Lonca …

korporasyonKorporasyon,
Fransızca Corporation,
Lonca, (İspanyolca Lonja).
Toplanma yeri,
Dernek.
Örgüt,
Teşkilat.
Oda,
Esnaf Teşkilatı.

Aynı işi yapan meslek sahiplerinin oluşturduğu topluluk.
Aynı meslek ve sanatı sürdürenlerin, birbirine yakın ortamda toplanarak kurdukları düzen.
Esnaflık disiplinini denetleyen kuralların oluşturduğu birlik.
Ortaçağ Avrupasında zanaat birlikleri.
Zanaatkârların ve esnafın oluşturduğu örgütler.
Örgüt ve teşkilat yapıları, bazı faşist yönetimlerce benimsenmiştir.
Bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları kapsayan dernek.
Ahilik, Ahi örgütü.
Ortaçağda dönemin yasalarıyla kamu işlerine girmek isteyen asilzadeler önce bir zanaat korporasyonuna kaydolmalıydı.
Osmanlılarda belli bir iş kolunda usta olan kişileri içine alan ve başka bir alanda çalışmalarını engelleyen dernek.

Kürek mahkumu …

347340Forsa, (İt. forza).
Kürekçi,
Kürek mahkumu,
Pranga mahkumu,
Eskiden, Gemilerde kürek çeken tutsak veya hükümlü kimse.
Eskiden, gemilerde kürek çekmekle yükümlü tutsak ya da yargılı kişi.
Payzen,
Ayağına pranga vurulmuş.
Forsa,
Deniz esiri.
Suçlu.
Esir.
Hizmetçi, uşak.

Buharlı gemilerin icadından evvel yelkenli gemilerde kürek çekmeğe mahkum harp esirleri. Donanmalardasuçlu ve esirlerden oluşan savaş gemilerinde görev yapan askeri sınıf. Bunlar, kaçmamaları için birer ayakları güvertelere çakılı bulunurlardı. Eskiden bu tür gemilerden olan kadırgada toplam 200-250 forsa bulunur.

Ayaklarından bağlı olmaları münasebetiyle bunlara payzen namı da verilirdi. Payzen tabiri, daha çok cürüm ve cinayet erbabından küreğe mahkum olanlar hakkında kullanılırdı. Harp esirlerinin gençleri ve çocukları, saraylara ve acemi olanları kışlalarına verilir, yirmi yaşından yukarı olanları da küreğe konulmak üzere tersaneye gönderilirdi. Gemilerde harp esirlerine kürek çektirmek âdeti 15. ve 16. yüzyıllarda çok revaç bulmuştu.

Venedik, Ceneviz, Barselona, Cezayir, Malta ve Osmanlı kaptanları, harp esirlerine, hatta mensub oldukları milletlere karşı vuku bulan muharebelerde bile zorla kürek çektirerek, bu güçle savaşı kazanmak için çalışırlardı.

Önceleri küreklerini gemicilerin, çektiği kadırga tipi gemilere batılılar tarafından “Galere” dendiği bilinmektedir. Bu terim sonradan kürek mahkumu anlamında kullanılmıştır.

Argoda metres …

metresKapatma,
Metres, (Fr. maîtresse, İng. Mistress).
Evli bir erkekle nikâhsız yaşayan kadın, kapama, kapatma, zamazingo.
Kapama,
Zamazingo,
Zımbırtı.
Kapatma, odalık cariye.
Nikahsız eş, sevgili,
Cariye (İng. concubine),
Metres.
Aftos,
Oynaş,
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkilerde bulunan kadın ve erkekten her biri.
Dost,
Gaco, Kadın, Sevgili.

Metres ile ilgili bir Fıkra,
Karı koca yemek yemektedirler. O sırada masaya yaklaşan heykel gibi güzel bir esmer, adamı selamlayıp geçer. Adamın karısı sinirle sorar:
– Kim bu afet?
– Eğer mutlaka bilmek istiyorsan söyleyeyim, metresim, der adam.
– Bir de bu kadar pervasızca söylüyorsun. Boşanıyorum senden!

Etiler’deki dubleksi, Akmerkez’deki daireyi, Bodrum’daki tripleksi, 24 metre yatı, altındaki son model jeepi, kırmızı spor arabayı, Maldiv adalarındaki devre mülkü, mücevher ve takı kolleksiyonlarını falan bırakıp boşanmak mı istiyorsun?

Uzun bir sessizlik olur. Alt tarafı bir metres için bütün bunlardan vazgeçmeye değer mi bir tanem?
Kadın bunları duyunca sakinleşir ve çevresine bakınmaya başlar ve çift yemeğini çatallarken kadın birden sorar:
– Şu arkada oturan Fuat değil mi? Yanındaki kadın kim?
– Fuat’ın metresi.
– Ay bizimki çok daha güzel!

Çinekopun küçüğüne verilen ad …

defne1Defne,
Defne yaprağı,

Lüfer balığının boyu 10 cm. den küçük ve ağırlığı 50 g. dan az olanına Defne yaprağı denir.

Boyu 11-15 cm. ve ağırlığı 55-65 g. olan lüfer balığına çinekop denir.

Ağırlığı 65-75 g. olan ve boyu 15-17 cm arasında ise kaba çinekop,17-20 cm. boyunda olan 75-110 g. olanlara ise sarı kanat denmektedir. Ama esas lüfer için 125-350 g. ağırlığına eriştiğinde ve 20-30 cm. boyunda olursao zaman balık olur ki rakısız gitmez. Eee daha büyüğü olmaz mı? Tabiki olur. O zaman ona Kofana denir ki yarım kiloyu geçer.

Çinekop, Lüfer balığının küçüğü (Temnodon altator, Pomatomus saltatrix).

Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, hanigiller (Serranidae) familyasından lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

Lüfer balığının orta boylu olanlarına verilen özel bir ad.

Lüfer (Pomatomus saltatrix),

Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm’ye, ağırlıkları 11,5 kg’ye ulaşabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz’de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar.

Lüfer balığının küçükten büyüğe doğru isimleri;

Defneyaprağı,

Çinekop,

Sarıkanat,

Lüfer,

Kofana,

Sırtı kara

Damar sisteminin doğuştan eksik gelişmesi. ..

damar3Anajioplazi,

Damar sisteminin doğuştan eksik gelişmesi.

Dolaşım sistemi veya kardiyovasküler sistem kan, kalp ve damarlardan oluşmaktadır.

Kan, kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar), beyaz kan hücreleri (lökosit), trombosit ve kan plazmasından oluşur. Diğer taraftan kan damarları ise ven (toplardamarlar), arter (atardamarlar), arteriol (büyük atardamarları kılcal damarlara bağlayan küçük atardamar) ve kapiller (kılcal damarlar) oluşur. Bu parçaların hepsi damar sistemini oluştururlar. Bu sistemdeki bazı damarlar doğuştan eksik gelişebilir. Bu nedenle oluşan duruma Anajioplazi denir. Sağlık sorunlarına neden olan bu durum doğumdan itibaren mevcut (doğumsal) olan hastalıklardır. Bir diğeri ise doğum sonrası gelişen (edinsel) olan hastalıklardır.

1 481 482 483 484 485 530