Bir olayı yanlış bir tarihe ya da çağa yerleştirmekten kaynaklanan yanılgı …

Anakronizm,
Çağaşım,
Tarih yanılgısı.
İng.anacronism,
Fr.anacronisme,

Yunanca kökenli olan kavram Türkçeye Fransızca anachronisme sözcüğünden geçmiştir.
Bir olayı yanlış bir tarihe ya da çağa yerleştirmekten kaynaklanan yanılgı.
Anakronizm, herhangi bir olay ya da varlığın içinde bulunduğu zaman dilimi ile kronolojik açıdan uyumsuz olması.
Kişi, nesne, adet, uygulama, olay vb. unsurları ait oldukları tarihsel dönemin dışındaki bir döneme yerleştirme hatası.
Özellikle edebiyat ve sanatta genellikle eserin geçtiği tarihi döneme ait olmayan varlıkları ve uygulamaları belirtmek için kullanılır.
Uygun tarihsel dönemi dışında bulunan kişi, nesne, adet, uygulama, olay vb. unsur.
Herhangi bir olay ya da varlığın içinde bulunduğu zaman dilimi (dönem) ile kronolojik açıdan uyumsuz olması.

Nükleer çağın en büyük fizikçilerinden biri olan ve 1938′ de Nobel Fizik Ödülü’ nü kazanan İtalyan bilim adamı…

Enrico Fermi,
(1901-1954)

Atom Çağının Öncüsü.
İtalyan fizikçi.
Los Alamos atom bombası projesinde çalıştı. Ölümünden bir yıl sonra 100. elemente onun anısına Fermiyum adı verildi.
Pisa Üniversitesine bağlı Reale Scuola Normale’de okudu. 1922 yılında fizik doktoru oldu. Göttingen ve Leiden üniversitelerinde inceleme yaptı.
1924 yılında Floransa Üniversitesinde kuramsal fizik profesörü oldu. 1926 yılında Fermi istatistiği olarak bilinen, birçok özdeş parçacığın oluşturduğu sistemlerin istatistik kuramını yayımladı.

1934 yılında Beta çürümesi kuramı izledi ve aynı yıl kendisine 1938 Nobel Fizik ödülünü kazandıran, elemanların nötron emilmesi yoluyla değiştirilmesi araştırmalarına başladı. Atom çağının başlangıcını belirleyen deneyler oldu.
Nobel ödülünü almak için İtalya’dan ayrıldıktan sonra, faşizme karşı olduğu için ülkesine dönmedi. Mussolini’nin faşist İtalyası’na dön­mek yerine Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Sonra da ABD vatandaşlığına geçti. Chicago Ünversitesinde görev aldı.

Çekirdek bölünmesinin keşfinden 4 yıl sonra, 1942 yılında hizmete giren ilk çekirdek reaktörünün tasarım ve yapımını yönetti. Savaştan sonra, Fermi farklı bir alana, önemli katkılarda bulunduğu, yüksek enerjili parçacık fiziğine geçti.
1954 yılında kanserden öldü.

Enrico Fermi,

Roma imparatoru Caligula’nın, konsül yaptığı iddia edilen atının adı….

İncitatus,
Roma İmparatoru Caligula’ nın en sevdiği atının adıdır.

Roma İmparatorları arasında dengesiz hareketleri ile en meşhur olan imparator, Roma’ yı yaktığı iddia edilen Neron’ dur. Ama dengesizlikleri ile Neron’u geçen başka Roma İmparatorları da vardır ki bunlardan biri de Caligula’ dır. Caligula’ nın gerçek adı Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus’ tur. 37 – 41 yılları arasında görev yapmış, Roma İmparatorluğunun üçüncü İmparatoru olup aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır. İmparator Augustus’ un evlatlık torunu Germanicus’ un oğludur. Annesi Agrippina tarafından minyatür askeri üniforma ve sandalet giydirilirdi. Bu yüzden kendisine “Küçük (asker) sandaleti” (Küçük Çizme ) anlamında Latince ‘Caligula’ takma adı verilmiştir.

