1986 yılında Kamerun’da etrafta yaydığı zehirli gazlarla 1500 kişinin ölümüne neden olan krater gölü …

Nyos,
Nios,
Nyos gölü,
1986 yılında Kamerun’da etrafta yaydığı zehirli gazlarla 1500 kişinin ölümüne neden olan krater gölü. Nyos Gölü, Kamerun’un Kuzeybatı Bölgesinde bir krater gölüdür.

Kamerun’un başkenti Yaounde’nin 315 km kuzeybatısındadır.
Nyos, Kamerun’da Oku volkanik ovasında aktif olmayan bir volkanın yan tarafında bulunan derin bir göldür. Kamerun’da bulunan Nyos gölü dünyanın en tehlikeli göllerinden birisidir. 

Nyos gölün altından geçen magma göle karbondioksit sızdırıyor. Göl karbondioksit doldukça dengesizleşmeye başlıyor. İyice doygunlaştıktan sonra herhangi bir yer sarsıntısı veya tetikleyici etken gölün tüm karbondioksiti havaya salmasına neden oluyor.  

1986 yılında yoğun yağışların tetiklediği yer kayması sonucunda göl 100.000 tonun üzerinde CO2 salınımı yapmıştır. Bu salınım 23 km ilerideki bir köyü uykusunda yakalamış ve 1500 kişi yer yüzeyine yayılan gazdan zehirlenerek ölmüştür.

Hıristiyan ermişlerine verilen san …

Aya,
Aya, (Roma)
Yunancası ἅγιος
Aziz (Erkek) ,
Azize (kadın) ,
Arapça kökenli aziz sözcüğü ermiş anlamına gelir.

Hıristiyan ermişlerine verilen san.
Hristiyanlıkta iyilikleriyle tanınmış kutsal kişi.
Hristiyan toplumu için önemli işler başarmış, üstün ahlaklı kişiler kilise tarafından aziz ilan edilebilir.

Dünyanın en büyük dinlerinden olan Hıristiyanlık bugün Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliselerinden teşekkül eder.

Hıristiyanlık, İsa Mesih anlayışı üzerine temellenen bir inanca sahiptir. Yeni Ahid’de bulunan bu inanca göre İsa Mesih, tanrının oğlu ve insanlığın kurtarıcısıdır. Tanrı insanlığı günahtan kurtarmak üzere biricik oğlunu yeryüzüne göndermiştir.

Aziz, günlük kullanımda sevilen ve sayılan kimseleri tanımlamakta kullanılır.
Türkçede yaygın bir kadın ismi olan muazez, aziz sözcüğün dişi formudur.

Denizli’ nin Çal ilçesine bağlı bir belde …

Akkent,
Denizli İli, Çal İlçesi sınırları içerisinde bir beldedir.

Anadolu Selçuklu Devleti zamanında, 1100 yılında, Dedeman ağalarının şu andaki Cumhuriyet Mahallesinin bulunduğu bölgeye yerleşmesiyle bugünkü Akkent Kasabasının temeli atılmıştır.

Besleyen, doyuran manasına gelen Zaviye adı verilmiş ve bu isim yöre ağızına daha yatkın olan Zeyve ismine dönüştürülmüştür.

1932 yılında kasaba olan Zeyve, 1962 yılında Akkent ismini almıştır.

Akkent-Zeyve,
Denizli’ ye 72 km. uzaklıktadır. Akkent’ te komşu Ortaköy, Hançalar ve Süller kasabaları ile Develler, Bahadınlar ve Kuyucak köyleri vardır.

Çal ilçesi, Güney üzerinden Denizli-İzmir yoluna bağlanmaktadır. Çal’ın Uşak’a bağlantısı ise Karahallı ve Ulubey ilçeleri üzerindendir. Çal’a en yakın tren istasyonu 35 km mesafedeki Kaklık istasyonudur.

Çal ilçesinin Beldeleri;
Akkent
Belevi
Denizler
Hançalar
İsabey
Ortaköy
Selcen
Süller

Köyleri;
Alfaklar, Aşağıseyit
Bahadınlar, Baklançakırlar, Bayıralan
Civelek, Çalçakırlar, Çalkuyucak
Dağmarmara, Dayılar, Develler
Gelinören,
Kabalar, Kaplanlar, Karakaya, Karapınar, Kocaköy
Mahmutgazi
Peynirci
Sakızcılar, Sazak, Şapçılar,
Yazır, Yukarıseyit.

Olimpiyat Oyunlarında maraton koşusunu iki kez ka­zanmış tek sporcu, Etiyopyalı atlet…

Abebe Bikila,
(1932-1973),
Etiyopya.

1932 yılında dünyaya gelen Etiyopyalı maratoncu Bikila, 1960 yılında Roma’ da 2 saat 15 dakika 16.2 sn’ lik dereceyle ve 1964 yılında Tokyo’da 2 saat 12 dakika 11.2 sn’ lik derece ile altın madalya kazanmıştır. Her iki yarışmada da birinciliği çıplak ayakla kazandı. Bikila Afrika ülkelerinden biri adına da yarışmaya katılmış ve bu yarışmada birinci olmuştu.

Etiyopyalı Abebe Bilika 1973 yılında hayata gözlerini yumdu.

Maraton, adını İÖ 490 yılında, Atinalılar ile Persler arasında yapılan Maraton Savaşı’ndan alan uzun yol koşusudur. Efsaneye göre Pheidippides adlı Yu­nanlı bir asker, zaferi müjdelemek için savaş alanından Atina’ya kadar yaklaşık 40 kilo­metrelik yolu koşmuş, sonunda da ölmüştü.

İlk maraton koşusu 1896 yılında, Atina’da yapılan Olimpiyat Oyunlarında, bu efsanevi koşucu­nun anısına düzenlendi . Atina’ya kadar koşulan yarışı Yunanlı bir köylü olan Louis kazandı. Bu olay halk arasında öyle büyük bir sevinç yarattı ki, bir otelci şampiyon köylüye bir yıl boyunca beda­va yemek vereceğine, bir çocuk ise yaşamı boyunca ayakkabılarını parasız olarak boyayacağına söz verdi.

1908 yılında Londra’da düzenlenen Olimpiyat Oyunlan’nda maraton 42.195 metrede koşul­du. O gün hava çok sıcaktı. Yarışa hızla girişen koşuculardan 75’i çok geçmeden koşu­yu terk etmek zorunda kaldı. Öteki yarışmacılarsa yarışın sonunda bitkin düşmüştü. Stad­yuma ilk ulaşan Dorando Pietri adlı genç bir İtalyan oldu. Ama girişte takılıp yere düştü. Kalkması için yardım edildi ve bitiş çizgisine kadar neredeyse taşınarak götürüldü. Öteki koşucuların olayı protesto etmesi üzerine Pietri yarış dışı bırakıldı.

1924 Olimpiyat Oyunlarında 42.195 metre­lik uzunluk değişmez ölçü olarak kabul edildi.

Etiyopyalı Abebe Bikila, Olimpiyat Oyunlan’nda maraton koşusunu iki kez ka­zanmış tek sporcudur (1960 ve 1964).

1 2 3 20