ya özgü biber familyasından bir bitki olup bu bitkiden çıkarılan içki ve narkoz olarak bilinir. Güney Pasifik Adaları’nda yetişir. Türkiye’de yetişmez. Ancak seralarda mümkün olabilir. Vatanı Papua Yeni gine dir. Pasifik adalarından Polinesia, Meknosia ve Mikronesia adalarında yetişmekte veya yetiştirilmektedir. Kava-kava 1,5-4 m boyunda, gövdesi boğum boğum, dikey olarak yükselir ve kökü 2-10 kg. ağırlığında, sulu, dışı grimsi esmer, içi beyazımsı sarı ve oldukça da sık yan köklere sahiptir. Yaprakları 10-30 cm uzunluğunda ve 10-25 cm genişliğinde kalp şeklinde, üzerinde 9-13 adet ana damar bulunur. Üst yüzeyi koyu yeşil, alt yüzeyi çok narin tüylü, kısa saplı ve iki adet küçük yan yapraklara sahiptir. Çiçekleri sadece erkek çiçeklerden oluşur. Bu nedenle de çoğalması gövdesindeki düğümlere keserek toprağa hafif gömmekle olur.

Birçok ülkede kuruntu, stres ve uykusuzluk ilacı olarak kullanılmaktadır. Baharat veya güzel kokular satan Aktarlarda “kava kava” diye de satılmaktadır. Esas adı kava’ dır. Kava biber olarak da anılır. Sinirlilik ve uykusuzlukta kullanılır. Kas spazmı ile gelişen kramplarda faydalıdır. Gece uykusunu düzenler. Kadınlarda menapoz sıkıntısını giderir.

Etken bileşenleri Kavapironlar (kavain, dihidrokavain, metistisin, yangonin). Kava preparatları sentetik ansiyolitik ve trankilizanların özellikle benzodiazepinlerin bitkisel alternatifleridir. Benzodiazepinlere kıyasla fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaptığına dair delil gösterilmemiş olup bu da benzodiazepinlere üstünlüğü bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynak http://www.sifalibitkiler.biz

Dişin çiğneme yüzeyini meydana getiren en sert dış katman olan diş minesini oluşturan hücreler. ..

Ameloblast,
(İng. ameloblast, ameloblastus).

Diş minesi oluşumu sırasında organik maddeleri salgılayan, olgunlaşma sırasında ise emme ya da nakletme görevini üstlenen epitel hücreleri.

Dişlerin mine içeriğini salgılayan uzun, prizmatik, çok sayıda mitokondriyon, iyi gelişmiş Golgi organı ve granüllü endoplazma retikulumunu içeren koruyucu işlevli hücre, enameloblastus. Ameloblastlar dişin çiğneme yüzeyini meydana getiren en sert dış katman olan diş minesini oluşturan hücrelerdir.

Ameloblastlar, insan vücudundaki en sert madde olan diş minesini oluşturmak için daha sonra mineralize olacak olan mine proteimleri enomelin ve amelogenini salgılayan hücrelerdir.

Diş minesi (Latince: Substantia adamantinea, İnqilizce: Enamel)
Vücudun en sert ve en yoğun mineralleşmiş maddesidir.
Ameloblastlar; Enamel(İnq), Mine, Dentin, Odontoblastlar.

"Kafasını kuma gömen kuş" olarak bilinen hayvan …

Devekuşu,
(İng. Ostrich).

Afrika devekuşları (Struthio camelus).

Latince Struthio serçe, Camelus deve demektir.

Uçamayan kuş türlerinden olup Afrika kökenlidir. Arabistan ve Afrika steplerinde sürüler halinde yaşayan 40-50 ömürlü en büyük kuşlardır. Devekuşu kafasını kuma gömer diye rivayet edile gelmiştir. Mecazi anlamda kullanılmaktadır. Esasen kafasını kuma gömerse boğulur. Bir tehlike karşısında devekuşu saatte 60-70 km’ye kadar bir hızla otuz dakika boyunca koşarak kaçabilir.

 

Devekuşu söylendiği gibi düşmanından saklanmak için başını kuma gömmez. Aksine, ayakları ile düşmana şiddetli tekmeler atar. Çok korktuğunda, başını karnının altına çekmesi ve uyurken kumun üzerine koymasından bu söz söylenmiş olsa gerektir. Başka bir rivayete göre kuma kafalarını kuma sokarak su ararlarmış.

