Türk edebiyatının usta kalemlerinden Nobel’e aday olan ilk kadın yazarımız …

leyla erbilLeyla ERBİL, (1931-2013),
1950 kuşağının en önemli yazarlarındandır.
Nobel’e aday olan ilk kadın yazarımız.

Türk edebiyatının usta yazarlarından olan Leyla Erbil, lösemi hastalığıdan 82 yaşında 19.07.2013 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti.
1931 yılında İstanbulda doğmuş. Eğitiminini İstanbul okullarında tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi son sınıftan ayrılmıştır.

Bir çocuğu olup uzun süre İzmir, Ankara’da yaşayıp İstanbul’a dönmüştür. Yazarlığa öyküyle başladı. Düşünce kaynaklarını Marx ve Freud’ dan yararlanarak yeni bir biçim ve biçem olarak geliştirmiştir. Türkiye PEN tarafından Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilen ilk kadın yazar olmuştur. İlk yayınlanan hikayesi Uğraşsız adlı eseri olup Leyla Erbil’in öyküleri Almanca, İngilizce, Fransızca ve Rusça’ya çevrilmiştir. 1979’da Iowa Üniversitesi’ne onur üyesi seçildi.

1970 yılında Türkiye Sanatçılar Birliği kurucuları arasında yer almıştır. 1974 yılında ise Türkiye Yazarlar Sendikasının kuruluşunda bulunmuştur. Leyla Erbil PEN Yazarlar Derneği üyesi olup Türkiye İşçi Partisinin bir üyesi olarak sanat ve kültür faaliyetlerinde bulunmuştur.

Eserleri;
Hikayeleri: Hallaç (1961), Gecede (1969), Eski Sevgili (1977).
Romanları: Tuhaf Bir Kadın (1971), Karanlığın Günü (1985), Mektup Aşkları (1988), Cüce (2001). Denemeleri: Zihin Kuşları (1998).

Halk dilinde Mart ayına verilen ad …

Mart kedisiEzelbahar, (Halk dilinde).
Akaray, (Halk dilinde).
Azar, (Farsça Mart ayı).
Mart,
Mart ayı,
Mars (Fransızca),
March (İngilizce),
Maris (Arapça),
Maart (Hollandaca).
Marzo (İspanyolca),
Marzo (İtalyanca),
März (Maerz) (Almanca),

Martius, (Latince). Savaş için başlangıç ayı.
Romalılarda savaş tanrısından esinlenerek savaşa başlama zamanını ifade eden Martius ismi verilmiştir.
Gregoryen Takvimine göre yılın üçüncü ayına verilen ad. Bu ay 31 gün çeker.

Mart ayının 21. gününe bahar ekinoksu denir ve Türklerde yılın ilk günü olarak kabul edilir ve bahar bayramı, nevruz olarak kutlanır.

Avrupa ve Hollanda sanat tarihinin en önemli ressamlarından biri …

121130-004-7DE9CA3DRembrandt Harmenszoon van Rijn,
(15 Temmuz 1606 – 4 Ekim 1669),
Hollandalı bir ressam ve baskı ustası.
Işığın ve gölgelerin ressamı olarak bilinir.
Avrupa ve Hollanda sanat tarihinin en önemli ressamlarından biridir.

Baskı tekniğinde asitle oyulmuş resim yapan (etcher), büyük ressam ve Grafiker (printmakers). Babası değirmenci ve annesi fırıncı olan bir aileden Hollanda’nın Lieden kentinde dünyaya gelmiş ve Amsterdam’da 4 Ekim 1669 tarihinde 63 yaşında ölmüştür.

Leiden Üniversitesi’nde okumuştur. Ünlü Ressam Jacob van Swannenburg tarafından beğenilmiştir. 1621 yılında Jacob van Swannenburg’ın öğrencisi olmuştur.

Dünyanın en ünlü resimlerinden biri olan Night Watch, 1640 ve 1.642 arasında Rembrandt Van Rijn tarafından boyandı. Night Watch onun en ünlü eseridir.

Avrupa sanat tarihi ve Hollanda tarihinin en önemli kişilerinden biridir. Rembrandt sanatsal kariyerine boyalı portre, kendi portreleri(otoportre) ve İncil’ den alınmış temalardan oluşan eserler temel oluşturdu. Eserleri Amsterdam Rijks museum Kraliçe Beatrixulusal müzesinde sergilenmektedir.

