Küçük bir tatlı su midyesi …


Zebra,
Zebra midyesi,
Zebra-Dreissena polymorpha
Küçük bir tatlı su midyesi.
Bu tür midye Güney Rusya ve Ukrayna göllerinde yaşar.

Yanlışlıkla diğer birçok alana tanıtıldı ve dünya çapında birçok ülkede istilacı bir tür haline geldi. Bir zebra midyesi yılda 30.000 – 1.000.000 arasında yumurta bırakabilir. Ancak bu yumurtaların %2-%5’i ergin olup 2-3 hafta içinde uygun bir bölgeye yapışacak duruma gelirler. Suyun geçtiği her sızıntıya ulaşıyor. Gemilerle göç eden bir istilacı midye türüdür.

Midye Kuzey Amerika’da Great Lakes Bölgesindeki St. Clair Gölünde 1988 yılında tespit edilmiş. Havzadaki tüm göller ve Misisippi ırmağına bulaşarak, güneyde Misisippi Deltasına ulaşmıştır.

Zebra Midyeleri Hidroelektrik Enerji üreten bir çok Baraj Göllerinde, su alma ağızlarında, ızgaralarda, nehir kanal santrallerinde, küçük hidroelektrik santrellerinde, batardo kapaklarında, çökeltim havuzu kapaklarında, yükleme havuzunda, vanalarda, soğutma suyu sistemlerinde birikerek enerji üretim güvenliğini etkilemektedir. Tasarlanan yaşam ömrünü kısaltmaktadır.

Türkiye’deki barajlardaki enerji üretimi ile su kaynaklarına zarar verdiği biliniyor.
Zebra midyenin yayılış alanları bilinmemekle birlikte, midyenin belirlenen çevresel etkileri büyük ölçüde kirletici etkilere sahip olduğu biliniyor.

İlk zebra midye türü ilk Tetis denizinde ortaya çıkmış. Zebra midyeler 1700’lü yıllarda tatlı sularda, 1824’te İngiltere’de görülmeye başlamış. Sonra Avrupa’da, ardından ABD’de yayılmıştır.

Zebra midyeleri, 1997 yılından itibaren Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santralı’nda, 2000’de ise Birecik Barajı’nda sorun yaratmaya başladı. Zebra midyeleri barajlardaki yapay ve doğal göllerin su alma, iletme yapıları, beton, demir, PVC, saçtan yapılmış yüzeyleri üzerine tutunup yerleşirken, enerji üretimi ile su akışına sekte vurmaya başladı.

Zebra midyelerin, tatlısu eko sistemlerinde yaşayan en önemli tutunucu, kirletici canlılardan biri olduğuna dikkat çekildi. Denizlerde balıkların beslendiği önemli besin maddesi planktonları aşırı derecede tüketerek denizlerde önemli bir tehlikeye sebep oluyorlar. Bu midyeler tutundukları yüzeylerde oluşturdukları biyokütle ile su akışını aksatıp engellediği, korozyona yol açtığı, su filtreleri ile kapalı sulama sistemlerinde tıkanmalara neden olduğu biliniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.