Ankara’nın Beypazarı ilçesine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça …

Ebesüt,
Yağlı süt ile yoğrularak yapılmış ekmek.
Ankara’nın Beypazarı ilçesine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça-pohaça .
Un ve sütten yapılan özel ekmek.
Beypazarı yöresinde poğaça tarzı hamur işine verilen ad ebesüt. Aslında ebesüt yağlı sütle yapılan bir tür cevizli çörektir.
Ebesüt hamuru nohut mayasıyla mayalanır. Kaba gerekli su konur. Hamur yoğrulur. Ceviz katılarak çörek yapılır.

Kahvaltıda tüketimi yapılan bu çörekler kuru ve serin yerde saklanabilir ve bozulmadan tüketilir. Ankara yöresine özgü bir börekler;
Altüst böreği,
Ay böreği ,
Bohça böreği,
Ebesüt (Beypazarı, Un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça)
Entekke böreği (kıymalı bir börek cinsi),
Gömme (Beypazarı),
Poğaça (Nallıhan),
Homman (Akdoğan-Kızılcahamam, külde pişirilen çörek ya da ekmek),
Kaha (Kalecik-bir tür puf böreği),
Kolböreği ,
Papaç (Keskin),
Pazar böreği,
Tandır Böreği,
Yalkı (Kozalan-Beypazarı),

Eski dilde dilenci…

Sail,
Eski dilde dilenci.
İng. beggar.
Arapça, sail, سائل
Dilenci,
Geçimini dilenerek sağlayan kimse.
Israrla ve arsızca bir şeyi isteyen kimse.
Fakir.
Soran, Soru soran.
İsteyen.
Akan, seyelan eden.

Aptal, Apdal,
Ceber, Cerrar,
Dedeci, Dek,
Geda,

Goygoycu, Goygocu;
Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse.

Karaçi,
Nancu, Nanhor,
Sayir, Suluk.
İsteyen, yoksul, dilenci.
Soran, isteyen, dilenen, dilenci.

Ankara yöresine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça…

Ebesüt,
Ankara yöresine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça.
Yağlı süt ile yoğrularak yapılmış ekmek.
Ankara’nın Beypazarı ilçesine özgü, un, süt ve cevizle yapılan bir tür poğaça-pohaça .
Un ve sütten yapılan özel ekmek.
Beypazarı yöresinde poğaça tarzı hamur işine verilen ad ebesüt. Aslında ebesüt yağlı sütle yapılan bir tür cevizli çörektir.
Ebesüt hamuru nohut mayasıyla mayalanır. Kaba gerekli su konur. Hamur yoğrulur. Ceviz katılarak çörek yapılır.

Kahvaltıda tüketimi yapılan bu çörekler kuru ve serin yerde saklanabilir ve bozulmadan tüketilir.

Mütareke…

Ateşkes,
Mütareke.
Bırakışma,
Arapça, mütareke, (ﻣﺘﺎﺭﻛﻪ)
Arapça, bırakmak anlamında terk kelimesinden türetilmiştir, mutareke.
Savaşan tarafların aralarında anlaşıp karşılıklı olarak ateş kesmesi, çarpışmaya ara vermesi, ateşkesi
Mondros mütarekesi.
Bir meseleyi hal için bir şeyi terk etmek.
Karşılıklı olarak anlaşmak, kuvvet ve silahı bırakmak.
Mütareke ya da ateşkes antlaşması, savaşlarda çatışmaları sona erdiren silah bırakma, nihai ateşkes antlaşmasıdır.
Mütareke metnine mütarekename denir.
İki tarafın geçici bir zaman için savaşı durdurması, ateşkes.
Anlaşma.
Bırakışma, karşılıklı silah bırakma.
Karşılıklı ateşkes.

1 2 3 30