Dört İncil' den üçüncüsünün yazarı olan Hıristiyan azizi …

Luka İncili,
Dört İncil’den biridir.

Hıristiyanlığın kutsal kitabı olan Kitab-ı Mukaddes’in, Yeni Ahit kısmının ilk dört bölümünün her birine verilen ad. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından kaleme alınmış olan dört İncil, yazarlarının adıyla anılır. İnciller, Hıristiyanlığı ve İsa’nın hayatını ve öğretilerini anlatılır.

Hıristiyanlıkça kabul edilen bu dört incile “kanonik İnciller” denir.

Hıristiyanlığın kabul etmediği İnciller de mevcuttur, bunlara “apokrif İnciller” adı verilir.

Yazarı Luka, Antakyalı Yahudi olmayan bir aileden gelir. Luka’nın kaynakları hem yazılı kaynaklardır hem de İsa ile birlikte bulunmuş olanların sözlü şahitliğidir. Antakya’daki bir çok Hıristiyanın sözleri Onun için belirleyici olmuştur. Luka’nın yazdığı İncil, daha çok Yahudi kökenli olmayan Hıristiyanlar içindir. Bunun için inananları cezbedecek öykülere yer vermiştir. Hıristiyan görüşüne göre, Luka ve diğer İncil yazarları, bu metinleri kaleme alırlarken, Kutsal Ruh’dan ilham almışlardır. Bu İncillerin kıymeti de buradan kaynaklanır.

Kaynak: http://www.bulmacabul.com

İşlenmiş timsah derisi …

Krokodil, (Fr. crocodile).
İşlenmiş timsah derisi.
Bu deriden yapılan.

İşlenmiş timsah derisi. Bu sözcük Fransızcada timsah anlamına geldiği için, derisi de bu adla anılır. Elde edilmesi oldukça zordur ve değerlidir. Bu nedenle bu deriden yapılan çanta, ayakkabı, kemer, cüzdan vb. süs eşyası lüks eşya sayılır.

Timsahlar (Crocodilia), sıcak bölgelerde bataklıklar ve su kenarlarında yaşayan vücudu kemiksi pullarla örtülü sürüngenleri içeren bir takım. Bu takımın familyaları Alligatoridae (Aligatorgiller), Crocodylidae (Timsahgiller) ve Gavialidae (Gavyaller)’dir.

Crocodilia takımı, Kretase döneminin sonlarında, yaklaşık 84 milyon yıl önce ortaya çıkmış iri sürüngenlerdir. Kuşların yaşayan en yakın akrabalarıdır. Kuşlar ve timsahlar, Archosauria grubunun yaşayan son üyeleridir. Crocodilia takımı, 220 milyon yıl önce Trias Döneminde ortaya çıkmış olan ve Mezozoik dönemde çok çeşitli şekillere ayrılan Crurotarsi grubunun üyelerindendir.

Timsah, sıcak bölgelerdeki akarsularda yaşayan, Timsahgiller takımından iri yapılı, kalın ve kabuksu derili sürüngen türlerinin genel adıdır. Uzaktan bakıldığında kertenkeleye benzerler. Vücutlarının üzeri, sert kemiksi plakalarla örtülüdür. Ön ayaklarında beşer, arka ayaklarında dörder parmak bulunur. Parmak araları tamamen veya kısmen perdelidir. Uzun, yandan basık kuyrukları suda kürek vazifesi görür. Güçlü dişlerle bezenmiş, çok kuvvetli çeneleri vardır. Yalnız üst çene açılır. Etli dil, alt damağa yapışıktır. Gözleri, burunları ve kulakları başlarının üst kısmında bulunur. Suda yüzerken rahatça etraflarını görür, işitir ve solunum yaparlar. Karada vücutlarını zor taşımalarına rağmen, suda çok iyi yüzerler. Gündüzleri dinlenir, çoğunlukla gece avlanırlar. Gözbebekleri dikey olduğundan gece de iyi görürler. Timsahlar renk körüdür.

Yumurtayla çoğalırlar. Çiftleşmeden sonra dişi, kıyıdaki bir kumlukta açtığı çukur içine kaz yumurtası iriliğinde 50 kadar yumurta yumurtlar. Yumurtaların üzerini kumla örterek yakınlarında nöbet bekler. Bazen bu süre üç ayı bulur. Dişi bu sürede hiçbir şey yemediğinden kilo kaybeder. Zaman zaman erkek de dişinin yakınına gelir. Ama dişisini beslemeyi akıl edemez. Yavrular, yumurta kabuğunu kırmaya hazır olunca 20 metre kadar uzaklıktan duyulan sesler çıkararak annelerini yardıma çağırırlar. Dişi, kumları açarak yumurtalardan yavruların çıkmasına yardım eder. İnce derili yavrular büyük bir titizlikle tek tek annenin ağzında su kıyısına taşınır. Bakıma muhtaç yavrular altı ile sekiz haftalık bir süre içinde anne ve baba tarafından dış tehlikelerden büyük bir dikkatle korunur. Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür. Yavrular kendilerine bakacak duruma gelince anne ve babalarından uzaklaşarak kendilerine av sahaları ararlar. Büyük timsahlardan uzak olmak zorundadırlar. Hatta bazan sonraki karşılaşmalarda anne ve babalar yavrularını tanıyamamakta, onlara av gözüyle bakmaktadır. Yavrular, balık yumurtaları, salyangoz ve su böcekleriyle beslenirler.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/
Güncel Türkçe Sözlük

Hafif makineli bir tüfek cinsi …

Sten, (İng. Sten).
Çapı 9 milimetre olan, İngiliz yapısı, hafif, kullanışı kolay bir tür makineli tüfek.