Anlatıldığına göre İncitatus ile 18 seyis ilgileniyordu ve altın yaprakcıklarla karıştırılmış yulafla besleniyordu. Tarihçi Suetonius’a göre Incitatus, fildişinden yemliği olan mermerden bir ahıra ve mor battaniyelerle birlikte kıymetli taşlarla süslü bir tasmaya sahipti. Suetonius, aynı zamanda Caligula’nın Incitatus’u Konsül yapmayı planladığını yazar. Caligula onun için Penelope adında bir kısrak eş bile ayarlamıştı. Söylendiğine göre Caligula atını ‘Tüm tanrıların bir bileşimi’ ilan etti ve bir çeşit tapınma sağladı.

Dünyanın sayılı zenginleri arasında gösterilen, IKEA’nın kurucusu …

Ingvar Kamprad.
D.30 Mart 1926, Agunnaryd, İsveç – Ö. 27 Ocak 2018, Småland, İsveç
İsveçli iş insanı.
1943 yılında IKEA şirketini kurdu.

30Mart 1926 yılında İsveç’in Agunnaryd şehrinde Berta ve Feodor’un çocuğu olarak dünyaya doğdu. Margaretha Kamprad ile 1963 yılında evlendi. Mathias, Peter, Jonas, Annika Kihlbom adında dört çocuk sahibidir. İş adamı ve IKEA mobilya perakende zincirinin kurucusu, Forbes Dergisi tarafından milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin dördüncü insanı olarak gösterildi.

Ingvar Kamprad, ikinci el kıyafet giymesi veya saçlarını fiyatların ucuz olduğu ülkelerde kestirmesi gibi bir milyarder için garip denebilecek alışkanlıklarıyla dikkat çekiyordu. 15 yıllık Volvo bir araba kullanıyor, sadece ekonomi sınıfında uçuyor ve çalışanlarına her zaman kağıdın her iki tarafını da kullanmalarını öğütlüyordu. Firma, İsveç’in yüksek vergilerini ödememek için, 1976 yılında İsviçre’ye taşındı. İsveç’te vergi reformlarının sonucunda yaklaşık 40 yıl sonra vatanına geri döndü.

1943 yılında, IKEA şirketini kurdu. IKEA, kısaltması adı ve soyadının baş harfleri (I.K.) ile büyüdüğü köy Elmtaryd (E) ve çiftlik Agunnaryd (A) adlarının baş harflerinden oluşuyor. IKEA markası altında kalem, cüzdan, resim çerçeveleri, saatler ve naylon çoraplar sattı ve bu satışları uygun fiyatlarda tuttu. İki yıl sonra da mobilya satışına da başlayan Kamprad, olumlu tepkiler aldı ve çizgisini genişleterek 1950 yılından sonra tamamen ev mobilyalarına odaklan ve1955 yılında IKEA kendi mobilyalarını dizayn edip üretmeye başladı.

Kamprad’ın, 1942 yılında bir Nazi grubuna katıldığı ve 1945 yılına kadar ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Bu dönemi, hayatının en büyük hatası ve pişmanlığı olarak açıklayan Kamprad, tüm yahudilerden ve çalışanlarından bir mektup ile özür diledi. Aynı zamanda alkolik olduğunu kabul eden Ingvar Kamprad, bu durumunun artık kontrolü altında olduğunu açıkladı.

Türkiye’deki ilk mağazasını 2005 yılında İstanbul’da açtı. Toplam yedi mağaza açtı. (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana).

1930-2004 yılları arasında yaşayan, Türkiye’de din ve tasavvuf müziğinin en iyi icracısı sayılan hafız ve se sanatçısı …

Kani Karaca,
(D. 1930, Adana – Ö. 2004, İstanbul),
Türk hafız ve mevlithan.

Türkiye’de din ve tasavvuf müziğinin en iyi icracısı sayılan hafız ve se sanatçısı.
İstanbul tilavet geleneğinin son temsilcisi.

