Duvarlara çiziktirilen resimlere verilen ad…

Stensil,
Duvarlara çiziktirilen resimlere verilen ad.


Grafitinin uzantısı,
Sokak Sanatı,

Ara sokaklardaki, eski apartman duvarlarındaki esprili figürler, mesaj veren şekiller dikkatinizi çekmiştir. Bunlar elde hazırlanan şablonlar ve sprey boyayla duvara uygulanıyor. Tekniğin adı stensil. Grafiti gibi hemen her sokakta, her duvarda karşılaştığımız stensiller “sokak sanatı”nın hızla yükselen kolu. Sokağın sesini yansıtıyor, çoğunlukla da siyasi görüşleri ortaya koymak için kullanılıyor. Beyoğlu sokaklarındaki sinek ve Osman isimli bıyıklı adam stensilleri çok ünlü.

Stensil, 1980’lerde yükselişe geçen “street art” yani sokak sanatı kavramının bir kolu olarak doğdu. Uygulanış tekniği farklı olsa da stensil grafitinin uzantısı. Ne de olsa ikisinin de amacı, eleştirmek ve mesaj vermek. Stensilin dünyadaki en ünlü isimleri İngiliz Banksy ve Fransız Blek le Rat, bu tekniği siyasi tavırlarını ortaya koymak için kullanıyor. Shepard Fairey ve Margaret Kilgallen stensil dünyasının efsane sanatçıları.

Türkiye’de, stensil ağırlıklı olarak İstanbul’da, önceleri Sirkeci ve Haydarpaşa garlarında karşımıza çıktı. Şimdi Beyoğlu çevresinde duvarlar bin bir tür figürle kaplı. Sprey boyayla yaptığı işlerle tanınan Turbo lakaplı Tunç Dindaş ve Nalan Yırtmaç, Türkiye’de stensilin ustaları sayılıyor. Bonan, Ari Alpert, S2K, WYN, Flypropaganda, Kop-art lakaplarıyla bilinen stensilciler de, yeni işleriyle duvarları süslemek için sürekli sokakta. Yepyeni mizahi figürler, karakterler, hatta karikatürleri şablon baskıyla duvarlara uygulamaya devam ediyorlar.

Stensil nasıl yapılır?
Stensilde herhangi bir resim, karikatür, fotoğrafı kullanabilir ya da kendiniz bir figür çizebilirsiniz. Elinizde renkli bir resim varsa, onu önce bilgisayarda stensil için uygun kontrast oranına getirmeniz gerekiyor. Resim siyah-beyaz hale gelip, fotokopi baskısına benzediği zaman şablon olarak kullanılmaya hazır oluyor. Resmin kağıt çıkışından şablon hazırlanıyor. Sprey boyayla erimemesi için, şablon kalıbı asetat, PVC ya da metale uygulanıyor. İşin en eğlenceli kısmıysa şablonu duvara uygulamak. Şablonu yerleştirdikten sonra en iyi sonucu almak için sprey boya 20 cm uzaktan püskürtülüyor.

Yedikule zindanlarında boğularak öldürülen, XVI. Osmanlı padişahı …

Genç Osman,
II. Osman,


Osman Çelebi,
XVI. Osmanlı padişahı,
Farisi,
Divan edebiyatındaki mahlası Farisi’dir.
(3 Kasım 1604, İstanbul – 20 Mayıs 1622, İstanbul)
95. İslam halifesi,
En genç ölen Osmanlı padişahı.
Boğularak ve işkence edilerek öldürülen ilk Padişah,

Genç Osman’ın babası I. Ahmed ve annesi Yunan kökenli Mahfiruz Hatice Sultandır. Babası 1617 yılında vefat edince tahta geçmesi gerekiyordu. Ancak babasının uyguladığı ekber ve erşed sisteminden dolayı hanedanın en büyük yaştaki üyesi olarak II. Osman’ın kafadan rahatsız amcası padişah olur. Osmanlı devletinde bu sistemin uygulanmasına I.Ahmet ile başlandı. Bu sisteme göre en yaşlı ve en olgun hanedan üyesi tahta çıkar.