İngiliz yapımı bir hafif makineli silah. 1940 yılında Birleşik Krallık’ta yaşanan silah sıkıntısına binaen üretmiş olan, 9 mm kalibreli, basit tasarımlı, kolay üretilebilen ve oldukça güvenilir bir silahtır.

Adını, tasarımcıların soyadının baş harflerinden ve yapıldığı yerden (Enfield Lock Small Arms Factory) almaktadır. İlk aşamada 100.000 adet üretilerek İngiliz askerlerine hafif, az yer kaplayan, onarımı ve bakımı kolay bir silah sağlanmıştır. SAS komandoları ve baskın ekipleri için de sınırlı sayıda susturuculu MK II’ler üretilmiştir. Sten, kısa menzilli, yüksek atış hızına, kabul edilir derecede hasar gücüne sahip, hareket kabiliyeti yüksek bir silahtır. Mermileri 9 mm çapında olduğu için yakın menzilli bir silahtır. Ancak yere düştüğü an, içindeki 32 mermiyi etrafa saçar. Tabanca türünden olduğu için tam otomatik atış yapma yeteneği kısıtlı bir silahtır. II. Dünya Savaşı’nda tüm İngiliz askerleri tarafından hafifliği, az yer kaplaması, onarım kolaylığı ve basitçe temizlenebilir bir silah olduğundan dolayı çok tutulmuştur. Kore Savaşı’nda da yine aynı şekilde Birleşmiş Milletler saflarında olan Birleşik Krallık tarafından kullanılmştır. Vietnam Savaşı’nda ise Avustralya ordusu tarafından kullanılmıştır. Bu gibi savaşlar dışında diğer savaş ve isyanlarda da kullanılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 1950 yılından 1980 yılına kadar Kore Savaşı ve Kıbrıs Harekâtı’nda kullanılmıştır.

http://tr.wikipedia.org/

Eskimo' ların kendilerine verdikleri ad …

İnuit,
İnuklar,

Eskimo, İnuit veya İnuklar,
Kanada’nın kuzeyi, Alaska, Grönland ve Sibirya’ nın doğusunda yaşayan yerli halka verilen isimlerdir. Eskimo-Aleut ailesinin üyeleridir. Yupik halkı da Eskimo ailesine dahildir. Dünyada toplam olarak 100.000 – 150.000 Eskimo vardır. Bunların yaklaşık 40.000′ i Kanada’ dadır.

Eskimolar, Eskimo – Aleut Ailesinin üyeleridir. Yupik halkı da Eskimo ailesine dahildir.

Arktik bölgede, Alaska, Kanada ve Grönland’ da yaşayan Eskimoların ayrıldığı iki ana koldan biri inuklardır. Diğer kol Yupik halklarıdır.

Kültürel (ve siyasi) açıdan üç ana gruba ayrılırlar:
İnyupikler ya da Alaska İnuitleri
İnuitler ya da Kanada İnuitleri Batı Kanada İnuitleri
Doğu kanada İnuitleri
Grönland İnuitleri

Yerel folklorda Eskimo sözcüğünün “çiğ et yiyen kişi” anlamına geldiğine inanıldığı için bu kelimenin kendilerini tanımlamak amacıyla kullanılmasını hakaret kabul ederler.

Bununla birlikte Eskimo sözcüğü diğer dillerde hakaret ya da küçümseme anlamı taşımaz ve antropoloji ve arkeolojide yaygın olarak kullanılır.
İnuit ve İnuk sözcükleri Kanada’ da resmi olarak Eskimo yerine kullanılmaktadır.
İnuit kelimesi İnuk kelimesinin çoğuludur. İnuk kelimesi İnuitçe’de “kişi” anlamına gelir.
Eskimolar ya da İnuit ve Yupikler, Arktik bölgedeki dört ülkeye dağılmış olarak, yaşarlar.
Yupik ve İnuit olmak üzere iki ana gruba ayrılırlar.
Kanada Eskimoları Eskimo adını küçültücü bulup kendileri için kullanılmasını yasal olarak engellerken, Alaska Eskimoları kendilerine “Eskimo” denilmesinden rahatsızlık duymazlar. Eskimo adı Kanada’ da geçerli olmasa da Alaska’ da geçerlidir. Kanada ve Grönland’da yalnızca İnuit kolundan Eskimolar bulunur. Buradaki halklar için “Eskimo” adının kullanılmaması karışıklık yaratmaz. Yupikleri de içine alan bütünleyici adlandırma olarak Eskimo adından kaçınılarak Inuit-Yupik ya da Inuit/Yupik biçiminde bir ikili adlandırma tercih edilir.