1930 yılında Adana’nın Adalı köyünde doğdu. Daha iki aylık iken bir kaza sonucu gözlerini kaybetti. Köyde ilkokulda okurken, köyün imamımdan kuran dersleri alarak Kuran-ı kerimi hıfz etti. Yirmi yaşında İstanbul’a geldi. Sadettin Kaynak’tan üslup ve tavır dersleri aldı. Çok etkilendiği Yeraltı Camii imamı ve hatibi ünlü hafız Ali Üsküdarlı’nın öğrencisi oldu. Radyo programları ile konserler, kudüm öğretmenliği, mevlidhanlık, hafızlık yaptı. Her yıl, Mevlana anma törenlerinde tilavet sanatını icra etti. Kani Karaca şarkı formu dışında Kuran, mevlid, kaside, gazel, ezan, semai okudu ve 2004 yılında vefat etti.

Eserleri;
Destegül,
Ottoman Classical Music,
Mevlana Dede Efendi,
Kuranı Kerim,
Tekbir, durak, naat, ve salavatlar,
Mevlid,
Aşk ile,

XI. Yüzyılda İngiltere’nin Coventry Şehri’nin lordu Leofrei’nin koyduğu vergileri kaldırtmak için çırılçıplak soyunup bir atın üzerinde bütün şehri dolaşan lady …

Godiva,
Lady Godiva,

İngiltere’nin Coventry şehrinin güzel leydisi.
Godiva Chocolatier, Seçkin bir çikolata ve çikolata ürünleri üreticisidir. Lady Godiva’nın ismi, 1926 yılında Pierre Draps tarafından Brüksel’de kurulmuş olan bir çikolata markasına verilmiştir.

Dünyanın sayılı çikolata markaları arasında bulunan Godiva çikolata, 2007 yılında Ülker grubu tarafından 850 milyon dolara satın alındı.
Esas olan bu ünlü bu çikolata markasına adını veren eşsiz güzel Leydinin hikayesidir. Bu hikayeye konu olan Leydi, Godiva’nın at üzerindeki çıplak resmi çikolatanın amblemi olmuştur. Hikaye şöyledir;

XI. Yüzyılda İngiltere’nin Coventry Şehri’nin lordu, Leofrei halkı ağır vergilere bağlamıştır. Halk, yoksulluk içinde yaşamaktadır. Lord Leofrei’nin eşi, güzelliğiyle ünlü Leydi Godiva, kocasından vergileri kaldırması için yalvarır. Kocası Godiva’nın bu baskılarından bıktığı için kızarak, Godiva’ya, çırılçıplak soyunup bir atın üzerinde bütün şehri dolaşırsa vergileri kaldıracağını söyler. Godiva çırılçıplak soyunarak bir atın sırtında tüm şehri dolaşmaya başlar. Durumdan haberdar olan halk Godiva’ya bakmaz. Halk, evlerine kapanır, dükkanları kapatır. Sokakta kalan hemşehriler Godiva geçerken eğilir. Ancak tek istisna röntgenci Tom (Dikizci Tom) ‘dur. Tom bunun cezasını gözlerini kaybederek öder.

Tarih boyunca, Lady Godiva kocasının zorbalığına karşı başkaldırırken özgürlüğün simgesi olur, kocasının sapkın taleplerine boyun eğerken sadık bir kadına dönüşür. Halkın meraklı bakışları önünde görünmez hale gelişiyle tanrısal mucizenin, yürüyüş sonunda halkını ağır vergilerden kurtarmasıyla toplumsal kurtuluşun simgesidir. Uzun saçları ve bembeyaz bacaklarıyla fetişizm nesnesi olur, uzun ve sık saçlarıyla vücudunu örten erdemli bir azize olur. Lady Godiva efsanesini ayakta tutan bu kadar çok imgeyi bir arada tutmasıdır. Ama esasında tüm dikkatlerin halkı inleten ağır vergi yüküne karşı yapılmış cüretkar ve soylu bir direnişten çok, Lady Godiva’nın at üstündeki çıplak vücudunda var olması hepimizin bildiği bir durumdur.

1 2 3 6