Avusturalya' da "çişi" de denilen Okaliptüs yapraklarından sızan kudret helvası …

Lerp,
Avusturalya’ da “çişi” de denilen Okaliptüs yapraklarından sızan kudret helvası,
Okaliptüs yapraklarından sızan ve “Avusturalya çişi”de denilen kudret helvası,

Çiş,
Çeşitli bitkilerden sızarak katılaşan şekerli özsuya verilen ad.
Eşanlamlı kelime, Kudret Helvası.
Çis, çeşitli bitkilerden elde edilir.
İran çisi Alhagi maurorum’áan çıkar;
İran’da bağırsak yumuşatıcısı olarak kullanılır;
Şir-kest çisi Cotoneaster nummulari’den elde edilir; göğüs yumuşatıcı özellik taşır;
Lübnan çisi Lübnan sedirinden sızar; İbranî veya Sina çisi, ılgın ağacını (Tamarix gallica), Coccus manniparu adlı böceğin sokmasıyle meydana gelir ve Araplar tarafından yenir; İncil’de sözü geçen kudret helvası olduğu kabul edilir.
Kafkasya çisi, Yakındoğu’da (Mezopotamya) çeşitli meşe türlerinden elde edilir.
Avustralya çisi, çeşitli okaliptusların yaprağından sızar. Avustralyalılar buna lerp der.
Ayrıca dişbudak kabuğundan, çizilerek sızdırılan sıvı çis, hafif müshil olarak kullanılır.

Okaliptüs:
Okaliptus, Eukaliptus, Eucalyptus globulus LABILL.
Eucalyptusbaum, Heberbaum, Eucalyptus, Ökaliptüs,
Sıtma ağacı,
Ateş ağacı,

Anavatanı Avustralya’dır. Mersingillerden, Myrtengewâchse, Myrtacaeae familyasından Eucalyptusbaum olan okaliptüs, Sıtma Ağacı, Ateş ağacı olarak da bilinir. Sürekli yeşil kokulu yaprakları ve kokulu çiçekleri vardır.

Gövdesi krem-gri, pembe ve açık yeşil karışımı, güçlü tekli orta veya çok gövdeli çalı biçiminde türleri vardır. Boyu 40 metre’ye kadar uzayabilir. Yaprak boyları 12 – 22 cm. kadar olup, gençlerde yaprakları küçük ve oval, yetişkinlerde ise uzun ve sivridir. İlkbahar aylarında türüne göre beyaz, sarı veya kırmızı çiçekler açar. Çiçekler morumsu kırmızı renkte olup, her bir yaprağın koltuğunda birkaçı bir arada bulunur. Meyve küçük ve çok miktarda tohum taşıyan oval şekilli bir kapsüldür. Kış aylarında – 6°C’ ye kadar dayanabilen, odunu mobilya sanayiinde kullanılır. Okaliptüs kabukları, yapraklarından ve tohumlarından boya ve ilaç sanayiinde kullanılır. Okaliptus yaprakları birleşiminde en önemli madde eterik yağ türevleri vardır. Antiseptik (mikropları öldürücü), balgam söktürücü, krampları çözücü, ateş düşürücü ve kandaki şekeri düşürücü özellikleri vardır. Migren ve romatizma ağrılarını dindirir, cilt ülseri ve yarayı iyileştirir. Üretimi tohumla yapılır. Sulak toprakları sever bu nedenle bataklık kurutma amacıyla kullanılır.

Türleri;
Kırmızı Okaliptüs, Sarı Limon Okaliptüs, Mavi Okaliptüs.

Anadolu’ya ilk defâ, Muğla vilayetinin Fethiye kazasında Dalaman’da bir çiftlik kuran Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa tarafından, süs ağacı olarak sokulmuştur. Mersin-Adana demiryolu uğrağındaki istasyonlarda 1886 yılında Fransızlar tarafından istasyon ağacı olarak kullanılmıştır.