Sultan III. Mehmet’in oğlu olan I. Mustafa (d. 1591 Manisa – ö. 1639 İstanbul), XV. Osmanlı padişahı ve 94. İslam halifesidir. Osmanlı tarihinde ilk defa padişahlığın babadan oğula geçmesi kuralını bozarak kardeşinin arkasından tahta çıkmış olan ilk padişahdır. Genç Osman’dan önce ve sonra olmak üzere iki defa padişahlık yapmıştır. I. Mustafa devlet meseleleri ile ilgilenmediğini ifade ederek saltanatı kabul etmedi. Nitekim tahta çıktıktan 96 gün sonra 26 Şubat 1618 günü tahttan indirildi, yerine henüz 14 yaşında olan II. Osman geçirilir.

II. Osman, Şeyhülislam Esad Efendinin ve Pertev Paşa’nın kızları ile evlendi. Tahta çıkar çıkmaz devlet erkanı içindeki üst düzey yetkilileri değiştirdi. Şeyhülislamın yetkileri kaldırdı. II.Osman padişah olduğunda, I. Mustafa’nın tahta geçirilmesine karışan ve İran seferinde olan sadrazam Damat Halil Paşa’yı azleder. Yeni iyi bir sadrazam bulamaz. Ancak yenilik taraftarı olmayanlar ve yetkileri elinden alınan bazı kişilerin tahrikleriyle yeniçeriler isyan eder. 19 Mayıs 1622’de ayaklanma olur. II. Osman tahttan indirilir. Sultan Mustafa’nın yeniden ikinci defa tahta çıkar. II. Osman iyi bir terbiye ve tahsil görmüş. Arapça ve Farsça öğrenmiştir.

İsyancılar II. Osman’ı yakalarlar. Yedikule Zindanlarına götürülen II. Osman, boğularak öldürülür. İşkence ile öldürülen Genç Osman’ın naaşı, babası Sultan I.Ahmet tarafından yaptırılan Sultanahmet Camisine gömülür.

II.Osman’dan sonra saltanatın başına tekrar I.Mustafa geçer. I.Mustafa’nın akıl sağlığı olmadığı için 30 Ağustos 1623′ tarihinde vezir olan Kemankeş Ali Paşa’nın önerileriyle, I.Mustafa tahttan indirilirek bir odaya kapatılır. Yerine IV.Murad tahta geçirilir.

Cezayir Kurtuluş Savaşı sırasında, Fransızların 1945′ te yaklaşık elli bin kişiyi katlettikleri kent …

Setif,
Arapça Stif,

Kuzeydoğu Cezayir’de, Sellam nehrinin yakınında olan, Setif, 6,504 km² yüzölçümünde olup 20 Daire ve 60 Belediye’den oluşan vilayetin nüfusu yaklaşık 1,5 milyonla Cezayir’in Alger’den sonra ikinci büyük şehridir.
Setif , Guelma katliamı,
Setif ve Guelma’da 8 Mayıs 1945’te Fransızların 8 Mayıs 1945’te 45 bin Cezayir’liyi öldürmesiyle sonuçlanan katliamdır. Cezayir’liler, 1945’te meydana gelen ve 1968’e kadar süren toplu saldırıları “soykırım” olarak ifade etmektedirler. Çok sayıda insan işkence ve kötü muameleden geçmiştir.

Fransız ordusu ve polisi tarafından makinalı tüfeklerle, II. Dünya Savaşı’nın sona ermesi üzerine Cezayir bayrakları ile kutlama yapan Cezayirlilerin üzerine, ateş açılmış, silahsız 50.000 sivil Cezayirli katledilmiştir. Fransa, Cezayir’in bağımsızlığını ilan ettiği 01 Temmuz 1962 yılına kadar sistemli olarak sivil Cezayirlileri katletmiştir. Cezayirlilere göre, Fransa, Cezayir’i 132 yıl süren işgali sırasında 1 milyondan fazla insan öldürülmüştür.
Cezayir Soykırımı’nı konu alan Hors-la-loi (Outside the Law filmi), Cezayir’in Fransa’ dan bağımsızlığını kazandığı savaşın farklı bir bakış açısıyla değerlendirilmesidir. Yine İçimizdeki düşman (Intimate Enemies / L’ennemi Intime) filmi Fransa’nın 1999 yılında sadece bir savaş olarak nitelendirdiği, eski Fransız sömürgesi Cezayir içinse bir özgürlük savaşı olan savaş sırasında gerçekte tam olarak neler yaşandığını çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

