Çok damarlı iç salgı bezi, kalkanbezi…

tiroitTiroit,
Kalkanbezi.
Gudde-i derakiye, (Osmanlıca).
Tiroit, (gud-desi).
Tiroit bezi, Schilddrüse(Alm.), Thyroid gland, (İng.), Thyroïde (Frn.).

Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez.
Kalkan bezi, tiroit.
Yunanca thyreos: kalkan; eidos: biçim anlamındadır.
Yutağın altında, boynun ön ve yanlarında bulunan, şekli kalkana benzeyen, vücudun büyüme ve gelişmesi için gerekli hormonları kana salgılayan bir iç salgı bezi.

Tiroit bezi, tiroit ya da kalkan bezi, yutağın altında, boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı iç salgı bezi.

Kelebek şeklinde olan tiroid bezi, endokrin bir bezdir. Boyun kısmında adem elması diye bilinen sert çıkıntı oluşturan kıkırdağın altında olup soluk borusu önünde bulunur. Bir kas kadar sert olan kalkan bezi olarak bilinen tiroid bezi sağ ve sol iki tiroid lobundan oluşmaktadır. Bu loblar isthmus adı verilen ince bir doku ile birbirine bağlanır. Ağırlığı 20-40 gr. kadar olan tiroid bezi elle muayene edilebilmektedir. Bazı durumlarda büyür ve normal ağırlığını aşar. Buna guatr denir.

Tiroid bezi besinlerle aldığımız iyodu kandan çekerek depolar. İyot yüksek miktarda deniz ürünlerinde, süt, yumurta, et ve az miktarda da sebzelerde ve meyvelerde bulunur. İyot tiroid hormonlarının yapısında bulunan önemli bir maddedir. Tiroid bezi, bir iç salgı bezi gibi etkinlik gösterir. Hipofizin salgıladığı uyarıcı tireotrop hormonunun etkisine bağlı olarak çalışır. Vücudumuzda bulunan tüm hücre ve dokunun fonksiyonlarını düzenleyen tiroid hormonlarının devamlı ve yeterli miktarda salgılanması sağlığımız için gerekir.

Tiroid bezinin gereğinden az çalışması (hipotiroidizm), iltihaplanmalar, kireçlenmeler, kolloid şişkinliği (guatr) gibi bozukluklar sonucu ortaya çıkar ve miksödem ve kreten hastalığına neden olabilir. Tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidizm) ise özek dokunun (parankiman) şişmesi sonucunda olur. Bu durumda Basedow, Plummer hastalıkları ortaya çıkar.

İtalya' ya özgü, bayat ekmek, soğan ve çeşitli sebzelerle yapılan bir tür salata …

panzanella-300x225Panzanella,
Köylü usulü Ekmek Salatası,
İtalya, Toskana bölgesinde Floransa’ya özgü bir köylü salatası.

Bayat ekmek ve soğanla yapılan bu salataya evde üretilmiş taze sıkma zeytinyağı apayrı bir lezzet verir.

Malzemeler;
Kalınca doğranmış 250 gr bayatlamış köy ekmeği,
Üzüm Sirkesi 1 yemek kaşığı,
Sızma veya Evde sıkma zeytin yağı, 4 yemek kaşığı
İnce ince halkalar şeklinde doğranmış soğan (Kırmızı),
Rastgele doğranmış bir salatalık, iki domates,
Siyah zeytin (150gr ).
Fesleğen yaprağı, Bir limon, Tuz, Karabiber

Yapılışı; Hazırlarken büyükçe geniş ve yüksek bir çanakta karıştırmalı ki malzemeler birbirlerinin suyunu iyice emsin. Parçalanmış bayat ekmek parçaları, çekirdekleri çıkarılmış zeytinler, tuz ve sirke ile ovularak bekletilmiş soğan halkaları, domates, bir kasede karıştırılmış ve çırpılmış sirke ile zeytinyağı, tuz, karabiber, fesleğen yaprakları eklendikten sonra limon sıkılarak karıştırılır.

Birinci Dünya savaşında görev yapmış ve İstanbul’un işgalini duyuran Mareşal rütbeli Fransız General ..

Franche, Frankie.
D’esperey Franchet
(1856 – 1942).

Louis Félix Marie François Franchet d’Espèrey.
Fransız mareşali.
Azgın Frankie.

1919 yılındaİstanbul’da Galata rıhtımından Beyoğlu’na kadar Roma imparatorunu anımsatan ve zafer alayı eşliğinde atıyla yürüyerek işgali duyuran Fransız general.

Babası bir Fransız subay olarak Afrikada görev yaparken Cezayir’ in Mostaganem kentinde 25 Mayıs 1856′ da doğmuştur. 1876’da Saint-Cyr Fransız Askeri Akademisini bitirmiştir. Endonezya, Çin ve Fas’ta görev yapmış.

1914 yılında Birinci Dünya Savaşında görev yapmış ve 1916’da Doğu Orduları grubu, 1917’de Kuzey Orduları grubu komutanlıklarını yapmıştır. 1918’de ise Doğu müttefik Orduları Başkomutanı olarak İstanbul’a gelmiş.