Bir ökaliptus ağacının yılda ortalama 250 ton suyu alıp havaya verdiği deneylerle biliniyor. 1938’ den beri, yurdumuzun güney bataklıklarında da yetiştirilmiştir. Örnek uygulama Tarsus’un Karabucak bataklığının kurutulmasıyla bölgede, sıtma hastalığının yayılmasında önemli rol oynayan sivrisineğin nesli kesilmiştir. Ayrıca Yurdun güneyinde kurulan ökaliptus ormanlarından, büyük ölçüde yakacak temin edilmektedir. Ökaliptus ormanları, hava tesirlerini yumuşatarak büyük rüzgârlara mâni olurlar, bitkilere zararlı olan toz ve dumanları tutarlar, fırtına ve dolu zararlarını kısmen önlerler. Üç yaşından büyük olan ormanlardaki çayır ve ot miktarı da büyük ölçüde olduğundan, hayvanlarda verimi arttırmaktadır.

http://www.vik2.com/

Ağız mukozasında oluşan ve "Pamukçuk" da denilen yüzeysel yara …

Aft,
Pamukçuk (Thrush), Kandidiyazis.

Pamukçuk, ağızda meydana gelen hafif bir mantar enfeksiyonudur; yanakların iç tarafına, dilin üzerine ve ağzın tavanına sürülmüş beyazımsı lekelere benzer. Eğer beyaz leke kazınırsa, altında deri yanmış gibi görünür ve kanayabilir. Pamukçuk, sağlıklı yeni doğmuş bebeklerde meydana gelir.

Belirtiler : Bebeğin ağzında, ağzının içinde ve çevresinde süte benzer ince bir tabaka.
Pamukçuk olan bebeğin ağzı yaradır. Bebek emzirilirken rahatsızdır ve hatta emzirilmeyi reddedebilir. Eğer bebeğinizde pamukçuk olduğundan kuşkulanıyorsanız, bebeğinizin doktoruna başvurunuz. Teşhis koymak için çoğunlukla sadece bakmak suretiyle muayene yeterli olmaktadır.

Aft ağız içerisinde sıklıkla yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste, diş eti üzerinde görülen solgun sarı-kırmızı hale ile çevrili oldukça ağrılı ülserleşmiş lezyonlardır. Toplumun %18-20 az ya da çok aft sorunu ile karşı karşıyadır. Bayanlarda daha sıklıkla rastlanır. Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda birkaç bölgede birden görülebilmektedir. Aftın oluş nedenini belirlemek için çeşitli araştırma yapılmıştır. Ancak aftın oluşumunu hızlandırıcı ve seyrini kötüleştirici birçok faktör faktör saptanmasına karşın oluş nedeni tam olarak belirlenememiştir. Bu nedenle aft oluşumunu hızlandıran ve iyileşmesini geciktiren faktörlerden bahsetmek mümkündür.

Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da 7-10 gün sonra kendiliğinden iyileşmektedir. Aft sorunu ile karşı karşıya olanların aşağıda sıralanan işlemlerden birini yada birkaçını uyguladıklarında daha rahat bir periyot geçirmeleri mümkündür:

Özellikle aftı başlangıç aşamasında “tetrasiklin” tableti suda eriterek elde edilen solusyon ile gargara yapmak aftın fazla büyümesini engeller ve ağrıyı azaltır.

Yarım bardak suya yarım kaşık tuz ilavesi ile elde edilen solusyonla günde üç kez gargara yapılabilir,

Karahindibanın sebze olarak yenen yaprakları …

Radika, (Taraxacum officinale).
Karahindiba,
Yaprakları salata olarak yenen baharlı, çok yıllık bir bitki ,
Karahindiba, Egede çok bilinen rumca adıyla radika bitkisi.

Radika salatası;
Malzemeler,
1 demet radika,
1 çay kaşığı tuz,
Yarım çay bardağı sirke,
Yarım çay bardağı zeytinyağı,
5-6 diş sarımsak.