Doğu Akdeniz bölgesindeki Araplar arasında yaygın bir halkoyunu …

Dabke,
Arapça: دبكة ,


Debke,
Dabka,
Dabkeh,

Doğu Akdeniz bölgesindeki Arap nüfus arasında yaygın olan geleneksel halk oyununa verilen ad. Bu bölgede yaşayanlar Levant olarak bilinir.
Lübnan, Irak, Ürdün, Mısır, Türkiye ve Suriye’de de özellikle düğün ya da kutlamalarda oynanan yaygın bir halk oyunudur. Oyunda dabke kelimesinin anlamına uygun olarak birlikte ayağı yere sertçe vurma olarak ifade ve icra edilmektedir. Kadın ve erkek karışık olarak beraber oynayabilir. Ama sadece kadınlar ya da erkekler de oynayabilir.

Al-Shaabye

Mardin’de evlerde yapılan sucuğa verilen ad …

Şeredin,
Mardin sucuğu,


Mardin’deki kasapların vitrinini süsleyen yöresel bir sucuk türüdür. Bu sucuk, diğer sucukların aksine oval olmayıp, şekil itibari ile basıktır. İçerisinde ki baharatlardan dolayı da etin fermantasyon süreci hızlı bir şekilde gelişip et, sucuğa dönüşüyor.
Mardin mutfağından seçmeler;
Alluciye, Fırkiye, Kaburga Dolması, Dobo, İkbebet, Erok, Sembusek, Kibe, Merge gibi yemekleri sayabiliriz.
Ancak Mardin yemekleri için kullanılan ürünler bu yemeklere lezzet vermektedir. Bunlar;

Acur (Trozi – Kıtte), Acur, salatalarda kullanıldığı gibi kişniş de denilen gızbara ve koruk üzümü ile tatlandırılmış turşusu da çok lezzetlidir. Acur turşusunun en belirgin özelliği, fermantasyon esnasında maydanoza çok benzeyen tadı değişik ama ilginç lezzette gızbara baharatının kullanılmasıdır. Ayrıca turşu yapımında doğal şeker içeren Mazruna Koruğu kullanılır ki ayrı bir tat verir. Denediniz mi ? Deneyin derim.

