Osmanlı mimarlığında renkli camlarla yapılan pencere …

revzen1
Revzen,
Pencere, aydınlatma penceresi, alçı pencere.
Farsça, Rovzen kelimesi pencere demektir.
Osmanlıcaya ise farsçadan revzen olarak geçmiştir.
Osmanlı mimarlığında renkli camlarla yapılan pencere.
Revzeni menkup nakışlı pencere demektir.
Revazin, Revzen kelimesinin çoğuludur.
Revzençe küçük pencere anlamında kullanılır.
Osmanlı mimarisinde kullanılan renkli camlarla süslenmiş alçı pencerelere verilen ad ise Revzeni Menkuş olarak bilinir.
İndirilmiş pencere anlamında ise revzeni mahlu olarak adlandırılır.

Vitray, Osmanlılarda revzen-i menkuş olarak bilinmektedir. Vitray diye de bilinen renkli camlarla özellikle camilerde kullanılan pencerelere revzen denir. Bu pencerelerin kendine has lale, çiçek desenleri vardır. Osmanlıca olan sözcüğe günümüzde pek rastlanmaz. Yerine nakışlı cam veya alçı pencere deyimleri kullanılmaktadır.

Biberlerin acılık birimi …

Scoville,
Biberlerin acılık birimidir.
Naga_Jolokia_Peppers
Biberlerin acılığını ölçmek için bu acılığa sebep olan kimyasal capsaicin (kapsaisin) değerini ölçen skaladır. Kapsaisin içeren meyveler acı biber olarak ifade edilir ve Scoville ölçümü de kapsaisin oranının hesaplanması esasına dayanır.
1912 yılında Wilbur Scoville isimli farmakolog tarafından geliştirilen, bir test metodudur. Bir miktar biber ekstresinin tadı denekler tarafından hissedilmeyecek hale gelene kadar şekerli su ile seyreltilmesi ve acının hissedilmediği anda şekerli su ile biberin oranlarının ölçülmesi prensibine dayanan bir ölçüm sistemidir.

Bu kimyasal madde, çevre koşullarına göre değişiklik göstermektedir. Biberin acılığı sadece bitkinin genetiğine göre değil, yetiştirildiği yere göre de değişiyor. Dünyanın en acı biberi, ABD’nin Güney Karolina eyaletinde yetiştirilmiştir. Ucunda minik kuyrukları olan ve acılığı nedeniyle Yüksek Güç-HP22B adı verilen bu kırmızı bu biberler, Scoville Acılık Ölçeğine göre 2.2 milyon birime ulaşarak dünya rekoru kırmıştır. Normal bir acı biberin, Scoville acılık ölçeğindeki birimi ise sadece 5 bin birimdir. Daha önceki rekor Hindistan’da yetiştirilen biber 1.2 milyon birim ile Bhut Jolokia türü Hint biberidir.

Biberlerin acılık değerleri;
Dolmalık biber : Sıfır Scoville.
Hafif acı sivribiber : 100 Scoville.
Acı kırmızıbiber : 500 Scoville.
Tabasco : 2.500 Scoville.
Meksika biberi, (Serrano) : 10 bin Scoville.
Brezilya ve Jamaika’da yetişen Malagueta biberi: 50 bin Scoville.
Sri Lanka’da yetişen, Naga Jolokia biberi : 800 bin Scoville.

Yukarıdaki biberlerden Malagueta biberi yenmeyecek kadar ve elinizi dahi yakıyor. Hatta Naga Jolokia biberi yendiği zaman insanı öldürüyor.

Türkiye’nin Cumhuriyet döneminde iz bırakan, eğitim almış ilk mektepli kadın fotoğrafçısı ..

Yıldız Moran

Yıldız Moran (1932-1995)
İlk mektepli kadın fotoğrafçı.
Türkiye Cumhuriyetinin iz bırakan eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısı.
Şair Özdemir Asaf’la evlenmiştir.
Yıldız Moran Anadolu’yu köşe bucak çektiği fotoğraflarıyla bir dönemi kayıt altına almış.
Kolejde sınıfta kalınca, dayısı ressam Mazhar Şevket İpşiroğlu’nun teşvikiyle fotoğraf çekmeye başlamış. Okula gitmeye üşendiğinden sınıfta kalmış.Daha sonra fotoğraf eğitimi için İngiltere’ye gitmiştir.