General rütbesiyle Balkan Cephesi’ne atanmış. Burada yaptıklarından dolayı İngilizler tarafından Azgın Frankie lakabıyla tanıtılmıştır.

1921 yılında Mareşal olmuş. 1934’de Fransız Dili Akademisi başkanlığına seçilmiş. 1942 yılında Tarn’da öldü. Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da bir caddeye adı verilmiştir.

İtilaf Devletleri Mondros Ateşkes Antlaşması’ ndan sonra antlaşma gereğince 13 Kasım 1918’de İstanbul’u fiilen işgal etmişler. 25 Kasım 1918 günü Karaköy Limanına yanaşan Fransız zırhlısı ile gelmiştir. Fransız General Franchet d’Esperey işgal komutanı olarak İstanbul’ a Galata rıhtımından Beyoğlu’na kadar zafer alayı eşliğinde beyaz bir at üzerinde iki zencinin çektiği dizginsiz bir ata binerek eski bir Roma İmparatorları gibi etrafını selamlayarak girmiştir.İşgal esnasında tüm işgal kuvvetleri gibi Türklere ve müslümanlara eziyet etmiştir. İşgale karşı direnen halkı acımasızca katletmişlerdir.

Tepki, reaksiyon …

patriot_0_0Aksülamel,
Arapça Aks-ül Amel.

المحور المجاهدين عامل

Tepki, Reaksiyon.
İstenilen şeyin zıddı hasıl olması.
Tersine oluş. (Reaksiyon)
Reaksiyon, (Fr. réaction, İng. reaction).
Tepki,
Tepkime.
Allerji, Alerji.
Herhangi bir olaya karşı tepki, cevap.
Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki.

Edebi sanatlarda bir cümle veya mısrânın altını üstüne getirmekle, başka bir cümle veya mısrâ yapmak.

Damar, sinir veya tendonlarda iki ayrı ucu ağız ağıza getirip dikmek, ağızlaştırmak veya birleştirmek. ..

anastomozAnastomoz,
Yun. anastomosis,
Frn. Anastomose,
Alm. Anastomose,
Eng. Anastomosis.

Damar, Anjeyon, Şiryan.

Yun. ana: yukarı; stoma: ağız. Ağızlaşma, birleşme, anastomozis.
Damar, sinir veya tendonlar gibi iki ayrık yapı arasında, ayrı uçları ağız ağıza getirip dikme, ağızlaştırma veya birleştirme. Genelde damarlarda uygulanır. İki yahut daha fazla içi boş organın birleştirilmesi.

Arterlerin, venlerin, sinirlerin, yaprak damarlarınınve vücudun birçok bölgesindeki kılcal damarların birleşerek ağ meydana getirmesi.

Damar, sinir veya tendonlarda iki ayrı ucu ağız ağıza getirip dikmek, ağızlaştırmak veya birleştirmek.

İki içi boş organ veya damarın bağlantısıdır. Kan damarları arasındaki bağlantı, normal anatomide sık sık rastlanan bir durumdur. Ama iki boşluklu organın bağlantısı cerrah tarafından sağlanır. Mesela duodenumu atlayıp mide ile incebağırsak arasının bağlanması bu durumdur. Gastrointestinal sistemde bir anastomoz yapmak gerekebilir.

Gemici gömleği…

aksayaAksaya,
Beyaz gömlek.
Gemici gömleği (vareuse).
Yakası, kol ağzı ve eteği işlemeli bir çeşit beyaz ceket.
Köynek, Yakasız gömlek.
Yakasız uzun kollu erkek gömleğine, Mintan denir.
Şömizye, Yakası erkek gömleğini andıran uzun kollu manşetli kadın bluzu.

Gemilerde çalışan serdümen, usta gemici, gemici, miço, yağcı, ateşçi, kömürcü, aşçı gibi mürettebat aynı biçimde elbise giyerler. Aralarında sınıf farklılıkları sağ kollarının pazusundaki işaretlerle anlaşılır.

Elbiseler :
Koyu lacivert şayaktan gemici gömleği ve yine aynı kumaştan pantolondur. Gömleklerinin yakaları üzerine takılacak paletlerin kenarlarında bir buçuk milimetre kalınlığında yan yana üç sıra kırmızı yün şerit bulunur.

Paletler lacivert renktedir. Ayrıca gömlek yakalarına kumaştan siyah boyun bağı takılır. Yazın aynı şekilde beyaz kumaştan elbise giyerler.

Japonyada, gemici kıyafeti veya gemici fuku ortaokul ve liselerdeki kız öğrenciler tarafından giyilen bir üniformadır. Gemici fuku eski öğrenciler tarafından giyilir. Birde Japonlarda gemici fukusu uniforma olarak fetiş malzeme olarak kullanılır. Gemici fukusu Prusya ordu üniformalarından esinlenerek yapılmıştır. Japonya’da ortaokul ve liseye giden erkek öğrencilerin giydiği siyah renkli üniformalara Gakuran denilir.

1 372 373 374 375 376 425