“Çöl Tilkisi” olarak da anılan ve II. Dünya Savaşı sırasında Afrika ordusunun komutanı olarak kazandığı zaferlerle tanınan Alman mareşali…


Rommel,
Erwin Rommel.
Erwin Johannes Eugen Rommel.
D. 15 Kasım 1891, Stuttgart – Ö. 14 Ekim 1944, Ulm, Almanya

Çöl Tilkisi.
Feldmareşal Erwin Rommel Kışlası.

Çöl Tilkisi olarak da anılan ve II. Dünya Savaşı sırasında Afrika ordusunun komutanı olarak kazandığı zaferlerle tanınan Alman mareşali.
Rommel, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Afrika Kolordusu komutanlığını da yapmış olan sıra dışı mareşal.

Rommel, Almanya’nın Ulm’un 33 km kuzeyindeki Heidenheim kentinde doğdu. Genç Erwin’in mühendis olma düşüncesine karşın 1910 yılında babasının ısrarıyla Danzig’ deki Subay Hazırlama Okuluna gitti. 1911 yılında okuldan mezun oldu. 1912 yılında Teğmenliğe atandı. 14 Ekim 1944 yılında İkinci Dünya Savaşı ilk yıllarında Fransa’da ve Kuzey Afrika’da yaptığı muharebeler ile ün kazandı.

Erwin Rommel, Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimine dahil olmak ile suçlandı. Hitler ya intiharını ya da vatana ihanet suçuyla yargılanmasını istedi. Rommel kendisini ölümün beklediğinin farkında olup ailesine dokunulmaması karşılığında ağzına bir siyanür kapsülü atarak intihar etti.
Arkadaşları ve düşmanları tarafından Çöl Tilkisi lakabı ile anılmıştır.

Rommel’in ismi bugün Almanya’da iki askeri üsse ve bir kaç sokağa verilmiş, memleketinde adına yapılmış bir anıtta onun, yiğit, cesur ve zulmün kurbanı olduğu yazmaktadır.

XX. yüzyılın başlarında simgeciliğin belirsizliğine ve yapmacıklığına karşı çıkan Rus şairlerinin oluşturduğu topluluk …

Akmeistler,
XX. yüzyılın başlarında simgeciliğin belirsizliğine ve yapmacıklığına karşı çıkan Rus şairlerinin oluşturduğu topluluktur. Akmeistler, şairin bir zanaatçı olduğunu ileri sürdüler. Yapıtlarında yoğun ve taptaze bir dil kullandılar. Akmeistlerin biçim üzerinde yoğunlaşmış ve dünya gerçeklerinden uzak durmuşlar.

 

1910 yılında sembolizmin, simgeciliğin kriz yaşadığı dönemde ortaya çıkan ve Akmeizmin çekirdeği olarak kabul edilen Ozanlar Atölyesi (Tsehpoetov) ortaya çıkar.

Topluluğu oluşturan Rus Şairler;
Anna Ahmatova,
G. Adamoviç, Georgiy Ivanov
İ. Odoyevtseva, İgor Serveryanin
M. Zenkeviç, Mikhail Kuzmin,
N. Otsup, Nikolay Gumilyov
O. Mandelştam, Osip Emilyeviç Mandelştam,
S. Gorodotski,
S. Neldihen,
V. Narbut,
V. Rojdestvenski, gibi daha sonraları kendilerini Akmeistler olarak tanımlayan ozanların sembolizme karşı grubun adıdır.

20. yüzyılın başında, gizemciliğe yönelen Rus simgeciliğine karşı esas olarak şiir alanında gelişen edebiyat akımına Akmeistler, sözün kesin anlamını, açıklığı ve uyumu öneriyorlardı. Akımın kuramcısı ve önde gelen ozanı Nikolay Gumilyov’dur. Akmeist hareket ilk olarak Mikhail Kuzmin’in “Güzelliğe Dair Açıklama” isimli denemesinde ortaya atıldı.
Akmeizm, Yunanca insanın en iyi çağı anlamında bir kelime olan acme’den türetilmiştir.

Akmeizm veya Şairler loncası Nikolay Gumilyov ve Sergey Gorodetsky’in liderliğinde 1910 yılında Rusya’da ortaya çıkan geçici bir şiirsel okuldu.