Yeşilliği temizleyip yıkadıktan sonra içine tuz katılmış kaynamış suda 5 dakika haşlanıyınız. Haşlama işlemi bittikten sonra yeşillikleri bir süzgece alın ve üzerine bolca soğuk su dökünüz. Sonra suyunu süzün.
Servis tabağına alın ve üzerine isteğinize bağlı olarak limonlu ya da sirkeli sos dökünüz. Sarımsağını koymayı ihmal etmeyin. Üzüm sirkesi daha çok yakışır.

Aynı adlı ağaçtan elde edilerek tıpta ve hekimlikte kullanılan bir sakız …

Kardeşkanı,
Ejderkanı,
Kardeşkanıağacı,
Ejderağacı,
Dracaena draco,
Sanguis draconis

Ülkemizde yetişmez. Bir çenekgiller sınıfının, zambakgiller familyasından, Kanarya adalarında, Doğu Hint Adalarında veya Orta Afrika’da yabani olarak yetişen palmiyeye benzeyen ağacın reçinesidir.

Kırmızı renkte, silindir biçiminde ince çubuklar halinde, fosilleşmiş şekilde kurumuş, taş görünümlüdür. Gövdesi kalındır. Yaprakları sert ve kılıç şeklindedir. Dallarının ucunda demet şeklinde toplanmıştır. Yaşlı gövdelerden, boyacılıkta kullanılan, reçinemsi kırmızımtırak bir özsu akar.

İkinci cinsi; aynı görünümde ve Uzak Doğu’daki mercan adalarında bulunur ve denizden çıkarılır. Toplu halde bulunur ve taş parçasına benzer. Yumuşaktır ve kolay kırılır. Aktarlarda satılanı Uzak Doğu’dan getirilen mercan taşlarıdır ve Okyanustan çıkarılmaktadır.

Faydaları :

Korku ve ruhi bozukluklara, sinirleri yatıştırmaya, nefes darlığına, astıma, kanı durdurmaya, adet kanamalarını durdurmaya, küçük çocukların uykuda sıçramasına, kabızlığa, mide gazlarına, burun kanamalarına, altını ıslatan çocuklara ve idrarını tutamayanlara kullanılır.

Az miktarda dövülerek toz halinde yutulur veya bala karıştırılarak yenir.

Küçükken yapılan vaftizin hiçbir değeri bulunmadığını ileri süren Hıristiyan tarikatı …


Anabatizm, (İng. anabaptism),

Küçükken yapılan vaftizin hiç bir değeri bulunmadığını ileri süren Hıristiyan tarikatı.

Vaftizin yapılışı ve ona olan inanç bütün hristiyan toplumlarınca aynı şekilde kabul edilerek değerlendirilmemiştir. Anabatizm adlı bir hristiyan tarikatına göre küçük iken yapılan vaftizin hiçbir değeri yoktur; büyüklerin yeniden vaftiz edilmeleri gerekir. Vaftizin bu şekilde yorumlanması, zamanla Hz. İsa’nın cemiyet vaftizcisi olarak anlaşılmasına yol açmıştır.

Batizm adı verilen bir başka Hristiyan mezhebine göre vaftiz, ergenlik çağında bütün vücudu suya sokarak yapılır.

Bu mezhep özellikle İngiltere ve Amerika’da yaygındır.

Vaftiz;

Kişinin alnını ıslatmak veya tüm vücudunu suya batırmak şeklinde icra edilen bir dini “arınma” ve “yeniden doğma” törenidir. Hıristiyanlığa girme alameti ve Hristiyanlığın şartı sayılan yedi merasimden biri. Vaftiz Ortodokslarda suya girmekten, Katoliklerde üzerine su serpmekten ibarettir. Vaftize Arapçada “tamid” denir.