En ünlü eserleri şunlardır:
Banyo Yapan Kadın (1654),
Danae(1636),
Gece devriyesi (1640),
Drapers ‘Guild (1662),
Syndics Dr Nicolaes Tulp (1632),
Belshazzar Bayramı (1635),
Night Watch (1642),
Yahudi gelini(1664).
Lazarus’un yükselişi (1630).
Değirmen(1650).
Aziz Petrus’un İnkarı (1660),
İsa’nın Çarmıhtan İndirilmesi (1633),
Okuyan Yaşlı Kadın (1631),
Derisi Yüzülmüş Öküz (1665),
Samson’un Kör Edilmesi (1635),

Rembrandt Van Rijn, sanat tarihinin en büyük öyküsünü anlatanlardan biridir. Hollandalı ressam ve grafiker çeşitli ruh halleri ve dramatik kisvelerle insanların halini olağanüstü bir yetenekle işlemiştir.

18. yüzyıl Almanya ve Venedik’te bazı sanatçılar onun tarzını benimsemiştir. Romantik akımın öncüsü olarak kabul edilmiştir. O sanat tarihinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilerek, Hollanda’danın bir bir sembolü haline gelmiştir.

DNA, virüs, kömür ve grafit hakkında yaptığı çalışmalarla ünlü İngiliz kadın biyofizikçi …

rosalind Rosalind Elsie Franklin (1920 – 1958, Londra).
DNA, virüs, grafit, kömür hakkında yaptığı çalışmalarla ünlü İngiliz kadın biyofizikçi.
İngiliz biyofizikçi ve X-ray kristallografçısı,
Kristallografçı minerallerin şekillerini ve iç yapılarını inceleyen.

1920 yılında Londra’da doğmuşve St Paul Kız Okuluna gitmiştir. İngiltere’de Cambridge fiziko kimya okudu ve 1941 yılında lisans derslerini tamamlayarak doktorasını bitirdi. Fransız kültürü ve Alplerde yürüyüş tutkusunu yenemedi. Bu nedenle bulunduğu Paris’te kömür ve diğer karbon yapısı hakkında incelemelerde bulundu.

II.Dünya Savaşı sona erdikten sonra, yeni bir teknoloji olan x-ışını kırınımlarını incelemek için 1951 yılında Londra’ya döndü. Londra’da Kral College biyofizik dalında DNA’ nın yapısını incelemeye başladı ve bu konuda ortaya attığı hipotezlerle DNA’nın yapısının James Watson ve Francis Crick tarafında keşfine katkıda bulunmuştur. Daha sonra tütün mozaik virüsü ve polio virüsler için yaptığı araştırmalarla dikkat çekmiştir. 1956 yılının yazında kanser olduğunu öğrendi. İki yıl mücadele etti. Ancak 16 Nisan 1958’de henüz 37 yaşındayken yumurtalık kanserine yenik düşerek yaşama gözlerini yumdu.

2004 yılında, Sağlık Bilimleri, Finch Üniversitesi Chicago Tıp Fakültesinin adını onun başarılarını onurlandırmak ve bilimsel tarihteki yerini anmak için Tıp ve Bilim Rosalind Franklin Üniversitesi olarak adını değiştirmiştir.

Kemik veremi ..

Akarca, (Fr. Fistule).
Eklem veremi,
Kemik veremi,

Kemik dokusunun yangısı.
Sürekli işleyen çıban, yara.
Daima akan çıban, sıraca, fistül.
Fistül.

Mikropların kan yoluyla kemik dokusuna yerleşerek aşınmalar meydana getirir. Mikrobun meydana getirdiği toksinler ve kemiği besleyen kan damarlarının tıkanmasıyla aşınmalar oluşur.

Hastalığa neden olan bu mikrop, kemik dokusuna toksinler vasıtasıyla hücum ederek o kesime kan gelişini engeller. Bunun sonucunda kemik dokusu beslenemez. Direnci azalır. Kemiğin örselenen kesiminde çürüme ve ölme başlar. Kemiklerin bu kısmında meydana gelen hasar, nekroz (ölme) cerrahi yolla alınmalıdır. Geriye kalan kısımlarda hücre çoğalması yoluyla doku yenilenir. Yangılı kesimin alınması geciktirilmemelidir. Aksi durumda hastalıklı kesimdeki irin çevredeki yumuşak dokulara girer ve dışa doğru gelişir. Bu irin çevredeki bir eklemin boşluğuna dökülürse eklem arası irin birikimi (piyartr) olur. İrin oluşması bu hastalıkta en çok karşılaşılan durumdur. Omurga veremine Pott hastalığı denir.