1950 yılında henüz 18 yaşındayken apar topar gittiği Londra’da, önce Bloomsbury sonra Ealing Teknik Koleji’nde eğitim aldı. Arkadaşları arasında hızla sivrilip Londra ve Cambridge’de sergiler açtı. İspanya ve Portekiz’i dolaşıp çekimler yaptı; bu çekimleri bir kitap haline getirdi.
Memlekete döndüğünde Anadolu’yu köşe bucak dolaşıp fotoğraflar çekti; sergiler açtı.
Evlendikten sonra mesleğini bıraktı. Fotoğraf sanatında unutuldu. Taki 2013 yılında Pera Müzesi’nde açılan ‘Yıldız Moran-Zamansız Fotoğraflar’ sergisi açılınca yeniden hatırlandı.
Işığı büyük bir ustalıkla kullanarak elde ettiği teknik başarısının ötesinde; ruhunu, aklını, kalbini yani kendini de katarak görüntünün izini derinleştirebilmiş bir fotoğrafçı.

Emektar, kıdemli, eski asker, eski kurt, tecrübeli kimseler için kullanılan bir kelime …

Veteran,
İngilizce bir kelimedir. ABD eski askerler için kullanılan bu kelime Türkçeye farklı girmiştir. Emekli, Yaşlı, kıdemli, tecrübeli ve kurt anlamlarında kullanılmaktadır.

veteran
Emekli.
Emektar,
Eski asker, eski kurt,
Tecrübeli kimse,
Kıdemli, tecrübeli,
Kıdemli asker,
Emekli asker.
Gazi,
Belirli bir alanda çok tecrübeli kimse.
Emekli subay,
Eski muharip,

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden loğusanın tutulduğu ateşli hastalık …

Albastı,karabasan
Albasma,
Lohusa humması,
Ateşli bir lohusalık hastalığı, lohusa humması.
Kızıl hastalığı.
Albastı, (İng.Puerperium fever).
Mitolojide Albastı, Alvastı, Alpastı, Albasta (Sibirya’da) olarak da bilinir.

Kötü ruh, şeytan sözcükleri ile özdeşleşmiş verilen diğer isimler;
Abası, Albas, Albastı, Albıs, Albız, Alkarası, Alkarısı, Al, Almıs.

Yeni doğum yapmış kadına Lohusa denir. Halk dilinde Loğusa olarak telafuz edilir. Lohusa humması, albasma olarak bilinen bu hastalık temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden doğum yapan kadınlarda görülen ateşli bir hastalıktır.

Eski Türk ve Altay mitolojilerinde Albıs, Alkarısı denen bir nevi kötü ruhun neden olduğu hastalıktır. Bir çeşit ruh hastalığı olup halk, lohusa kadınları bu kötü ruhların çarptığına inanır. Bu kötü ruhlar intihar etmiş insanların ruhlarıdır. Gözleri ters dönmüş ve havaya kalkık uzun saçlı olarak betimlenir. Albastı, temizliğine özen göstermeyen loğusaların tutulduğu ateşli bir hastalık olup loğusa humması olarak da bilinir. Albasma, albastı gibi adlarla bilinir. Bu ateşli hastalık mikrobik bir hastalıktır. Kırkı içindeki lohusa, hayal görüp sesler duyduğunu sanır. Ciltte bir takım kırmızı lekeler oluşur. Bundan dolayı Kızıl hastalığı da denir.

Halk inanışına göre alkarısı ya da alanası denilen yaşlı bir cin, gece yalnız yatan loğusaya tebelleş olur. Loğusanın yattığı karyolaya kırmızı bir bezle kötü ruhu kovmak için bir muska yazılarak kırkı içindeki loğusayı korumaya ve kötü ruhu kovmaya çalışılır. Rivayet odur ki loğusa kadın yanlız bırakılmaz, başlarına iğne, çuvaldız sokarlar, kırmızı elbise giyer ki al basmasın.

1 2 3