Vaftiz, Hristiyanlıkda Hz. İsa’nın dinine katılmanın hukuki ve mukaddes bir göstergesidir. Vaftiz edilen kişiye verilen isme “vaftiz adı” denir. Bir çocuğu vaftiz hazırlayan, tören sırasında onu kucağında tutarak yanında bulunan iki önemli kişi vaftiz anası ile vaftiz babasıdır. Kiliselerde vaftiz suyunun konulduğu taş, metal, çimento vb. şeylerden yâpılmış kurna biçimindeki kaba da “vaftiz teknesi” denir. Hemen bütün dinlerde arınma ve yenilenmeyi sağlamak için çeşitli şekillerde su kullanıldığı bilinmektedir. İslâm’da abdest ve gusul, bir takım dinî görevlerin yerine getirilmesi için şarttır. Bu bulunmadığı takdirde, bu işlem toprak cinsinden temiz bir madde ile yapılır ki, bunun adı teyemmümdür.

Hıristiyanlıktaki vaftizin, yahudilerin yıkanma törenleri, Esseniler’in günlük banyoları ve Hz. İsa’nın Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edilmesi inancıyla yakın bir ilgisi vardır. Ancak Hristiyanlıkdaki vaftiz törenleri, yine de yukarıda sayılanlardan bütünüyle farklıdır. Hristiyanlığa göre genel anlamda vaftiz, Hz. Adem’le Havva’dan intikal eden ilk (aslî) günahtan arınma olmakla beraber, kişinin yeni bir hüviyete bürünerek Allah’ın krallığına katılmasının takdisi anlamlarına da gelir. İlk günah inancı Hıristiyanlıkta önemli bir unsurdur; bir günahtan kurtulmanın tek yolu da vaftiz olmaktır: Tarih boyunca vaftiz, kiliselerde kişinin tamamen suya daldırılması, vücudunun bir kısmının suya batırılması, başına su dökülmesi veya üstüne su serpilmesi vb. şeklinde uygulanmıştır.

Vaftiz genellikle doğumun ilk haftası sonunda yapılır. Bu gelenek Hz. İsa’nın, “Her doğan çocuk doğumunun sekizinci gününde vaftiz edilmelidir, vaftizsiz Cennet’e girmek mümkün değildir” buyruklarına dayandırılmaktadır. İncil’de Hz. İsa’ya nisbet edilen “Gidip bütün insanları aydınlatınız, onların ruhlarını Tanrı, Oğul ve Rûhu’l-kudüs adına vaftiz ediniz” sözü de bu konuda aynı önemi taşımaktadır. Çocuğun vaftizi esnasında, onun dinî eğitimini üstlenecek bir vaftiz anasıyla bir vaftiz babası seçilir. Böylece çocukla bu ana-baba arasında dinî bir akrabalık kurulmuş olur. Bu akrabalığı ömür boyu sürdüren aileler olmuştur. Vaftiz, doğan çocuğun Hristiyan dinine kabulünü sağlayan bir işlemdir. Vaftiz, ileri yaşlarda da yapılır; çünkü vaftiz edilen kişinin, o zamana kadar işlediği bütün günahlarından kurtulacağına dair kesin bir inanç vardır.

Vaftiz bir inanç şeklinde kurumlaşınca, vaftiz için özel yerlerin yapılması gündeme gelmiştir. Ketadral ve kiliselerin yanında, vaftiz yapmaya mahsus bir tekneyi ihtiva eden yuvarlık veya köşeli kümbet şeklinde vaftiz hane binaları, hristiyan mimarisinde önemli bir yer işgal etmiştir. Zamanla suya batırılarak vaftiz usulü kaldırılmış ve kilisenin içine vaftize mahsus bir şapel ilave edilmiştir.

Burada vaftiz yapmak için vaftiz teknesi denilen bir tekne bulunmaktadır.

İsa, Vaftizci Yahya (Yahya Peygamber) tarafından Ürdün Nehrinde vaftiz edilmiştir (bkn. İncil, Matta 3:13-17). Aynı Vaftizci Yahya, İsa’nın ilerde sırf suyla değil Tanrı’nın Ruhu’yla vaftiz edeceğini bildirdi (İncil: Matta 3:11).