1911 yılında Peterburg’da ünlü yazarlar ve şairlerin toplanma yeri olan The Stray Dog Cafe’de bir araya geldiler.

Myanmar’ın eski başkenti …


Ava,
Myanbar, Bir adı da Burma,
Myanmar’ın eski başkenti.
Myanmar’ın eski adı, Birmanya.

Yeni başkenti; Naypyidaw
Burmaca: နေပြည်တော်)

Myanmar’ın başkenti, Nay Pyi Taw
Naypyidaw, Kraliyetler Şehri anlamına gelir.
Birmanya’nın (Myanmar), başkenti 6 Kasım 2005 yılında başkent ilan edildi.
Yangon şehrinin 320 km kuzeyinde bulunur. Naypyidaw kenti, Myanmar’ın Yangon ve Mandalay şehirlerinden sonra en büyük 3. şehridir.
Naypyidaw başkentinin 930.000 nüfuslu ve yüzölçümü 4.600 km² ‘dir.

Myanmar,
Myanmar Birliği Cumhuriyeti,
Burma,
Birmanya,
Bengal Körfezi kıyısındadır. Güneydoğu Asya’da bulunan Burma, Andaman Denizi ve Bangladeş arasındadır. Birmanya, Çin, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alır.

Hint saraylarında kadınlara ayrılan bölüm …

Zenana,
Hint saraylarında kadınlara ayrılan bölüm.
Hindistan’da harem dairesi.
Harem dairesi.
Harem (Osmanlıda).
Gynaeceum (Yunanda).

Hindistan ve Pakistan gibi Asya ülkelerinde bir evin kısmı ev kadınlar için ayrılmıştır. Ayrılan bu kısımlara Zenana adı verilir.

Bu bizim bildiğimiz Gynaeceum, Harem gibi aynı olgunun farklı kültürlerde nitelenen adıdır. Amaç, görev ve niyet değişmemektedir. Gynaeceum, Harem ve Zenana aynıdır. Uygulama ve düşünce aynıdır.

Eskiden Yunan’da zengin erkeklerin evlerinin kadınlar için ayrılan ve yalnızca evin erkeğinin girebildiği yerin adı olup bu gelenek orta çağa kadar sürmüştür.
Evin kadınıyla birlikte erkeğin diğer kadın köleleri ,

Osmanlıda odalık, zamanının büyük bölümünü evin bu bölümünde geçirirler. Eve bir konuk geldiğinde dışarıya çıkmaları yasaktır.

Aynı anlayışla kurulan Harem de farklı değildir. Yunan anlayışının Türk versiyonudur. Bu zihniyet dünyanın bir çok ülkesinde farklı uygulanıp adlandırılmaktadır. Tıpkı Hindistan ve Pakistanda olduğu gibi. Pers kültüründe bu olguya Zenana denmiştir.

Gynaeceum bildiğimiz Osmanlıdaki Haremdir. Harem kültürü, Osmanlıda olduğu gibi Romantizm çağında Batılı sanatçı ve edebiyatçıların da rüyalarını süslemiştir. Bir çok sanatçı tarafından bu kültür resmedilmiş veya yazılmıştır. Hatta opera (Saraydan Kız Kaçırma), sahne ve müziklere dahi konu olmuştur. Kısaca Zenana kadınlara diye ayrılan ancak erkeklere hizmet eden arzuların erotik ruh halinin yansımasıdır.

Osmanlıda, Yunanda, Romalıda, Hintlide, Çinlide sistem bir başka versiyonla ortaya çıkmaktadır. Tarih tekerrürden ibarettir. Günümüzde tam adı konmamış olsada saunalar, hamamlar, masaj salonları, fitness centerler, SPA merkezleri v.s. belki de eskilerin zenanasıdır.

Ancak çok enteresan, 19. yüzyılda Baptist kadın misyonerler Hindistan’da kadınları Hristiyanlığa davet etmek için yaptıkları örgütsel faaliyetlere, harekete de bilinmeyen bir nedenle Zenana adını vermişlerdir.

Harem
1. Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı:
2. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
3. Eskiden, Karı, eş.
4. Müslüman ülkelerde yalnız kadınlara ayrılan ve yabancı erkeklerin girmesi yasak olan bölüm.

1 2 3 7