Hastalıktan sonra toplamak, iyileşmek …

İrikmek,
Hastalıktan sonra toplamak, iyileşmek.
İfakat,
Arapça, İfakat [ افاقت ]
İyileşme.
Hastalıktan sonra toplamak, iyileşmek.
Şifa bulmak, iyileşmek.
İyi duruma gelmek.
Hastalıktan kurtulmak, sağlığı yerine gelmek, salah bulmak.

Arapça fevḳ kelimesinden türetilen ifakat kelimesi, bir şeye üstün gelmek anlamındadır.
Hastalıktan kalkma, sağlığına kavuşma, iyileşme.

İrikmek kelimesinin diğer anlamları;
Su birikmek, toplanmak.
Şişmanlamak.

Osmanlılar döneminde kullanılmış on para değerindeki sikke …

Metelik,
Fr. metallique.
Çeyrek kuruş, on para değerinde demir para.
Çok az para.
Osmanlı İmparatorluğunda çeyrek kuruş, on para değerinde demir para.,
Düşük ayarlı gümüş Osmanlı parası.
Osmanlı para birimi olarak gümüşten akçeleri kullanmıştır.

Osman bey döneminde bir istisna gümüş paraya rastlansa da genellikle resmi para basım tarihi olarak Orhan Bey dönemi gösterilir.

Genellikle her padişah kendi adına para bastırmıştır. İlk altın para bastırmak Fatih Sultan Mehmet’ e kısmet olmuştur.

18 yüzyılda Osmanlı parasının değerinin düşmesi ile halk metelik ve mangırla tanışır. Metelik pek az gümüş karıştırılmış sikkeye, on paralık meskukata denir. Mangır ya da mıngır ise bakır sikkeye verilen isimdir. Beş mangır bir metelik eder.

Abdulmecid döneminde ilk kağıt para basılır ve mecidiye diye anılan zamanımızda da kullanılan altın bastırılır.

Tüze …

Hukuk,
Türkçe: hukuk,
İngilizce: laws,
Fransızca: droit,
Almanca: Recht
Toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların, yasaların bütünü.
Bu kuralları, yasaları, hakları konu alan bilim.
Gerektiğinde yetkili kişilerce zor kullanılarak yürütülen toplumsal ilişkiler.

Tüze,
Türkçe: adalet,
İngilizce: justice,
Fransızca: justice,
Almanca: Gerechtigkeit,
Yunanca dikaiosyne,
Latin, Justitia
Doğrunun, hakkın korunması, doğru olmanın özbelirtisi.
Platon ve Aristoteles’ten beri, herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme demek olan bir anaerdem.
Daha dar, biçimsel anlamda, Doğru olarak kabul edilmiş olanda uzlaşma.
Herkesin hakkının yasalarla tanınmış olması.
En dar anlamda, Yargıcın niteliği olarak, yürürlükte olan hukuk yasalarının kesin bir uygulanması. Ancak bu uygulama, insan yaşamındaki durumların ve ilişkilerin sonsuz çeşitlililiği ve karmaşıklığı içinde, çok kesin ve en yüksek tüze olarak görülmek istenirse, en büyük bir tüzesizliği de dönüşebilir; bu yüzden ölçülü bir sağduyuyla tamamlanmak zorundadır.
Adalet,
Anayasa,

1 2 3 9