Kaynak: http://www.enfal.de/dinlertarihi/

Caz müziğinin önde gelen temsilcilerinden biri olan ABD' li trompetçi …

Louis Armstrong (1901-1971),

Büyük Amerikan caz sanatçısı Louis Armstrong, New Orleans’ da doğdu ve büyüdü. Önde gelen trompetçi ve caz tarihinin en etkili sanatçılarından biri (4 Ağustos 1901, New Orleans, Louisiana doğumlu, 6 Temmuz 1971, New York ABD-öldü).

13 yaşındayken New Orleans orkestralarında trompet çalarak hayata atıldı. Çalışmalarını New Orleans ve Mississippi gemilerindeki orkestralarda çalarak sürdürdü.

Adını ilk kez Chicago’da 1922 yılında katıldığı King Oliver grubunda duyurdu. İlk plağını da 1923 yılında yaptı. Zamanın ünlü solisti Fletcher Henderson’un grubunda çalıştıktan sonra 1925 yılında Chicago’ya dönerek kendi grubunu kurdu. “Hot Five” veya daha yaygın adıyla “Hot Seven” Louis Armstrong’la birlikte bugün bile kalite yönünden geçilemeyen güzellikte plaklara imza attılar. 1932 yılında ünlü sanatçı kendisini Avrupa’da meşhur eden turuna çıktı. Ünü radyolarda, filmlerde daha sonra TV’lerde görünmesiyle doruğa çıktı. Kendisine özgü “scat” tarzı çalışıyla tüm zamanların en ünlü cazcıları arasındaki yerini koruyor.

New Orleans caz’ında zamanın popüler şarkılarına yaptığı doğaçlamalar caz’a yeni anlamlar kazandırdı. Müziği o zamanlarda yenilikçi, detaycı ve melodikti. Müziği eğlenceli bölümlerle doluydu. Yaratıcı sıçramalarla, ince, yumuşak ya da enerjik ritimleri kullandı. Armstrong trompet çalmadaki erişilmez üstünlüğüyle caz solistinin görevini tek eliyle yapabiliyordu. Müziği geliştikçe vokalistliğe de önem vermeye başladı. 1922 yılında “Louis Armstrong”, bir baba figürü olarak gördüğü Joe “King” Oliver’ın davetiyle bu gruba üye olmuş ve grupta 2. kornet çalmaya başlamıştı. İlk kayıtlarını da burada yapmıştır. 1924 ylında Fletcher Henderson grubuna katılmak için New York’a taşındı. Piyanist Clarence Williams ile kayıtlar yaptı.

1925 yılında yeniden Chigago’ya döndü ve caz müziğine yön verip yeniden tanımlayan ünlü Hot Five and Hot Seven kayıtlarına başladı. Scat singing’i (Doğaçlama vokal tekniği) en başarılı uygulayanlardandır. Louis Armstrong‘un “West End Blues”daki trompet girişi caz tarihindeki en meşhur doğaçlama olarak kabul edilir.

1929 1943 yılları arasını turnelerde, özellikle de avrupa’da geçirdi ve New York’a yerleşti. 1950′lerde Dixieland (New Orleans Music) türüne dönüş yaptı. The All Stars isimli grubuyla profesyonel hayatına devam etti. Barney Bigard, Jack Teagarden, Trummy Young, Arvell Shaw, Marty Napoleon, Big Sid Catlett, ve Barrett Deems, Jimmie Rodger’s, Bing Crosby, Duke Ellington, Fletcher Henderson, Bessie Smith ve özellikle Ella Fitzgerald gibi isimlerle çalıştı. Otuzüç filmde oynadı. Hello Dolly (1964) en çok satılan albümüdür.

Armstrong 1971 yılında 69 yaşında kalp krizinden öldü.

1 459 460 461 462 463 491