Bilinmeyen başka bir özelliği var. Deve kuşu yumurtalarının yaydığı kokudan dolayı devekuşu yumurtasının bulunduğu yerlere örümceklerin yaklaşmasını ve ağlarını örmelerini engellemektedir. Camilerin kubbelerine devekuşu yumurtası yerleştirilerek örümceklerin ulaşılmayacak bu yerlerde ağ yapması 400 yıldır uygulanarak önlenmiştir. Ayrıca tüyleri süs olarak kullanılır. Çoğunlukla dekoratif toz alıcı olarak kullanılır. Devekuşu derileri deri endüstrisinde kullanılır. Eti ise ticari amaçlı kullanılır.

Afrika, Masai, Somali devekuşları en iyi bilinenleridir. Amerika devekuşu ayrı bir cinstir. Nesli tükenmemiş kuşların en büyüğüdür. Büyümüş bir erkek devekuşu 1.5-2 m. yükseklikte, 2.5 m uzunlukta, 150 kg ağırlıktadır. Devekuşlarında karina (göğüs kemiği çıkıntısı) bulunmaz. Afrika devekuşları (Struthio camelus) iki parmaklıdır. Vücutları ağır olduğundan uçamazlar. Normal bir attan hızlı koşarlar. Baş ve boynu çıplak, ayakları uzun, kuvvetli ve etlidir. Görme duyusunun yanında koku alma hissi de kuvvetlidir.

Tek ayağı kırılan devekuşu, öbür ayağı ile seke seke yol alamaz. Olduğu yerde kalır. Yardım gelmezse açlıktan ölür. Saatte 60-70 km hızla koşarlar. İlk hızları 100 kilometreyi bulur. Fare, böcek, ot ve küçük hayvanlarla beslenir. Çakıl, kemik, yumurta ve istiridye kabukları gibi sert maddeleri de yutar.

Dişilerde tüyler gri renkte olmasına karşılık, daha iri olan erkeklerde kanatlar ve kuyruk beyaz, diğer kısımlar siyahtır. Devekuşlarının tüyleri yumuşak ve makbuldür. Etleri ve tüyleri için avlanmaları sonucu nesilleri tükenmeye başlayınca, 1860 senesinde, evcilleştirilerek Güney Afrika’da çiftliklerde yetiştirilmeye başlandı. 1882’de Amerika’ya ithal edildi.

Üç-dört yıllıklar eşleşir ve yumurtlamaya başlarlar. 1.5 kg ağırlıktaki yumurtası 24 tavuk yumurtası kadardır. Dişiler eştikleri çukurlara 15 kadar sarımtrak kabuklu yumurta yumurtlarlar. Kumda geniş bir çukur kazar ve buraya bütün yumurtaları yerleştirirler. Devekuşları kazmak için toprağı değil de en az emek harcadıkları kumu tercih ederler. Sonra da yumurtaların üstünü basitçe yine kumla örterler. Erkeği geceleri kuluçkaya yatmak suretiyle eşine yardım eder. Devekuşları kendi yumurtalarını kabukların üstündeki hava delikleri sayesinde ayırt ederler. Yavrular 6 haftalık (42-48 gün) bir kuluçka süresinde çıkarlar. Tavuk iriliğinde olup, tüyleri kirpi gibi dikenlidir. Hemen yürüyerek besin aramaya başlarlar. Yumurtadan çıkan yavrular savunmasızdır. Her an yırtıcı bir kuşa yem olabilirler. Ancak, yavrular bir tehlike ile karşılaştıklarında kendilerini korumak için yere yamyassı serilerek ölü taklidi yaparlar. Bu şekilde, düşmanları onların ölü olduğunu düşünerek onlara saldırmaz. Bu taklidi tüm yavrular tıpkı biçimde uygular.

Devekuşları uzun boyunları ve keskin gözleri sayesinde çok uzaktan tehlikeyi görebilirler. 5-15 bireylik gruplar halinde dolaşırlar. Bazan antilop ve zebra sürülerine de katılırlar. Erkek devekuşları çok kavgacı ve kıskanç olduklarından çoğunlukla birbirlerini öldürürler. Erkeklerin tüyleri daha yumuşak ve makbuldur. 40-50 yıl yaşarlar. İyi bakıldığı takdirde 80-100 yıl yaşayanları da vardır. Erkek devekuşu aslan kükremesine benzer sesler çıkarır.

Amerika devekuşu (Rhea Americana) ayrı bir cins olup ayakları üç parmaklıdır. Sürüler halinde yaşar. Bazan antilop ve zebra sürülerine de katılırlar. Eti ve yumurtası yenir, tüyleri Afrika devekuşlarından daha kalitesizdir. Buna rağmen tüy ve etleri için “bola” denen kementlerle avlanırlar. Küt ayaklarıyla kendilerini savunurlar.

