Yalıtılmış, tecrit edilmiş olan…

İzole,
Fransızca isole.
İngilizce: isolate.
Yalıtık.
Yalıtılmış, tecrit edilmiş olan, izole.
Yalıtılmış, tecrit edilmiş
Elektrik ve ısı akımı engellenmiş.
Herkesten veya her şeyden ayrılmış.
Tecrit edilmiş, karantinaya alınmış.

İzolebant;
Elektrik akımının istenmeyen taraflara geçip tehlikeli durumlara sebep olmasını önlemek üzere telin çıplak kısmına sarılan ve elektriği iletmeyen yapışkan şerit.

Öğe, eleman…

Unsur,
Öğe, eleman.
Arapça, unsur, (ﻋﻨﺼﺮ)
Arapça unşur kelimesinden türemiş.
Birleşik bir cisim meydana getiren basit cisimlerden her biri, eleman, öğe
Bir topluluğu meydana getiren zümrelerden ve bir bütünü oluşturan kısımlardan her biri
Esas, kök, asıl, ana öğe.

Kimyevi maddeden her biri.
Mürekkeb cisimlerde bulunan basit maddelerin her birisi.
Umumdan ayrılan kısım.
Tam olan şeyin her bir parçaları.
Madde, esas, kök.
Element.
Parça.
Parça, element, madde, kök.
Temel madde.
Eleman.
Madde.
Topluluk.
Asıl, esas, birleşik maddelerin her bir parçası, asıl madde.

1 2 3 693