Rusya Federasyonunda yalnızca Yupik kolundan Eskimolar bulunur. Buradaki halklar için Eskimo adının kullanılmaması karışıklık yaratabilir. Sirenik Yupikleri kimi uzmanlarca Eskimoların üçüncü ana kolu olarak kabul edilmektedir ve bunlara Sirenik Eskimoları denerek Yupik olmadıkları belirtilmek istenmektedir.

Amerika Birleşik Devletlerine bağlı Alaska’ da Eskimoların İnuit ve Yupik her iki kolu da bulunur. Buradaki halklar için Eskimo adının kullanılmaması kesinlikle karışıklık yaratır.

Eskimo, sayısız toplumun (Allivik, Copper, Netsilik, Polar, Iglulik, Aleut, Chukchi, Koryak, Cugach, Kobuk) obalar biçiminde örgütlenerek Kanada’ dan Alaska’ ya, Grönland’ dan Kuzey Asya’ ya, Kuzey kutbun dört bir yanına yayılmış fiziksel görünüşleri, dilleri, mitolojileri, sanatları, üretim araçları ve üretim ilişkileri bakımından büyük benzerlik gösteren toplumların genel adıdır. Kimi Eskimo toplumların dilinde “Eskimo” terimi melek anlamına yakın düşüyor. Her bir Eskimo toplumunun kendi iç evriminin getirdiği ve yörelerindeki başka halklardan etkilenmeleriyle edindikleri farkların dışında genel karakteristikleri birbirine çok benziyor.

Eskimolar avladıkları hayvanın etini kurutarak ya da dondurarak saklar ve çoğunlukla çiğ olarak yerlerdi. Derisinden giysi ve çadır; kas kirişlerinden dikiş ipliği; kemiklerinden iğne ve zıpkın kancası yapar; yağını da aydınlanma ve ısınmada kullanırlardı. Giysileri fok derisinden olur, hava durumuna göre kürkün ya içini ya dışını kullanırlardı. Oyarak biçimlendirdikleri küçük heykelcikler ve takılar yaparlardı.

Katı kar bloklarından kubbe biçiminde olan Eskimo evlerinin duvarları derilerle kaplanır; evlere, rüzgârı kesmek için yapılan, dönemeçli bir koridordan girilirdi. Irmak ağızlarında ya da sıcak su akıntılarından etkilenen yerlerde ise deri çadırlarda ya da ahşap kulübelerde yaşarlardı.
Kuzey Kutbunda ağaç, yakılamayacak kadar değerli olduğundan Eskimolar balina ve fok gibi hayvanların yağını yakacak olarak kullanırlardı. Uzun kış gecelerinde eskiden yağ kandilleri, sonraları gezginlerin getirdiği gaz lambalarını kullandılar.

Eskimolar karada, köpeklerin çektiği kızaklarla yolculuk ederler; denizde ise hayvan derisinden yapılmış, kanoya benzeyen kayıklar kullanırlardı. Batı Grönland’da ve öteki yerleşim bölgelerinde, balina avlamada ve taşıyıcılıkta daha geniş kayıklardan yararlanırlardı. Eskimolar yaşamlarını sürdürmek için, bulundukları bölgenin sert iklimine uyum sağlamakta çok başarılı olmuşlardır.

Kanlı basur hastalığı, dizanteri …

İğinik,
Burgun,
Dizanteri,
İngilizce dysentery,
Almanca dysenterie, ruhr,
Fransızca dysenterie.

Halk arasında kanlı ishal diye bilinir.
Buruntulu ishal, dizanteri.
Bağırsak bozukluğu hastalığı, ishal.

Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.
Mikroorganizmalara bağlı olarak oluşan, genellikle kan içeren şiddetli ishal.
Dizanteri bir kalınbağırsak hastalığıdır. Kalınbağırsakta ülserasyonlar, ishal ve sürekli defekasyon yani aptese çıkma isteği (tenesmus) ve ateş ile gelişir.

Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı basur.
Susuzluk sebebiyle yaygınlaşmasından endişe edilen bulaşıcı bir hastalıktır.

Bulaşıcı ve salgın bir hastalıktır. İshal görülür. Dışkısı kanlı ve sümüklüdür, iştahsızlık, karın ağrısı ve ateş vardır. Su veya besinlerle bulaşır. iki çeşit dizanteri vardır.

Amipli Dizanteri: Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastada kanlı ishal, ateş, karın krampları, kilo kaybı, ve halsizlik görülür. Amipli dizanteri hastalığının sulu gıdalardan (yıkanmamış sebze ve meyvelerden) bulaşma ihtimali vardır.

Basilli Dizanteri: Mikrobun vücuda girmesinden 2-7 gün sonra belirtileri ortaya çıkar. Hastalığın yayılmasında kara sinekler etkilidir. Hastada; kanlı ve balgam kıvamında ishal, karın ağrısı, halsizlik ve ateş görülür.

1 2