Rami (Şelengo) meyvesi, Mardin’e özgü olup yazın olgunlaşır ve salata, turşularda kullanılır.
Ballot, Şeker hastalığına iyi gelir. Bölgede kayalık dağların eteklerinde, yarım boy ağaçlarında yetişir.
Petiğ, Midyat Kavunu, Tırş, Hamız, Aseli, Hıllu gibi dört farklı aroma taşır.
Pivok, Çiğdem de denir. Bölgede nisan ayından itibaren yetişir. Gerçekten kalp hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
Keme, Çok güzel bir aromaya sahip bir yeraltı mantarıdır. Keme, müthiş aroması ile Avrupa’da paha biçilmez olan Trüf mantarının Mardin alternatifidir.
Kenger, diğer adı ise Harşef, Mardin yöresinde yetişen dikenli bir bitki olup ekşi tadı ile kahverengi, yeşil, beyaz renkli bir şifa bitkisidir.
Gızbara (Kişniş), Mardin mutfağının en belirgin baharatıdır. Bu baharat, toz olarak, taze yeşillik olarak veya tane olarak kullanılır. Mardin’ de bu tane kişnişler pirinç havanlarda dövülerek kullanılır. Gızbara baharatı ikbebet(igbebet) ve erok(irok) köftelerinde de kullanılır.
Çorbalık olarak hazırlanan bulgura dövme, içli köfte yapımında kullanılan bulgura ihşane denir.
Kapalı Lahmacuna, Sembusek denir.
Kızarmış içli köfteye İrok denir. Haşlanmış içli köfteye İgbebet denir.
Pırpare, Ekişimsi tadı ile salatalarda kullanılan bir çeşit Mardin otudur. Ekşi köy yoğurdu ile de çok kullanılmaktadır.
Mardin’de kaburga dolmasının ana baharatı olarak Tane Yeni Bahar, kullanılır. Kaburga dolmasından elde edilen et suyuna, kahverengimsi bir renk ve karanfilimsi bir aroma veren bu baharattır.
Meyan Kökü (Irksud) şerbeti, Meyan böbrek taşı düşürme özelliği ile bilinir.
Mazruna Üzümü, Midyat ve köylerinde yetişen bir cins üzümdür. Özelikle Tori köylüleri ile bütünleşmiş olan bu üzümün son hasadı çok tatlı olur. Cevizli sucuk yapımında da kullanılır.
Badem Şekeri (Imlebbes), Badem şekerinin üzerinde bulunan mavi renk, rengini Lahor ağacının kökünden alır. Bu Lahor ağacının kökünden çıkan bu mavi özüt renk, eskiden yara yapmasın diye bebeklerin ağzına da dezenfekten olarak sürülürmüş.
Harire, Mardin’de taze üzüm suyu ile yapılan bir çeşit tatlıdır. Kışın üzüm suyu yerine, harire yapımında pekmez de kullanılıyor.
Cevizli Sucuk (Ikude), Üzüm bağlarından toplanan mazruna üzümünün çuvallar içerisinde dövülerek, bu üzümden elde edilen suyun kaynatılması ile yapılan geleneksel bir Mardin yemişidir.
Bestik, Mazruna bağlarının son hasadından elde edilen tatlı üzüm suyundan yapılan pestil türüdür.
Hımmıs, Mayıs aylarında yetişen taze nohuttur. Buket halinde, Mardin Pazar yerlerinde rahatlıkla bulunabilen bir mevsim yemişidir.
Mardin Lavaş Peyniri,
Mardin Bardak Peyniri,
Mardin Dil Peyniri,
Göçer Peyniri,
Tuzsuz Tatlı Peynir (Kahhiye ve Peynir Tatlısına kullanılır),
Keçi Peyniri,
Matfora Peyniri,
Megbuse Peyniri (Eritildikten sonra tenekelerde saklanan Peynir)
Havdal, Cevizli Sucuk (Ikude)’nin ceviz ile harmanlanmadan önceki üzüm suyunun nişasta ile kaynatılmış halidir.
Danuk,(Selika), Belirli mevsimlerde yapılan buğday kaynatmasıdır.
Goşte Maksut (Lahme Imneşşefe), Buzdolabının olmadığı dönemlerde muhafaza etmek amacı ile kurutulmuş ete verilen isimdir. Et, tuzlanarak bünyesindeki su minimize edilip kurutulur. Bu metot sayesinde etin bünyesinde var olan patojen bakteri oranı da minimum seviyede azaltılmış olur.
Şeredin, Mardin sucuğu,
Xoğ,
Taraki,
Mış Mış,
Incas,
Alluc,
Serupe,
Maste Gameşa

Mardin yöresine özgü diğer yemekler;
http://www.bulmacabil.com/2017/06/mardin-yoresinde-haslanarak-haz
Kiliçe, http://www.bulmacabil.com/search?q=kili%C3%A7e
Dobo, http://www.bulmacabil.com/2010/02/mardin-yoresine-ozgu-kuzu-budu-ve.html
Bello, http://www.bulmacabil.com/2013/04/mardin-yoresine-ozgu-mercimek-koftesi.html

Afrika kıtasında Hint Okyanusunun güneybatı kısmında bir ada devlet …

Mauritius,
Mauritius Cumhuriyeti,


Başkenti: Port Louis’dir.
Para birimi:Mauritius Rupisidir.
Afrika kıtasına bağlı bir ada ülkedir. Madagaskar’ın doğusunda Hint Okyanusu’nun güneybatı kısmında yer alır.
Mauritius, Araplara ait eski dönem haritalarında gösterilmiş olup arap tüccarların uğrama ve dinlenme adası olarak kullanılmış.

XVI. yüzyıl başlarında Portekizli denizciler gelmiş ve adaya isim olarak geldikleri geminin adı olan Cerne ismini vermişlerdir. Adayı sömürge olarak değilde üs olarak kullanmışlar. 1598 yılında Hollandalıların hakimiyetine geçen ada, 1710 yılından itibaren Fransızların hakimiyetine girmiştir. Ta ki Napolyon Savaşları ile Fransa adadaki hakimiyetini kaybeder. Fransa adanın yönetimini Birleşik Krallık’a devretmek durumunda kalır. Britanyalıların hakimiyetine 1810 yılında girmiştir. Son olarak 2 Mart 1968 yılında da bağımsızlığına kavuşmuş ve adı Mauritius olarak değiştirilmiştir.

Dünyada daimi ordusu bulunmayan 25 ülkeden birisidir. Bağımsızlığını kazandıktan sonra adada küçük bir özel birlik ve kıyı emniyetini sağlayan bir birlik mevcuttur.

1 2 3 7