Kemik vereminin en fazla görüldüğü kemikler şunlardır;
Uyluk kemiği, aşık kemiği, kaval kemiği, topuk kemiği, dirsek kemiği, bilekle dirsek arasındaki önkol kemiği, bacaktaki kaval kemiği, el ve ayağın parmak kemikleri, dizkapağı kemiği, omurlar, köprücük kemiği, çene kemiğidir. Mikroplu, mantarlı, asalaklı ve zehirli kemik iltihabı (osteit) vardır.

Akarca kelimesi ile ifade edilen diğer anlamlar şunlardır.;
Halk dilinde; Atların histoplazmozisi. Akıntılı ve öldürücü bir hayvan hastalığı.
Deri veremi, cüzam.
Köstebek denilen bir hastalık.
Ülserli lenfangitis.
Belsoğukluğu.
Sıraca.
Bir çeşit kuş.
Küçük akarsu.
Kaplıca.
Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu.

Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık …

Hashas-150x150Algı,
Halk arasında haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
Haşhaş kozasını çizip akan sütü almaya yarıyan aygıt.
Haşhaştan alınan afyon sütü.
Başaklardaki afyon sütünü almakta kullanılan aygıt.

Haşhaş, (Papaver),
Haşhaş bitkisi (papaver Somniferum L.),

Gelincikler familyasından tek yıllık bir kültür bitkisidir. Ana vatanı ön Asya olup 3000 yıllık bir tarihe sahip afyon ve yağ elde edilen bir bitkidir. Yumuşak yapraklı ve çiçekli, 1,5 metreye kadar uzayabilen Haşhaşın baş kısmından (kapsül kısmı) afyon, tohumlarında da haşhaş yağı çıkarılır. Kapsülün içinde çok miktarda tohum vardır. Afyonun elde edilişi, haşhaş meyvesinin baş kısmı özel bir bıçakla çizilir. Belirli bir süre sonra kesilen bu yerlerden beyaz süt çıkar. Beyaz süt akarak güneşte katılaşır. Bu haline afyon denir. Algı denilen özel bir kaşıkla bu süt toplanır. Süte benzer bu beyaz sıvının güneşte katılaşmış ve esmerleşmiş şekline afyon denir. Bu üründe morfin, kodein, papaverin, narkotin, noskapin, tebain gibi alkaloid maddeler bulunur. Uyuşturucu özelliği olan bu ürün aynı zamanda zehirlidir. Alman Friedrich Sertuerner, 1803 yılında ilk kez morfin bireşimini (principium somniferum) yaptı.

Hekimlikte; ağrı ve sancıları giderici ve ishal kesici olarak özellikle diş ağrılarında birebir etkisi olan bu ürünün bitkisel tedavi ilaçlarında kullanılmaması salık verilir. Afyonun uyuşturucu özelliği nedeniyle ülkemizde ekimi izine tabidir. Haşhaş yağı, kaliteli bir yemek yağıdır. Çıkarılan bu yağ aynı zamanda kozmetik ve sabun sanayinde de kullanılır. Yağı çıkarılan bu tohumlardan kalan kısım küspe olup hayvan yemi olarak kullanılır. Afyonu çıkarıldıktan sonra geriye kalan haşhaş tohumunu direkt olarak hamur işlerinde kullanılır. Bildiğimiz haşhaşlı çörek en lezzetli olanıdır.

Çeşitleri;
Körhaşhaş,
Beyaz ve mor çiçekli çeşitleri vardır.
Akhaşhaş,
Çiçekleri saf beyaz olup tohumlar beyaz veya devetüyü renklidir.
Karahaşhaş, Gökhaşhaş,
Çiçekleri mor renkli olup tohumlar gri veya kahverenklidir.
Açıkhaşhaş,
Bitki boyu 60-100 cm. olup ince kabukludur. Olgunlaşınca kapsül kısmında delikler açılır. Çiçeklerinin rengi açık mordan koyu mora değişir. Tohumları mavi ile gri karışımı ya da kahverenklidir.

1 2