Tepeli devekuşu (Casuarius emeu), Avustralya, Yeni Gine ve çevrelerindeki adaların sık ormanlarında yaşar. Başında miğfere benzer boynuzsu bir ibik vardır. Ayakları üç parmaklıdır. 40-50 yıl kadar yaşar. Kasuar da denir. Başı ve boynu çıplaktır. Başındaki miğfer, otların arasında yol açmasına yardım eder. Devekuşundan biraz daha küçüktür. 1-2 metrelik maniaları rahatça sıçrayarak aşar. Sulu meyve ve kertenkele yer. İyi yüzer ve balık avlar. Eştikleri çukurlara 3-5 yeşilimsi yumurta yumurtlar. Erkek 6-7 hafta kuluçkaya yatar. Çıkan yavrulara da erkek bakar. Ayakları üç parmaklı olup, en içteki kenar parmakta tırnak, kama gibi uzamıştır. Düşmanlarına karşı korkunç tekmelerle kendini savunur.

Devekuşu grubundan olan diğer hayvanlar;
Emu, Moa, Kivi, Kasovari, Nandu, Filkuşu.
Bu canlıların bir kısmının soyu tükenmiş hayvanlardır.

DEVEKUŞU

Orman yangınlarından sonra çamın yerini alan bitki. …

Laden,(Farsça),
Ladan,

Orman yangınlarından sonra çamın yerini alan bitki.
Çamdan çıkarılan zift gibi siyah ve kokulu zamk.
Bu bitkiden elde edilen sürme, rastık.
İçeriğinde Ladan denilen zamk vardır.

Ladengillerden, İç Anadolu ve sahil bölgelerinde yetişen, kış aylarında yaprak dökmeyen, yeşil bodur bir çalıdır.

Yaprakları karşılıklı dizilmiştir. Akdeniz ülkelerinde yetişen, tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki (Cistus creticus).

Parfümeride ve sabun yapımında kullanılır. Meyveleri kapsül şeklindedir. Bileşiminde mum, kauçuk, uçucu yağ ve reçine vardır. Dal ve yaprakları kaynatılarak elde edilen reçinesine Ladanum denir.

Bitkinin yaprakları çay gibi kullanılarak balgam söktürücü, uyarıcı olarak kullanılır.
Nezleyi keser. Dizanteride faydalıdır.

Hindistan' da prenslere verilen unvan …

Raca,(Fr. raja, İng. Rajah).
Hindistan’da prenslere verilen unvan.
Mihrace, Naib, Naam.
Hindistan’da küçük hükümdarın sanı.
Hindistan’da kral ve imparatorlara verilen san.

Rani,
Hindistan’ da kraliçe ve prenslere verilen ad.

Mihrace,
Hindistan’ da Küçük prenslere verilen unvan.

Raca,
Hint prenslerine verilen ad.

Mihraceler, İpek ve Baharat yolunu kontrol ederek ticaretten pay alır, kervanları denetlerlermiş. Kervan ticareti yaparlar, ipek, kıymetli taş, mermer, vs. ile uğraşırlar, diğer Prensliklerle de işbirliği halinde çalışırlarmış.

Dişi geyik …

Maral, (Moğolca),
Burçin,
Dişi geyik,
Ceylan,
Karaca,
Kızıl geyik.

Geyik,

Latince Cervidae denilen familyadan olan ve otçul, geviş getiren memeli bir hayvandır. Çift toynaklılar grubunda bulunan akraba familyalardaki diğer hayvanlara da geyik denir.

Dünyada 50’den fazla geyik türü vardır. Bunlardan bazı örnekler şunlardır.

Alageyik, Ren geyiği, Su geyiği, Karaca, Hint munçağı, Püsküllü geyik, Kızıl geyik, Domuz geyiği, Kanada geyiği, Thorold geyiği, Bataklık geyiği, Sika geyiği, Eld geyiği, Sambar geyiği, Timor geyiği, Aksis geyiği, İrlanda elki, Sığın(dünyadaki en büyük geyik), Virjinya geyiği, Katır geyiği, Rusa geyiği, Pampa geyiği, Peru kızıl geyiği, Pigme kariyaku, Reeves munçağı, Kuzey pudusu (dünyanın en küçük geyiği), kızıl geyik, broket, barasinga.

1 484 485 486 487 488 530